Kalko: “Yedi göbekten Silivriliyim” diyorsan gereğini yapacaksın

Kalko: “Yedi göbekten Silivriliyim” diyorsan gereğini yapacaksın

17.11.2016 13:09:05

İcra restleşmesi sürüyor. Silivrispor'dan alacağına karşılık icra takibi başlatan Burhan Soyaslan'ın beyanatlarından sonra Silivrispor Başkanı Ümit Kalko Çarşamba günü bir basın açıklamasında bulundu.

Hafta içi oynanan Silivrispor- Çatalcaspor müsabakası sonrasında Silivrispor Kulüp Başkanı Ümit Kalko, çarpıcı iddialarda bulundu.

Öncelikle göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları ve bundan sonra izleyecekleri yol hakkında bilgi veren Kalko, Burhan Soyaslan'ın iddialarına da cevap verdi. Soyaslan'ın geçmiş dönem belediye başkanlarından olan dedesini kullandığını belirten Kalko, “Dedenin mirasını yemeyi bırak Silivrispor'a sahip çıkmaya bak” diyerek de karşı tepkisini dile getirdi.

 

KALKO: BORÇ 2,7 MİLYON TL OLSA SEVİNECEK MİYDİK?

Silivrispor Kulübü Başkanı Ümit Kalko, göreve geldiklerinden bu yana yönetim anlayışının tamamen değiştiğini ve geçen sene ‘kümede kalır mı?' diye düşünülen takımın şampiyonluğa oynadığını belirttiği açıklamasının ilk bölümünde kulübün son mali durumuna da değindi. Borcun kendisine 2,7 Milyon TL olarak ibra edildiğini aslında 3,3 Milyon TL olduğunun belgeleriyle kesinlik kazandığını belirten Kalko, “Velev ki borç 2,7 milyon TL olsa sevinecek miydik?” diye sordu. Kalko'nun konuya ilişkin açıklamaları şu şekilde:

 

“HERKESİ KUCAKLAMAK İSTERİZ AMA HERKESLE ARAMIZIN İYİ OLMASI GİBİ BİR İMKÂNIMIZ YOK”

“Silivrispor, geçen sene kümede kalmaya oynayan, bu yıl ‘Şampiyon olur mu, olmaz mı?' diye düşünülen bir takım. Demek ki burada bir yönetim farklılığı var. Değişik bir bakış açısı söz konusu. Silivri'de de bir kenetlenme, heyecan var. Takımda da var, hocada da var. Yönetimin tamamında olmasa da önemli bir kısmında da var. Taraftarda var. Bir camianın içinde daima başarılı olmasını isteyenler olduğu gibi başarıdan rahatsızlık duyanlar da olacak. Temennimiz herkesin Silivrispor'un çatısı ve başarısı altında toplanması. Herkesi kucaklamak isteriz ama herkesle aramızın iyi olması gibi bir imkânımız yok. Herkesle arası iyi olan adam adam değildir zaten. Ben burada Ümit Kalko olarak değil Silivrispor Başkanı olarak, Silivrispor'un menfaatleri doğrultusunda hareket ediyorum.

 

“YALAN MI SÖYLEYELİM?”

Mali yapısıyla ilgili sıkıntılı bir kulübü devraldık. Biz bunu söylediğimiz zaman da “enkaz edebiyatı yapıyor” oluyoruz. O zaman bir şöyle diyeceğiz: “Kulübün borcu yoktu, her şey güllük gülistanlıktı. Biz de güllük gülistanlık yönetim yapıyoruz.” Yalan mı söyleyelim? Mevcut durumu anlatmak ne zamandan beri enkaz edebiyatı olmuş? Ben zaten kulübün borcunun belli bir rakam olduğunu biliyordum. 2,7 Milyon TL idi 3,3 Milyon TL olmuş. Kimileri dedi ki “Enkaz edebiyatı yapma borç 2,7 milyon TL.” Borcun 3,3 Milyon TL olduğu belgeli ama velev ki 2,7 Milyon TL olsaydı sevinecek miydik? Sonuçta bu borç bizim. Rahatlıkla bu kulüp bütçesiyle ödenebilecek bir borç mu? Değil. Özellikle ben sahip olduğum kurumumdan, gerek yan kuruluşumuzdan ciddi bir fedakârlık yaptım. Bugüne kadar 1,2 Milyon 350 Bin TL kasaya ödenek sağladım. Bunun 500 Bin TL'sini bağışlamışım geri kalan kısmını da ne zaman geri alacağımı bilmediğim bir tarihle alakalı borç vermişim. Sistem artık dönsün diye.”

