Tarihte eşi ve benzeri yaşanmamış bu savaşta; Mehmetçiğin, kurşun yağmuru altında, iki cephe arasında kalmış, inlemekte olan yaralı düşman subayını, sırtlayıp düşman mevziine götürerek, tüm dünyaya insanlık dersi verdiği yer demek;
Seddülbahir’de Ertuğrul Koyu’nda Ezineli Yahya Çavuş komutasındaki 63 Mehmetçiğin, bir’e 25 oranındaki 2000 kişilik İngiliz çıkarma birliğini akşama kadar çarpışarak sahile ve denize gömmesi demek. Sahilden açığa doğru 50 metrelik kısmın kıpkırmızı kesildiği yer demek. Vatanı ve namusu uğruna! Allah’ı isteyip, akşama “O’na kavuştukları yer demek.
Çanakkale; “üç kıtaya hükmetmiş Osmanlı’nın son zaferi ve Kurtuluş Savaşı’nın müjdecisi” demek. Birlik ve bütünlüğün, okumuş ile okumamışın kaynaştığı, kardeşleşmenin, birlikte inanmanın, ölümüne dayanışmanın gerçekleştiği, şahlandığı yer demek..
Askere gönderilirken, anaları tarafından, “tetik” parmaktan kınalanarak vatan imdadına yetiştirilen, Anadolu, Kafkasya ve Rumeli Koçyiğitlerimizin, aslanlar gibi vuruşarak cenk ettiği Er Meydanı demek.
Komutanların neferleştiği, erleriyle omuz omuza gönül gönüle, “Allah Allah” nidalarıyla yeri göğü inleterek hücuma kalktığı yer demek…
ÇANAKKALE DEMEK…
Vatan uğruna yüz binlerce şehidin verildiği yer demek,
“Bir devrin battığı, Bir vatan kalbinin attığı yer” demek…
Türk’ün Bayrak, Vatan, İnancı için ölüme meydan okuduğu yer demek,
Yarbay MUSTAFA KEMAL’İN, askerlik// komutanlık dehasını konuşturduğu ve “Ölüm Emrini Verdiği” yer demek… Çanakkale demek; Cesaret, Asil Ruh, Sarsılmaz İnanç, Hasret, Özlem, Türkü-Ağıt… Türk demek- Zafer demek…
MECHUL ÇOCUKLARIN DESTANI
1915’te birçok Lise tek mezun veremedi. Çünkü bütün öğrencileri şehitti…
Çanakkale ve İstiklal Savaşı’na katılan çok sayıda çocuk vatan savunmasında kahramanlık örnekleri sergiledi. Öyle ki bütün öğrencileri şehit düşen Kayseri, Tokat Gazi Osman Paşa, Galatasaray (Mektebi Sultani), Konya ve İzmir liseleri 1915’te tek bir mezun veremedi.
Bu çocuklarımız vatan savunmasında destan niteliğinde kahramanlık örnekleri sergileyerek, “meçhul çocuk askerler” olarak Türk tarihinde yerini aldı. Türk milletinin vatan savunması verdiği dönemlerde erkek ve kadınlar kadar çocukların da çok önemli görevler üstlendiği görülmektedir.
Anadolu’nun hemen her köşesinde, özellikle işgal gören yörelerde, çocukların da bir destan niteliğinde kahramanlık örnekleri olmuştur.
FAKÜLTE SİYAHA BOYANDI
Çanakkale destanında bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi eski adıyla Darul Fünun öğrencilerinin ise ayrı bir yeri var. 1915’te Darul Fünun 1. sınıfta öğrenim gören 2 bin 500 tıbbiyeli, okullarını bırakarak Çanakkale’ye koştu. İki tümen halinde Gelibolu’ya gelen gençler, bir Anzak baskını sonucu şehit oldular. Bu nedenle sonraki yıl açılışta siyaha boyanan Darul Fünun, 1921 yılında hiç mezun veremedi.
Bu vesile ile yüzyıllarca hüküm sürdüğümüz coğrafyalarda varlığını feda ederek huzur içinde yatan meçhul kahramanların aziz hatıralarını hürmet, saygı ve hayranlıkla yâd ediyoruz.
İşte; gelecek gençlerde ise, ülke onların sorumluluk ve omuzlarında yükselecekse, tabi ki öyle, çocuklarımızda var olan bu çok büyük değerin ve servetin farkında olarak, bizlerde onun gururu, onuru ile sonsuza dek yaşayacağız..(Kay:G.H.D.B)






