Aydoğan, CHP'ye oy veren vermeyen tüm Silivrilileri mutlu etme sorumluluğu içerisinde hareket edeceklerinin de altını çizdi.
CHP Silivri İlçe Başkanlığı teklifini aldıktan sonra Genel Merkez'in onayıyla ataması da gerçekleştirilen Muharrem Aydoğan ile yeni görev sürecini konuştuk, yerel yönetim kararlarına ilişkin değerlendirmelerini sorduk.
"PARTİ EMEKÇİLERİ TERCİHİMİZDİ"
Sevginar UYGUN: Yönetime belirlenen kişiler hangi kritere göre seçildi? Önemsediğiniz özellikler nelerdi?
Muharrem AYDOĞAN: Seçim döneminde, öncesinde parti emekçileri tercihimizdi. Kampanya döneminde partinin yanında yer almış, gelecekte umut vaat eden arkadaşlarımızı seçtik. O tarihte yönetimimiz 10 kişiydi. Partimizde yöneticilik yapmaya layık yüzlerce kişi var. Beldelerin birleşmesinden sonra yönetim kurulu sayımızın 14 olacağı duyumunu aldık. Dört arkadaşımızı daha ilave ederek üst kurulumuza gönderdik. İstediğimiz liste onaylandı ve arkadaşlarımızla birlikte görevimizin başındayız.
"LİSTE DELİNMESİ
SÖZ KONUSU DEĞİL"
Sevginar UYGUN: İlk 10'a sizin önerdiğiniz 4 kişiyi ilave edilmeden önce Genel Merkez'den bir liste daha onaylandı. Bu arkadaşlarla devam edilemez miydi? Bu konuda tepki koyduğunuz konuşuldu. Mutlaka bunun için geçerli sebepleriniz vardı. Bunlar nelerdi?
Muharrem AYDOĞAN: Doğru, evet o süreci de yaşadık.
Kampanya dönemini çok yoğun yaşadık. Partinin öncesini de biliyorum. 25 yıldır içerisindeyim. Bu görevlere layık çok arkadaşım var. Yönetim sayısının 14 olduğunun haberini aldığımda o 4 ilavenin tarafımızdan yapılacağını biliyordum ama listemizin 14 kararı bana gelmemişti.
Bazı arkadaşlar demek ki bizden daha önce almışlar bu haberi, kendileri bu vesileyle yer almaları için çaba sarf etmişler ve isimlerini listeye yazdırmışlar. Liste delinmesi söz konusu değil çünkü benim gönderdiğim 10 arkadaşım üzerinde herhangi bir oynama olmadı.
Sözünü ettiğiniz 4 arkadaşla ben çalışmayı uygun görmedim açıkçası. Beni ziyaret ettiklerinde kendilerine de ifade ettim. Çünkü bu bir ekip çalışmasıdır. Herkes yer alabilir ama isimleri tespit ederken de bizler yine çalışacağımız arkadaşları değerlendirebilmeliyiz. Atama listesiydi çünkü kongre de değil. Daha sonra bu 4 arkadaşın yerine ben Genel Merkeze bir öneride bulundum. Anlayışımıza çok duyarlı davrandılar. Onlara şükran ve minnetlerimi ifade ediyorum.
Sonuçta bizim listemiz onaylandı. O tarihten itibaren biz 14 artı ilçe başkanı ile 15 kişi olarak görevimize başladık. Daha sonra görev dağılımımızı yaptık. Tüzüğümüz gereği bir ilçe sekreterimizi, ilçe saymanımızı, ilçe eğitim sekreterimizi oybirliği ile seçtik ve görevimize başladık.
"SORUNLU DEĞİL,
SORUMLU MUHALEFET YAPTIK"
Sevginar UYGUN: Muhalefet döneminde CHP'nin sözcülüğünü yaptınız. CHP'nin muhalefetteki kriterlerini, anlayışını sürekli olarak dile getirerek çizginizde dik bir duruş sergilediniz, meclis üyesi arkadaşlarınızla birlikte. Sürekli vurguladığınız şuydu; 'Biz Silivri için doğru olan bütün kararlara 'evet' diyoruz, doğru olduğuna inanmadığımız konulara da 'hayır' diyoruz. Kararları değiştirme yetkiniz olmasa da muhalefet meclis üyeliğiniz süresince bu duruşunuzu muhafaza ettiniz.
