Volkan Yılmaz: Silivri’nin rantı Silivri Belediyesi’ne akmıyor

Volkan Yılmaz: Silivri’nin rantı Silivri Belediyesi’ne akmıyor

27.02.2026 13:00:52

İki yıllık sessizliğini bozan2019–2024 dönemi Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, mevcut yönetimi mali disiplinsizlik üzerinden eleştirdi: “Bir liralık işler beş liraya yapılıyor. Silivri'nin geliri Silivri'ye hizmet olarak dönmüyor.” Yılmaz, belediyenin mali yapısındaki değişimin kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini vurguladı.

Volkan Yılmaz, yaklaşık iki yıl aradan sonra yaptığı kapsamlı açıklamada mevcut belediye yönetiminin bütçe ve harcama anlayışını hedef aldı. Hürhaber imtiyaz sahibi Sevginar Sali ve Supersilivri.com imtiyaz sahibi Cem Güner'in sorularını yanıtlayan Yılmaz, “Silivri'nin rantı Silivri Belediyesi'ne akmıyor” sözleriyle ekonomik yönetim konusunda ciddi bir kırılma yaşandığını savundu.Beş yıl boyunca bütçe fazlası verdiklerini hatırlatan Yılmaz, artan borç yükü, hacizler ve yüksek kiralama giderleri üzerinden mevcut tabloyu sorguladı.
Byaytacproduction stüdyolarında gerçekleştirilen programdaHürhaber imtiyaz sahibi Sevginar Sali ve Supersilivri.com imtiyaz sahibi Cem Güner'in sorularını yanıtlayan Yılmaz, kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
“SEÇİM GECESİ ÇOK DERİN COŞKULAR DA ÇOK DERİN KEDERLER DE YAŞAMADIM”
Sevginar Sali: Bıraktığınız yerden başlayalım; 31 Mart 2019 seçim gecesi neler oldu?
Volkan Yılmaz: Sevginar Hanım, zor bir yerden girdiniz. Seçim gecesi neler oldu? Bazen bıraktığınız yerden devam etmek çok mümkün olmuyor. 2019 yılında seçimi kazandığım gece de çok derin coşkular, yüksek sevinçler yaşamadım. Eşim Ezgi Hanım'la birlikteydik. “Niye bu kadar normalsin?” diye sordu. Ben de süreci normal seyrinde yaşadığımı söyledim.
Seçimi mağlup bir şekilde bitirme hissi de o gece bende çok derin üzüntülere ve büyük kederlere yol açmadı. Makul bir şekilde karşıladığımı düşünüyorum. O geceyi çok iyi hatırlıyorum. Belediyedeydik, eşimle birlikte sonuçları oradan takip ediyorduk.
“HİZMETLER FİLM ŞERİDİ GİBİ GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GEÇTİ”
Bir an, beş yıl boyunca Silivri'ye yapılan hizmetleri ne kadar içselleştirdiğimi fark ettim. Temelini attığımız gençlik ve kültür merkezi, büyük aşama kaydettiğimiz spor adası yatırımları, 650 yataklı hastane, Silivri'nin iki yakasını birleştiren geçiş sisteminin diğer etapları ve hızlı şekilde yapmayı planladığımız, yapmaya başladığımız projeler film şeridi gibi gözümün önünden geçti.
“KENDİ HİKÂYEM BİR YANA, HİZMETLERİN AKIBETİNİ DÜŞÜNDÜM”
Bu tabir doğru mudur bilmiyorum ama Silivri'yi bir çocuğum, bir evladım gibi sahiplenmişim. Kendi üzüntüm, kendi hikâyem bir yana; bu hizmetlerin yapılıp yapılamayacağı konusunda bir endişeye kapıldım. Elbette bugün baktığımda bu endişelerin yersiz olduğunu söyleyebilirim. Ancak sizin sorunuzla birlikte ilk hatırladığım bunlar.
