Ahmet Yücegök

SABAH, SABAH...

Uyandın, yüzünü yıkadın. Havanın durumuna göre giyindin.
Rahat yürümeye elverişli ayakkabını giydin…
Kale Park yanından, Boşnak Bahçeye indin.
Oradan kıyı, kıyı Balıkhanelere doğru yürüdün.
Yok, yok istersen Boşnak Bahçe'ye inmeden Kale Park'tan da Dalgakıran'a in…
Oradan çay bahçelerini takiben Erseven'in önünden Kumluk Mevkii'ne doğru yürü…
Şimdi istikamet Mimarsinan Köprüsü… Orada istersen dur çünkü köprü ile deniz arasında ki geniş alanda spor yapma aletleri var istersen onları kullan...
Sırada Basınkent 1 var. Ve az ileride harabe haline gelmiş olan Klassis var…
Ama istersen dön, istersen Bağkent'e kadar git.
Şimdi aynı yolu izleyerek geri dön.
***
Düşünebiliyor musun sabahın altısı ve sahil bomboş.
Sizin gibi yürüyenlerin dışında kimsecikler yok.
***
Artık evdesiniz... Duşunu al ve doğru işe.
***
Bu hayal değil…

DARISI KÖPRÜNÜN BAŞINA
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden olumlu bir duyum.
Yılan hikâyesine dönen Piri Mehmet Paşa Câmii restorasyonu nihayet tamamlanmış. Ramazan Ayına kadar açılacakmış. Göreceğiz.
***
Yıl 2016, restorasyon çalışması ne zaman başladı hatırlamıyorum.
***
Darısı Boğluca Deresi Köprüsü'nün başına diyorum.

ÇARE BUYSA YANLIŞ
1 Kasım seçimlerinde vatandaşa söylenen “7 Haziran seçimleri tek başına iktidar şansı vermediniz, gördüğünüz gibi “terör” azdı, tek başına iktidar olalım da görün nasıl bu belayı ortadan kaldıracağız” dendi.
Vatandaş da oyunu verdi ama terör durmayı bırak arttı.
Ardından başbakan görevi ‘bıraktı'…
Kim takdir etti? Neden değiştirildi? Anlaşılamadı.
***
Aslında her ne kadar anlaşılamamış gibi görünse de halk arasında “Önceki Başbakanı Halk seçmişti bu defakini saray seçti” deniyor.
Kim ne derse desin yeni Genel Başkan ve yeni Başbakan seçildi…
Ve “Uzaktan kumandalı bir kongre” olduğunu da bilmeyen yok…
***
Genel Başkan ve Başbakan belirlenmeden önce adaylarda aranan, ‘düşük profil' ve ‘bıyık' en çok konuşulan konuydu...
Sonuçta her iki kriterin bulunduğu biri Başbakan ve Parti Başkanı seçildi.
Hayırlara vesile…
***
MHP'deki durum biraz farklı. Geçen hafta muhaliflerin çağrısıyla Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılacaktı. Yapılamadı tabi.
Nedeni anladığım kadarıyla kongrenin yapılıp yapılamayacağına dair kararı “Siyasi Partiler Yasası” ve “Parti Tüzüğü” yerine mahkemelerin vermeye kalkmasıydı…
Düne kadar iktidarla kanlı bıçaklı olan Genel Merkez ne hikmetse canciğer sarması oluverdi.
Düşünebiliyor musunuz?
Bir partinin Üst Kurul Delegeleri olağanüstü kongreye gitmek istiyor.
Gidemiyor.
Yargının ne hale geldiğini ortada…
***
CHP'de durum.
Olağan Genel Kurul yapılalı çok olmadı ama parti içi iktidarın çalışmalarını yeterli bulmayan gurupların olduğu duyuluyor. Bu gurubun, partinin ilgili platformlarında eleştirilerini ilettiği belirtiliyor ama henüz alt birimlere kadar yansıdığı söylenemez…
Gözlemim… Yargını bu günkü durumu karşısında “Dokunulmazlıklar” konusu kısa süreli olsa bile, partide “tusunami” yaratabilir…
***
HDP'de gelinen son nokta.
İktidar “Dokunulmazlıkların bu şekilde kaldırılması” meselesini gündeme getirip HDP'yi meclis dışına atmak istiyordu. Ga-liba da atacak...
O nedenle de HDP'nin kamuoyunda köşeye sıkıştırılmış hali var…
O nedenle de.
Bu noktadan sonra mağdurları oynayabilirler.

