Işıklar: Özgür basın yoksa demokrasiden bahsedilemez

Işıklar: Özgür basın yoksa demokrasiden bahsedilemez

24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışının 105. Yıldönümü”, Silivri Kale Park Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen kokteylle kutlandı. Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede demokrasi ve özgürlüklerden bahsedilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Basının daha özgür ve bağımsız olması dileklerinde bulundu. Basında Sansürün Kaldırılışının kutlandığı programa; Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın eşi Esma Işıklar, CHP İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, CHP Silivri Belediye Meclis Üyeleri; Ahmet Yücegök, Suna Göçengil, Bora Balcıoğlu, Melih Yıldız, Doruk Bulut, Şenel Yıldırım, Silivri Belediyesi Planlamadan Sorumlu Başkan Koordinatörü Mehmet Has ve çok sayıda davetli basın mensubu iştirak etti.

IŞIKLAR: BASINDA YANDAŞ OLMAK, KENDİNİZE YAPTIĞINIZ EN BÜYÜK KÖTÜLÜK
Basının demokrasinin işlemesini sağlayan en önemli kurumlardan birisi olduğunu belirten Işıklar, kamuoyunun gerçekleri öğrenme açısından üstlendiği rolün önemini vurguladı. Basın emekçilerinin siyasi baskılara maruz kalmadan, topluma ayna tutabilme özgürlüklerinin olmasını temenni eden Işıklar, günün anlam ve önemini belirten açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: "Bütün özgürlüklerin ana teması, bağımsızlığın, eşitliğin, adaletin, insani duyguların hepsinin temelinde açıklık, saydamlık, haber alma, haber verme, hesap sorma, denetim, katılım, çoğulculuk, bütün bu değerleri ortaya koyan, onu sorgulayan ama geliştiren bir anlayışı vardır basının. Çok hareketli, çok sıkı, bölgenin jeopolitik ve konjonktürel durumundan kaynaklanan sıkıntılı günler yaşadık geçmişte. Belki yakın gelecekte muhalefeti-iktidarı, içinde olan-olmayanının hepsinin ortak bir kabulü var; bir gerginlik, stres oluştu. Zaman zaman basında kendisini ifade ederek bu gerginliğin atılması anlamında böyle bir görevi yapacakken de maalesef dönem dönem Türkiye’de bugün anlamını kutladığımız basın bayramının da o dönemki stresinden sonra bir açılım olmuş, cumhuriyet ve değerler kurulmuş. Ama o günkü özgürlükleri arar hale geldiğimiz de oluyor. Basının baskı altına alınması, yandaşlığı, aslında kendinize yaptığınız en büyük kötülük haline dönüyor. Hem yapana hem yaptırana saygınlıktan tutun haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına kadar zarar veriyor.

"SOSYAL MEDYA VARKEN, TOPLUMUN HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANAMAZ”
İktidarı bir şekilde yürütürsünüz ama sizi orada tutan gerekçeleri, orada olmanızı sağlayan nedenleri, görmediklerinizi aktaran bir sesten mahrum kalmak bence demokrasiden mahrum kalmak anlamına geliyor. Bir dönem sonra varlık sebebiniz sizi ortadan kaldırmaya dönük bir sebep haline dönüşüyor. İktidar olmak, bir devlet yönetiminin temel unsuru haline gelebiliyor. Yaşadığımız çok örnekler var; bir twitter hesabı bizim coğrafyamıza çok yakın noktada rejimi ortadan kaldıran, değiştiren, o coğrafyada tamamen rüzgar estiren bir hale dönüştü. Sosyal medyada artık bazı şeyleri saklamak, gizlemek, toplumun haber alma özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmanın çok bir anlamı yok. Bilgilenmek, bizi biz yapan değerleri koruyan, geliştiren bir basın anlayışını ortaya koyacak yapıyı da kendimiz için korumamız gerektiğini düşünüyorum.