 

“BORÇLARIN HEPSİ BİZİ İLGİLENDİRİR ANCAK GERÇEKTEN O BORÇ VARSA…”

Kalko açıklamasının devamında kulübün borçlarının tamamını üstlendiğini ifade ederken bir şeyin de altını şöyle çizdi: “Esnaflarımızla, topçularımızla, çalışanlarımızla feda yaptık. Bu fedadan da sağ olsun Silivri esnafımızın bir iki tanesi hariç tamamına yakını destek sağladılar. Borçlarının yarısını ödedim, yarısını da sağ olsunlar kulübe bağışladılar. Böylelikle birçoğuyla sulh oldu. Futbolcu kardeşlerimizin ödemelerini kapattık. Geçmiş dönemden kimsenin benden 100 TL alacağı yoktur. Geçmiş dönem bizim dönem diye bir ayrım da yok. Bunlar Silivrispor'un borcudur ve hepsi bizi ilgilendirir ancak gerçekten o borç varsa. “Sen bu borcu geçmiş dönem yönetime yapmışsın. Git bu borcu onlardan al” deme hakkına sahip değiliz. Böyle bir temenni ve beklentimiz de zaten kimseden yok. Ama bazı konularda da Silivrili, hele hele yedi göbekten Silivrili olduğunu belirten arkadaşların da biraz daha kulübün yanında destekvari bir duruşta olmasını beklemek Silivrispor Başkanı olarak en doğal hakkım.

 

“KOLTUK SEVDALISI DEĞİLİM”

Geldiğimiz günden bu yana 3,3 Milyon TL borcu 1,8 Milyon TL'ye kadar düşürdük. Geldiğimizden bu yana diyorum çünkü biz geleli daha 4-5 ay oldu olmadı. Benden 4-5 ayda 3-4 Milyon TL'lik borcu bitirmem bekliyorlarsa bilmiyorum! Bitirecek bir adam varsa ben koltuğumu devretmeye hazırım. Keza her zaman aynı şeyi söylüyorum. Koltuklar ve makamlar geçicidir. Silivrispor başkanlığı kıymetli bir koltuk. Talip olan, daha iyi işler yapmak istiyorum diyen, bu mali yükümlülüğü üstlenecek ve daha iyi noktalara getiririm diyen varsa ben kesinlikle koltuğa yapışacak, kalacak bir başkan değilim. Böyle birisi gelsin yarın bırakırım. ‘2 yıllık başkanlık sürem var' diyerek bu koltuğa yapışmam. Ama böyle birisi olmadığı müddetçe de ben bu kulübün başkanıyım. Tek yetkili isimim. Herkes de ona göre hesabını yapacak. Kulüp sahipsiz değil.”

 

“YEDİ GÖBEKTEN SİLİVRİLİYİM DİYORSAN GEREĞİNİ YAPACAKSIN”

Kulüp ve yönetim hakkında bilgileri paylaşan Başkan Kalko, Soyaslan Köfte'ye olan borca sözü getirdiğinde, Burhan Soyaslan'ın ödeme gününü beklemeden kulübü icraya verdiğini belirtti. Burhan Soyaslan'ı bire bir tanımadığını ancak ismini duyduğunu söyleyen Kalko, “Ben yedi göbekten Silivrili değilim ama sen “Yedi göbekten Silivriliyim” diyorsan bunun gereklerini yapacaksın” ifadeleriyle tepkisini gösterdi ve sözlerine şöyle devam etti: “Mesele 13-15 Bin TL'lik köfte parası meselesi değil. Mesele bir duruş meselesi. Mesele Silivrispor şampiyonluğa oynarken bu kadar zor zamanlardan geçerken, bu kadar mali yükümlülüğü kulüp başkanı olarak ben üzerime alıp borçları azaltma yolunda ciddi fedakârlıklarda bulunurken, kendilerini yedi göbekten beri Silivrili olarak tanıtan kişilerin ödeme gününü beklemeden kulübü icraya verme yoluna gidip topçulara verilecek olan prim paralarının, topçulara verilecek olan maç paralarının önemli karşılaşmalar öncesinde bankalara haciz koydurarak almaya çalışmalarıdır. Mesele bu duruş meselesidir. Ben yedi göbekten Silivrili değilim ama sen “Yedi göbekten Silivriliyim” diyorsan bunun gereklerini yapacaksın. Silivrispor'a en çok desteği sen vereceksin. Mesele Silivrili olma Silivri'de doğma meselesi değil; Silivri'ye değer katma meselesidir. Yoksa benim gözümde, ben büyük Atatürk milliyetçisiyim. Atatürk milliyetçiliğinin özünde şu vardır: benim vatanım, toprağım, milletim için yaşayan, çalışan, bu uğurda mücadele eden herkes benim milletimdendir. Ben bunu Silivri milliyetçiliği için de söylüyorum. Silivri'de de Silivri'ye değer katan, Silivri'de taş üstüne taş koyan kim varsa benim gözümde Silivrilidir. Öyle ‘Yedi göbekten Silivriliyim' demekle ‘Orada doğdun, orada büyüdüm' demekle olmaz. Benim dedem Silivri Belediye Başkanı ise tabi ki de insanların saygı duymasını beklerim ama dedemin mirasıyla da yaşamam. Eğer öyle yaşayacaksam da bunun sorumluluklarını bilirim, Silivri'nin en güzide kulübü olan Silivrispor'u icraya verme yoluna gitmem. Biz kimseye ‘Paranı ödemeyeceğiz' demedik. Kimseye ‘İicra yoluyla alın' da demedik. Öyle desek bugüne kadar 2 Milyon TL'ye yakın ödeme yapmış olan bir kulüp 15 Bin TL mi ödeme yapmayacak? Mesele 15 Bin TL meselesi değil ki. Bizim sadece bugün topçulara dağıttığımız rakam 150 Bin TL.

