“SİLİVRİ BELEDİYESİ HAYATIN TAM MERKEZİNDE”
Silivri’de bir sağlık ve eğitim iklimi oluşturma gayretlerini aktaran Belediye Başkanı Özcan Işıklar, yerel yönetimleri yük veren değil, insanların yaşam gerilimi ve stresini azaltan fonksiyonlarına verdikleri önemi anlattı. Işıklar, ikinci dönemine ilişkin Hürhaber’in sorularını yanıtlarken, pekişen iktidar anlayışı ve tecrübesiyle ciddi bir farkındalık ile hareketin haberciliğini yansıttı.
"KENT YÖNETİMİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR DİYALOG YARATMAK LAZIM”
Sevginar UYGUN: 2. dönemin ilk 3 ayını değerlendirdiğimizde Büyükşehir ve Vali Bey ile olan ilişkilerinizde daha yakın/samimi yaklaşımlar dikkat çekiyor. "Özcan Işıklar, bu dönem kurumlar arası işbirliğine daha çok önem verecek” diye düşünmemiz doğru olur mu?
Özcan IŞIKLAR: Tabi. Bu dönem onu oturtmaya özellikle dikkat edeceğiz. İlk Valimizi ziyaret ettik daha sonra Kadir Topbaş’tan randevu aldık. Artık birbirimizi daha iyi tanıdığımızı düşünüyorum. 5 yıl birlikte çalışmış olmamız, buradaki niyetleri anlama konusunda yardımcı oldu. İnsanın vizyonu o kentin yönetim konusundaki tarzını belirliyor. Bir anlamda güven oluşuyor. Kent yönetiminde sürdürülebilir diyalog yaratmak lazım. Siyaseten neyi yapıp neyi yapamayacaklarımızı biliyoruz. Mesela Vali Bey hem devlet yöneticisi hem de hükümetin kararlarını da uygulayan kişi. Bunların hepsini bir araya toplayarak ortak bir sentez oluşturmaya çalışıyoruz. Genel olarak Silivri’nin menfaatleri açısından hükümetin yapmak istediği çalışmalara katkı yapalım istiyoruz. Hem de siyaseten Büyükşehrin aldığı kararlarla çelişmeyecek ama kendi anlayışımızla da yoğrulacak bir sentez oluşturmayı önemsiyoruz.
"İKNA SÜRESİ KISALDI”
Önceliğe Silivri’yi koyduğunuzda getirdiğiniz öneri veya tekliflere çok da sıcak bakılıyor. Örneğin; İstanbul Üniversitesi projesini İBB Başkanı Kadir Topbaş’a dosya şeklinde sundum. Aylık yönetim toplantılarında bizim dosyamızı gündeme getireceğini söyledi. İstanbul Üniversitesi’yle alakalı Fener’in arazisinden bahsettik. Fener Köy’ün köy tüzel kişiliği doğal olarak Silivri Belediyesi’ne geçmiş oldu. Tüzel kişiliği kalkınca yetki bizde kaldı fakat yer de Milli Emlakta. Çok kıymetli bir yerimiz. Orasıyla ilgili Kadir Bey’in çevreci yaklaşımını beğeniyorum. Şehircilik Bakanlığıyla da çelişen bir takım uygulamalardan rahatsız olduğunu, tavır koyduğunu biliyorum. "Orasını tarım alanı olarak koruyalım” dedi. Biliyorsunuz ilk koruma planları Boğaz’da yapıldı. En çok yağmalanan yer de orası oldu. Yani rantı yükseldikçe, prim yaptıkça yerleri tutmak çok zorlaşıyor. Araziler aktif kullanılırsa şayet o zaman tutulabilir. 1000 dönüm arazide 50 bin metrekaresi %5’ini aktif bir üniversite alanı olarak kullanırsak geri kalanını korursunuz. Kadir Bey üniversite projesine baştan sıcak bakmadı fakat daha sonra yanında İstanbul Üniversitesi rektörünü aradım. Rektör, projeyi çok önemsediğini ve benim sıkı iş takipçiliğimi söyleyince Kadir Bey ikna oldu. Ben yeni seçilmiş olsaydım böyle bir ikna sürecini bu kadar kısa sürede ve kolay sağlayamazdım.