Kamuoyunun nabzını demek iyi tuttunuz ki CHP kendini iktidara taşıyan bir seçim sonucu elde etti.
Şimdi partimiz Silivri'de iktidarda, Muharrem Aydoğan doğru bulduğu şeyleri tabi ki söyleyecektir, yanlış olarak gördüğü şeyleri duyabilecek miyiz?
Muharrem AYDOĞAN: Geçen dönem görev yapan meclis üyelerim adına yapmış olduğunuz övgüye gerçekten teşekkür ederim. Bizi doğru anlayanlara da çok teşekkür ediyorum. Söylediğiniz manada biz bir muhalefet yaptık. Sorunlu değil, sorumlu muhalefet yaptık. 5 yıllık görev süresi içerisinde biz 5 grup sözcüsüydük. Her yıl bir arkadaşımız grup sözcüsü olarak görevliydi. Eksik bulduğumuz tarafları mecliste birbirimizle tamamlıyorduk. Doğru olduğuna inandığımız her şeye doğru deriz. Bu yaşamın da doğrusudur. Eğer her şeye yanlış derseniz doğru nerde? Hiç mi doğru yok? Her şeye doğru derseniz yanlış hiç mi yok? Doğrular da vardır ama mutlaka yanlışları da vardır. Bunları birbirinden ayırdığınız zaman inandırıcılığınız o zaman çıkar ortaya. Kriter ortaya çıkıyor, muhalefet doğru olana 'doğru', yanlış olana 'yanlış' diyor. Bu anlayışı biz sergilemek istedik. Az önceki ifadenizden anlıyorum ki anlaşılmışız. Kamuoyu bizi anlamış, sizler anlamışsınız. Bu hedefe ulaşmak istedik. Evet, sayısal olarak karar verme yetkimiz olamaya biliyordu, kararları değiştiremeye biliyorduk ama muhalefet şerhimizi koyuyor 'hayır' diyorduk.
"CİDDİ VE TUTARLI ÇALIŞMA
SONUCUNDA PARTİMİZ HEM BELEDİYE
MECLİSİNDE HEM İLÇEMİZDE DİRİ KALDI"
29 Mart iki aylık kampanya döneminde kazanılmış bir seçim değil. 2004 seçimlerinden sonra meclisteki görevimize başladıktan sonra yönetimimiz görevin başındayken bir ekip çalışması yaptık. 120 üzerinde meclis gerçekleşti, grup yapmadan gittiğimiz bir tane toplantı olmamıştır. İlçe Başkanımız, Yönetim Kurulumuzla, Gençlik Kolları, Kadın Kollarımızla bir araya geldik. Gündemi mutlaka kendi içimizde değerlendirdik. Bilmediğimiz konuları araştırdık. Eğer konu imarla ilgiliyse, uzman arkadaşlarla bilgi alışverişinde bulunduk. Diğer konularda da aynı şekilde. Ve oraya hakikaten donanımlı gittik. Biz orada CHP'nin gücünü, muhalefet anlayışını ortaya koymak istedik. Bunun aracılığını yaptık. CHP Örgütü'nün sözcülüğünü orada yaptık, düşüncelerini meclise taşıdık ve ifade ettik. Ve bu duruş CHP'nin duruşuydu. Bu ciddi ve tutarlı çalışma sonucunda partimiz hem belediye meclisinde hem ilçemizde diri kaldı. Partimizin kapısı bir gün bile kapanmadı. Seçim meydanlarına çıkmadan önce o diriliği arkadaşlarımızla birlikte Silivri kamuoyunun önüne koyduk, daha sonra kar topu gibi büyüdük.
"DOĞRULARI BULMAK
İSTİYORSAK YANLIŞLARI
KENDİ İÇİMİZDE TARTIŞACAĞIZ"
Sevginar UYGUN: CHP'nin Belediye Başkanı iktidarda hata yapacak mı, yapmayacak mı? Hatalara sizin yaklaşımınız nasıl olacak?
