Silivri’de 8 Mart’ta kadınlar için anlamlı buluşma

Silivri’de 8 Mart’ta kadınlar için anlamlı buluşma

13.03.2026 11:06:15

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Silivri'de çeşitli kurum ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle düzenlenen etkinlikler geniş katılımla gerçekleştirildi.

Silivri Belediyesi, Silivri Kent Konseyi, Silivri Kadın Girişimciler Derneği, Üreten Kadınlar Platformu, Silivri Kadınları Platformu, Selimpaşa Gönüllüleri Derneği ve El İzi Tasarım Grubu tarafından organize edilen programlara Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da eşi Hayriye Sena Balcıoğlu ile birlikte katıldı.
Silivri Sahili'nde düzenlenen yürüyüşle başlayan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı salon etkinliği ile devam etti. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Türküler ve koro gösterileriyle 8 Mart'ın anlam ve öneminin vurgulandığı programın açılış konuşmasını Silivri Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel yaptı.
“BUGÜN BURADA BİR TARİHİ VE BİR MÜCADELEYİ PAYLAŞMAK İÇİN BİR ARADAYIZ”
Silivri Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:“Bugün burada yalnızca bir günü anmak için değil; bir tarihi, bir mücadeleyi ve ortak sorumluluğumuzu paylaşmak için bir aradayız.Bugün 8 Mart. 1857 yılında 129 dokuma işçisi kadının yanarak hayatını kaybetmesiyle sembolleşen bir emek ve hak mücadelesinin yıl dönümündeyiz. O yangın Amerika'da çıktı ama etkisi kadın emeğinin görünmez olmadığını bütün dünyaya ilan etti.”
“KADINLARIN EŞİTLİK MÜCADELESİ ULUSLARARASI BİR GÜNLE SEMBOLLEŞTİ”
Silivri Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel konuşmasının devamında, 8 Mart'ın tarihsel arka planına da değinerek şu ifadeleri kullandı:“1910 yılında Kopenhag'da düzenlenen Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda Clara Zetkin'in önerisiyle kadınların eşitlik mücadelesini simgeleyen uluslararası bir Kadınlar Günü fikri kabul edildi. 1975 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart resmî olarak Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edildi.
Ancak kadın mücadelesi sadece Batı'da başlamadı. Osmanlı'nın son döneminde kadınlar dernekler kurdu, gazeteler ve dergiler yayımladı. ‘Terakki-i Muhadderat' gibi yayınlarla kadın hakları savunuldu. Kadınlar ilk kez kamusal alanda görünür olmanın yollarını aradı. Cumhuriyet'le birlikte bu mücadele yeni bir aşamaya taşındı.
Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, kadınların toplumsal hayatta eşit bireyler olarak yer almasını çağdaş Türkiye'nin temel şartı olarak gördü. 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme hakkı, 1934'te ise milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı. Türk kadını birçok Avrupa ülkesinden önce siyasi haklarına kavuştu.”
“8 MART YALNIZCA GEÇMİŞİ ANMA GÜNÜ DEĞİL, SORUMLULUK ALMA GÜNÜDÜR”
Silivri Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel konuşmasının devamında kadın hakları mücadelesinin bugün de sürdüğüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Ancak tarih bize şunu gösteriyor: Hak kazanmak mücadeleyi bitirmiyor. Hakları yaşatmak, korumak ve geliştirmek gerekir.
Bugün hâlâ şiddetsiz bir yaşam hakkı, karar mekanizmalarında eşit temsil ve görünmeyen emeğin görünür olması için mücadele devam ediyor. 8 Mart yalnızca geçmişi anma günü değildir; 8 Mart sorumluluk alma günüdür.Ve bu sorumluluk yalnızca dünyaya değil, ülkemize, kentimize, Silivri'mize de aittir. Yerelde güçlenen kadın toplumu güçlendirir. Kadının ekonomik, sosyal ve siyasal hayatta daha güçlü yer aldığı bir Silivri, daha güçlü bir gelecek demektir.
Bu anlamlı buluşmada kadın üretimine ve kadın dayanışmasına verdiği güçlü destekle her zaman yanımızda olan Silivri Belediye Başkanımız Bora Balcıoğlu'na teşekkür ediyoruz. Ayrıca etkinliğin gerçekleşmesine sunduğu katkılar dolayısıyla Sena Balcıoğlu'na da şükranlarımızı sunuyoruz.
