Hafta sonu alınan Bursa Yıldırımspor mağlubiyeti elbette can yaktı. 90+5'te gelen golle yıkılmak kolay hazmedilecek bir durum değil. Futbolda yenilmek var, kaybetmek var.
Hele ki rakibin beraberliği yakalamışken ve ardından uzatma dakikalarında gelen bir golle sahadan mağlup ayrılmak, duygusal olarak ağır bir yüktür.
Buna kimse itiraz edemez.
Ancak benim gördüğüm asıl tehlike skor tabelasında değil.
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte bazı oyuncuların birbirlerine yönelik söylemleri, saha içindeki beden dili ve yüz ifadeleri, içeride biriken bazı sıkıntıların işareti gibiydi.
Buna “samimiyetsizlik” deyip kestirip atmak kolay olur.
Ama belki de mesele bundan daha derin.
Belki yorgunluk, belki baskı, belki beklentiler…
Ancak adı ne olursa olsun, bu tür görüntüler bir takım için alarm zilleridir.
Yenilmişsin, üzgünsün, öfkelisin…
Bunların hepsi insani ve normal.
Fakat o öfkeyi, o hayal kırıklığını, 90 dakika boyunca yanında savaştığın takım arkadaşına saha içinde yansıtmak doğru değildir.
Çünkü futbol bir ekip oyunudur ve saha, iç hesaplaşma yeri değildir.
Bir sıkıntın varsa, bir derdin varsa, bir hazımsızlığın varsa bunu evinin içinde çözmelisin. Soyunma odasında, toplantı masasında, kapalı kapılar ardında… Ama asla yeşil zeminde, herkesin gözünün önünde değil.
Çünkü saha içinde verilen her negatif görüntü, rakibe güç, tribüne güvensizlik verir.
Burada en büyük görev teknik heyete düşüyor.
Teknik patronun ve ekibinin samimiyetinden en ufak bir şüphem yok.
Ancak dizginlerin biraz daha sıkı tutulması gereken bir döneme girilmiş olabilir. Bu tür durumlar süreklilik kazanırsa, küçük bir çatlak büyür, büyür ve bir noktada telafisi zor bir kırılmaya dönüşür.
Futbolda birçok takım saha dışındaki dağınıklık yüzünden uçuruma sürüklenmiştir.
Silivrispor'un şu an en çok ihtiyacı olan şey birlik görüntüsüdür.
Çünkü kadro kalitesi kadar, hatta bazen ondan da fazla, takım içi uyum belirleyicidir.
Aynı hedefe inanan, birbirine sahip çıkan bir grup; eksiklerini de, hatalarını da daha kolay telafi eder.
Son dakika yenilgileri toparlanır.
Hakem hataları unutulur.
Kaçan puanlar başka haftalarda telafi edilir.
Ama içerideki kırılmalar büyürse işte asıl tehlike o zaman başlar.
Bu yüzden henüz erkenken, henüz sadece bir işaretken, bu görüntülerin ciddiye alınmasında büyük fayda var. Çünkü güçlü takımlar sadece iyi oynayan değil, zor anlarda birbirine daha sıkı sarılan takımlardır.