"UMUTLANIYORUM”
İBB Başkanımızın, siyasetin ötesinde bir belediye hukuku içerisinde yaklaştığını hissettim. Bu süreci daha ileriye taşımak istiyoruz. Zaten Türkiye’de olması gereken bu. Çelişkilerden, karmaşalardan, sırf siyasi münazaralarla projelerime ya da onun uygulamalarına karşı çıkmanın ne kadar yanlış olduğunu, toplumun bundan zarar gördüğünü hepimiz öğrendik. Toplum hayrına ve Silivri’nin geleceğine uygun paydalarda buluşmanın zorunluluğunu anlamamız lazım. Umutlanıyorum bu dönem. İstanbul Üniversitesi projesi bizim için önemli. Kadir Bey’in Fener’de bir döküm alanı yapıldığından bilgisi yoktu, hemen yanımızda müdahale etti. Hassasiyetlerimize fazlasıyla ilgi göstermesi bizleri çok memnun etti.
Vali Bey de aynı şekilde. Seçimlerin akabinde 1 ay içerisinde ziyarette bulunması bizim için çok anlamlı. Göreve başladığımda ilk arayandı, gündemdeki sorunları hafızasında taze tutan ve takip eden bir anlayış gördüm Vali Bey’de de.
"KURUMLARLA UYUM İÇİNDE ÇALIŞAN NADİR İLÇELERDEN BİRİYİZ”
Kurumlarda güzel gelişmeler olacağına inanıyorum. Silivri’deki bütün kurumlarda Tapu Kadastro, Ziraat Odası, Maliye, esnaf odaları, Müftülük, sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurumlarıyla kesinlikle doğru bir diyalog sağladığımızı düşünüyorum. Bu dönemde iyi bir sınav verdi Silivri. Bütün kurumlarla uyum içinde çalışan ender ilçelerden biriyiz.
"YAPACAĞIMIZ FAALİYETLER HANGİ KURUMLA İLİŞKİLİYSE ORTAK ÇALIŞMA HASSASİYETİNİ GÖZETİYORUZ”
Silivri’de kurumlar arası işbirliği ikliminin oluşturmasına Silivri Belediyesi’nin katkı yaptığını düşünüyorum. Beş yıl uyum içerisinde çalışmak, uyumdan verime ulaşmak, farklılıkları bir hizmet yarışına dönüştürmek gayretinde olduk. Yaptığımız projelerin çoğu kurumlarla işbirliği hassasiyetiyle hayata geçiriliyor. Eğitime dönük çalışmaları Milli Eğitim Müdürlüğü, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini Müftülük ile birlikte yapıyoruz. Kurumların önemsendiği, değer bulduğu yargısını oluşturuyor ve geliştiriyoruz.
"SİLİVRİ BELEDİYESİ HAYATIN TAM MERKEZİNDE!”
Belediyenin olmadığı bir etkinlik yok. Hayatın her tarafına belediyeyi yerleştirdik; hayatın merkezine oturdu. ‘Yöneticinin iyisi hissedilmeyendir’ yaklaşımımız da buydu. Toplum dokusunu kolaylaştırmak, onun önünü açmak özellikle takip ettiğim gizli bir gündem projesiydi. New Center’da kurumlara ücretsiz kiralık yerler verdik. Hangi dönem yapıldı bunlar? Avcılar Derneği, muhtarlar, astsubaylar, gaziler, Alibeyspor birçok derneğimiz orada.
"YÜK VEREN DEĞİL TAŞIYAN BİR YAPI”
Belediye çalışmalarını; toplumda uyumu sağlamak, yerelleştirmek ve yerel hizmetlerin insanların gözüne batırmadan kolaylaştırıcı rolünü oynayan bir proje haline getirdik. Bir betonarme yapıyı belediye yapan üstündeki belediye yazısı değil, içindeki anlayıştır. Hayatı güzelleştiren bir bina haline getirdik belediyeyi. Sosyal hizmetlerden herkesin eşit faydalanabileceği, hayatın içinde onu kolaylaştıran ama kendini hissettirmeyen, yük olmaktan çok taşıyan bir yapıya dönüştürmek bizim en önemli projemiz ve bunu daha da geliştireceğiz.
