Tekin: Silivri Belediyesi Borç Batağında

Tekin: Silivri Belediyesi Borç Batağında

29.04.2009 10:29:34

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "AKP' den aldığımız belediyeler borç batağında" dedi. Tekin, kendisine ait Gerçekgündem isimli internet sitesinde kaleme aldığı yazıda, belediyelerin borç sorununa değindi. Tekin, aralarında Silivri' nin de bulunduğu ve CHP' nin AKP' den kazandığı belediyelerin borç batağında olduğunun ortaya çıktığını, önümüzdeki günlerde CHP' li belediye başkanlarının bu rakamları kamuoyuna açıklayacağını söyledi.

Tekin "29 Mart 2009 yerel seçimlerinin üzerinden, bir aya yakın bir süre geçti. Bu süre içinde, birçok belediye el değiştirdi. Daha önce iktidar partisinin yönettiği kimi yerler, artık muhalefetin elinde. Bazı bölgelerde ise tam tersi oldu, muhalefetin yönettiği belediyelerde iktidar partisi başarı sağladı.

Şimdi bu belediyelerin önünde beş yıllık bir hizmet süresi var. Belediye başkanları, halkın tüm sorunlarıyla yakından ilgilenerek, bu sorunlara çözüm bulmak zorunda. Çünkü; belediyecilik, sadece çöp toplamak, yol yapmak, çevre düzenlemek değil. Belediyeler, bu görevlerinin yanı sıra, kente vizyon katmak da zorunda. Örneğin; Büyükşehir belediye başkanları bu konuda daha avantajlı. Onlar, kente gelecek turist sayısının artmasından, yeni iş olanaklarının yaratılabilmesi için gerekli olan alt yapıyı düzenlemeye dek birçok alanda faaliyet yürütebilir. Kentliler, başkanın vizyonunu ve gerçekleştirdiklerini gördükçe, yönetime olan güveni de artar." dedi.

"BÜYÜKŞEHİR' İN BORCU

BELLİ BİLE DEĞİL"

Tekin yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi' nin durumundan bahsederek "Başarılı diye pazarlanan AKP'li başkanların kenti ne kadar borçlandırdığı bilinmiyor bile. Sevgili Kemal Kılıçdaroğlu, bunu seçim sürecinde birkaç kez gündeme getirdi. Ancak her seferinde Başkan Kadir Topbaş, söylediklerimizi yalanlama gayretine girişti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de Topbaş'ın izinden yürüyor. Ancak bize gelen bilgilere göre, Ankara'nın 6 milyar dolar borcu var. İstanbul'daki borç ise 3 milyar doları geçiyor. Belki de daha fazladır. Bunun gerçeğini bir türlü öğrenemiyoruz."  diyerek İBB Başkanı Kadir Topbaş' ı şöyle eleştirdi : "Çünkü; bizim adına ''demokrasi'' dediğimiz sistem, Türkiye'de işlemiyor. Yönetenler, yönettiklerine ''hesap vermeyi'' zul görüyor. Oysa ki; demokrasi, aynı zamanda ''hesap verme'' rejimidir de. Siyasetçi, yurttaşa hesap vermeli, verebilmelidir. Ne yazık ki; bu hesabı soracak bir mekanizma da yok ülkemizde. Örneğin, bir ''Yerel Yönetimlerden Sorumlu'' bakanlık olsa, yurttaşlar, nasıl yönetildiklerini, belediye bütçelerinin nereye harcandığını, önümüzdeki beş yıl içinde hangi projelerin gerçekleştireleceğini, ya da geride kalan yıllarda hangi sözlerin yerine getirilip getirilmediğini bu bakanlığın yaptığı denetimler sonucu öğrenebilirdi. Bugün belediyeler İçişleri Bakanlığı'na bağlı. Ancak bu bakanlığın tüm işlevi, ''ihbar olduğu''nda ilgili belediyeye müfettiş göndermekten ileri geçmiyor. Halbuki; belediyeler bizzat halkla iç içe olan en önemli kurumlardan biri. Bunların denetlenmesi, denetim altında tutulması, kamu kaynaklarının nasıl harcandığının dikkatle izlenmesi gerekiyor."

"SİLİVRİ BORÇ BATAĞINDA"

Tekin yazısına şöyle devam etti : "Eksik bırakılan, iptal edilen, vazgeçilen yatırımlara harcanan paralarımızın hesabının sorulması. Muhalefet, bunu elinden geldiğince yapmaya çalışıyor. Ancak onun önünde de yasal engeller var. Sorulan her soru, ''Bu ticari sırdır, açıklayamayız'' gerekçesiyle sümen altı ediliyor. ''Hesap vermeyi sevmeyen'' siyasetçi ise, bu durumu lehine çeviriyor. Böylece, demokrasinin ayaklarından biri olan ''şeffaflık'' sadece ''seçim öncesi verilen bir söz'' haline dönüşüyor.  CHP'li belediye başkanları, bu yüzden daha dikkatli olmak zorunda. Örneğin, İstanbul'da Sarıyer, Kartal, Maltepe, Adalar, Silivri, Çatalca, AKP'den kazanıldı. Bu belediyelerin borç batağı içinde olduğu görülüyor. CHP'li belediye başkanlarımız, bu borçları önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacak. Çünkü; muhalefet partileri, bir süre sonra bu borçları gündeme getirecek. Belediye başkanlarımız, kamuoyuna bilgi vererek bu tür ÇARPITMALARIN önüne geçecek. Zaten; bu "şeffaf" olmanın da bir gereği. CHP'li belediyeler, bu noktada da örnek olmalı."

"İŞE ALMALAR EN BÜYÜK NEDEN"

"Önümüzde zor bir süreç var. Ekonomik kriz hepimizi daha da zorlayacak. IMF'nin ''kesinti yapın'' dediği kalemlerin içinde belediye giderleri de var. Yatırım yapmak isteyen belediyeler, AKP'den devraldıkları enkazla boğuşurken, bir yandan da IMF'nin direktifleri yüzünden, rahat hareket edemeyecek. Belediyelerin gelir kalemleri ise git gide azalacak. Zaten belediyeleri üç gelir kalemi ayakta tutar. İnşaat harçları, emlak vergileri ve reklam tabela gelirleri.. İnşaatlar durma noktasında, ekonomik kriz, emlak vergilerinin ödenmesini zorlaştırıyor. Tabela ve reklam vergileri ise tahsil edilemiyor.

Tabii bir de ilginç bir durum var. AKP'nin kötü yönetimi yüzünden kasası boşalan binlerce belediye çok zor durumda. Ama o belediyelere ''iş yapan'' tüm firmalar ''ihya oldu.'' Bedrettin Dalan'dan sonra Refah Partisi'nin kurdurduğu "iştirak şirketleri"yle iş yapan firmaların bugün hemen hemen hepsi holdinge dönüştü. Belediyeler ise hızla batağa sürüklendi. Bu da incelenmesi gereken bir durum. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştirakleri sıkıntılı. İETT borç batağında, maaş ödeyemiyor. İDO'nun durumu belirsiz. Kar mı ediyor zarar mı bilinmiyor. Bir süre sonra da satışa çıkacağı söyleniyor. Ama ne gariptir ki; bunlarla iş yapan şirketler, yükselişte…"

YORUM YAP