Sosyolog ve Aile Danışmanı - Aleyna Çalış

Sağlıklı ilişkiler ve boşanma

Evlilik gibi boşanma da bir hayat gerçekliğidir. Ancak toplumumuzda boşanma sürecine ve durumuna pek de sıcak bakılmadığını görürüz. İçinde bulunmuş olduğumuz toplumun sosyal genetiğine baktığımızda evlilik süreci kutsal bir kılıfla sarılmış boşanma ise bunun ortadan kaldırılması olarak görülmüştür. Bu durumun en büyük sebebi ise düzen ve değişim arasında yaşanan hayatlarımızda değişimin pek de iyi karşılanmayışıdır. Hatta düzeni koruma niteliğinde bir yaklaşım olarak evliliğin kutsal olması anlayışı ortaya çıkmıştır.
İlişkiler içlerinde birçok açıyı, hattı ve gerçekliği barındırır. İki kişinin hayatlarındaki dinlenme, beslenme ve doyum alanı olan ilişkiler; zaman içerisinde bu işlevlerinin uzağında, tıkanmalarla, çatışmalarla ve kırılmalarla doldurulmuş bir hal alabilir. Bu duruma bir ilişkinin hastalanması olarak bakabiliriz. Bu hastalığa dönmüş yapı, zaman içerisinde ilişkinin tarafları olan partnerleri, ilişkiden beslenen çocukları ve yapının etkileşimde olduğu kişileri olumsuz yönde etkilemeye doğru bir yol izleyebilir. Bu durum kişiler için kabul edilmesi zor ve maliyeti yüksek bir süreç olarak karşılanabilir. Bu maliyetten kaçınmak süregelen ilişkisel acıların devamlılığını sağlarken, ilişki içerisindeki partnerlerin kişisel yaşam doyumlarını düşürerek zaman içerisinde baş edilmesi daha da zorlu bir hal alabilmektedir. Evliliğin kutsallığı algısının yanı sıra bir de ilişkilerin kişiler için kazanımları vardır. Bu kazanımlar da değişimlerin önünde engel oluşturarak zaman içerisinde ilişkisel durumu daha da çıkmaz bir hale getirebilir böylece ilişkiye zarar verebilir. Bu kazanımlara duyulan ihtiyaç ve gösterileri tutunma davranışı bireysel dinamiklerin bir sonucu ve süreçteki bireysel ihtiyaçların bir parçası olabilmektedir. Ancak kişilerin bu amaçla pozisyonlarını değiştirmemesi kendilerine avantaj sağlar gibi görünürken, süreçteki diğer bireylere zararlar verebilmektedir.
Kişisel kazanımların ilişkide yer alması çok doğaldır ancak bu kazanımların ortadan kalkmaması adına iki taraftan birinin kendi pozisyonunu korumaya çalışması, diretilmesi büyük bir yapaylık ve zorluk getirerek hayata katılımı ve işlevselliği de olumsuz yönde etkilemektedir. Çift terapileri içerisinde bu yapıların içerilerine doğru bir yolculuk yaparak tarafların birbirlerini görebilirliğini ve görünebilirliğini arttırabilmek hedeflenmektedir. Amaç evliliğin devam etmesi ya da bitmesi değildir. Bu karar iki partnerin birbiriyle konuşarak ve uzlaşarak verebileceği bir karardır. Ancak ilişkilerin sonlanması için bir kişinin kararlılığının yetebileceğini de belirtmek faydalı olacaktır. Evlilik dışı ilişkiler, tartışma, şiddet vb. durumlar boşanmayı koşulsuz şekilde gerektiren durumlar değillerdir. Bu durumlar da birer yaşam gerçekliğidir ve çift terapilerinde amaç bu durumlara neden olan yapısal bozulmaların ve bireysel yaklaşımların ele alınarak tedavi edilmesidir. Devamında ilişkinin devamı ya da boşanma kararı iki tarafa ait olacaktır.
Evliliğin devamı kadar boşanmak için de sağlıklı ilişkilere ihtiyaç vardır. Evliliğiniz sürecinde ebeveyn rolündeyseniz bu durum daha da ihtiyaç duyulan bir hal almaktadır. Sağlıklı ilişkiler hayat boyu sürmesi muhtemel olan iletişimlerin daha sürdürülebilir, yaşanabilir ve çatışmalardan uzak halde yaşanmasını sağlar. İlk cümlede de söylediğimiz gibi;evlilik gibi boşanmak da bir hayat gerçekliğidir. Kendiniz için sağlıklı olacak durumu inşa etmenin yolu değişimi kabul etmekten geçer ve harekete geçmeyi gerektirir.

YORUM YAP