2026 yılı Haziran'ını Silivri'de siyaset yapan kimse kolay kolay unutmayacak diye tahmin ediyorum. Aylardır ülkenin çeşitli belediyelerine yapılan operasyonları izlemek gibi değilmiş başına gelmek onu tecrübe ettik. İktidarın sınavları bir durum değil süreç. Biri bitiyor diğeri başlıyor; küçük, büyük, anlık ve zamana yayılan türden.
Bora Balcıoğlu'nun Başkanlığı şimdilik askıya alındı. Ama Silivri'nin yönetim ihtiyacı bütün aciliyeti ile ortada. Boşalan yerlerin ivedi bir biçimde doldurulması gerek. Cumartesi günü Silivri Belediye Meclisi yeni bir belediye başkanı seçmekle karşı karşıya. CHP'nin sayısal üstünlüğüne rağmen sürpriz sonuçlara gebelikler de olasılık dışı değil.
CHP'nin Silivri'deki iktidar sınavı, içinden geçtiğimiz süreçte, Bora Balcıoğlu'nun ardından çok daha zor bir aşamada. Volkan Yılmaz'ın sonrasında alt ve üst yapı yatırımları konusunda pek çok eksikliği tamamlanmış olmakla beraber mali açıdan son derece sağlıklı bir yapıdaydı Silivri Belediyesi. Şöyle daha net anlaşılması için ifade edeyim; ekonomik açıdan İstanbul'un en dirençli 4. Belediyesi iken 35. belediyesi haline gelmiş durumda. Bu tamamen Bora Balcıoğlu'nun suçu demiyorum. İBB'den yeterli desteğin gelemeyişi (evet genel iktidar baskısı var kabul ediyorum ama bu karşı karşıya kaldığımız şartları değiştirmiyor), Hükümet konusunda da aynı durumun söz konusu olduğunu hepimiz kabul ederiz. Bir tarafı suçlayıp, bir diğerini aklamak için değil sadece şartları olduğu gibi görmek için söylüyorum. Bu durumdaki Silivri Belediyesi yönetimini devir alacak CHP'li isim işleyen bir yapıyı sürdürmeyecek!Ne yazık ki çökmek üzere (mali ve moral, motivasyon açısından) olan bir işleyişi ayağa kaldırmakla ilk önce karşı karşıya. CHP'li belediyelere yönelik operasyonel tehdit de göz önünde bulundurularak idare ve hukuk bilgisi, tecrübesi ve bunlara hayata geçirecek güçlü bir irade ortaya koymak zorunda.
CHP burada sadece bugünkü iktidarını değil gelecek dönemlerde de insanların onlara bu şehrin yönetimini emanet etme güvenini korumak, zedelenen kısımlarını onarmak yükümlülüğü ile yoluna devam edecek.
Belediye yönetmeyi oyun zanneden insanların sayısı hiç az değil ve bu aslında çok ürkütücü. Bu kadar büyük bir sorumluluğun altına gereğini yapamayacak olarak girip şahsi menfaatlerini tatmin edebilecek olmayı düşünen insanlar bireysel felaketlerine koşmakla kalmıyor, koca bir şehir ve içindeki her bir bireye zarar veriyor.
25 yıldır yerel ve genel iktidar süreçlerini mesleki zorunluluk olarak yakından takip ediyorum. Belediye Başkanlığı hiç bu kadar zor bir sorumluluk olmamıştı. Ama şu andaki Silivri Belediye Başkanlığı bu durumu katlar. Kimsenin gözünü korkutmak için yazmadım bunları. Belediye başkanlığını ‘ateşten gömlek' diye tarif ederiz genelde. Şu an sadece başkanın gömleği değil bütün Silivri yanıyor! Bunun farkına sadece yeni seçilecek başkan değil hali hazırda yerel yönetim sorumluluğu üstlenmiş, özellikle iktidar olanlar, iliklerine kadar hissetmeli.
Son olarak bugüne kadar ‘el arabası kontrol etmeyen' (gerekmemiş de olabilir bunda yadırganacak bir şey yok) insanları, son sürat giden ‘freni patlamış tır'ın şoför koltuğuna oturtmaya kalkmayın Silivri'ye yazık edersiniz. Hem de çok yazık!






