IŞIKLAR: BURADA BULUNAN
HERKESE ÖZELLİKLE
TEŞEKKÜR EDİYORUM
Panelin açılışını yapan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, “Çok değerli bir hukuk metnini tartışma şansımız var. Katılımcılar özgürce düşüncelerini paylaşsın, birbirinin farklı görüşlerine tahammül gösterirken, dinleyenler bilgilensin istiyoruz. Siz gözünüzü kapatarak, dünyayı görmediğinizi sanırsınız ama dünya sizin o halinizi izler. Bugün burada bulunan herkese özellikle teşekkür ediyorum. Biz tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarını davet ettik. Katılanlar da oldu katılmayanlar da” dedi.
KIZILELMA: ÖZGÜRLÜKÇÜ
VE SİVİL BİR ANAYASAYA
İHTİYACIMIZ VAR
SODEV Başkanı Erol Kızılelma, “Yaşadığımız önemli dönemeçte toplumumuzun esenliği için çaba sarf ediyoruz. Sorunlar şiddetle çözülemez. Gencecik fidanlarımızın kaybıyla hepimiz üzüldük.
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana demokrasi yolunda çabalamakta. Bu yolda bir dizi engellerle karşılaşmış olsa da kararlı şekilde mücadelemizi sürdürmeliyiz. Antidemokratik uygulamalar halkımızı fakirleştirip, özgürlüklerini kısıtlıyor. 12 Eylül darbe sonuçları ortadan kalksın diye yeni Anayasa konusunda mutabakat var ama yağmurdan kaçarken doluya tutulmamalıyız. Özgürlükçü ve sivil bir Anayasaya ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
ATEŞ: DEĞİŞİKLİK ZORUNLU
Panelin oturum başkanı Av.Tülay Ateş, Anayasa hakkında bilgi verdi, Türkiye’nin çeşitli dönemlerinde hazırlayıp kabul ettiği anayasalara değindi.
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Hocası Prof.Dr. Sevtap Yokuş, teknik Anayasa konuları çerçevesinde bir bilgilendirme yaptı. Yeni Anayasa hazırlama sürecinde ilkesel düzeyde bir bakış açısıyla asgari müştereklerin belirlenmesi gerektiğini savundu. Neden yeni bir anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğu, nasıl bir anayasa istiyoruz ve hangi yöntemlerle hazırlanmalı konularını değerlendirdi. Ateş, Türkiye’de halen yürürlükte olan Anayasanın 12 Eylül darbesi sonrasında askeri bir ortamda özgürlükleri daraltarak ve otoriteyi güçlendirme anlayışıyla hazırlandığına işaret ederek, değişikliğin zorunluluk olduğunu belirtti.
ATEŞ: GENİŞ MUTABAKAT
HERKESİN İSTEDİĞİNİN
OLMASI DEMEK DEĞİL
Oturumun 2. Bölümünü açan Ateş, yönlendiren sorulara işaret ederek, “Anayasayı biz hazırlamayacağız, sadece olması gerekenleri tartışıyoruz. Geniş bir mutabakat aranıyor ama herkesin istediği olmaz” dedi.
BATUM: TAYYİP ANAYASA
YAPAMAZ, ANCAK ABD’NİN
ONA VERDİĞİ
ROLÜ OYNAR
CHP Eskişehir Milletvekili Prof.Dr. Süheyl Batum, konuşmasına “Mıntıka temizliği yapmamız gerekiyor” sözleriyle başlarken, son terör saldırısında verdiğimiz 24 şehitle Türkiye’nin başına örülmek istenen çorabın farkına varıldığını savundu. AK Parti’yi hedef alan sözleriyle Batum, “Hükümetin sivil ve demokratik bir anayasa yapma derdinde olmadığı belli. 24 şehit vereceğimiz saldırı 6 ay önceden belliydi. Deniz Feneri tutukluları “3 ay tutukluluk süresi uzun” diye serbest bırakılırken, Silivri Cezaevinde 3 yıldır tutukluluğu devam edenler için tahliye yok.
Anayasa uzlaşma komisyonlarına katılarak AK Parti’nin oyununu bozacağız. Ülkemizin en önemli sorunu; insanlarımızın hukuksal güvencesi ve buna bağlı hakları yok. ABD bizi Mısır’a, Libya’ya benzetmeye çalışıyor. Hüsnü Mübarek, yüzde 88,6 ile seçiliyor hemen ardından kafese konuyor. ABD kızdı ve Mübarek’i kafese koydu. Tayyip Erdoğan’ı ABD’den önce biz kafese koymalıyız. Devlet hiç PKK’yla görüşür mü? Tayyip yaptırıyor sonra da halka çıkıp yalan söylüyor. Tayyip Erdoğan, Anayasa yapamaz o sadece ABD’nin kendisine biçtiği rolü oynar.
Usul ve esaslar önceden belirlenmeli. Gelecek anayasa, diktatörlük sistemine götürmesin bizi. Karşı koyalım ve halka güvence verecek bir anayasa talep edelim.”
KORKMAZ: AK PARTİ, ANAYASA VE
HUKUKA SADAKATİ GÖZETMEDİ
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, söz alarak öncelikle referandumda MHP’nin neden ‘Hayır’ dediğini anlattı. AK Parti’nin hedeflediği Anayasa değişikliğine esas ve usul bakımından karşı çıktıklarını belirten Korkmaz, iktidarın antidemokratik ve siyasi nezakete uymayan bir üslupla hareket ettiğini belirtti. AK Parti’nin referandumdan önce “Ben yaptım oldu”, “Çoğunluğum var sizinle uzlaşmak zorunda değilim” tarzında bir tutum içinde olduğunu belirten Korkmaz, “AK Parti, Anayasa ve hukuka sadakati gözetmedi. Hukuk ve Anayasayı kendine uydurdu. Genel seçimler öncesinde sandığın gölgesinde bir Anayasa değişikliğine gitmek bize doğru gelmedi” dedi.
