Sevginar Sali

Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak!

Volkan Yılmaz'ın İBB'de MHP Grup Başkan Vekilliği münasebeti ile ilçenin yanı sıra İstanbul'un meclis toplantıları da gündemimizde kallavi bir yer edindi bu dönem. Eskiden doğru düzgün kim İBB Meclis Üyesi onu bile takip etme ihtiyacı yoktu.
Bunun yanı sıra ilçedeki gündem belirleme performansını aratmayacak İBB pozisyonu Yılmaz'ı Silivri'de olduğu kadar İstanbul meclisinde de yakinen izleme zorunluluğunu doğurdu.
Hatta ilçede doldurulamayan eleştiri kontenjanını İBB'deki çıkışlarından karşılanma yoluna dahi gidildi; ilk etapta “Silivri'de yaptığını İBB'de yıkıyor” tespitinin dayanak bulması İmamoğlu'na ilçemizden giden %62 destek neticesinde kolay oldu. Ancak zamanla çalışma yaklaşımları doğrultusunda İmamoğlu'nun haksız, Yılmaz'ın haklı çıkması ile işin rengi değişmeye başladı.
Silivri'deki iktidar başarısını, İBB'de muhalefet olarak da sürdürebildiğini defalarca kanıtlayan Yılmaz'ın son konuşmasının ardından görüşlerini ifade eden hatipleri de dinleyeyim dedim. Onun kadar İstanbul gündemine bağlı kalan, kimsenin olmadığını fark edince Silivri adına sevineyim mi, İstanbul için üzüleyim mi karar veremedim.
Atalarımızın geçmişten günümüze kadar haklılığını kaybetmeden gelen çok anlamlı sözleri var. “Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” onlardan sadece biri. İmamoğlu'nun, İstanbul ile yetinmeyip peşinden koştuğu hayallere bakıyorum da 2019 öncesine Silivri'de olup bitenlere dair anılarım tazeleniyor. Muharrem İnce ile dünür oluşunun ardından Özcan Işıklar için yaptığımız, “Siyaseten artık sırtı yere gelmez” yorumlarının akabininde coşan Kadıköy, Bakırköy adaylık hevesleri, olağan üstü kurultay çabalarıyla ateşlenen CHP Genel Merkez heyecanları ve Türkiye'yi yönetmek hayalleri… Ve tüm bunlar Silivri belediyesinin beklenmeyen bir şekilde kaybedilmesi ile sonuç buldu. AK Parti'ye kaybedilse Silivri hadi bir nebze anlatılabilirdi ya MHP'nin gelişi!? Kimi görsem şehir dışında hala bunu soruyorlar…
Geriye bakıyorum da Işıklar, ipin ucunu İnce ile siyasi ittifaklarında kaçırmıştı asıl. Belediye seçimlerinde tutmaya çalışırken, Cumhur İttifakının son derece akıllı hamlesi ve doğru adayı ile Silivri açısından tarihi bir neticeye şahitlik ettik. Işıklar'ın meşhur bir sözü vardı, tarihçi kimliğinden de yola çıkarak “Tarih yazacağım” diyordu. Yazdı da! MHP'nin 50 yıllık geçmişinde İstanbul'da ilk ilçe belediyesi kazanmalarının kaldırım taşlarını döşedi! O yolda önüne çıkan engelleri aşıp, yılmadan, koşar adım zafere ve sonrasında göreviyle başarıya yürüyen Volkan Yılmaz da “Farklı bir hikaye” yazmak istediğini yeniliyor sıklıkla…
Toparlamak gerekirse İmamoğlu bu kafayla eldeki İstanbul'dan olmaz inşallah. Kendisine İstanbul iktidar sorumluluğunu veren insanların en önce iktidarı uyarma yaklaşımında olduğunu fark etse keşke.
Dikkatinizi çekiyor mu Volkan Yılmaz'ın milletvekilliği adaylığını konuşan eden de kalmadı artık. Tarım Bakanlığı yakıştırmaları bir yana fena bir Maliye Bakanı olmayı vaat etmiyor mum etme potansiyeli ile : )
İlçe Belediye Başkanı olarak Silivri'yi, İBB'de MHP Grup Sözcüsü olarak İstanbul dışında politik söylemlerden özenle kaçınmasının faydasını muhakkak ki görüp, gördürüyor.
İBB'de siyasi vaatler üzerinden sürdürdüğü muhalefet anlayışı, eleştirilerini çözüm önerileri ile temellendirilmesi niyetinin bağcığı dövmek mi, üzüm yemek mi olduğu sorgulatmasını da önlüyor.
Tüm bunlar Yılmaz'ın ilk başlardaki direncine karşılık kendisine yöneltilen eleştirileri daha sonra sakince akıl süzgecinden geçirip, dikkate aldığını da kanıtlıyor.

Herkesin sahip olduğu şeylerin değerini kaybetmeden öğrenmesi dileğiyle…

YORUM YAP