Gündüz: Silivri bizim, İstanbul ve Türkiye için geliyoruz

Gündüz: Silivri bizim, İstanbul ve Türkiye için geliyoruz

17.10.2018 17:47:57

Alevi Kültür Derneği Silivri Şubesi Başkanı Özgün Deniz Gündüz, önceki gün Belediye Başkan Aday Adaylığı dosyasını, CHP Silivri İlçe Örgütü'nde İlçe Başkanı Suna Göçengil'e teslim etti.

Özgün Deniz Gündüz, 16 Ekim Salı günü, saat 14.00'da, Belediye Başkan Aday Adaylığı dosyasını İlçe Başkanı Suna Göçengil'e teslim ederek, basın açıklamasında bulundu.

GÖÇENGİL: PARTİMİZE HAYIRLI OLSUN
Açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı Suna Göçengil, “Partimize heyecan kazandıran, ülkeye de katkıda bulunan süreçler yaşıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2019 yerel seçimleri öncesi Genel Merkez'imizin almış olduğu kararlar ile aday adaylığı başvuru süreci geçen hafta itibariyle başlamış bulunuyor. Partimize hayırlı olsun. Bugün İlçe Başkanlığı olarak ilk Belediye Başkan Aday Adaylığımızın açıklamasını sizlerle gerçekleştireceğiz. Katılımınız için hepinize teşekkür ederim.” dedi.

GÜNDÜZ: SİLİVRİ'YE KADIN ELİ DEĞMELİ
Özgün Deniz Gündüz, aday adaylığı süreci ile ilgili yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Değerli İlçe Başkanım, değerli Cumhuriyet Halk Partili dostlarım, değerli basın mensubu arkadaşlarım hepiniz hoş geldiniz. Üyesi olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partisi 2019 yerel seçimleri sürecinde Silivri Belediye Başkanlığı için aday adaylığı başvurumu yapmış bulunmaktayım. Yerel yönetimlerde bir hizmet yarışı olan belediye başkanlığı seçimleri, partiler arası olduğu kadar parti içinde de çok önemlidir. Parti üyesi olan herkesin en doğal hakkı olan Belediye Başkanlığı ve Meclis Üyeliği başvuruları partimiz içinde ayın 19'unda son bulacaktır. Son günü beklemeden bende bu hizmet yarışında bir parti üyesi olarak, hem de uzun yıllardır Silivri'de yaşayan biri olarak partimin bana verdiği bu hakkı kullanarak aday adaylığı başvuru dosyamızı İlçe başkanımız Sayın Suna Göçengil'e teslim ettik. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu dönem kadın adaylar için daha fazla kontenjan belirlemesi ve her platform da kadın adayların olması gerektiğini belirtmesi üzere, geçmiş yıllarda partime emek vermiş bir kadın olarak aday adayı oldum. Geçmişten günümüze kadınlarımızın elinin değdiği her işin başarıyla ve güzellikle sonuçlandığını düşünürsek Silivri'ye de bir kadın eli değmeli diye düşünüyorum. Şayet aday olursam Silivri tarihinde de bir ilki gerçekleştirmiş olacağız, Kadın Belediye Başkanı olarak Silivri tarihinde güzel işlere imza atacağız.

“SİLİVRİ'Yİ BEN DEĞİL, BİZ OLARAK YÖNETMEYE ADAYIM”
Uzun süredir yaptığımız çalışmalarla Silivri'yi gerçekten bir marka şehir yapma yönünde çok güzel çalışmalarla projeler hazırladık, önümüzdeki süreçte bu çalışma ve projelerden bahsedeceğiz. Önceliğimiz tabii ki genç ve dinamik bir kadroyla Silivri'yi bu kentte yaşayan herkesle, dernekleriyle, STK'larıyla, kadınlarıyla, gençleriyle, çocuklarıyla, hayvan ve doğaseverleriyle ve en önemlisi bu şehre emek vermiş büyüklerimizle hep beraber konuşarak tartışarak ortak akıl yöntemleriyle yönetmektir. İki yüz bine yakın yaşayanıyla biz "Silivri'ye olan sevdamızla" hayal ettiklerimizi gerçekleştirmek için bu göreve talibiz. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla bu bayrak altında yüreğinde vatan sevdası olan herkesle sizin çizdiğiniz yolda sizinle yürümek istiyoruz.
Kurtuluş savaşı mücadelesinde Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e inanan ve vatanın namusu için canını hiçe sayan Halide Edip Adıvar, Nezahat Onbaşı, Şerife Bacı, Erzurumlu Kara Fatma, Halime Çavuş, Hafız Selman izbel, Gördesli Makbule, Emir Ayşe, Tayyar Rahime ve daha yüzlercesini buradan bir kez daha minnetle ve şükranla yâd ederek diyorum ki, ben Cumhuriyet kadınıyım Kuvayı Milliye ruhuyla birleştiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında kadın erkek, genç yaşlı demeden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği muasır medeniyetler seviyesinde yürümek için aday adayıyım. Gazi Mustafa Kemal'in Bursa Nutku'nda dediği Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahip ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve inkılapları benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu "Bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır." demeyecektir; hemen müdahale edecektir.
Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz inkılap ve cumhuriyetin polisi değildir." diye düşünecek fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkûm edecektir. Yine düşünecek: "Demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım." Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber bana, İsmet Paşa'ya, meclise telgraflar yağdırıp haklı ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "Ben inanç ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir." İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği! Bursa Nutku'ndan yola çıkarak ve bir Cumhuriyet kadını olarak diyorum ki, “Silivri bizim, İstanbul ve Türkiye için geliyoruz!”
Haber:
Hazal BAŞARAN


  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki Elbirliğiyle destek oldular
Sonraki » Ve ip koptu

YORUM YAP