Ahmet Yücegök

YEREL SİYASET

Yerel seçimlere…
Bir yıldan az kaldı…
Her yerde olduğu gibi…
Silivri’de de ısınma turları başladı …
Tahir Sert kamuoyu araştırması yapıyor…
Hüseyin Turan her önemli günde, basın aracılığı ile "yarışta ben de varım” mesajı veriyor...
Bazı yerel gazetelerde "Silivri’yi yönetmeye bilgi birikimine sahip kişiler diye” belli isimleri dillendiriyor…
Yine yerel basında…
"Eski Belediye Başkanları yemekte”
"Selami Değirmenci, Yılmaz Kandemir, Abdullah Yıldırım yemekteler.”
İşte…
Yerel seçimlerin en güzel tarafı bu…
Bunlar…
Tanıdığımız bildiğimiz insanlar…
Şimdi karşımızdalar…
Partilerinden aday çıkan…
Oyumuza talip…
Türkçesi bu…
"Yapar” veya " yapamaz”
Düşüneceğiz…
Vaktimiz var…
***
Unutmadan…
Gayet iyi biliyorum…
Saydığım bu isimler haricinde, ismini sayamadığım bir çok kişi Belediye Başkanlığı veya Meclis üyeliği için aday…
Kısaca…
Her birini tanıyoruz…
Hayallerini biliyoruz…
Yeteneklerini biliyoruz…
Ona göre …
Bakacağız…
Adı üstünde Yerel Seçim…
En basitinden …
"Kentlerin, hafızası var” diyoruz …
İyi haftalar…

ARABA VE ATLAR
Süreç…
Çekilme nasıl olacak ?.
Kandil’den "tamam” dendi…
De…
Nasıl olacak…
Bilen yok…
***
Yerleri…
Bu güne kadar biliniyor muydu?
Bilinmiyor muydu?
Sırtlarında silahlarla görünür yerlerden geçeceklerse, orada bulunan askerler nasıl davranacak, gördükleri halde görmemezlikten mi gelecekler, eğer öyle ise bunun adı görevi savsaklamak değil de ne ?.
Bunları niye soruyorum ?.
Herkes biliyor ki, Silivri’de hapishanesinde binlerce insan bu gün yaptıklarından, orada değiller.Kimi 2002, kimi 1994 yılından, hatta eğer işin içinde şike yoksa, 1980 yılında yaptıklarından dolayı tutuklu olan var…
O gün işlerini "kanunsuz” yapmışlar…
Ha…
Yargılama konusu ayrı bir tartışma konusu…
***
Hürriyet Gazetesi’nin 25 Nisan 2013 günkü sayısında Başbakan "Terör bitme noktasına geldi.” diyor…
Hafızam beni yanıltmıyorsa birkaç ay öncesinde "Kürt sorunu yok. Terör sorunu var.” demişti… "Habur” demişti. BDP için PKK uzantısı demişti. Milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırıyordu. İmralı ile görüşen her kimse ona okkalı bir laf etmişti v.s…
Yarın ne der bilinmez…
***
Süreç veya adı neyse de …
Son durum…
Başbakan veya birkaç kişinin bilgisi dışında kimsenin bir bildiği yok …
Nasıl bir süreç ise "Akil İnsanlar "dahil” kimse tam olarak bilgi sahibi değil…
Muhalefete de bilgi verilmiyor…
Demek ki …
"İhtiyaç” duyulmuyor…
***
Dikkat çeken bir durum …
Hükümetin başı olan Başbakanın görevlendirdiği şekilde onun söylediklerini tekrarlamanın dışında söyledikleri bir şey yok…
***
MHP Gurup Başkanvekili Oktay Vural , PKK’nın çekilme süreci ile ilgili olarak PKK yerine Türk Silahlı Kuvvetlerinin çekiliyor olmasını gündeme getirmesi ilginç…
***
Ha…
Unutmadan !.
Başbakanın "PKK Silahları bırakarak gidecek” lafı unutuldu…
Yani…
Silahlar…
Ne oldu ?.
Nereye bırakıldı ?
Belli değil…
***
Sorunun çözümü konusunda İktidarın yanında gözükenlerin sık,sık "İngiltere İRA sorununu böyle çözdü” diyor…
Merak ediyorum …
Oranın Başbakanı da böyle mi davrandı ?.
Yani…
Muhalefeti dışlayarak mı çözdü sorunu ?.
***
Belli bir ilerleme olduğu söyleniyor…
Epey yol alındığı söyleniyor…
Da…
Niye hala "İmralı” deniyor …
"Kandil” deniyor…
"Süreç” deniyor…
Anlamakta zorlanıyorum…
Biliyorum ki…
İmralı bir ada …
"Süreç”
Ne süreci ?.
"Kandil”
Bir dağın adı …
Pazarlık ve anlaşmanın muhatabı dağ taş değil herhalde…
Konuşulanlar, sanki insanla ilgili değil …
Bana…
"Araba atların önüne koyuldu gibi geliyor”

