MEB’in Atatürk’ü silme çabasına yargıdan bir tokat daha

MEB’in Atatürk’ü silme çabasına yargıdan bir tokat daha

20.09.2018 10:08:34

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Atatürk'ü mevzuattan ve okullardan silme çabasına yargıdan bir tokat daha geldi.

Eğitim İş Sendikası, Atatürkçülük ve milli bayramlarla ilgili mücadeleyi yargı yoluyla kazandı.
Milli Eğitim Bakanlığı 1 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişiklikleri ile Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine Atatürkçülük konularını, Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğine ise Milli Bayramları koydu. Bu düzenleme, Eğitim İş Sendikasının hukuk mücadelesi sonucunda yerine getirildi. Eğitim İş Sendikası tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada düzenlemeler şu şekilde anlatıldı: “Düzenlemeler yönetmelikte şu şekilde yer almıştır:

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM KURUMLARI SOSYAL ETKİNLİKLER YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesine aşağıdaki ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar eklenmiştir.
“(2) Okullarda kutlanacak ulusal ve resmî bayramlar ile mahalli kurtuluş günleri;
a) 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.
b) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
c) 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı.
ç) 30 Ağustos Zafer Bayramı.
d) Mahalli Kurtuluş Günleri.”
“(3) Ulusal ve resmî bayramlar ile mahallî kurtuluş günlerinin kutlanmasında 5/5/2012 tarihli ve 28283 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal ve Resmî Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği hükümlerine uyulur.”
“(4) Eğitim kurumları, ulusal ve resmî bayramlar ile mahalli kurtuluş günlerinin kutlanması ile ilgili okul içi ve okul dışı etkinliklere katılırlar. Ayrıca öğretmen ve öğrenciler bu kapsamda kendilerine verilen görevleri yaparlar.”

CUMHURİYET BAYRAMLARINI HEDEF ALAN YÖNETMELİĞE DAVA AÇILDI
Bu konu ile ilgili açtığımız dava sonrasında; CUMHURİYET BAYRAMLARINI HEDEF ALAN YÖNETMELİĞE DAVA AÇTIK
AKP'nin Cumhuriyet değerlerine saldırısının son örneklerinden biri olan milli bayramların okullarda kutlanmasını engelleyen yönetmeliği yargıya taşıdık.
Hatırlanacağı üzere; 8 Haziran 2017 tarih ve 30090 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ile Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Ve Orta Öğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ve Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal ve Kültürel Yarışmalar Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştı. Yönetmelik ile okullarda Milli Bayramlarımız ve Yerel Kurtuluş günlerinin kutlanması kaldırılmış, Atatürk Milliyetçiliği ile Atatürk İlke ve İnkılapları vurguları yönetmelikten çıkarılmıştı.

CUMHURİYET BAYRAMLARI YOK, KUTLU DOĞUM VAR!
Türkiye'nin ulusal ve milli değerleri açısından hayati öneme sahip bayramlarımızın kutlanmasına yer verilmemesine rağmen, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Kut'ül Amare Zaferi, Kutlu Doğum Haftası adında yeni etkinlik günleri belirli gün ve haftalar çizelgesine eklenmişti.
Söz konusu gericileştirme operasyonu bununla da kalmamış; yönetmeliğe yeni bir kavram olarak eklenen “gönüllüler” ifadesi ile okullarda dini faaliyetler yürütmesi amaçlanan dernek, vakıf, tarikat, cemaatlerin etkinliklerine ve bu etkinlikleri finanse edebilmelerine yasal dayanak yaratma amacı ortaya konulmuştu.

ATATÜRK'ÜN İSMİNİ
SİLEMEYECEKLER!
Sistematik olarak mevzuattan ve okullardan Ulu Önder Atatürk'e ve Cumhuriyet değerlerine dair her türlü izin silinmesi gayretine sessiz kalmayacağımızı, Milli Bayramlarımıza sahip çıkacağımızı, okullarımızda laik eğitimin geriletilmesine izin vermeyeceğimizi ifade ederek, Yönetmeliğe dava açacağımızı duyurmuştuk.
Bu doğrultuda da Sendikamızca Danıştay nezdinde Yönetmeliğin ilgili düzenlemelerinin iptali talebi ile dava açılmıştır.
Eğitim-İş olarak bu davanın takipçisi ve her baskıya rağmen laik, çağdaş eğitimin savunucusu olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 43 – Aynı Yönetmeliğin 109 uncu maddesinin altıncı fıkrası ve yedinci fıkrasının (ğ) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ğ) Atatürkçülükle ilgili konuların derslerde işlenişi ile öğretim programlarının uygulanmasına yönelik hususlar,”
“c) Atatürkçülükle ilgili konuların üzerinde durularak çalışmaların buna göre planlanması ile öğretim programlarının incelenmesi, programların çevre özellikleri de dikkate alınarak amacına ve içeriğine uygun olarak uygulanması, yıllık plan ve ders planlarının hazırlanması ve uygulanmasında konu ve kazanım ağırlıklarının dikkate alınması,”
Bu konu ile ilgili açtığımız dava sonucunda çıkan karar üzerine yaptığımız açıklama ise:
16.09.2017 tarih ve 30182 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 109.maddede yer alan öğretmenler kurulunda yer alan ve 111. Maddede yer alan eğitim kurumu sınıf/alan zümre toplantılarında yer alan Atatürkçülük ile ilgili konular gündeme alınıp görüşülecek konular arasından çıkarılmıştı.
Anılan yönetmeliğin diğer pek çok hukuka aykırı hususları ile birlikte bu düzenlemesine karşı Danıştay nezdinde dava açtığımızı duyurmuştuk. Görülen davada Danıştay, Atatürkçülüğün Milli Eğitim Sisteminin temel unsuru olduğu ve derslerde işleniş şekline ilişkin planlama yapılması konusunda öğretmenler kurulu ve zümre toplantılarında görüşülmesi gerektiği, bu hususun yönetmelikten çıkarılmasını hukuka aykırı görmüş ve bu nedenle yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Daha önce de benzer şekilde açtığımız davalarda onlarca kez Danıştay tarafından da vurgulandığı üzere Atatürk İlke ve İnkılaplarının Milli Eğitim Sisteminin temel unsuru olduğunu ve ne mevzuattan ne de okullarımızdan Atatürk'ün silinemeyeceğini Bakanlığın anlaması zorunludur.
MEB'in Atatürk'ü mevzuattan ve okullardan çıkarma gayretine geçit vermeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

MEB'E ÇAĞRIMIZ:
Kararları yönetmeliklere hukuk devleti ilkesi gereği işleyen Milli Eğitim Bakanlığı'nın bundan sonraki süreçte yargı kararlarını ( bireysel kararlar dahil) ivedilikle zaman kaybetmeksizin uygulamasını bekliyoruz.
Eğitim-İş olarak; her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa ve baskıya karşı mücadelemiz örgütlülüğümüzün verdiği güçle mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Haber Merkezi

YORUM YAP