 

“YEMEK YENMİŞ DENİYOR AMA NE FATURASI NE FİŞİ VAR”

Şunu özellikle vurgulamak isterim ben icra olayı olduktan sonra arkadaşlarıma sordum dedim ki “Bu kişinin alacağı nereden doğmuş?” Eğer bir alacak varsa alacağın karşılığında bir evrak vardır, alacağın karşılığında mutlaka bir fatura olmalı. Ne hizmet alınmış diye soruyorum. Yemek yendiği söyleniyor. ‘Faturası nerede?' diye soruyorum, “Başkanım fatura vermiyor” diyorlar. Bir sene nasıl yemek yendi?

 

“SENET ÇOK DAHA FAZLA MİKTARDA İMZALANMIŞTI”

Başka bir şey daha söyleyeyim mevcuttaki ilgili köfteci arkadaşa senet verilirken fazladan senet verilmiş. Kendisi daha sonra “Aa pardon fazladan senet verilmiş” dedi ve düzelttirdik. Biz bunları hiç kamuoyuna açıklamadık bugüne kadar. Yani “Fazla senet aldım” diyen kişi azalttığı senedi icraya veriyor ama faturası yok. Kulübün ona borcu var diye eski kulüp başkanı imzalamış ona senet vermiş. Diyoruz ki tamam biz bunu ödeyeceğiz de neye karşılık bu senet verildi? Vergi Usul Kanunu'na göre burada bir yemek yenildiyse bunun bir faturası olur. Doğru mudur? Faturasız bir alacak olur mu? Olmaz. Soruyorum muhasebeye fişi var mı? Yok. Faturası var mı? Yok. Senet… “Aa fazla verilmiş düzeltelim.” O yanlışı fark etmesek ne olacaktı? Silivrispor'un parası Silivri'nin parası değil mi? Düne kadar yedi göbekten Silivriliyim diye ortaya çıkan kişiler fazla senet alırken bunu niye ortaya çıkarmadılar? Yazık değil mi bu takıma?

 

“15 BİN TL'Yİ ÖDEYEMEYECEK DURUMDA DEĞİLİZ”

Arkadaşlarıma şu talimatı verdim: Senet bize bu sene ibra edilen Silivrispor hesap dökümünde var mı, yok mu? Evet, varsa bu borç benimdir diyip öderim ama faturası nerede diye Vergi Dairesi'ne şikâyet dilekçesi vereceğim. İcrayı durduracağız, icraya itirazımızı edeceğiz. Tekrar ediyorum. Biz 15 Bin TL'yi ödeyemeyecek durumda değiliz. Evet, kulübün borçları var ama çok şükür hamdolsun bir yönetim var burada. Biz takımımızın başındayız.

Bizim Burhan Soyaslan'ın Belediye Başkanlığı yapmış dedesine de saygımız sonsuzdur, kulübe destek veren alacakları olan ancak henüz alamamış vatandaşların da tepki ve serzenişlerine saygımız var. Haklılar. Bir iş yapmışlarsa karşılığını almak en doğal hakkı ama burası bir ticaret hane değil. Burası Silivrispor. Alacağın kalmaz ama bunu günü geldiği zaman alırsın.

