KANDEMİR: MESLEĞE İLKBAŞLADIĞIM GÜNLERDEKİ HEYECANIM HALA SÜRMEKTE
Kıdemli öğretmenler adına bir konuşma yapan Meral Kandemir, şunları söyledi: “Bugün 24 Kasım… Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün biz öğretmenlere armağan ettiği büyük gün. Hepimize kutlu olsun! Uzun yıllarımı, büyük bir şerefle yaptığım, dünyanın en kutsal ve en güzel mesleğine kendimi adadım. Silivri’de Kadıköy İlkokulu ve Gazi İlköğretim Okulu’ndan sonra son görev yerim olan Piri Mehmet Paşa İlköğretim Okulu’nda çalışma hayatımı noktaladım. Açıkçası mesleğe ilk başladığım günlerdeki heyecanım hala sürmekte… Anılarım, hayallerim yüreğimden hiçbir zaman silinmeyecek. Öğrencilerime olan sevgimi kelimelerle ifade ise imkansız. Beni ancak ve ancak, sizler gibi kendini eğitim ve öğretime adamış, yürekleri bu aşkla yanıp tutuşan öğretmen arkadaşlarım anlayabilir.
“ÖĞRENCİLERİMİN ATATÜRK’ÜN İZİNDEN GİTMELERİ İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPTIM”
Çalışma hayatım boyunca öğrencilerimin önce kendisine ve ailesine, sonra da ilime ve bilime yararlı olabilecek bireyler olması arzusuyla elimden geleni yaptım. Vatan ve millet sevgisini, Türkiye'miz için çok çalışmaları gerektiğini anlattım. Sevmeyi, sevilmeyi, herkesten önce kendilerine saygılı davranmaları gerektiği duygusunu aşılamaya çalıştım. Yaşamlarına keyifli anılar eklemeleri için kültür, sanat ve sporun sonsuz güzelliğinden bahsettim. Aslında tüm bunları yaparken ki amacım doğru olan yoldan uzaklaşmalarına engel olmak, iyiye ve güzele sıkı sıkı sarılmalarına zemin hazırlamaktı. Ve en önemlisi de, Atatürk'ün izinden gitmelerini, aydınlık ve çağdaşlıktan ayrılmamalarını söyledim hep. Işığı kaybederlerse, kendilerini dönüşü olmayan bir yolun beklediğini hatırlattım.
Öğretmenliğe yeni başlayan genç kardeşlerimi öncelikle kutlamak isterim. Sonra da onlara benden (naçizane) birkaç küçük abla tavsiyesi: Hızla gelişen çağımızda değişim kaçınılmaz bir gerçek. Ülkemizin kalkınmasında en önemli sosyal rolü üstlenen öğretmenlerin, kendilerini daima yenilemeleri ve çağın gerisinde kalmamaları gerektiğini düşünüyorum. İşte bu yüzden öğretmenlik, aslında hiç bitmeyen bir öğrencilik.
Atatürk; "Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır" diyerek mesleğin önemini ve kutsallığını vurgulamıştır. Ne mutlu ki, yıllarım böylesine kutsal bir vazifenin içinde geçti... Öğrencilerimin hayallerine ortak oldum. Onların gözlerindeki sevinç daha da azimle çalışmamın başlıca nedeni oldu. Mutluluğum oldular... (Yeri gelmişken) sizlerle küçük bir anımı paylaşmak isterim: Gazi İlköğretim Okulu’nda çalışıyordum. Malum her yörenin kendine özgü bir şivesi vardır ve Silivri'mizde de genelde Trakya şivesi hakimdir. 2 öğrencimden Atatürk'ün anne ve babasının ismini yazması için tahtaya gelmelerini istiyorum. Annesinin adını yazan: Zübeyde Anım yazınca, hem güldük hem de "H" harfinin kullanım hatasından bahsettik. Sonra diğeri babasının adını yazdığında Ali Rıza Hefendi yazmasın mı? O da Efendi'nin başına “H” harfi ekleyerek doğru yazdığını düşünmüştü... İşte o zaman anladım ki yaşanılan bölge, alışkanlıklar ve sosyal çevre özellikle çocuklarımızın üzerinde çok büyük bir etkiye sahip. Dediğim gibi yanlışlarını düzeltmek için çabaladım, doğrularının arkasında durdum, destek olmaya çalıştım. Dilerim hayatları boyunca sadece bu "H" harfi gibi küçük yanlışlıklar olur hayatlarında... Canım öğrencilerime, birbirinden güzel anıları paylaştığım öğretmen arkadaşlarıma yeniden selam olsun! Yollarımızın hiç bir zaman ayrılmaması temennisiyle hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Saygılarımla...”
Şerife Baldöktü Kız Teknik ve Meslek Lisesi Öğrencisi Songül Topçu, “Ben Öğretmen Olmak İstiyorum” adlı şiirini okudu.