Yaptığımız çağrıya karşılık vererek 8 Mart anma gününde ortak bir bilinç ve dayanışma ruhuyla bir araya gelen Silivri Kadın Girişimciler Derneği, Silivri Üreten Kadınlar Platformu, Silivri Kadınları Topluluğu, Selimpaşa Gönüllüleri Derneği, Silivri Elizi Derneği ve Silivri Kent Konseyi Kadın Meclisi'ne gönülden teşekkür ediyorum.
Bu sürecin mutfağında planlamadan organizasyona, üretimden sahne hazırlıklarına kadar her aşamada birlikte var oldular, birlikte ürettiler, birlikte büyüttüler. Bu dayanışma, Silivri'de kadın iradesinin ve ortak emeğin en güçlü göstergesidir.Salon programımızın düzenlenmesinde emeği geçen Silivri Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nden Bülent Gülsever'e, müzisyenler Simay Gürkan, Neslişah Özkaya, Cihan Taşçı ve Zühtü Uğur'a, rejide görev alan Cüneyt Özcan'a ve sahne programı ile organizasyonda emek veren Öznur Kırkıcı ile Emine Değer'e ayrıca teşekkür ediyoruz.”
“KADINLARIN VE KIZ ÇOCUKLARININ GÜVENLE YAŞAYAMADIĞI BİR YERDE HİÇBİRİMİZ GÜVENDE DEĞİLİZ”
Silivri Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel konuşmasının devamında kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Henüz birkaç gün önce, çocuk yaşta istismara uğrayıp fail ile evlendirilmiş Fatma Nur Çelik ile küçük kızı Hifa İkra Şengüler yaşamını yitirdi. Kızı için adliye kapılarında adalet arayan, adalet nöbeti tutan bir anneydi o.
Ve yine birkaç gün önce öğretmen Ayşe Büşra Demir yaşam hakkı elinden alınarak aramızdan koparıldı. Bir anne, bir çocuk, bir öğretmen… Her biri bir hayat, bir umut, bir gelecek.
Değerli konuklar, bu slaytı hazırlamaya başladığımızda ülkemizde öldürülen kadın sayısı 45'ti. Sunumu tamamladığımızda sayı 65'e yükseldi. Bugün bu sayı kaça ulaştı bilemiyorum. Ama bildiğimiz bir gerçek var: 1 Ocak – 3 Mart arasında, yani 62 günde 74 kadın cinayeti işlendi. Bu da günde ortalama 1,2 kadının yaşam hakkının elinden alındığı anlamına geliyor.
Savaşlar da en çok kadınları ve çocukları vuruyor. Gazze'de hayatını kaybeden çocuklar, İran'da topluca katledilen kız çocukları… Ülkemizde ise sembolleşen isimler var: 8 yaşında öldürülen Narin Güran, 5 yaşında öldürülen Melike ve daha niceleri…
Bu isimler bize şunu hatırlatıyor: Kadınların ve kız çocuklarının güvenle yaşayamadığı bir yerde hiçbirimiz gerçekten güvende değiliz.
Bugün bu salonda bulunan tüm kız kardeşlerime seslenmek istiyorum: Şiddetin siyaseti olmaz. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, hangi düşünceden gelirsek gelelim, bu meselede hep birlikte ‘dur' demek zorundayız. Çünkü yarın sıranın kime geleceğini kim bilebilir?
Elbette 8 Mart'larda bir araya gelmek, sohbet etmek, gülmek, eğlenmek, hatta çiçek almak isteriz. Ama hepsinden önce talebimiz çok nettir: Yaşam hakkı. Güven içinde yaşama hakkı. Var olma hakkı.İşte tam da bu yüzden bugün burada yalnızca bir günü anmıyoruz; bir vicdanı, bir dayanışmayı ve bir kararlılığı büyütüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki kadınlar yan yana geldiğinde değişim başlar. Kadınlar söz aldığında toplum dönüşür. Kadınlar güçlendiğinde gelecek aydınlanır.
Kadınların ve kız çocuklarının korkmadan yaşayabildiği bir dünya elbette mümkün. O dünyayı kuracak olan da yine kadınların dayanışmasıdır.Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın kadınların gücü. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.”