“BU ŞEHRİ BİR EVLADIMIZ GİBİ İÇSELLEŞTİRMİŞ OLMALIYIZ”
Sevginar Sali: Aslında soru olarak şunu sormayı düşünmüştüm; ‘Volkan Yılmaz'ın, Silivri Belediye Başkanı olmadan önce iki evladı vardı. Allah bağışlasın. Sanki sonraki süreçte, bu son iki yıldır sizi gözlemlerken üçüncü bir çocuğunuz daha olmuş da kırgınlıklarınıza ya da yaşadığınız hayal kırıklıklarına rağmen onun/Silivri'nin üzerinden elini çekemeyen bir Volkan Yılmaz' okuyorum. Doğru bir okuma mı bu, onu merak ediyordum.
Volkan Yılmaz: Sevginar Hanım biraz duygusal yerlerden gidiyor. Şöyle; beş yıl gecenizle gündüzünüzle, alın terinizle, emeğinizle, göz nurunuzla ilmik ilmik işlediğiniz bir şehir düşünün. Doğup büyüdüğünüz, yaşadığınız, birçok anınızın olduğu bir şehir… Siyasette önünüze başka fırsatlar çıksa da ısrarla Silivri'yi arzuladığınız, Silivri'yi öncelediğiniz bir şehir…
İki evladımızın yanına, biraz önce de ifade ettiğim gibi, bu şehri bir evladımız gibi içselleştirmiş olmalıyız ki sizin de işaret ettiğiniz üzere böyle bir okuma yapıyorsunuz. İki yıldır bu şehirden elimizi çekmediğimiz ifadesi çok doğru olmayabilir ama her şeyiyle bu şehri düşündüğümüz ifadesi daha doğru bir tabir olur.
“SOKAKTA HER 10 KİŞİDEN 4'Ü BANA OY VERDİ”
Belki sizlerin de sormayı düşündüğü bir soru vardır: Neden bu şehirdesiniz? Neden ziyaretler yapıyorsunuz? Neden insanlarla bir araya geliyorsunuz? Sokakta bu sorulara muhatap oluyorum. Siyaset yapan arkadaşlardan merak edenler oluyor.
Şunu ifade etmem gerekir; biz beş yıl bu şehre birçok şey verirken bu şehirden de çok şey aldık. Öğrendik, bu şehirle beraber yaşadık, birikim sahibi olduk. Bu şehirde yaptıklarımız ve hizmetlerimiz bizim referansımız oldu. Siyaset yolculuğumuzda da çok büyük artılar olarak hanemize eklendi.
Şöyle bir tespit de var: “Silivri'de rekor bir oyla bir belediye başkanı seçildi, ezici bir üstünlükle seçim kazanıldı, siz mağlup oldunuz” deniyor. Şimdi şöyle bakalım; ben sokakta gezdiğimde Silivri'de her 10 kişiden 4'ü bana oy vermiş. Yani yüzde 40 oy aldım bu şehirde.
“BANA GÜVENEN İNSANLARA SIRTIMI DÖNME LÜKSÜM YOK”
Bir başka ifadeyle, sokaktaki her iki seçmenden biri neredeyse bana inanmış, bana güvenmiş ve oyunu teslim etmiş. Benim küsmek, darılmak, seçimi kaybettim diye onlara sırtımı dönmek gibi bir lüksüm olamaz.
Hastalıklarında, çocuklarının okul kayıtlarında yanlarında oluyorum. Benim telefonum 1994 ya da 1995'ten beri aynı. Hiç değişmedi. Belediye Başkanı olduğumda da farklı bir telefon kullanmadım. “Bana ulaşamadım” ya da “geri dönmedi” diyen çok az kişiye rastlarsınız. Telefonum hemşerilerime açık. Benim Silivri'ye ve Silivri'nin güzel insanlarına sırtımı dönüp gitme, “Benim işim Silivri'de bitti” deme gibi bir lüksüm yok.
“İNSAN HOŞ KARŞILANMADIĞI YERE GİTMEZ”
Sevginar Sali: Bu bağlamda şunu sormak istiyorum; sokakta seçimden sonra karşılaştığınız en ilginç tepki sizce ne?
Volkan Yılmaz: En ilginç tepki derken… İnsanların arabayla giderken korna çalması, minibüs esnafının minibüsle bizi selamlaması, yolcuların camdan el sallaması… Yanımda gezen arkadaşlarım da şahittir; “Başkanım” diye seslenmeleri.
