COVİD -19 Sosyal Ve Psikolojik Etkileri

Çin'de başlayarak tüm dünyada çok sayıda ölüme neden olup ve hızlı bir şekilde yayılım gösteren Korona Virüs salgını seyrini değiştirmeden artmaya devam ediyor. Tarihsel süreç toplumsal ve ekonomik olarak hâlihazırda yaşanan durumdan darbeler almaya devam ediyor. Dünya genelinde ve Türkiye ‘de de devam eden bu olumsuz süreci kollektif bir şekilde idare ederken kriz yönetiminde başarılı olmak için bir takım paradigmaları göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır. Geçmiş tarihsel sürecin zulüm ve haksızlığa uğramış insan kitlelerine borcu vardır. Yaşadığımız coğrafya da maalesef kıymet bilemediğimiz gibi doğaya ve mazlum insana, hayvanlara kısacası bizden zayıf olan tüm canlılara fütursuzca ve bencillikle saldırdık. Şimdi biraz değerlendirme ve ders çıkarma zamanı. Akabinde umut bayraklarını indirmeden toplumsal ve bilinçsiz çevrenin negatif etkilerinin aksine olumlu algılar ve tutumların ahlaksal değerler manzumesi çerçevesinde hareket etmeliyiz. Güneş yeniden doğacak, umutlar yeniden yeşerecek geleceğimiz ve yarınlarımızın ne olacağı hangi kapıları aralayacağını bilmeden gün ola hayrola söylemiyle yol alacağız. Yeter ki farkındalık sürecini dengede tutalım. Yukarıda bahsi geçen durumda da değindiğimiz gibi İnsanların kendinden güçsüzler üzerinde akla hayale sığmayan oyunları karşısında sağduyusunu kaybetmemiş her aklı başında insan sürece katkı sağlayarak bilinçli davranmalıdır. Topluma ait her türlü uygunsuz ve kuraldışı eylemin ve yeter artık çizgiyi aştın uyarısı ile şekillenmiştir. İnsanların sabrının tükenmeye başladığı şu olağanüstü süreçte unutulmaması gereken Bütün dengelerin üstünde olumsuzlukları dengeleyen bir gücün olduğunu göz ardı etmemek gerekir. İnsanlar dengeye inandı mı yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen koşulları fırsata çevirir.

Özetle;

 Bu süreçte düşünecek okuyacak neler mi var?

Paranın ekonominin satın alma paritesinin sınırlarını aşan bu olağandışı durumda tatilimizi arzuladığımız istekleri seyahatlerimizi, gezme birikiminizi ertelediğiniz bu süreçte özgürlüğün ne denli önemli olduğu nu düşünelim. Aylar öncesinde arkamızı döndüğümüz mültecileri düşünelim , doğayı, hayvanları, çevreyi nasıl kullandığımızı düşünelim.  Kısaca yüzleşmekten korktuğumuz bu kaos ortamında hayatın idame edilmesi için gerekli olan ödenmemiş faturalar, karşılanamayan ihtiyaçlar, ödeyemeyeceğiniz krediler, gücünüzün yetmeyeceği vergiler ve diğer milyonlarca yapılması gereken ödeme, ebeveyni olduğumuz çocukların ihtiyaçları zorunlu ve temel potansiyel alanları dışında üretime katılımın gerçekleşemeyeceği durumda sürekli tüketmekle ve üretime katılamamak nereye kadar devam edecek? Kendimizi evlere kapattığımız şu olağan olmayan süreçte böylesi olağandışı davranışlarla hareket edersek ardımızda bıraktığımız yaşantımıza, fırsat bu fırsat, yüzümüze kapanan kapı, normal yaşantımıza döneceğimiz zamanlarda gözümüzü farklı bir bakışla açılabilir.

Ve bu süreç geçtiğinde salgından sağlıklı çıkmak hepimizin temennisi…

Sağlıcakla…

YORUM YAP