“KADINLAR BİR ADIM GERİDEN DEĞİL, BİZE REHBER OLACAK ŞEKİLDE ÖNÜMÜZDEN YÜRÜYECEK”
Silivri Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel'in konuşmasının ardından kürsüye Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu çıktı. Balcıoğlu konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve şu ifadeleri kullandı:“Az önce Silivri sahilinden Atatürk Meydanı'ndan omuz omuza büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiğimiz yürüyüşün ardından burada sizlerle göz göze, yürek yüreğe olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi; ‘Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.' Bu söz aslında hepimizin rotasını belirlemiştir.
Nursel Erel ablam gerçekten içinden geldiği gibi yürekten konuştu. Söylediklerinin hepsine katılıyorum. Kadınlara olan bakışımı artık hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Her platformda söylüyorum, burada bir kez daha tekrar etmek isterim. Hani bazıları diyor ya ‘kadınlar bir adım geriden gelecek' diye… Ben buna asla katılmıyorum. Kadınlar yanımızda olacak. Hatta bir adım, iki adım, üç adım önümüzden gidecek ve bize rehber olacaktır.
Bir de hep söylenen bir söz vardır: ‘Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır' derler. Ben bu söze de itiraz ediyorum. Benim başarımın, benim mücadelemin arkasında değil; tam yanımda, omuz omuzumda duran, hatta önümde yürüyen kıymetli eşim var. Sevgili eşim hayatımdaki en büyük gücüm, en sağlam yol arkadaşım. Bugün burada tüm hemşehrilerimizin huzurunda, bu zorlu görevde yükümü paylaştığı ve bana güç kattığı için kendisine yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsın.”
“VİCDAN BELEDİYECİLİĞİ, SOKAĞA GÜVENİ VE SOSYAL ADALETİ TESİS ETMEKTİR”
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu konuşmasının devamında kadınların yaşadığı sorunlara ve yerel yönetimlerin sorumluluğuna dikkat çekerek şunları söyledi:“Bizi yakından takip edenler bilir; bu şehri yönetirken bir kavramın altını ısrarla çiziyoruz: ‘Vicdan belediyeciliği' diyoruz. Bazen bizi bu yüzden eleştiriyorlar. Peki biz neden vicdan diyoruz biliyor musunuz? Vicdan, bu ülkede kadınların yaşadığı karanlığı görmezden gelebilir mi?
Sadece geçtiğimiz yıl, Nursel ablamız da bahsetti; 2025 yılında tam 294 kız kardeşimiz göz göre göre cinayetlere kurban gitti. 297 kadınımız ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu. En güvende olmaları gereken yerde, yani evlerinde katledildiler. 2026 yılının daha ilk iki ayını geride bıraktık; 65 kadınımız cinayete kurban gitti.
Sadece can güvenliği mi? Maalesef hayır. Bu ülkede kadınlarımızın ortalama eğitim süresi 8 yıl. Yani kız çocuklarımız daha ortaokul sıralarındayken okuldan, hayallerinden koparılıyor. Çalışma hayatına baktığımızda ise her 100 kadından sadece 32'si kendine sigortalı bir iş bulabiliyor.
İşte biz tam da bu yüzden, eleştirilen o ‘vicdan belediyeciliğine' sımsıkı sarılıyoruz. Neden mi? Çünkü yolları asfaltlarsınız, çöpü de toplarsınız ama o asfaltta yürümeye korkan, akşam evine dönerken sürekli arkasına bakarak yürümek zorunda kalan bir kadının o haklı korkusunu döktüğünüz asfaltla örtemezsiniz.
Ortaokulda okuldan alınan bir kız çocuğunun yarım kalan hayallerini beton dökerek, bina dikerek inşa edemezsiniz. İşte vicdan belediyeciliği; o sokağa güveni tesis etmektir, sosyal adaleti sağlamaktır. O kız çocuklarına yurt olmaktır. Şiddet gören kadına ‘Korkma, biz buradayız. Bu kapı senin kapın' diyebilmektir.”