Şöyle söyleyeyim; insan hoş karşılanmadığı yere misafirliğe gitmez. Sizi asık suratla karşılayan bir eve ikinci kez misafirliğe gider misiniz? Benim Silivri'de sık sık hemşerilerimle bir araya gelmemdeki en büyük motivasyon, onların bize olan ilgisinin bitmediğini görmek. Özlemle bizleri kucaklamaları, samimiyetle karşılamaları bizi esasında motive ediyor.
“SİLİVRİ'DE İŞLERİN İYİ GİTMEDİĞİNE DAİR SERZENİŞLER DUYUYORUZ”
Cem Güner: Çok klasik bir soru belki ama herkes bu soruyu bekliyor. Heyecanla… Bu iki yıllık süre içerisinde Silivri Belediyesi'nin, Başkan Bora Balcıoğlu'nun çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Volkan Yılmaz: Cem, bunu burada çok kısa cümlelerle özetleyerek değerlendirmem çok doğru olmaz. Bu konuda kapsamlı bir basın toplantısında, Silivri'ye verilen sözlerin, halka vaat edilen hizmetlerin yapılıp yapılmadığı, ne ölçüde yapıldığı, devam eden hizmetlerin akamete uğrayıp uğramadığı gibi başlıklarla detaylı bir değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Ancak şunu söyleyebilirim; sizler de belki müşahede ediyorsunuz, biz de sokağa çıktığımızda, çarşıda, pazarda, köyde, tarlada kimle konuşsak Silivri'de işlerin iyi gitmediğine dair serzenişler duyuyoruz.
Seçim sürecinde vatandaşların oy verme eğilimleri farklı olabilir. Silivri'de kurulan düzenin, tertibin, disiplinin ve tıkır tıkır işleyen çarkların kendiliğinden oluştuğu bazı çevreler tarafından düşünülmüş olabilir. Oysa bu çarkların oluşması için çok alın teri döktük, çok emek harcadık.
Yapmak zor, yıkmak ise çok kolay. Vatandaşlardan gelen yoğun şikâyetleri herkes duyuyordur. En basit konularda bile; temizlik, çöp toplanması, yoldaki bir yamanın yapılması noktasında gelen şikâyetlerin ne kadar fazla olduğunu herkes görüyor.
“MALİ DİSİPLİNİN BOZULMASI BİZİ EN ÇOK ÜZEN KONULARIN BAŞINDA GELİYOR”
Cem Güner: Sizin tahsiliniz ekonomi alanında. Dolayısıyla Silivri Belediyesi'nin bütçesiyle alakalı son zamanlarda birtakım duyumlar var. Bütçenin iyi gitmediği, iyi yönetilmediği şeklinde. Bu iki yıllık süre içerisinde Silivri Belediyesi'ni bütçe yönetimi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
Volkan Yılmaz: Şöyle ifade edeyim; bizi en çok üzen konuların başında mali disiplinin bozulması geliyor. Mali disiplinin dağılması ve çok kötü bir noktaya doğru, freni boşalmış bir kamyon gibi yokuş aşağı Silivri Belediyesi'nin ekonomisinin gitmek durumunda olması… Şu an bunu görüyoruz.
“AİLE BÜTÇESİ HER AY AÇIK VERİRSE O EVDE YÜZLER GÜLER Mİ?”
Bakın, hepimizin ailesi var. Ailelerin bir bütçesi, bir ekonomisi vardır. Sizin aile bütçeniz her ay açık veriyorsa o babanın, o annenin, o çocukların yüzünün gülme şansı var mı? Bence yok.
Şirketinizde bütçe açık veriyorsa, borçlarınız artıyorsa, borçluluk oranınız yükseliyorsa o şirkette çalışma disiplininin sürmesi mümkün mü? Bence değil.
“BEŞ YIL BOYUNCA HEP BÜTÇE FAZLASI VERDİK”
Biz beş yıl bu belediyeyi yönettik. Ekip arkadaşlarımla birlikte en önem verdiğimiz konu bütçe disiplinini sağlamak ve bütçeyi denk hale getirmekti. İddialı konuşuyorum: Silivri Belediyesi görevde olduğumuz beş yıl boyunca hep bütçe fazlası verdi. Bu ne demek? Geliri giderinden fazlaydı. Borçlanmadı, borcu artmadı; bilakis borç ödedi.