1 MAYIS MESELESİ
1 Mayıs kutlamaları her yıl kabusa dönüşüyordu…
Son birkaç yıldır…
"Normalleştik” diyorduk…
Yanılmışız . ..
Ortam …
Yine gergin …
Diyeceksiniz ki …
Ne var bunda ?.
23 Nisan …
19 Mayıs …
30 Ağustos …
29 Ekim’leri meydanlarda, statlarda kutlamayı yasaklayan bir iktidar hiç 1 Mayıs kutlamaları için " serbest” der mi ?.
***
Geçmişte birkaç yıl serbest olmuşsa ona aldanmamak lazım…
O gün, serbest denmiş ise şayet, kendi isteğiyle dememiştir, iç ve dış zorlamalardan demiştir…
Gayet iyi biliyoruz ki, bunların genlerinde demokrasi diye bir kavram yok…
1 Mayıs kutlaması için "Taksim”olmazmış…
Neden ?.
Orada çalışma varmış…
Gerekçeye bakar mısın ?
Sanki şu an orası kapalı. Alandan kimse geçmiyor…
Neyse…
Bir şeyler batıyor bunlara ya ,neyse…
"Emeğin bayramı, emekçinin bayramı”
Kutluyorum…
ANILARINI ÇALIYORLAR
Yurdun her tarafında olduğu gibi Silivri’de de 23 Nisan, kutlamalarında gerginlik yaşandı…
Anlaşılır gibi değil…
Devletin bu kadar müdahalesini anlamakta zorlanıyor insan…
Bu ülkenin insanların (93) Yıldır kutladığı bir bayram 23 Nisan…
Müdahale niye ?.
Rahatsızlık neden ?.
***
İnsanlar…
Her yıl olduğu gibi, sabahın köründe , her zaman kutlandığı yere toplanmışlar. En şık, en güzel kıyafetleriyle bekleşiyorlar…
Bir tuhaflık var…
Hissediliyor…
Meydanda, bir tek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Çelengi var…
Belediye Başkanı meydanda…
Askerlerden bir grup…
Gazilerden bir grup…
Kaymakam yok…
***
Evet…
İskele Meydanındayım, yani çelenk koyulan meydanda…
Her zaman olduğu gibi, Kaymakam ve Belediye Başkanı gelene kadar, orada bulunanlarla laflıyorum…
Belli yaşın üzerinde birisi :
"Bu kadarı da ayıp yahu, çelenk koymak istiyorum koyamıyorum, kaymakamda yok, yoksa ben başka bir ülkede miyim, inanamıyorum.”
***
Her yıl stadyumlar dolusu törenlerde kutluyorduk. Çocuklarımızın büyük emek verdikleri oyunları orada izliyorduk…
Efendim !.
Yasak…
Nasıl bir zihniyet bu !.
Planlarının ne olduğu da belli…
Yazık…
Çok yazık,…
***
Anlaşılıyor ki…
"Ulusal” günler …
Anılarımız da kalacak…
İSTER İNAN / İSTER İNANMA
"Türkiye’mizi çok daha güzel günler beklemekte .”
(Dilek Demiral/AKP Silivri İlçe Bşk.V.)

MERAK EDİYORUM
2/B Meselesi…
Tapusuz köyler meselesi…
Günün en önemli meselesi…
Bilhassa Silivri’nin (3) köyü ile Çatalca’nın (5) Köyü için ...
(11) Yıldır…
İktidarda tek parti Hükümeti var …
Ezici bir çoğunluğa sahip…
İstediği yasayı bir gecede çıkarabiliyorlar…
***
Şimdi…
Seçimlere doğru gidiyoruz…
Genel iktidarın uzantısı olan AKP’li yöneticilerin, bu adı geçen köylerde mazeret olarak ne diyecekler acaba …
Merak ediyorum…
Mazeret olarak…
Ne söyleyecekler…

ÖNEMİNE BİNAEN
"Namazın kazası olur, maçın kazası olmaz.”
(Erzurum’lu Naim Hoca )

BUNLARI ….
• 25/04/2013 Tarihili Hürriyet Gazetesinin Manşetten verdiği habere göre , 4 Nisan 2013 Günü, İstanbul , Tuzla Tersaneler Bölgesi’ne gelen Libya Bayraklı El-İntizar isimli Balıkçı Gemisinde 990 Pompalı Tüfek,199 adet 7,65 Milimetre tabanca,210 adet 9 Milimetre tabanca,5.000 adet 7.65 Mermi,260 adet uzun namlulu tüfek mermisi,251 bin adet av fişeği,2 adet gaz maskesi , çıkmış. Bunları gemiye yükleyen Türk Vatandaşı "boya malzemesi yükledim ,demiş.
• Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan "Milli içkimiz ayran.” -2/04/2013/Hürriyet.
DUYDUNUZ MU ?.

YORUM YAP