Balıkçı barınaklarını Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın yasal mevzuata aykırı olarak düzenlediği iddialar ve konuyla ilgili Metin Karakaş’ın eleştirileri sonrasında hafta sonu söz savunmanındı.
IŞIKLAR: MEZBELELİK Mİ
KALSAYDI?!
Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, düzenlediği basın toplantısında konuyla ilgili şunları söyledi:
“Balıkçıların bulunduğu bölge insanların geçmeye korktuğu mezbelelik bir yerdi. Serseriler vardı. Şimdi orası kente katılan ekonomik faydaya dönüşen bir yer haline geldi. AK Parti İlçe Başkanı benim bu konuda gözü kara hareket ettiğimi söylemiş. Evet, başka türlü olmazdı zaten. Gözü karalık kentin yararı, geleceği, ekonomik yararı için ise onu yapmak lazım. Yaptığımız küçük bir doku değişimi 500 tane sandalye haline geldi. Artık 3 TL’ye de balık yiyebilirisiniz Silivri’de. Sadece lüks lokantalara ait bir konu değil artık bu. Herkes ailesiyle denize karşı yemek yiyebilecek.
“AĞLARIN İÇİNDE YATAN
İNSANLAR İŞVEREN OLDU”
Balıkçı barınaklarından bir arkadaşımız önceleri ağların içinde yatıyordu, şimdi yanında 5 kişi çalıştırıyor, maaş veriyor. Mehmet Akif Ersoy’un bir sözü var; ‘Bana on kişi bulun on günde yıkarım Süleymaniye’yi.’ Ama tekrar yapmak için bir Kanuni Sultan Süleyman, bir Sinan ve yüzlerce işçi lazım.”
Yıkmak çok kolay yapmak çok zor, o kadar basit değil. Bunları düşünmek, yapmak, bir aklın değil bir ekibin projesi. Zaten ok yaydan artık çıktı. Biz bunu yapacağız.
“SİYASET HALKIN STANDARDINI
YÜKSELTMEK İÇİN VAR YOK
ETMEK İÇİN DEĞİL”
AK Parti cesaret edememiş. Zaten fark bu. Bunda cesaret edemeyecek ne var? Efendim orası balıkçı barınağımı liman mı? Kedinin siyah veya beyaz olması fark eder mi önemli olan fare yakalaması. Neymiş balıkçı barınağı limanda mıymış da, Tarım Bakanlığı’nda mıymış, belediyede miymiş? Burası Silivri’nin barınağı değil mi balıkçılar için yapılmamış mı? Balık satış yeri olarak yapmıyor muyuz? Eski mezbelelik olarak mı kalmalıydı? Siyaset burada yapılmaz. Siyaset halkın yaşamını kolaylaştırmak için vardır. Siyaset halkın gelirini, standardını yükseltmek için vardır, yok etmek için değil.
Haberin devamı 02.08.2011 tarihli Hürhaber Gazetesi’nde…