“MAAŞINI, İKRAMİYESİNİ, TAZMİNATINI GÜNÜ GÜNÜNE ÖDEYEN BİR BELEDİYEYDİ”
Silivri Belediyesi maaşını, ikramiyesini, emeklisinin tazminatını günü gününe ödeyen bir belediyeydi. Üstelik bunu yaparken yatırımları da aksatmadık. Yatırımdan kısmadık.Hepiniz basın mensubu olarak gördünüz; şehir adeta şantiye halindeydi. Devasa yatırımlar yapıldı ve bunlar bütçe fazlası verilerek gerçekleştirildi.
“NE OLDU DA BİR YILDA BÜTÇE AÇIĞI VEREN BİR BELEDİYE HALİNE GELİNDİ?”
Şimdi ne oldu da beş yılın sonunda, bir yıl içerisinde bütçe açığı veren bir belediye haline gelindi? Personelin maaşını ödemekte zorlanan, ikramiyeleri üç dönem geriden getiren, emekli olan personelin hakkını bir yılda zor ödeyen bir belediye tablosu ortaya çıktı. Bu sorunun cevabının kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiğini düşünüyorum.
“BEŞ YIL HACİZ GÖRMEYEN BELEDİYE, BİR YILDA HACİZLERLE KARŞI KARŞIYA”
Cem Güner: Silivri Belediyesi Cumhur İttifakı'ndan CHP'ye geçti diye belediyenin geliri mi azaldı?
Volkan Yılmaz: Bizim dönemimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin toplantısında rakamlar üzerinden veriler açıklandı. 39 belediye içerisinde gerçekleşen bütçesine göre borçluluk oranı en düşük ilk beşinci ilçe Silivri'ydi. Biz görevi devrettiğimizde Silivri Belediyesi bu noktadaydı. Şimdi ise Silivri Belediyesi borç batağında. Onlarca haciz var. Alacaklılar, sanayiden küçük esnaflar dahi belediyeyi hacze veriyor. Beş yıl boyunca bir tane hacze muhatap olmayan Silivri Belediyesi ne oldu da bir yılın sonunda hacizlerle karşı karşıya kaldı? Bu soruyu sormak gerekir.
“BUNU ANLAMAK İÇİN İKTİSATÇI OLMAYA GEREK YOK”
Bunun için iktisatçı ya da matematiksel ekonomi mezunu olmaya gerek yok. Sade bir vatandaş olarak bakın; beş yıl bütçe fazlası veren, hiçbir icra takibine muhatap olmayan bir belediye, görev değişikliğinden bir yıl sonra onlarca hacze muhatap oluyorsa burada bir problem vardır.
“İLLER BANKASI PAYI AK PARTİ'YE AYRI, CHP'YE AYRI OLMAZ”
Cem Güner: İzleyenler merak ediyor: Cumhur İttifakı'ndan CHP'ye geçtiği için belediyenin geliri mi azaldı, yoksa belediye kötü mü yönetiliyor?
Volkan Yılmaz: Bilakis, İller Bankası payı kesintisi ben devraldığımda yüzde 30'ların üzerindeydi. Ben devrettiğimde yüzde 20'lerin altındaydı. İller Bankası payları belediyelere siyasi partiye göre farklı uygulanmaz. AK Parti'ye ayrı, CHP'ye ayrı bir uygulama olamaz. Kesintiler tüm belediyelere aynı şartlarda, aynı koşullar çerçevesinde uygulanır ve gönderilir.
“MÜSRİFÇE VE FÜTURSUZCA KULLANILAN BİR BÜTÇE VAR”
Ne olduğunu söyleyeyim; Silivri Belediyesi'nin müsrifçe ve fütursuzca kullanılan bir bütçesi var. Halkla ilişkiler harcamalarına, festival harcamalarına bütçeden ayrılan paya bakın. Tasarruf tedbirleri var denilerek Fenerköy'deki ahırdaki gübre alınmıyor; ama yılbaşı süsleri için milyonlarca lira harcanıyor. Şimdi hangisinden tasarruf edeceksiniz? Eli nasırlı çiftçinin gübresinden mi, yoksa yılbaşında asacağınız süslemelerden mi? Benim sorum bu.