Muharrem AYDOĞAN: Şimdi iktidardayız, mutlaka yine grup yapacağız. Tüzüğümüzde de, katılımcı, paylaşımcı anlayışımızda da bu vardır. Her meclis öncesi grup gündemlerini Meclis üyelerimizle, belediye başkanımızla tartışacağız. Kadın ve Gençlik Kollarımız da katılacak. Bu konuda Belediye Başkanıma da çok teşekkür ediyorum. Basın toplantısında, 'Yönetimim ve örgütümün emrindeyim' demişti. Örgütten gelen bir Belediye Başkanı olduğu için kendisine yakışanı söylemiştir. Bu da demektir ki biz birlikte bir yönetim anlayışı ortaya koyacağız. Parti çalışmaları kendi çatısı altında, belediye de kendi çatısı altında çalışmalarını sürdürecek. Ama biz burada doğruları ve yanlışları grup toplantılarında yine konuşacağız. Artık muhalefet değiliz belki yanlışları gelip meclise söyleyecek durumda olmayabiliriz ama eğer doğruları bulmak istiyorsak yanlışları kendi içimizde tartışacağız. Meclise gidip karar alınacak gündemin en doğru kararı olması için de çaba içerisinde olacağız. Belediye Başkanıma, meclis üyelerimize güvenimiz tam. Yanlış yapmayacaklardır. Yanlış yapma anlayışında olmadıklarını biliyorum.
Sevginar UYGUN: Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın, 'Örgütümün emrindeyim, şeklindeki açıklamaları aslında biraz da eleştiri konusu oldu. Seçildikten sonra Silivri'nin Belediye Başkanı çünkü. Kendi açınızdan baktığınızda belki değerlendiremeyeceksiniz ama geçmiş dönemde Hüseyin Turan bu şekilde açıklama yapsaydı ne düşünürdünüz?
Muharrem AYDOĞAN: Bu her dönemde böyle olmuştur. Üst kurumlarda da böyle.
"KENDİ İÇİMİZDE ÇOK
SESLİ TARTIŞACAĞIZ, ANLATACAĞIZ"
Sevginar UYGUN: Siyasi ortamda bunu söylemesinde bir sakınca olabilir mi? Sonuçta belediyenin makamında ya da mecliste bunu kalkıp da söylemediği sürece yerine ve koşullarına göre itiraz edemeyeceğimiz alanlar var gibi!?
Muharrem AYDOĞAN: Şu anda Belediye Başkanı 'Ben CHP'den çıkan Belediye Başkanı değilim' diyebilir mi? Çıktığı yer belli. Biz bir bütünüz ama elbette ki belediyenin çatısı altında belediye başkanının, siyasi görüşü ne olursa olsun o ilçede yaşayan herkesin belediye başkanı. Karar alımında, gündemi tartışma noktasında kendi içimizde çok sesli tartışacağız, anlatacağız.
"YANLIŞ VARSA MUTLAKA DÜZELTİRİZ"
Sevginar UYGUN: Geçtiğimiz dönem sizin de üzerinde durduğunuz bir sıkıntı vardı. Belediye'den çıkan bültenlerde CHP'nin meclis üyeleri ve örgüt başkanına yönelik bir ambargo vardı. Gçtiğimiz meclis toplantısında da benzer bir sebeple bir tartışma oldu. Belediyeden SMS yoluyla gönderilen duyurulardan AKP meclis üyelerine iletilmediği yönündeki sıkıntı gündeme geldi.
Muharrem AYDOĞAN: Gitmediyse o yanlıştır. Onu arkadaşlarımıza ifade ederiz. Yanlış varsa mutlaka düzeltiriz. Güzel bir noktaya temas ettiniz. Geçen dönem Halkla İlişkiler bültenini basına geçerken bizi yok sayıyorlardı. Hiçbir yere katılmamışız, programda yokmuşuz gibi yansıtılıyordu.
Sevginar UYGUN: Sizin bunu dile getirmeniz, bizim de yazıp çizmemize rağmen bu 5 yıl boyunca değişmedi.
Muharrem AYDOĞAN: O, süreci öyle yaşadık ama ben belediyemizin sayfasına baktığımda şuna birebir şahit oldum; basına bülten geçilirken AKP'den de arkadaşlarımızın orada olduğu belirtildi, yanılmıyorsam Kabotaj Bayramı ile ilgiliydi. İletişimde kopukluk olabilir ama ben arkadaşlarıma bunu hatırlatabilirim.
