Sevginar Sali

Ustalar iş başında

Son yazımda 3. kez CHP'nin belediye başkan adayı olmayı başaran Özcan Işıklar ile ilgili ‘Ustalık zamanı' demiştim. Cuma akşamı partide yaptığı toplantıda özellikle Bora Balcıoğlu'na yönelttiği çağırı ile bence bu hususta güzel bir adım attı. Balcıoğlu'nun bu çağrıya uyup oymayacağı tamamen kendisiyle ilgiliyken, Işıklar üzerine düşeni fazlasıyla ortaya koydu.
Mümün Koçoğlu'nun partisindeki adaylaşma süreci sona erdikten sonra aday olan ismin elini havaya kaldırması, parti ve siyasi kimliğini her türlü tartışmadan uzak tutmasını alkışlıyorum. Beni hiç şaşırtmadı doğrusu… Tam da kendisinden bekleneni yerine getirdi. Siyasette hatta hayatta da çok azdır artık bu tarz insanlar; tam da sizi inandırdığı şekilde davrandıklarını, hele ki zor zamanlarda tecrübe etmek çok değerli bir şeydir.
Bana göre, tamamen kişisel olarak ise CHP'de Cuma gecesinin yıldızı Abdullah Yıldırım'dı… Geriye bakıp düşündüğümde her şeye rağmen ve tüm yaşadıklarına karşın CHP'den bir milim sapmayışını büyük takdir ettim. Kimler geldi, geçti bu partiden ne iktidarlar kurulup, dağıldı Yıldırım kimi zaman iktidar sahiplerinin en yakınında, yeri geldi en uzağına savruldu ama her zaman “CHP” dedi.
Ve bir tebrik de CHP İlçe Başkanı Suna Göçengil'e… Dünyanın stresini tek bedene sığdırıp hala gülümseyebiliyor ya gel de hayran kalma…
Yolun açık olsun CHP…

KORKULAN MHP'DEN…
MHP ile ilgili hani o biraz sertlik içeren, vurdulu kırdılı olan algı var ya ondan söz ediyorum… Hala geçerliliğini koruyor. Avrupa yakası ve Trakya'nın rahat insanları açısından caydırıcılığı Türkiye genelinin birkaç tık üstünde… Bu aralar Cumhur İttifakı MHP'li Belediye Başkan Adayı Volkan Yılmaz ile ilgili sıkça “Daha atak olmalı” önerilerini duyar oldum. Ve evet kabul ediyorum; Allah'ım çok ve sanki konumu icaba biraz fazla efendi… Siyaseti zorlayacak ölçülerde düşünceli, hassas ve ölçülü… Birini kıracak diye bin beş yüz parçaya bölüne bölüne yaşamak bir nebze de, bu kadar yıl siyaset nasıl yapılır hiçbir şekilde izahatı bende yok.
Yılmaz böyleyken, temsil ettiği ve üstte sözünü ettiğim çekinceleri doğuran anlayışın hakim gelmesini kontrol edebilir mi?
MHP'nin ve hatta hatta AK Parti ile ilgili olumsuzlukları kendi olumluluğu içinde eritebilir mi?
Tabi ki MHP ve AK Partinin olumlu yanları da var. Onların sağladığı faydayı Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı destek heybesine sorgusuz sualsiz çoktan yerleştirmiştir. Ben zararı faydaya dönüştürme kısmından söz ediyorum. Birçok negatif tepki bir ay gibi kısa sürede Yılmaz'ın çabası, öncesinde de yıllarca özellikle Şenol Türkyılmaz'ın Silivri etkisinde, Zafer Yalçın'ın desteğiyle hak ettiği yeri de değeri de buldu, bulmaya devam edecektir.
Cumhur İttifakı Başkan adayı bir ayı geçkin süredir sahada, daha kimseden siyasi kimliğine, karakterine yönelik olumsuz bir şey duymadım. Sırf eleştirilmek için söylenenler bile son derece cılız. MHP'nin Silivri'de yıllardır yürüttüğü siyasi çizgi tamamen ilçemiz yararı odaklı oluşuna da çoğunluk katılır. Yeri geldi siyaset üstü düşünüp hareket ettiler, yalnız Silivri çıkarları için ideolojik tutumlar rafa kaldırdılar.
İttifak'ın üçüncü ayağı; Aday ve MHP'den sonra AK Parti'dir… Hala ellerinden gelenin en iyisini yapma hususunda çok gerideler… İttifakın en büyük ve güçlü ortağı yaptıklarından memnunsa ben bunun üzerine daha da bir şey diyemem!

YORUM YAP