KAYAPINAR: BURUK BİR ÖĞRETMENLER GÜNÜ YAŞIYORUZ
İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar, konuşmasına Van’da görevde bulunan ve depremde hayatını kaybeden genç öğretmenler dolayısıyla duydukları üzüntüyü paylaştı ve buruk bir 24 Kasım Öğretmenler Günü yaşadıklarını söyledi. Vefat eden öğretmenlere Allah’tan rahmet, onların yerine göreve devam edecek olanlara ise başarılar diledi.
“ÖĞRETMENLER GÜNÜ; FEDAKÂR ÖĞRETMENLERİMİZİN KIYMETİNİ ANLAMAMIZI SAĞLAYAN BİR
GÜNDÜR”
Kayapınar sözlerine şöyle devam etti: “Öğretmenler Günü’nün amacı, öğretmenin toplumdaki yeri ve rolünü belirlemek, önemi ve değerini ortaya koymak, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni gerekli yüce onurla şereflendirmektir. Yine öğretmenlerimizin kendi aralarındaki bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmek, emekli olan öğretmenlerimizi saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlerimize mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte, “Öğretmenler Günü”, bu amaçlarla tüm fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.
Öğretmenlik mesleğini icra eden insanlar, toplumda bir adım önde olmalı. Konuşmanızla, tutumunuzla, giyim kuşamınız, fikrinizle zikrinizle, hitabınızla, her şeyinizle büyük bir sorumluluk altında olup herkesten bir adım önde olmalısınız. Baskın kişilik siz olmalısınız. Bu kendiliğinden olmaz. Bazılarına doğuştan verilmiştir, yapar. Ne yapacağız? Okuyacağız, araştıracağız, yenileneceğiz. Kendimizi aşacağız. İçimiz yanacak. Bir tren düşünün, arkasında 40 tane vagonu var. İçinde bir tanesinin, o da öndekidir, tek onun yüreği yanıyor. Çekip götüren zaten o’dur. Arkadakiler sadece takip ediyor. Bu arada yön veren makasçımız var. Bize de yön veren, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır”, “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister” sözleri. Yüke bakın!
Arthur Vard’ın bir sözü dikkatimi çok çektiği için sizinle paylaşmak istiyorum; “Vasat öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, usta öğretmen gösterir, büyük öğretmen ilham verir.” Herkesten önde, herkesten büyük ve fazla olmalıyız. Okuyarak bunu başarabiliriz. Sokrates’in, “Dünyada her şeye kıymet biçilebilir, ama öğretmenin eserine kıymet biçilemez” şeklinde bir sözü var. Hepimizin hayatına yön verecek şekilde katkı veren bir öğretmen olmuştur. İşte bizim ağırlığımız da budur. Herkes üzerine daha fazlasını katmalı. Ben bunu bekliyorum, istiyorum ve sizi çok seviyorum.
KAYAPINAR’DAN TEŞEKKÜR
Ne mutlu bize ki ilçemizdeki eğitim seferberliğinde herkes katkıda bulunuyor. Kaymakamımız Salih Keser göreve yeni geldi. Tecrübelerinden istifade edeceğiz. Kendisi bize rehber olacaktır. Şimdiden teşekkür ediyorum. Silivri Belediye Başkanımız Özcan Işıklar ve siyasi parti temsilcilerimize, eğitime verdikleri katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. İl Genel Meclisi’nden karar çıkar çıkmaz bize haber veriliyor. Bunlar bizi çok mutlu ediyor.
Bu anlamlı günde aklın ve bilimin ışığında görev yapan bütün öğretmenlerimize milletçe şükranlarımızı sunuyor; Başta Başöğretmen Atatürk olmak üzere, aramızdan ayrılan bütün öğretmenlerimizi ve eğitimcileri rahmet ve minnetle anıyoruz.
“LÜTFEN BUGÜNÜN EVLATLARINI YETİŞTİRİNİZ”
Öğretmenler Günü'nün bütün öğretmenlerimize ve vatandaşlarımıza kutlu olmasını dilerken, Atatürk'ün, 1922 yılında öğretmenlerle yaptığı bir toplantı sırasında ifade ettiği şu sözlerle konuşmamı tamamlamak istiyorum:
“Bu dakika karşınızda duyduğum en samimî hissi, izninizle söyleyeyim: isterdim ki çocuk olayım ve sizin bilgi saçan öğretim alanınızda bulunayım, sizden feyiz alayım, siz beni yetiştiresiniz! O zaman milletim için, daha yararlı olurdum; fakat maalesef, yerine getirilmesi imkânsız bir arzu karşısında bulunuyoruz. Bu arzunun yerine başka bir istekte bulunacağım; lütfen bugünün evlâtlarını yetiştiriniz! Onları memlekete, millete yararlı uzuvlar yapınız! Bunu sizden istiyorum ve rica ediyorum.”
Haberin devamı 25.11.2011 tarihli Hürhaber Gazetesi’nde…