“SİLİVRİ'NİN GELİRLERİ ARTIK SİLİVRİ BELEDİYESİ'NE AKMIYOR”
Bakış farklılığımız var. Mantalite farklılığımız var. Silivri'nin rantı, Silivri'nin gelirleri artık Silivri Belediyesi'ne akmıyor. Bir liralık işler beş liraya yapılıyor.
“ÇÖP BARONLARINI GÖNDERDİK, ÇÖPÜMÜZÜ KENDİMİZ TOPLADIK”
Silivri, çöpünü kendi toplayan ilk ve tek belediyeydi. Çok ilklere imza attık. Silivri'de çöp baronlarını, ihale baronlarını gönderdik. Çöpümüzü kendi imkânlarımızla topladık. Şimdi geldiğimiz noktada, ihalelerin arasına sıkıştırıla sıkıştırıla çöp yeniden özel firmalara veriliyor. Yedi tane çöp kamyonu kiralanmış. Neden kiralandı? Belediyenin öz malı araçları var.
“İKİ ÇÖP KAMYONU SATIN ALACAĞINIZ PARAYLA BİR YILLIK KİRA ÖDÜYORSUNUZ”
Bir çöp kamyonunun günlük kira bedeli 19 bin 800 lira. İş gününe vurduğunuzda yıllık yaklaşık 7 milyon 200 bin liraya geliyor.Bir çöp kamyonunun bedeli yaklaşık 3,5 milyon lira. İki çöp kamyonu satın alacağınız parayla bir yıllık kira ödüyorsunuz. Silivri'de onlarca kamyoncu esnafı var. Günde 20 bin liraya çöp kamyonu kiralanır mı?
“TABİİ Kİ BÜTÇE AÇIK VERECEK”
Tabii ki bu bütçe açık verir. Tabii ki maaşları ödeyemezsiniz. Tabii ki alacaklılar sizi hacze verir.Sadece bir araç kiralama firmasının haczi var. Belediye 5 milyon lira avukatlık, vekalet ve mahkeme masrafıyla karşı karşıya. Eski parayla 5 trilyon. Bu bütçe böyle yönetilirse ne olacak? Bütçe dağılınca Silivri Belediyesi çöpleri toplayabilecek mi? Çukurlar yapılabilecek mi? Yeni asfalt dökülebilecek mi? Aydınlatmalar yapılabilecek mi? Çocuk kütüphaneleri, gençlik merkezleri, sağlık merkezleri yapılabilecek mi?Bunların hiçbiri yapılamayacak.
“HAZIRA KONDULAR, HAZIR PARALARI HARCADILAR”
İki yıl bitti. Önümüzde Silivri Belediyesi için daha zor üç yıl var. Çünkü hazıra kondular. Silivri Belediyesi'nin hazır paralarını harcadılar ve işi bu noktaya getirdiler.
“SEZAR'IN HAKKI SEZAR'A TESLİM EDİLMELİ”
Benim belediye başkanını çok ağır bir şekilde eleştirme gibi bir niyetim yok. Ama gerçekten çok üzüldüm. Bir konu var; Sezar'ın hakkı Sezar'a teslim edilmeli. İyi yapan da kötü yapan da eleştiriyle ve iltifatla değerlendirilmelidir.
“BORÇ PANKARTLARIYLA ŞAŞIRTMACA YAPILDI”
Cumhuriyet Halk Partili belediyeler seçim kazandıktan sonra hizmet üretmek yerine ilk ne yaptı? Şaşırtmaca ve aldatmaca bir şekilde borç tablolarını şehrin dört bir yanına, belediye binalarına astılar. Silivri Belediyesi bunu yapamadı. Neden? Çünkü utanılacak bir tablo yoktu. Yüzde 21 seviyesinde, yaklaşık 400 milyon lira civarında bir borç vardı. Vergi dairesine borcu olmayan, SGK'ya kendi döneminden borcu bulunmayan, geçmiş dönem borçlarını da günü gününe ödeyen bir belediyeden bahsediyoruz.