"BİR TUŞLA BİNLERCE ENFORMASYON ALABİLİYORUZ”
71, 72, 80 yıllarındaki kesintiler de hep basın susturulmuştur. Ama Türkiye’nin ondan sonra ki çektiği sıkıntıyı da hep birlikte yaşadık. Demokrasi, özgür bir basın olmazsa olmayan bir şey. Artık yazılı ve görsel basına, ikisini beraber kullanarak takip etme süreci başladı. Bilginin artık gizlenemez, herkesin ulaşabilir olması belki de adaleti, refahı, eşitliği eşitleyen bir sürece gidiyor. Eskiden bilgiye ulaşmak çok maliyetliydi ama şimdi bir tuşa bastığınız zaman binlerce enformasyonu aynı anda alabilir hale geldiniz. Yerel anlamda basının; bu ilçenin geleceğine, ekonomisine, sosyal refahına, yaşam standartlarına, insan ilişkisine yapılması gereken katkıyı biliyoruz.

"ETLE TIRNAK GİBİYİZ”
Bu teknenin içinde birlikte yaşıyoruz. Halkımızın haber alma özgürlüğünün önünü açmamız gerekir. Basının da ayakları üzerinde durması gereken bir kaynağı olacak, bununla beraber okuyan, sorgulayan, yazan, hesap soran halkımız özen gösterecek ve basında bu ihtiyacı karşılayacak. Et ile tırnak gibi beraberiz. Kişisel mahremiyet hepimiz için bir koruma alanıdır ama topluma mal olan bizler onun çok azıyla yetinmek zorundayız. Bunun daha fazlasını büyük bir koruma kalkanı içine almamalıyız. Denetlenebilir, saydam olmasına ve sürekli halkın içinde sizleri dinleyerek, paylaşarak yapılması gerektiğine inanıyor ve gayret ediyorum. Bulunduğunuz makam, kuvvetli, halkın en kutsiyetli oylarıyla gelinen bir yer.

"İNSANLAR HAYALLERİNİ SİZE EMANET EDİYOR”
Hemşerilerimiz geleceğini, çocuklarının umudunu, beklentilerini, yarınlarını belki de çevresinde dönüşmek istedikleri hayallerini size emanet ediyorlar, bu çok önemli bir görev. Bu ağır yükü hiç unutmamak lazım, o dengeyi adaletle, o yetkiyi insan onuruna, gururuna saygı duyarak yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bunun bilincinde önce bizler olacağız, sizler de bu anlamda bizleri denetleme yaklaşımınız insanların beklentilerine uygun ve verimli olacak. Siyasi, dini, hemşeri ayrışmalara tabii tutmadan öncelikle eşitliği sağlayarak bunu yapmalıyız. Bu konuda en büyük destek ve katkıyı sizlerden görüyorum ve devamını diliyorum.

"ISRARLA ÖZGÜRLÜK PEŞİNDE OLAN BASIN; İYİ Kİ VARSINIZ”
80 yılından bu yana bir türbülansın içine girdik. O zaman çok şeylerimizi feda ettik; düzen, istikrar için. İstikrar, özgürlüklerin yok olmasına gerekçe olmamalı, onu ayakta tutmalı. Bugün geçmişten gelen o cerahati patlatıp, açmalıydık. Darbelerden, devletin statükocu anlayışından, insanın devlet için var olduğu anlayışını kırıp, hizmetkar bir devlet anlayışına dönüştürmek için saydamlığı kurumlar arasında sağlamalıydık.
Basın bayramını gönülden kutlamak isterdim ama maalesef bulunduğumuz şartlarda hesap soramaz hale geldik. Bundan sonra bu saydamlığı sağlarsak en büyük iyiliği demokrasimize, cumhuriyet değerlerimize yapmış olacağız. Basının bu direnci, mücadelesine, inadına, aydınlıktan yana oluş ısrarına gerçekten saygı duyuyorum. Silivri’de bu anlayış ve saygınlığı hep birlikte koruyacağız. Yüzümüze tutulan bu aynadan hiç rahatsız değilim, çok memnunum, iyi ki varsınız. Israrla bu özgürlüğün peşinde koşan basının önünde saygıyla eğiliyorum. Basın Bayramı’nızı kutluyorum.”

BASINA ÖZEL HEDİYE SEÇKİSİ
Basında sansürün kaldırılışının 105. yıldönümü ve basın bayramı nedeniyle kokteyle katılan basın mensupları için pasta kesildi. Silivri Belediyesi tarafından günün anısına hazırlanan, seçkin hediyeler gece sonunda basın mensuplarına verildi.

Hazal BAŞARAN


YORUM YAP