AK Parti’nin dokunulmazlıkları kaldırma konusundaki isteksizliğinin de MHP’de kabul görmediğini anlatan Korkmaz, “Aslını yargılıyorsun da vekilini niye yargılamıyorsun” diyerek bu konuda partisinin tavrını savundu.
“COĞRAFYAMIZIN PARDONU YOK”
AK Parti’nin Anayasa değişikliği konusunu nefret ve intikam duygularıyla sürdürdüğünü belirterek Nevzat Korkmaz şöyle konuştu: “12 Eylül darbesini yapanlardan hesap sorulacaktı. Oysa referandumdan önce CHP’nin de MHP’nin de konuyla ilgili önergeleri AK Parti tarafından ret edildi. Tayyip Erdoğan, genel seçimler öncesi 12 Eylül kurbanlarını seçim malzemesi yaparak kendine istismar etti. AK Parti’nin yanlış politikaları neticesinde milli ve üniter yapımız sorgulandı, terör arttı. AK Parti 9 yıllık iktidarında şehit ve gaziler için ne yaptı? Bu coğrafyanın pardonu yok. Biz 1000 yıldır bu topraklarda varız var olmaya devam edeceğiz diye bir şey de yok. Hititler bu topraklarda 7 000 yıl vardı ama artık yok. Çok düşünüp de öyle karar vermek gerek.
MHP olarak bizler siyasi tutarlılık ile halkımıza verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz.
Komisyonlarda görev alma sorumluluğumuz var halkımıza karşı. Demokrasi herkes için ve çok kıymetli. Anayasa değişikliğinin sadece geniş katılımla kabul edilmesi değil aynı ölçüde belirlenmesi de gerekiyor. Sivil toplum kuruluşları, sanatçılar, üniversiteler ve tüm partiler bu sürece dahil edilsin. Devlet, milletiyle var olur. Cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçemeyiz. Sosyal-hukuk devlet yapısı vazgeçilmezimiz, resmi dil ve bayrak tartışılamaz. Laik devlet, üniter yapı ve sınırlarımızın bütünlüğü, terörle mücadele üzerinde durduğumuz konular.”
“YENİ ANAYASA DEĞİL,
MEVCUDUNDA DEĞİŞİKLİK
YAPILABİLİR ANCAK”
Yeni Anayasa konusunun gereksiz ve zararlı bir tartışma olduğunu savunan Korkmaz, “Ancak değişiklik yapılabilir. Kurulu meclisler yeni anayasa yapamaz. Ancak kurucu meclisler yapabilir. Başbakan ve Cumhurbaşkanı da mevcut Anayasaya göre seçildiğine göre onu inkar ederlerse kendilerini inkar ettikleri anlamına gelir. Değiştirilmez maddeler bütün anayasalarda var. Bu bize has bir durum değil. Anayasa değişikliği sürecine hassasiyetlerimiz doğrultusunda destek ve katkı sunmaya MHP olarak hazırız” dedi.
TÜZEL: İKTİDAR DİKENSİZ
BİR GÜL BAHÇESİ,
PEKİ HALK NE İSTİYOR?
Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, panel öncesinde en çok tartışılan isimdi. “Herkesten daha farklı şeyler söyleyeceğim” diyerek konuşmasına başlayan Tüzel, “Ülke ve halk olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Birlik ve kardeşliğimizi nasıl kazanırız? Yeni anayasa ile buna değineceğim” dedi. “Ortak yaşamımızı nasıl yeniden başarabiliriz?” sorusuna yanıt aramamız gerektiğini belirten Tüzel, “TBMM’de tek Bağımsız Milletvekili benim. Türkiye’de olup bitene itirazı olanları temsil ediyorum” dedi. İktidarın kendisi için dikensiz bir gül bahçesi istediğini belirten Bağımsız Milletvekili, “Peki halk nasıl bir anayasa istiyor? Yeni anayasa derdimize derman olacak mı?” sorularını yöneltti. Geleceğe yön vermek için geçmişe bakılması gerektiğini belirten Tüzel, ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin birlik ve beraberlik olduğunu söyledi. “Uzlaşma noktasında anayasa için iyi bir hareket, ama meclisimiz yaralı. Seçilmiş kişiler cezaevinde, ülkemiz bir darbe anayasasıyla yönetiliyor. Uzlaşma komisyonlarında 4 parti temsilcisinin yerine daha geniş bir katılım olmalı. Konuşmalıyız ve bu süreci gerçekten bir demokrasi mücadelesine dönüştürmeliyiz. İktidar değil, toplum belirleyici olmalı. Bu süreçte halkın sesi daha güçlü çıkmalı. Örgütlü güçler olarak geleceğimize daha iyi sahip çıkabiliriz. Ortak yönlerimiz kadar farklılıklarımız da bu anayasada yer bulmalı. Onları yok sayarak, inkar ederek, savaşta ısrar ederek acılarımızı ancak arttırırız” diyen Tüzel, 1921 Islahat Fermanı’nı hatırlattı. Osmanlı’nın Cumhuriyete geçişinde Kürtlerin, Çerkezlerin, Lazların toplumumuzdaki tüm farlılıklarının gözetildiğini hatırlattı.
Haberin devamı 24.10.2011 tarihli Hürhaber Gazetesi’nde…