"CHP'Yİ VAR ETMEK İSTEYEN
HERKESE SAYGI DUYUYORUM"
Sevginar UYGUN: Sizden önce CHP'nin nasıl bir ilçe başkanı vardı, sizden sonra nasıl birinin olmasını istersiniz?
Muharrem AYDOĞAN: CHP'nin hangi noktasında olursa olsun, hizmet eden, gönül vermiş, taşın altına elini sokmuş, buraya bir damla ter akıtmış kim varsa hepsinin önünde saygıyla eğliyorum. İlçe Başkanlığı yapmış geride kim varsa hepsine şükranlarımı ifade ediyorum. Hepsi bu görevi en iyi yapabilmenin gayreti içerisinde olmuştur. Bu görevlerin zorluklarını, meşakkatini biliyoruz. Siyasetin nimetlerini ve külfetlerini de biliyoruz. İktidar kavgası verdiğimiz dönemleri de çok şey yaşadık. O zor günlerde ilçe başkanlarım yönetim kurullarıyla birlikte partimizi dim dik ayakta tutarak hep yarına hazırlamışlardır. Eğer bugün CHP, Silivri'de iktidardaysa, diğer ilçelerden oy oranı daha yükseklerdeyse bu yıllar öncesinden başlayan bir çalışmanın sonucudur. CHP'yi var etmek isteyen herkese saygı duyuyorum.
Bundan sonraki ilçe başkanlığı görev anlayışım daha farklı olmayacaktır çünkü her şey ilçemiz, ülkemiz ve CHP için. Olması gereken de budur. Gücümüz var, kadrolarımız da çok çalışkan.
"BURADA ABDULLAH YILDIRIM
HİÇBİR ZAMAN TARTIŞILMAMALIYDI"
Sevginar UYGUN: CHP Silivri'de geçtiğimiz dönem uzun bir aradan sonra muhalefette olduğu ve iktidara gelme ihtimali bazı çevrelerce çok düşük görüldüğü, çalkantıların yaşadığı, zor bir dönemden geçti. İlçe Başkanlığı'nın Abdullah Yıldırım dönemindeki kadar fazla tartışıldığını hatırlamıyorum. Yıldırım ve başkanlık dönemi neden bu kadar tartışıldı?
Muharrem AYDOĞAN: Abdullah Başkanımı bir kere insani açıdan çok seviyorum. Siyasi açıdan 20 yılı aşkın bir süredir birlikte siyaset yaptığım bir arkadaşımdır. Mümin Tuğlu'dan sonra atam sürecinde çok başarılı bir ilçe başkanlığı yaptı. 22 Temmuz seçimlerinde çok yüksek bir oy oranı aldık biz. Daha sonra bir Referandum olayını yaşadık. Yine yüksek bir oy oranı yakaladık. Bu başarı Abdullah Başkanının yönetimindeki örgüte ait. Daha sonra kongreden tek aday olarak çıktı. Partimiz seçime hazırlandı. Çok uyumlu bir belediye meclisi, ilçe başkanı ve örgüt yapısıyla partimizi mecliste temsil ettik ve 2009 seçimlerine hazırladık. Bu seçimlerden aldığımız başarı ortada, iktidar olmuşuz. Burada Abdullah Yıldırım hiçbir zaman tartışılmamalıydı, tartışılmadı da zaten.
Oradaki izlenim sizde nasıldır bilemiyorum ama parti içerisinde doğruyu bulma adına çeşitli tartışmalar olabilir. Biz de bir örgütüz bir aile yapısıyız kendi içerimizde tartışmalar olabilir ama Abdullah Yıldırım tartışmayı hiç hak etmemiştir, ilçe başkanlığını olduğu gibi belediye başkan yardımcısı olarak da görevini layığıyla yapacağına inanıyorum.
"ÖRGÜT OLARAK
ADAYIMIZIN ARKASINDAYIZ"
Sevginar UYGUN: CHP'nin yerel yönetim kimliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? İlçe başkanı gözüyle belediye başkanınızı bize anlatır mısınız? Pek çok Silivrili'den daha çok ve yakından tanıyorsunuz kendisini.