“SİLİVRİ'Yİ KADINLARIMIZLA BİRLİKTE YÖNETİYORUZ”
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu konuşmasının devamında, Silivri'de kadınların yerel yönetimden üretime kadar birçok alanda aktif rol aldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:“Biz Silivri'de bu vizyonu sadece salonlarda, kürsülerde alkış almak için söylemiyoruz. Bu vizyonu Silivri'nin yönetim genlerine işliyoruz. Bugün Belediye Meclis Grubumuzun üçte biri kadın yol arkadaşlarımızdan oluşuyor. İki kadın belediye başkan yardımcımız var. Müdürlerimizin üçte birini de kadın müdürlerimiz oluşturuyor. Silivri'yi kadınlarımızla birlikte yönetiyoruz.
Dahası, toplu iş sözleşmemizle kadın personelimize 8 Mart'ta ücretli izin ve nakdi yardım hakkı getirerek kurum içinden başlayan bir eşitlik adımını da ilk defa biz attık.
Kadınların sosyal ve ekonomik hayatta ‘ben de varım' çığlığını güçlü bir üretime dönüştürdük. Bugün evlerde kurulan üretim ağlarında, 10 farklı branşta eğitim alan 2 bin 550 kadın kursiyerimiz kendi hikâyelerini yazıyor.
Tarlada toprakla buluşturduğumuz 80 bin atalık fideyi, TÜRAM'daki emekleri ve Silivri Panayırı'ndaki alın terlerini kadın derneklerimiz aracılığıyla ekonomik bir değere dönüştürüyoruz.
Kadın sağlığını da ihmal etmiyoruz. Türkiye'de yerel yönetimler düzeyinde öncü ve cesur bir adım atarak ücretsiz HPV aşı projemizi başlattık. Mimar Sinan'dan Selimpaşa'ya, Kavaklı'dan Büyük Çavuşlu'ya kadar kurduğumuz mahalle pilatesi programlarıyla 750 kadınımıza doğrudan ulaştık. Spor tesislerimizde verilen eğitimlerle de 5 bin kadınımızı sporla buluşturuyoruz.
En önemlisi ise bugün Silivri'de kadın denince akla gelen sizlerle, yani sivil toplum kuruluşlarıyla omuz omuza çalışıyoruz.”
“KADIN GÜÇLENİRSE TOPLUM GÜÇLENİR”
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu konuşmasının devamında kadınların toplumsal hayattaki rolüne dikkat çekerek şunları söyledi:“Bizim belediyecilik anlayışımızda kadın; üreten, yöneten, spor yapan ve toplumun her kesiminde, her kademesinde söz alan kadındır. Çünkü biz biliyoruz ki kadın güçlenirse toplum güçlenir. Kadınların güçlü olduğu bir Silivri, herkesin huzurlu olduğu bir Silivri demektir.
Daha gidecek çok yolumuz var, söyleyecek çok sözümüz var. Daha adil bir dünya için çabalayan tüm kadınlarımızla omuz omuza, yan yana, hatta sizlerin peşinden yürümeye devam edeceğiz.”
“BELEDİYE BÜTÇESİNİ KADINLARIN TASARRUF ANLAYIŞIYLA YÖNETİYORUZ”
Balcıoğlu, konuşmasında belediye bütçesinin yönetimine de değinerek şu ifadeleri kullandı:“Belediye bütçesini nasıl böyle ince ince düşündüğümüzü biliyor musunuz? Bunu kadınlarımızdan örnek alıyoruz. Kadınlarımız yaptıkları her işte kılı kırk yarar, en ince ayrıntısına kadar düşünürler. Pazara giderken de böyledir, yatırım yaparken de tasarrufu düşünürler.
Biz de Silivri'nin bütçesini, Silivri Belediyesi'nin bütçesini, yani hepimizin ortak bütçesini aynı sizin düşündüğünüz gibi yönetiyoruz. Silivri'miz ve Silivri Belediyesi emin ellerdedir, bundan hiç şüpheniz olmasın.”
Konuşmasının sonunda Balcıoğlu, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlayarak sözlerini tamamladı.
Program kapsamında kadın örgütü temsilcilerine Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tarafından teşekkür şildi takdim edildi. Başkan Balcıoğlu, eşi Hayriye Sena Balcıoğlu ile birlikte katılımcıları selamladı.
Etkinliğe katılan çok sayıda kadın temsilci ve vatandaş da dayanışma mesajları vererek kadınların toplumdaki rolünün güçlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Program, günün anlamına uygun etkinliklerle devam etti.

 

YORUM YAP