"PROJELERİMİZ KULUÇKA DÖNEMİNİ GÜÇLENEREK ATLATTI”
Sosyal projelerin yapılması için fiziki şartlarımızı daha da profesyonelleştireceğiz. En önemli başlangıcı yeni sosyal projeler için kurumlaştırmakla başladık işe. Projelerimiz artık kuluçka döneminden geçmiş daha büyümüş, irileşmiş vaziyette. Engelliler Merkezi, Kariyer ve İstihdam Birimi, Gıda Bankası ile hastalıklı bir toplum yapısından düşünce, fizik, beden olarak sağlıklı bir toplum yapısına geçtik.
"SİLİVRİ’DE SAĞLIK İKLİMİ OLUŞTURACAĞIZ”
Sevginar UYGUN: İkinci dönem öncelikleriniz neler olacak?
Özcan IŞIKLAR: Örneğin Skolyoz taraması yapan tek belediye biziz. Şimdi 40 yaş üstü kadın ve erkekleri mamografi ve prostat taramalarından geçireceğiz. Koruyucu Sağlık Önlemleri kapsamında bir arşiv oluşturarak devletin sağlık kurumları ile paylaşacağız. Silivri’de bir sağlık iklimi oluşturacağız.
"POLİKLİNİK KALİTESİNDE SAĞLIK MERKEZİ YAPACAĞIZ”
İlk yapacağımız binalardan bir tanesi sosyal hizmetlerin yapılacağı yer. Projesine başladık. O bina Silivri’de hastalık, teşhis, tanı, psikolog, fizyoterapist tedavilerinin ve diğer tanıların yapıldığı bir merkez haline gelecek. Sağlıklı bir nesil oluşmasını sağlarken domino etkisiyle sağlık giderlerini ve ilaç kullanımını azaltacak süreci geliştireceğiz. Poliklinik kalitesi ve standardında karşılanıp, Bilişim Teknolojileri’nden bir telefonla randevu alınarak saati, günü, dakikası bile verilen bir tanı merkezi (poliklinik düzeyinde) oluşturacağız.
"OTOPARK PROJELERİNE BAŞLADIK”
En önemli sorun iki tane otoparkın çalışmalarına başladık. Kaymakamlığın altının ve Belediyenin arkasındaki otoparkın uygulama projesi yapılıyor. Yılbaşına kadar temelleri atılacak.
"CİDDİ, HIZLI BİR İMAR FAALİYETİ BAŞLAYACAK”
Belediyeye ek bina yapıyoruz, sosyal hizmetlerin daha verimli olmasını sağlayacak.
İmar hizmetlerinin daha iyi verilmesi için belediyede bazı birimleri arka tarafa alıyoruz. 18 Uygulamaları ve ihalelerini yapıyoruz, 55 - 80 adanın yollarını açıyoruz, mezarlık altındaki alanların ve Alipaşa’nın arkası, Anadolu Hastanesi’nin arkasının konut yapılanmasının uygulama planlarını bitiriyoruz. Ciddi, hızlı bir imar faaliyeti başlayacak Silivri’de. Emlak ve gayrimenkul, tarlaların satılmasıyla ilgili durağanlaşan imar hareketlerini Silivri’nin içine taşıyacağız. Anadolu Hastanesi’nin ve Maxi’nin arkası, Alipaşa, mezarlığın sağı ve solu iki bölge imar hareketleriyle yollarını açıyoruz. Planlamaları bitti, 18 Uygulamalarını yapıyoruz. Uygulamaları 3-4 ay içerisinde, yılbaşına kadar tamamlamış oluruz. Otopark projelerinin de yılbaşına kadar temelini atacak hale getireceğiz.
"LİSENİN ORADAKİ PAZARI KAPALI PAZAR YERİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”
Fatih Mahallesi’nin nekrapol planı 100 gün içerisinde yaptığımız en önemli çalışmalardan biri oldu. Fatih Mahallesi’nde Silivri Kapalı Pazar Yeri’nin yerini hazırladık. Lisenin oradaki Pazar yeri ortadan kalkacak. Kapalı Pazar yerine dönüştüreceğiz.