Muharrem AYDOĞAN: Özcan Işıklar Belediye Başkanı adayı olarak atandıktan sonra bizim kendisine zaten güvenimiz vardı sadece Özcan Işıklar için değil diğer belediye başkan adaylarına da aynı yaklaşım içerisindeydik.
Belediye başkan adayı kim olursa olsun biz örgüt olarak adayımızın arkasından gidiyoruz. Özcan Işıklar uygun görüldü ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin Silivri'deki başkan adayı olarak atandı. Örgüt olarak elbette ki belediye başkan adayımızın arkasında olmak zorundaydık, kampanya dönemini bu anlayışla geçirdik.
Işıklar dikkat ettiyseniz eğer belden aşağı hiç siyaset yapmadı ve buna çok duyarlı davrandı. Geçmiş dönemin yanlışlarını 5 yıl boyunca zaten biz mecliste söylemiştik. Oradan sadece bazı paragraflar kampanya döneminde kullanıldı. Geriye dönük değil, yarınlara yönelik projeleri anlattı kamuoyuna.
"SİLİVRİ'NİN YARINLARI ADINA
ÖZCAN IŞIKLAR TERCİH EDİLDİ"
Sosyal etkinliklerle, okullarla, sağlıkla ilgili olsun birçok projeyi kamuoyuyla paylaştı ve bular kamuoyunun dikkatini çekti. Yeni projelerdi sundukları ve kendisine güvenen bir belediye başkanı adayı olarak anlattıklarını yapabileceğine bizi de inandırdı. Daha sonra projelerini kamuoyuyla paylaştı ve onları da inandırdı. Yeni projeler ve daha da önemlisi gerçekleşme imkânları seçmenlerin desteğini kazandı. Bu düşünce, anlatım, doğrular Özcan Işıklar'ın kamuoyu tarafından daha iyi tanınmasına, yeni yeni projeleri hayata geçirecek bir belediye başkanı adayı olduğunu ortaya çıkardı. Ve halkımız ilgi gösterdi yeni bir anlayış, yeni bir belediye başkanı, yeni yeni ve Silivri'nin ihtiyacı olan ve yapılması mümkün olan projeler olarak değerlendirdi. Silivri'nin yarınları adına Özcan Işıklar tercih edildi.
"HERKESİ MUTLU ETME
GİBİ BİR SORUMLUĞUMUZ VAR"
Sevginar UYGUN: Seçimden önceki süreç hakkında halkın takdiri sonuçla ortaya çıktı. Seçildikten sonra Işıklar ve ekibinin yerel yönetim alanında sergileyeceği başarı konusunda ne düşünüyorsunuz? Zorlu bir süreçle karşı karşıya yeni yerel yönetim bu koşulların altından kalkabilecek mi?
Muharrem AYDOĞAN: Zerre kadar tereddüdüm yoktu. Çünkü bu göreve program ve projelerle gelindi. Popülizm yapılmadı. Özcan Işıklar, Silivri'nin ihtiyaçlarını tespit etmişti. Yapılabilmesi mümkün olan şeyleri projelendirdi ve bunları kamuoyuyla paylaştı. İlgi de zaten bu yeni projelereydi. Seçimden sonra ifade ettiğiniz gibi 7 beldenin Silivri'ye bağlanması artı bir yüktü. Silivri için, hatırlarsanız kampanya döneminde dahi Özcan Işıklar, Gümüşyaka, Selimpaşa, Büyükçavuşlu, Çanta ile ilgili projeler de koydu ortaya. Çünkü biliyordu seçimden sonra bu 7 beldenin bize bağlanacağını. Sadece Silivri'yi merkez olarak değerlendirmedi, beldelerimizle ilgili de projeler koydu ortaya. Beldelerimizi, şimdi mahalle diyoruz artık, seçimden önce kabullenip bağrımıza bastık. Projeler o bölgelere göre de hazırlanmıştı. Önümüzdeki süreç içerisinde hazır olan bu düşünce ve projeleri hayata geçirme konusunda meclis üyelerimizle birlikte tüm güçleriyle çalışacaklarına yürekten inanıyorum. Bunu başaracağız. 29 Mart yerel seçimlerinden sonra göreve başlamış olan arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Bir geçiş süreci mecburen yaşanacak, halkımızın bize gösterdiği teveccühe layık olmaya çalışacağız. Bize oy vermemiş olsalar dahi tüm vatandaşlarımızın da belediye olarak emrinde olunacağını, hiçbir ayrımcılık içinde belediye yöneticilerimizin olmayacağını belirtmek isterim.
