AİLELERİ DE YALNIZ BIRAKMADI
Engelli öğrencilerin koro, vals ve tango gösterileri yaptığı çekimlerde aileleri de çocuklarını yalnız bırakmadı, en ön sıradan dikkatle onları izlediler. Yapılan sunumlar arasında yer alan okul öğretmenlerinden oluşan koroyu, okulun Müzik Öğretmeni olan İbrahim Orçin yönetiyor.
BOSUT: ENGELLİ DE OLUNSA BİR İNSAN İSTERSE HER ŞEYİ BAŞARIR
Programla ilgili bilgi veren Saklı Bahçe Melodisi belgeselinin Yönetmeni Turgut Enes Bosut, engellilerin günlük yaşam kovalamacası içinde görmezden gelindiğini vurguladı, “Biliyoruz ki herkes tek ve biriciktir” diyerek; “Engelli ötekilere benzemiyor. Öncelikle aile, sonra engelli birey kendisini toplumdan uzak tutuyor. Oysa engelli de olsa, bir insan isterse seçtiği bir ya da birkaç alanda başarılı olabilir. Yeter ki kendisiyle yüzleşsin, gözyaşlarını saklamasın, içini köpürtsün, yağmur olsun yağsın. Özgürlüğünü tutsak etmesin. Başarılarına kendisi de şaşıracaktır.
“ENGELLİ İNSANLARIMIZIN
ÇABALARI KAYBOLMASIN”
Saklı Bahçe’nin Melodisi engelli insanlarımızın müzikteki, spordaki çabalarını paylaşmak için, ulusal, uluslararası başarılarının gazete sütunlarında, TV haberleri arasında, kaybolup gitmemesi için hazırlandı. Onlar bu başarıları ile gurur duyuyorlar. Bizler de duyuyoruz. Sizlerin de gurur duymasını istiyoruz.
“ENGELLİLERİN GÜNDELİK YAŞAMLARINI ANLATMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Saklı Bahçe’nin Melodisi programımızda, engellilerin gündelik yaşamlarını, spor ve sanat çalışmalarını, aile bireyleriyle, arkadaşlarıyla ve çevre ile olan ilişkilerini anlatmaya çalışıyoruz. Bizlerin bakış açısı değiştikçe, onların başarıları da kalıcı olacaktır.
“ENGELLİ OLMAK, EKSİK OLMAK DEĞİLDİR”
Toplumumuzda engellilerle ilgili yanlış anlamaların değiştirilmesinin zamanı geldi de geçiyor. Engelli olmak eksik olmak anlamına gelmiyor.
Hepimiz bilmeliyiz ki sanatta, siyasette, sporda, edebiyatta ve pek çok dalda başarılı olan engellilerin bu enerjileri, sağlam diye tanımladığımız pek çok insanımızda yoktur.
“ASIL ENGEL DÜŞÜNCEDEDİR”
Asıl engel düşüncededir. Toplumun önemli bir parçası olan engellilerin, engellerin her açıdan kaldırıldığı bir toplumda yaşamaya hakları vardır.
Ülkemizde 8,5 milyon civarında engelli yaşamaktadır. Ülke nüfusunun yüzde 10‘nundan fazla olan bu sayı bizleri düşündürmelidir.
“ONLARIN YAŞAMINI KOLAYLAŞTIRABİLMELİYİZ”
Onurlu yaşamı hak eden engellilerin yaşamını kolaylaştırmak için neler yapıyoruz? Onların ne denli farkındayız! Çevremize baktığımızda evler apartmanlar, yollar, arabalar, ağaçlar, görüyoruz. Yaşamın bir ucundan tutup yolumuzda ilerlerken; caddelerin sokakların, kaldırımların alt ve üst geçitlerin, trafiğin, engellilerin yaşamını ne denli zorlaştırdığını göremiyoruz. Bizim için yürümek kolaydır. Ayaklarını kaybetmiş ya da tekerlekli sandalyede yaşayan biri için yürümek yalnızca ulaşılmaz bir hayaldir. Göremeyen için gökyüzünün aydınlığı, yıldızlar, deniz, orman, kuşlar ulaşılmaz bir hayaldir. Sesleri duyamayan, elleriyle dokunamayan için de duymak ve dokunmak birer hayaldir.
“SAĞLIKLI İNSANLARIN, ENGELLİLERİANLAMALARI ZORDUR”
Engelli olarak yaşayanları, engelli olmayanların anlamaları oldukça zordur.
Sahici olmayı, kusurlarımızla barışık yaşamayı, içtenlikle sevmeyi ve pek çok güzelliği onların aracılığı ile fark edebiliriz. Oysa onların zenginliklerinden neler neler öğrenebiliriz. Engelli olmak engel değildir.
Haberin devamı 29.11.2011 tarihli Hürhaber Gazetesi’nde…