“1 MİLYAR 200 MİLYON DEĞİL, 400 MİLYON LİRA”
Büyükşehir'den gelen denetmenlerin hazırladığı, sahte ve uydurma olduğunu düşündüğümüz borç tablolarını belediye meclisinde yarım ağızla anlattılar. Biz ne yaptık? Bir basın toplantısı düzenledik. Dedik ki Silivri Belediyesi'nin borcu sizin söylediğiniz gibi 1 milyar 200 milyon lira değil; yaklaşık 400 milyon liradır. Bu borç makuldür, sürdürülebilir bir borçtur.Peki ne yaptılar? Ses çıkarmadılar.
“HODRİ MEYDAN DEDİK, KOMİSYONU REDDETTİLER”
Gelin bunu kamuoyunun huzurunda tartışalım dedik. Hodri meydan dedik. Cumhur İttifakı meclis üyeleri mecliste bir önerge verdi. “Bir komisyon kuralım” dediler. Sizin ifade ettiğiniz borç tutarı mı doğru, bizim söylediğimiz mi doğru? Bu komisyon marifetiyle Silivri kamuoyuna açıklayalım. Komisyonda 3 CHP'li, 2 AK Partili, 1 MHP'li meclis üyesi olacaktı. Beş kişilik bir komisyon, Silivri Belediyesi'nin gerçek borcunu ortaya koyacaktı. Peki ne yaptılar? Reddettiler. Neden korktunuz? Neden bu komisyonun kurulmasını istemediniz?
“İFTİRAYLA, YALANLA BU İŞLER SÜRMEZ”
İftirayla, yalanla, dolanla bu işler yürümez. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Silivri halkı kimin ne yaptığını, kimin neyi doğru söylediğini eninde sonunda görür.
“BUNDAN DA SON DERECE MEMNUNUM”
Sevginar Sali: Siz 2019 seçim sürecinde de sizinle konuştuğumuzda “Bana kimse Silivri Belediyesi'nin borcunu sormadı” diyordunuz. Bunu söyleye söyleye beş yıl boyunca mali disiplini neredeyse askeri bir düzenle uyguladınız.
Volkan Yılmaz: Evet, bundan da son derece memnunum.
“SEÇİMLER SADECE MALİ DİSİPLİNLE KAZANILMIYOR”
Sevginar Sali: Evet, en övündüğünüz özelliğiniz de buydu. Bütçe başarısı ile seçim mağlubiyetini nasıl açıklıyorsunuz peki?
Volkan Yılmaz: Seçim sonuçlarını sadece mali disiplin üzerinden okumak eksik olur. Elbette biz beş yıl boyunca bütçe disiplinine büyük önem verdik ve bunun doğru olduğuna hâlâ inanıyorum. Kamu kaynağını korumak, israf etmemek, borç yükü bırakmamak benim yönetim anlayışımın temeliydi. Ancak seçimler yalnızca bütçe dengesiyle kazanılmıyor. Siyaset çok boyutlu bir alan. Türkiye'nin genel siyasi atmosferi, partilerin rüzgârı, algı yönetimi, kampanya dili, sosyal dengeler… Bunların hepsi seçim sonucunu etkiliyor.
“YÜZDE 40'LIK BİR KARŞILIK VAR”
Şunu da unutmamak gerekir; Silivri'de yüzde 40'a yakın bir oy aldık. Bu azımsanacak bir oran değil. Sokakta her 10 kişiden 4'ü bize oy verdi. Bu, yapılan hizmetlerin ve mali disiplinin toplumda tamamen karşılıksız kalmadığını gösterir. Ama demek ki yeterli olmamış. Demek ki başka başlıklarda eksik kaldığımız yerler olmuş olabilir. Bunları da soğukkanlılıkla değerlendirmek gerekir.
“MALİ DİSİPLİN GÖRÜNMEZ BİR HİZMETTİR”
Mali disiplin çoğu zaman görünmez bir hizmettir. Asfaltı görürsünüz, parkı görürsünüz, sosyal etkinliği görürsünüz ama bütçe fazlasını sokakta görmezsiniz. Vatandaş günlük hayatına dokunan hizmeti daha hızlı hisseder. Biz disiplinli bir mali yapı kurduk, borç bırakmadık. Bunun uzun vadede kıymeti daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.