Belediye başkanımızın sloganı vardı; "Ayrımcılık ve partizanlık yapılmayacaktır" diye. Ayrımcılığın yapılmadığı bir süreyi yaşayacağız. Umarım ki Silivri'de herkesi mutlu edebilecek çalışma ve çabaları ortaya koyarız. Bize oy versin, vermesin herkesi mutlu etme gibi bir sorumluğumuz var. Arkadaşlarımız bu doğrultuda çalışacaklarına inanıyorum. Mutlu ve huzurlu bir Silivri olsun istiyoruz. Bunun için çaba sarf edeceğiz.
"AKP, 5 YIL BOYUNCA "YAPMAYIN" DEDİĞİMİZ ŞEYLERİ YAPMANIN BEDELİNİ ÖDEDİ"
Sevginar UYGUN: AKP'nin iktidardaki 5 yıllık sürecini meclis üyesi olarak yakından takip eden biri olarak sizce AKP bu seçimi neden kaybetti?
Muharrem AYDOĞAN: Bu sorunun cevabını onların vermesi daha doğru olur.
Bizim 5 yıl boyunca yapmayın dediğimiz yanlışların bedelini ödediler bence diyorum, bunu Muharrem Aydoğan olarak söylüyorum. Belki yapılanlar da vardır, onlar için teşekkür ediyorum. İnkârcı bir anlayış içerisinde değiliz.
"YANLIŞ ÇOK, DOĞRU TEKTİR"
Yanlış çoktur doğru tektir. Önemli olan hep birlikte o tek olan doğruyu bulmak. Bu doğruyu nasıl buluruz? Konuşarak, tartışarak buluruz. Biz mecliste konuşmak istedik tartışmak istedik arkadaşlarımızla ama birçok şeyi tartışmak istemediler bizimle. Kamuoyu bilgilensin doğruyu bulalım istedik.
Bugünkü muhalefetin oyu peşinen rettir. Ret oylarını evet oylarına çevirmek iktidarın elindedir. Nisan, Mayıs ve Haziran meclislerini yaşadık. Arkadaşlarımızın 'evet' verdiği gündem maddeleri de, 'hayır' dedikleri de var. Kamuoyu bunları değerlendirecek.
"ÖNCEKİ DÖNEMİN BORCU SİLİVRİ'YE
HİZMET ETMEK KONUSUNDA
ELİMİZİ KOLUMUZU BAĞLAMAMALI"
Sevginar UYGUN: Borç konusunu ve ödenmesi ile ilgili arsa satış kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Silivri Belediyesi'nin bu kadar borç karşısında şu anda satışa gitmekten başka bir çaresi var mı?
Muharrem AYDOĞAN: Belediye Başkanımız Temmuz Meclisi'ne son derece güzel bir şekilde açıklamasını yaptı. Nedenlerini çok net ortaya koydu. Borç 40 Trilyon'sa bu bir şekilde ödenmeli ama "Borcum var" deyip de Silivri'ye hizmet etmekten de geri duramazsınız. Yatırım, kültürel etkinlikler yapacaksınız hizmet edeceksiniz az önce söylediğim, seçim sürecinde vaat edilen projeleri hayata geçireceksiniz. Borç bizim elimizi kolumuzu bağlamamalı. Çünkü borç bir dönem öncesinin borcudur. Bir yatırıma yöneliktir bu borç, bir yerde bir yatırım vardır, o yatırımın bitmesine neden olacak bir borç olsa o yatırımın geriye bir dönüşü vardır. Yatırım da yok ama borç var. Neyle ödenecek? Önümüzdeki yılın bütçesini hazırlayacaktır arkadaşlarımız ortalama çalıştığımız dönemle 20-25 Trilyon'luk bir bütçe kullanıyorduk. Şimdi bütçemiz artacaktır. Ama hazırlayacağınız o bütçe bir yıllık. Bir yıl içerisinde Silivri'nin yatırımlarına, cari giderlerine yapacağınız harcamanın bütçesidir o. Bu bütçeyi 40 trilyonluk borcun içerisine dâhil edemezsiniz. Bütçe yapacaksınız önümüzdeki 1 yıl içerisinde program koyacaksınız. 40 trilyon arkada duruyor. Bu borcu bütçeyle ödemeye kalksanız belki 1 yıl, 1 buçuk yıl bir şey yapamayacaksınız, doğru olan bu değil. Ama sayın başkanımız diyor ki; "Bu bir yangın ve bu yangını bizim söndürmemiz lazım".
