Sevginar Sali

Kutuplaşa kutuplaşa...

Senede iki seçim yapmaya bile alıştık da, iki ayda bir seçim biraz fazla, hatta çok fazla geldi! Kutuplaşa kutuplaşa sekiz kat olduk. Şu seçim furyası artık bitse de herkes rahat bir nefes alsa… Tam ‘31 Mart'a kadar dişimizi sıkalım sonra biter' derken, film başa sarıldı… Karpuz gibi ortadan yarılan toplum kesimleri tam ellerini karşıt gördüklerinin boğazından indiriyor, hop yaptıkları seçimin sonuçları bir türlü belirlenemiyor, sil baştan toplumsal gerilimi tırmandıracak aktiviteler hayatımızın tam ortasına ışık hızıyla dönüş yapıp, konuşlandırılıyor!
Birilerine kızmaktan, bir tarafı körü körüne, inatla savunmaktan yorulanlar kadar ortada kalıp bu hengamede delirmiş gibi davrananları sakinleştirmek, anlamaya çalışmaktan bıkan bir apolitize kesim, yanı tarafsızlar, kararsızlar da var!
Taraflısı da, tarafsızı da yıldı gerçi artık!
Bir şeyin miktarı ne kadar artıyor, etkisi o kadar azalıyor malum!
Geçtiğimiz Pazartesi Binali Yıldırım geldi; geldi mi, gelmedi mi o da tartışma konusu ya neyse, önümüzdeki Pazartesi Ekrem İmamoğlu ilçemizde olacak. 23 Haziran'ın baş kahramanları! Yıldırım'ın gelişi bana “Bu seçimin asıl mağduru benim, sesimi duyuramıyorum” ifadelerini çağrıştırdı! AK Parti'de böyle organizasyonsuzluk tarihinde görülmemiştir! Kimden kaynaklandı bilmiyorum, işin açıkçası merak da etmiyorum ama gelmese daha iyi olurdu sanki; bu denli gelmiş olmak için gelmesindense… Bunun üzerine İmamoğlu programı da parlatılırsa, Yıldırım'ın mağduriyeti ile ilgili itirafında haklılığına bir kat daha inanacağım, katılacağım!

CHP SİLİVRİ'DE GÜNEŞ İLE AY SAVAŞLARI
CHP'nin özellikle Suna Göçengil'in 23 Haziran gayreti takdire değer bence. Ama eksik, ama fazla her şeye rağmen terk etmediği azmini alkışlıyorum. Kimseye muhtaç olmadan kendi işini görme azmi net biçimde ortada. Seçim çalışmalarına bakıyorum da Özcan Işıklar'ın olduğu zamanlarda Bora Balcıoğlu yok, Balcıoğlu'nun olduklarında Işıklar çoğunlukla katılmıyor. CHP'nin bu ikili çevresinde güneş ile ay yarışması üzerine ‘yorgan gitti, kavgayı bitirin' demek de bana kaldı herhalde… Bora Balcıoğlu'nun bir Özcan Işıklar olabilmesi için önümüzdeki seçime kadar ne kadar çok fırın ekmek yemesi gerektiğini idrak etmediği sürece, gölgesiyle yarışmaktan öteye gitmez siyasi çabası. Işıklar da açık bıraktığı ve üzerine lüzumundan fazla düştüğü küçük hesaplar ile kendi büyüklüğünü daha fazla sorgulatmasa ne kadar rahatlatırlar kendilerinden çok düşündüğünü iddia ettiği parti ve Silivri'yi…
Daha ne kaybetmeniz gerekiyor, birlik ve beraberliğinizin can çekiştiğini kabul edip, gereğini yapmanız için?

GÜZEL HAREKETLER
Geçtiğimiz günler Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz'ın MHP ve AK Parti stantlarını ziyaret ederek Binali Yıldırım'a destek istemesini doğal karşılamamız beklenirse CHP ile İYİ Parti'nin kendi adayı için yürüttüğü faaliyet alanlarında da en azından kolaylıklar dileyebilmesi gerektiğini ifade etmiştim. Yazımın yazıldığında değil ama yayınlandığı tarihte, (Aralarından tren geçecek mesafede de olsa : ) Yılmaz, beraberinde AK Parti İlçe Başkanı Mutlu Bozoğlu ile ilçemizin siyasi hoşgörüsüne çok yakışan hareketi gerçekleştirmişler.
Hani meşhur bir söz var ya “Dünyayı iyilik kurtaracak” diye, bence nezaket iyilikle yarışır! Hatta açık ara kazanır.

YORUM YAP