PES ETMEK YOK
TAPU ve ECRİMİSİL meselesinde, görevini yapmayanlar, yalan söyleyenler bıkmadı.
Ama ben yazmaktan bıktım.
Lakin pes etmek yok.

BİR KUTLAMA
“19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” en önemli günlerden biri.
Kimi etkili ve yetkililerin aksine. Gönülden kutluyorum. Geç kalmış olsam bile…

TARİHTEN
SAYFALAR
Mehmet Y.Yılmaz.
20/05/2016 Tarihinde Hürriyet Gazetesinde ki köşesinden:
“Bu gün dalkavukluk bir tıynet meselesidir, iş meslek olmaktan çıkmıştır. Tanzimat'tan önceki devirde dalkavuklar, kâhyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf zümresiydi.
Topkapı Sarayı arşivinde 1. Mahmut devrine ait, kime ait olduğu ve kime hitap ettiği belli olmayan bir arzuhal bulunmuş ve bu günkü yazı dilimize çevrilmiş olan suretinden:
Yazıda önce, kuvvetli bir öz eleştiri var.
Bu manada da meslektaşlara büyük bir serzeniş var.
Ve devam ediyor:
“Dalkavuklar kibar ve rical huzuruna girdiklerinde etek öperler. Oturacakları yer, tırabzan yanındaki küçük minderdir. Vazifeleri, hane sahibi olan zatın mizaç ve tabiatına uygun şekilde konuşmak, meclise neşe vermek, keder verici sözlerden, zikri müstekreh tabirlerden ve küfürlerden gayretle sakınmaktır. Hane sahibi ne söylerse fevkalade yardakçılıkla tasdik edecekler ve asla aykırısından söz söylemeyeceklerdir. Verilen ihsanı gizlice alacaklardır, verilen paranın çokluğu ile meslektaşları arasında övünmeyeceklerdir.”
Yine bu vesikada bulunan bir “dalkavuk narhı”ndan, dalkavukluğun sadece sözde bir velinimete yardakçılık olmadığını öğreniyoruz.
Dalkavuk vücudunu da eğlence aleti yapmış bir zavallı biçaredir; hatta dalkavukluk tehlikeli bir meslektir. Yapılacak çeşitli eğlencelere göre dalkavuklara konulacak narh da şudur:
Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına): 20 para.
Başına kabak vurma: 30 para.
Yüzünü tokatlama (tokat başına ): 30 para.
Oturduğu minderden veya setten aşağı yuvarlama: 30 para.
Merdivenden aşağı yuvarlama: 180 para. (Bir yeri kırılır, incinirse tedavi ve cerrah parasını, latife eden öder.)
Çıplak başına tokat atma (tokat başına): 45 para.
.....
Yazı, devam etmekte sonunda yazar, “Eskiden merdivenlerden yuvarlamak 180 para karşılığında yapılabiliyorken, şimdi altından koltuğu çekivermek beş para etmiyor, dönüp yüzüne bakmıyorlar.
Ve eskiden dalkavuğun sakalını kesmek 90 kuruşa mal olurken, şimdi bıyık bırakmasını sağlamak için bir kaş göz işareti yetiyor” diyor.
Ve “Artık bu işin bir hale yola koyulmasının vakti geldi de geçiyor!” diyor.


MERAK ETTİKLERİM
Güneydoğu'da olayların başladığı günden bu güne (sanırım 1983 yılı) Şehit olanların içinde kaçı:
• Bakan çocuğun.
• Milletvekili çocuğu.
• General çocuğu.
• Holding Patronu çocuğu?

GÜNE UYAN
“Camdan köşkte oturuyorsan kimsenin penceresine taş atma.”
(Anonim)

BUNLARI DUYDUNUZ MU?
• ABD'de 1787'den bu güne, yani (229) yılda (27) kez Anayasa değişikliği yapılmış (24) yıldır da tek bir değişiklik yapılmamış.
• 1982 Anayasasında (17) kez değişiklik yapmışız.
• Eski Bakanlardan Erdoğan Bayraktar'dan dayan yiyen sitenin güvenlik elemanı daha sonra Bakana giderek “Sizden dayak yediğim için özür dilerim” demiş.
(Gazetelerden)

YORUM YAP