"KİPTAŞ 1 VE KİPTAŞ 2 ARASINA 2’İNCİ KAPALI PAZAR YERİ YAPIYORUZ”
Kiptaş 1 ile Kiptaş 2 arasında ikinci bir kapalı Pazar yeri yapıyoruz. Otoparkı, kesimhanesiyle birlikte sosyal etkinliklerin yapılacağı 11 bin metrekarelik bir mekân oluşacak. O bölgenin de planlamalarını bitiriyoruz.
"SODEM, AVRUPA’YA DÖNÜK YÜZÜMÜZ”
Sevginar UYGUN: Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği’nin yönetimine girdiniz. CHP Genel Merkezi ile ilgili de çalışmalarınız çok yoğun. CHP Genel Merkezi ile ilgili temaslarınızı ve görev almalarınızı nasıl yorumluyorsunuz?
Özcan IŞIKLAR: Silivri Belediyesi’ni Avrupa anlayışına çıkaracağız. Brüksel’de Sosyal Demokrat Belediyeler Birliği’ni (SODEM) kurduk. Türkiye’de birçok Birlik var ama maalesef o birlikler hantallaşmış daha çok inceleme gezisi yapmak ve bir yerlere gitmek için vesile haline gelmiş. Hepsini kast etmiyorum. Bazı Birlik’ler siyasileşmiş ya da uzmanlaşmamış. Bu ihtiyaçtan doğdu. SODEM, Avrupa ile entegrasyon süreci içerisinde. Avrupa’dan kopamayız. Dünyanın aydınlık ve çağdaş yüzüyle bütünleşmek için yüzümüzle oraya dönmemiz lazım. Türkiye’nin en önemli projesidir. Oranın belediyecilik, yerel yönetim anlayışını tecrübe edinerek özel şartlarımızı da entegre ederek gelişmenin önünü açmalıyız. İyi bir tecrübe ve bilgi kaynağı var. Biz onlardan faydalanmak istiyoruz.
"AYAK OYUNLARIYLA BİR ŞEY OLACAĞINI ZANNEDENLERİN UYDURMASI”
Sevginar UYGUN: "Özcan Işıklar, AK Parti’ye geçiyor!” iddialarını kendinize nasıl açıklıyorsunuz?
Özcan IŞIKLAR: Benim AK Parti’ye gidip burasını (CHP’yi) boşaltmamı isteyen, ben oraya gidersem bu tarafa gelecek arkadaşlar var. Tahterevalli misali. Siyaseti üreterek, çalışarak, yeni projeler ortaya koyarak bir hizmet oluşturmak şeklinde görmeyenlerin, ayak oyunlarıyla bir şey olacağını zanneden kişilerin uydurduğu şeyler.
"MEYDANI BOŞ BIRAKIRSAM CHP’YE GELECEKLER”
Bu meydanı boş bırakırsam CHP’ye gelecekler. Ben CHP’deyim onlar AK Parti’ye gidiyorlar. Ben AK Parti’deysem onlar CHP’ye gelecekler!
Onları artık partili yapmak için benim gitmem gerekiyor ki onlar bir yerde toplansın. Ben gidince arkadaşlara yer açılır düşüncesinden kaynaklanıyor. Onun için çok önemsemiyorum.
"DÜNYA GÖRÜŞÜM ÖZDEŞLEŞMEZ”
Benim orasıyla (AK Parti) özdeşleşmem mümkün değil. Dünya görüşüm oturmaz. O partide ben düşündüğüm, hedeflediğim işleri yapamam. Her balık kendi akvaryumunda yüzer. Ben oradaki insanlara kötü demiyorum.
Dünya görüşlerine saygı duyuyorum ama benim doğrularım ve değerlerim AK Parti’ye uymaz.
"BEN O AKVARYUMUN BALIĞI DEĞİLİM”
Taş yerinde ağırdır. Gelişme; ayrılıkların ve farklılıkların ortaya konmasıdır. Siyaseti bir yere gidip bir şey olmak olarak görmüyorum ki! Siyaset; kendi dünya görüşünü ve değerlerini dışarıya aktarabilme mekanizmasıdır. Ben o (AK Parti) akvaryumun balığı değilim.
"SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR BORÇ YAPISINA SAHİBİZ”
Sevginar UYGUN: Seçim öncesi ve sonrası belediyenin borçlanmasına ilişkin yapılan spekülasyonlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Özcan IŞIKLAR: Aktif ve pasiflerde 80 milyon civarında bir borcumuz gözüküyor. Şöyle bir süreç var; bunun büyük bir kısmı, %70’i 8 ile 10 yıla yayılı. Şu anda belediyenin piyasaya olan borcu 10-12 milyon civarında. Bu da 150 milyon bir bütçesi olan bir belediye için hiçbir şey değil. Çok da küçük bir rakam. Sürdürülebilir bir borç yapısına sahibiz. 150 milyon bir bütçemiz var bunun %48-50 civarında borçlanmışız. Bu dünya ölçeğinde bile büyük bir başarı. Biz bir finans kuruluşu ya da kar amacıyla hizmet yapan bir kurum değiliz.
"PİYASAYA OLAN BORCUMUZU SIFIRLAYACAĞIZ”
Uzun atlamacılar 8 metre atlamak için 80 metre geri çekilirler. Gerekirse 150 milyon borçlanırsınız 300 milyonluk enerji yaratırsınız. Tefeciye, özel bankaya borçlu değiliz. Borçlu olduğumuz üç tane kurum var; SGK, Vergi Dairesi, İller Bankası. 10-12 milyonluk piyasaya olan borcumuzu Kasım ayında tasfiye ediyoruz. Yılbaşında borçsuz bir şekilde 2015 yılının planlarını yapacağız. Yapılandırma süreci başladı.
"BORÇ, ÖDEYEBİLENE VERİLİR!”
Önümüzdeki ay Kasım ayına kadar yapılandırmayla faizleri düştüğünde 25-30 milyon para girişi sağladığımızda belediye artıya bile geçecek. Belediyenin borçla ilgili bir sıkıntısı yok, yeter ki borçlanabilme kapasitesi yüksek olsun. Borç, ödeyebilene verilir.
"HEMŞERİLERİMİN ARASINDA OLMAKTAN KEYİF ALIYORUM”
Sevginar UYGUN: Halktan kopuk imajını bu dönem ortadan kaldırdınız. Halkın size olan yaklaşımları nasıl?
Özcan IŞIKLAR: Klasik bir benzetme var; halkın o sırça köşk dediğimiz yerdeki konuşmalarla hiç alakası yok. Gündemleri o değil. Adaylık açıklamam bittiği zaman bundan sonra sabah kalkıp fırınları dolaşan, temizlik işçileriyle beraber konteynerlerı takip eden, balıkçıların derdini dinleyen, berberleri dolaşıp hatır soran, asker gençleri uğurlayan, çay bahçelerinde insanlarla diyalog içerisinde olan, sokakta olacağımı söylemiştim. Beş yıl içerisinde bir fotoğrafı görüyorsunuz, çekiyorsunuz, neler yapacağınızı kalın çizgilerle netleştirdikten sonra uygulamaya geçiyorsunuz. Ben de böyle bir süreç yaşadım. Halkın içinde olmaktan büyük bir keyif almaya başladım.
"SİLİVRİ’DE KENT YÖNETİŞİMİ VAR”
İnsanların sizden çok fazla beklediği bir şey yok. Ulaşılabilir olmak, sorunların dinlenip çare arandığını görmek topluma güven veriyor. Kamunun, devletin vatandaşı için var olduğu anlayışı oturuyor. Ödediği vergilerin ve kaynakların nereye, ne amaçla gittiğini sorgulayabiliyor. Her gün her dakika açık, saydam, hesap verebilir olmak güveni getiriyor. Bunun bir siyaset olmadığı, bir kent yönetiminin yönetişime dönüştüğü anlaşılıyor. Yönetim tek taraflıdır. Yönetişim, karşılıklıdır. ‘Beraber yönetelim’ demek istediğimiz bu. Tepeden verilen kararlarla bu işin olmadığını gördüm. Daha yalın ve samimi duyguları sokaktan alıyorsunuz.