“GELECEK SEÇİMLERİ DEĞİL, GELECEK NESİLLERİ DÜŞÜNDÜK”
Şunu ifade edeyim; biz her zaman gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşündük. Gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalıştık. Mali tabloların ve mali disiplinin vatandaşı doğrudan ilgilendirmediği, vatandaşın bu konuya özel bir ilgi duymadığı açık. Ancak ben o mali disiplini sağlayamasaydım, o vatandaşın çocuğunun üniversite harcını ödeyemezdim. Üniversiteye başlayan her gence o desteği veremezdim. Kriterleri tutan her öğrenciye burs sağlayamazdım. Kütüphaneleri açamazdım, Engelsiz Yaşam Merkezi'ni hayata geçiremezdim, sağlık merkezlerini açamazdım. O mali disiplin sayesinde bunları yapabildik. Aslında vatandaşta karşılığı var ama vatandaş bunun farkında değil.
“KEŞKE BİR KAHVEHANEDE BORÇ SORULSA”
Ben isterdim ki bir kahvehane toplantısında bir amcamız kalksın ve şunu sorsun: “Sayın Belediye Başkanı, görevi devraldığınızda borç şu kadardı, şimdi borç bu kadar. Silivri Belediyesi bu bütçe açığı ve borçlulukla beş yılı nasıl tamamlayacak?” Ama maalesef bu sorular sorulmuyor. Günlük tartışmalar, günlük mülahazalar ön plana çıkıyor.
“BU SEÇİM YEREL HİZMETLER ÜZERİNDEN KONUŞULMADI”
Kaldı ki bu seçimde yerel hizmetler değil; emekli maaşları konuşuldu, geçim sıkıntısı konuşuldu, hiper enflasyon konuşuldu, ekonomik kriz konuşuldu. Elbette vatandaşlarımızı bu nedenle yargılayamayız, kızamayız, küsemeyiz. Sonuçta Türkiye genelindeki tabloya baktığımızda bu seçimin yerel hizmetlerin tartışıldığı bir atmosferde geçmediği açıkça görülüyor.
Seçim sonuçlarını sürekli irdelemenin, didişmenin bir anlamı yok. Ama bu şu demek değildir; biz hiç hata yapmadık, her şeyi doğru yaptık, vatandaş mutlaka bize oy vermeliydi gibi bir iddiamız da olmamalı.
Bu seçimden dersler çıkarmalıyız. Siyasi hayatımıza bu dersleri olumlu şekilde not etmeliyiz diye düşünüyorum.
2029 İÇİN ADAYLIK DÜŞÜNÜYOR MU?
Cem Güner: Yine merak edilen bir soru; 2029 yerel seçimleri için adaylık düşünüyor musunuz?
Volkan Yılmaz: Cem Bey kitabın tam orta yerinden sordu. Şunu ifade edeyim; biz 2019 seçimlerinde de Silivri Belediye Başkan adaylığı için yanıp tutuşan bir siyasetçi değildik. Uzun yıllar sizlerle röportajlar yaptık. İki defa milletvekili adayı oldum. Milliyetçi Hareket Partili bir siyasetçi olarak, Milliyetçi Hareket Partisi saflarında uzun yıllar teşkilat yöneticiliği yapmış bir arkadaşınızım. Siyasette tek bir hedefe saplanıp kalacak, onu kendimize mutlak ideal hâline getirecek bir anlayıştan gelmiyoruz.
“SİYASETİ MAKAM ÜZERİNDEN DEĞİL, HİZMET ÜZERİNDEN OKUYORUZ”
Bizim ülkülerimiz, ideallerimiz var. Ama şunu biliyoruz; Türk milletine ve Türk Devleti'ne hizmet noktasında bize düşecek her görevin altından kalkarız, üstesinden geliriz ve o göreve talip oluruz.
Siyaseti makam üzerinden değil, hizmet üzerinden okuyoruz.
Elbette bu sorduğunuz soruyu cevaplamak için çok erken. Sadece bizim böyle bir düşüncemizin olması, onun gerçekleşeceği anlamına da gelmez. Ama şunu net olarak söyleyebilirim; biz siyasetin içinde olmaya, bu millete ve bu devlete hizmet etmeye devam edeceğiz.

Devam edecek…

 

YORUM YAP