İbrahim Kömür

İbrahim Kömür'den mektup (4)

Selamlar ey Silivri, alanları doldurduğum her belde, her mahalle ve sokağında afişini astığın, %54 oy vererek seçtiğin, “Bizden biri, bizim olağan” dediğin Bora Balcıoğlu ile birlikte bu gün hapisteyiz. Dedikodu ve iftira sonucu geldiğimiz bu noktadan memnunlar mı birileri? Sizi gidi yavrusunu yiyen kurtlar sizi. Bu cümlemi Silivri'de parti ayrımı yapmaksızın söylüyorum. Çünkü Silivri'de siyaset, ideolojik temelli değil, kişi temelli yapılır. Bunların da toplam sayısı on'u geçmez. Bir de bu on kişinin eteğine yapışarak partilerin yönetimlerine veya meclis üyesi olmak isteyen bir güruh var. Onların da derdi ideoloji, parti aidiyeti v.s değil, eteğini tuttuğunu bir yerlere taşıma derdinde. Her partiye geçerler. Bir de Silivri'ye has, varlıklarını idame ettirebilmek için perde arkası siyasete yön vermeye çalışan il, ilçe, köy dernekleri, spor kulüpleri, kooperatif ve vakıflar var. Seçilen, onlar için önemli değil, önemli olan seçilenin yanında durmak ve onun gölgesinde, yanında olduğunu göstermektir.
Sayın Hürhaber okurları ve siz saygın Silivrili hemşerilerim. Özel yaşımın veya CHP Silivri İlçe Başkanlığı dönemimden de bildiğiniz kadarıyla ben, siyasi kavgayı, dövüşü ve toplumsal ayrışmadan yana biri değilim. Siyaseti, siyaset olgusuna yakışan bir edeple yaptım hep. 40 Yıllık SHP-CHP geçmişim ve hep yönetim kadrolarında bulunarak yaptım. Bu geçmişim bunun kanıtıdır. Bunların bir örneği de 31 Mart 2024 yerel seçimlerine giderken, bir öncesi Belediye Başkanımız Sayın Volkan Yılmaz'dan randevu aldım ve görüşmeye gittim. Yaptığım görüşmede Sayın Yılmaz'a, “Silivri leziz bir ilçe, seçimlerde kavga-dövüş sevmeyen ve herkesin birbirini tanıdığı bir seçmen kitlesidir. Siz kendinizi anlatın, biz kendimizi anlatalım, seçmen kimi takdir ederse, diğerine saygı gösterelim” dedim. Makul karşıladılar, aynı fikirde olduklarını beyan ettiler, teşekkür ederek ayrıldım. Oradan AK Parti İlçe Başkanlığına, sonrası MHP İlçe Başkanlığı ve sırasıyla tüm ilçe başkanlıklarına uğrayarak düşüncelerimi anlattım. Sonuçta kavgasız-dövüşsüz ve ayrımsız Silivri'ye yakışan bir seçim geçirdik. Siyaset halka-millete hizmet aracıdır. Siyasette düşmanlık olmaz. Mesela, seçim sonrası ve hala Sayın Volkan Yılmaz ile görüşürüz, görüşüyoruz keza İlçe Başkanları ile de görüşmelerim devam ediyor. Siyaseten olması gereken de budur. Her bayram, her önemli günlerde ya ben ararım ya da kendileri ararlar görüşürüz.
Evet, şimdi gelelim bize ve bizim için yapacağım yorumlara. Tabi ben partiliyim, diğer partilerin, bizim dışımızda gelişen siyasi oluşumlar bizi ilgilendirmez. Biz önce kendi kapımızın önünü süpüreceğiz. Bırakacağız, birbirimizi yemeği. Zor bir süreçten geçiyoruz, birbirimizin başına bir şey gelirse diğeri “Önüm açılıyor” diye sevinmemeli, masa kurup eğlenmemeli. Hiç kimse görmüyoruz, duymuyoruz zannetmesin. Gün gelir örgüt önünde defterler açılır, hesaplar sorulur. Hiç kimse bu işleri kâr saymasın. Kâr sayan altında kalır. Hak-hukuk-adalet bir gün gelir yerini bulur.