 

“DURUŞU BOZUK OLAN DAVRANIŞLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Benim genel kurulda bir şeref sözüm var: Dönemimle alakalı borçları velev ki bu kulüpten ayrılsam bile ödeyeceğim. Geçmiş dönemdeki borçları da imkân oldukça bu kulüp ödeyecek zaten. Ama 4 yılda yapılan borcu 4 günde ödenmesini beklemek de biraz vicdansızlık. O yüzden bu kulüp şampiyonluğa giderken bu denli duruşu bozuk olan davranışlarla karşı karşıya kalmak Silivrispor'un başarısına çelme atmaktan ibarettir. Bunlara rağmen Silivrispor'la ilgili sözüm var: 2 yıl içerisinde bu takım şampiyon olacak. Vaktimi de nakdimi de bu uğurda harcıyorum. Topçu arkadaşlarımız bu sene şampiyon olsun istiyorlar ve bu uğurda gidiyorlar. Ben de her türlü desteği sağlıyorum.”

 

“VARLIĞINDAN HAYIR GELMEYENİN YOKLUĞUNDAN ZARAR GELMEZ”

Başkan Ümit Kalko açıklamalarının devamında yönetim içerisinde de uyum sağlayamayan isimlerin olduğunu ve bu isimleri kendi içlerine çok da sokmak istemediklerini söyledi. Gelecek yönetim seçiminde bu isimleri temizleyeceğini de sözlerine ekleyen Kalko bu isimler için “Varlığından hayır gelmeyenin yokluğundan da zarar gelmez” şeklinde konuştu.

 

TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ GELİYOR

Kulübün tüzüğü üzerinde bir değişiklik planladığını da sözlerine ekleyen Kalko, bu düzenleme ile bir daha kulübün borç batağına düşürmemesi için yönetim kadrolarının kendi döneminde yaptığı borçlardan sorumlu olacağını söyledi.

 

“BİZ SİLİVRİSPOR'DAN NEMALANMIYORUZ”

Sosyal medyada kendisine yönelik “Silivrispor'dan nemalanıyorsunuz” tepkilerine de değinen Kalko, “Gerçek hayatta karşımıza geçip iki söz edemeyecek kişiler, sosyal medya silahşörü kesiliyor” diyerek tavrını net olarak ortaya koydu. Bu zamana kadar Silivrispor'dan nemalananların aksine Silivrispor'u bir yerlere kaldırmaya çalıştıklarını söyleyen Kalko, Silivrispor'u var olan yerinden daha yukarılara taşıma amacında olduklarını belirtti.

 

“BİZE İSTİNADEN DİYOR Kİ “SEN AHLAKSIZSIN””

Ümit Kalko açıklamalarının son bölümünde Soyaslan ile yaşanan icra restleşmesine bir kez daha değinerek meselenin sadece alacak verecek meselesi olmadığını belirterek, Atatürk'ün vecizelerini açıklamasında kullanan Soyaslan'a yönelik “Dedenin mirasını yemeyi bırak Silivrispor'a sen de sahip çıkmaya bak” cevabını verdi. Kalko açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Söz konusu köfte veya alacak meselesi değildir. “Yedi göbekten Silivrili misin?” diye kimseye sormadım. “Deden belediye başkanı mı?” diye de sormadım. Benim babam çaycıydı, çay ocağı vardı ama ben Silivri'de yatırım yapıyorum. 300 kişiye istihdam sağlıyorum. Silivrispor'u da daha iyi yerlere taşıyorum. Ne yapalım? Benim dedem belediye başkanı değildi diye ben gelmeyeyim mi Silivri'ye? Yedi göbekten Silivri'de doğmadım, büyümedim günah mı? Suç mu? Ben düşman mıyım? Silivrili olmanın ne anlama geldiğini bilmeyen kişilerin bu ibareleri kullanmaları doğru değil. Atatürk'ün vecizelerini paylaşmışlar bir de. Ulu Önder Atatürk'ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda da ahlaklısını severim” sözünü bize istinaden diyor ki sen ahlaksızsın. Atatürk'ü istediği gibi istediğiniz zaman, işinize geldiği gibi kullanamazsınız. Atatürk kullanılacak bir kişi değildir. Atatürk ülkemizin kurucusudur. Atatürk Ulu Önderimizdir. Sen eğer Atatürk'ün milliyetçilik kavramını kavrayabilseydin Silivrili olduğunu dile getirmek için yedi düvelden Silivrili, dedenin belediye başkanı olduğunu belirtmene gerek yoktu. Saygı duyarız senin dedene taş üstüne taş koyduysa başımızın üzerinde yeri vardır. Ama dedenin mirasını yemeyi bırak Silivrispor'a sen de sahip çıkmaya bak.”

YORUM YAP