Bu borcun altından kalkmalıyız eğer bu borcu ödeyecek imkânlar varsa o kaynakları kullanmak zorundayız.
Hatırlarsanız Hüseyin Turan Belediye Başkanı olduğunda bir önceki dönemden şu kadar borç aldık diye günlerce ortalığı ayağa kaldırdılar.
"AKP İKTİDARINDA
BORCUN 2 - 3 KATI YERLER SATILDI"
Sevginar UYGUN: Geçtiğimiz dönem Belediye İş Hanı, İSKİ'ye satılırken sigorta ve vergi borçları var denmişti siz dönemin muhalefeti olarak bu satışa onay verdiniz mi?
Muharrem AYDOĞAN: Evet. Bir de şunun için onay vermiştik; İSKİ de bir kamu kurumu sonuçta Silivri'de yaşayan vatandaşlarımıza hizmet edecek. Kamu kurumları arasında bu tür takaslar olabilir. Sigorta borçlarının ödenmesi gerekiyordu sonuçta, o tarihte "6 Trilyon borç bırakıldı bize" demişlerdi ama onu ödemek için ne yaptılar? New Center'daki dükkânlarımız satıldı yaklaşık 3 Trilyon'a yakın bir gelir elde edildi. 4 Trilyon'a Belediye İş Hanı binası İSKİ'ye satıldı. Bunun dışında irili ufaklı yerler satıldı ki biz satışını uygun gördüğümüz yerlere destek verdik, bazılarına destek vermedik.
Mesela Alipaşa'ya destek vermedik Alipaşa'dan bize geçen 323 dönüm araziyi 6 Trilyon'a TOKİ'ye sattılar. Bakın sadece bu araziyi TOKİ'ye sattıkları zaman bile borç zaten karşılanmış oluyor. AKP iktidarında satarak borç ödendi bir de borcun 2 - 3 katı yerler satıldı. Bir de AKP'li iktidar "Geçmiş dönemde hiçbir şey yapılmadı" diyordu ama geçmiş 20 yıllık dönemde yapılanları satarak borç ödediniz veya hizmet, araç gereç alındı.
"AKP'LİLERİN RET MANTIĞINI
ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL"
O yüzden son Temmuz Meclisi'nde AKP'li muhalefet temsilcilerinin bıraktıkları borcun ödemesi için arsa satışlarına hayır deme mantıklarını anlamak mümkün değil. Onların dönemine ait borçlar ödeniyor bu bir şekilde ödenmeli. Bunu politik malzeme yapmak istemiyoruz. Arkadaşlar hangi mantıkla yaklaşıyorlar bilmiyorum ama bu borç ödenecek. Halkımızın sırtında kambur gibi olan bu yük kalkmalı. Gecikme faizleri, cezaları olmamalı. Bir an önce bundan kurtulmalıyız. Bu hareketi yürekten destekliyoruz çünkü oradan elde edilecek gelirin nereye kullanılacağı belli. Başka bir kaynak da yok.
Temmuz meclisinde gündeme gelen arazilerin satışı, arazilerin büyüklüğünü m 2 olarak topladığınızdı tek bir parsel olarak Alipaşa'dan bize geçen 323 dönüm araziden daha küçük. Bir kalemde sattıkları arazi 323 dönüm. Borç ödenmeli.
Aynısını AKP yaptı, ki kötüsünü yaptı. O borcun 6 Trilyon olduğundan benim tereddütlerim var. Özetle AKP Silivri Belediyesi'ni kazandığında 6 Trilyon'luk borç için 15 Trilyon'luk yer sattı. Şimdiki itirazlarına insaf demek lazım.
Biz Silivri'ye hizmet etmek için geldik hizmet edeceğiz! Bize güvenen insanlara tekrar teşekkür ediyorum. Sevginar UYGUN