Siyasetçi, geleceği ve gelecek günleri en az altı ay önceden görebilendir. Bir yıl sonrasını tahmin edebilendir. Silivri'de siyaset yerel yönetimler üzerinden yürüdüğünden, siyaset öncüsü Sayın Bora Balcıoğlu, ancak örgüt lideri İlçe Başkanlarıdır. Bu açıdan bakıldığında ikisi de siyaseti çözemedi ve öngörüleri çok zayıf çıktı. Ancak Sayın Bora Balcıoğlu'nun yerel yönetim başkanlığında yürüttüğü sosyal belediyecilik, her kim ne derse desin başarılı bir Belediye Başkanlığı yürüttü. Neden mi? Şimdi soracaklarıma evet ya da hayır diye cevap verirseniz başarılı olup olmadığını hep beraber görürüz.
Bora Balcıoğlu seçildikten sonra kibre kapıldı mı? Çocuğunun beslenmesine kahvaltı koyamayan ananın yanında olup, kahvaltılarını verdi mi? İhtiyaç sahibi vatandaşlara, sosyal destek yardımında bulundu mu? Yalnız yaşayan hasta ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın temizlik dahil yardımı oldu mu? Öğrenci ve sabah işine giden çalışanlarımıza sıcak çorba servis etti mi? Öğrencilere kitap, kırtasiye, çanta desteğinde bulundu mu? Burs verdi mi? İhtiyaç duyulan mahallere park, var olanlara tadilat yaptı mı? Militan personelin üç konteynırdan birini alıp, ikisini bıraktıkları halde çöpleriniz toplanıyor mu? Silivri'de çok katlı imar değişiklikleri yaptı mı? Parsel bazında kişilere, kurumlara, dernek ve vakıflara plan tadilatı yatı mı? Herhangi bir kurum-kuruluşa Belediyenin değerli bir arsasını değersiz bir gayrimenkul ile takas etti mi? Çıkar sağladı mı? Çok şey var soracağım ama ben şu anda sade bir partiliyim, kimsenin avukatı değilim. Herkes kendini savunur. Bulunduğumuz durumdan İlçe Başkanı, Yöneticiler ve Meclis Üyeleri ile parti örgütümüz bizi savunur, sanırım. Kendi adıma söylüyorum. Ben yaşamım boyunca ne özel ne ticari ne de siyasi olarak kimseye eyvallah etmedim, etmem.
Şimdi gelelim esas meseleye, Belediye Başkanımız Saygın Bora Balcıoğlu tutuklu. Neden mi? Bora Balcıoğlu çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanıyor. Yahu Bora Balcıoğlu'na örgüt nedir diye sorsan bilmez. Kaldı ki örgüt kursun, yönetsin, ben de o örgütün üyesiymiş-im. Hem de benim gibi 40 yılını siyasete vermiş ve hiçbir şaibeye bulaşmamış birini üye edecek ve yönetecek. Kargalar bile güler. O nedenle yargı mensuplarına sesleniyorum. Benden çıkar amaçlı suç örgütü üyeliği çıkmaz. Çıksa çıksa Cumhur İttifakına, Demokratik çerçevede yasal ve hukuki zemininde, seçmene inanan ve bunun için mücadele eden sosyal demokrat üyelik çıkar. Belgesi, delili, ispatı olmayan ve şüpheye dayalı, şüpheden suç ve suçlu yaratılmak suretiyle yasaya uygun olmayan bir şekilde tutukluyum.
Her şeye rağmen laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletinde, hukukun üstünlüğü ve devletin güvencesinde olduğuma inanıyorum.
Saygı ve sevgiler sunuyorum.

 

YORUM YAP