Silivri Belediyesi'nin Şubat ayı Meclisi ilk oturumu, Pazartesi günü Bora Balcıoğlu'nun başkanlığında gerçekleştirildi. Ancak meclis toplantıları artık Silivri'nin somut sorunlarının konuşulduğu bir zemin olmaktan çok, siyasetin yönünün belirlendiği bir alana dönüşmüş durumda. Bu nedenle hayallerle gerçekler bu oturumda da pek örtüşmedi.
Silivri Belediyesi ve Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nu hedef alan suçlamalara yanıt verilmesi beklentisi karşılık bulmadı. Muhalefete bu yönde biçilen yol izlenmezken, her grup kendi mecrasında ilerlemeyi tercih etti.
CHP Grup Başkan Vekili Önder Çolak, mübadele yıl dönümü ve İBB kreşleri üzerinden yaptığı savunmayla Şubat Meclisi'ni, bana göre, daha çok geçiştirdi.
MHP Grup Başkan Vekili Sultan Aşkın, muhalefet olarak iktidarın eksik kaldığı yönleri dile getirdi. Genel yaklaşımının altında bir sertlikteki sunumu AK Parti Grubu adına bu ay söz alan Semanur Kepenek Erağca'nın anlatımından sonra olduğundan daha şiddetli izlenim bıraktı.
AK Parti Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı da dâhil olmak üzere, muhalefetin iktidara yaklaşımında bu ay dikkat çeken bir korumacılık ve özen vardı. Bu tablo, Grup Başkan Vekilleri toplantısının bir tesiri miydi yoksa ortak bir uyum refleksi mi bilmiyorum. Ancak Şubat Meclisi'nde hissedilen duygu şuydu:“Yeri ve sırası gelince biz ‘döveriz', başkasına hırpalatmayız.”
Bora Balcıoğlu da bu mesajı aldı. Muhalefetin uyarılarını dinledikten sonra yanıt vermeye girişmeden önce, “Silivri halkı seviyor ki seçti, muhalefet de beni seviyor ki yanlışlarımı, eksiklerimi ifade ediyor. Benim başarılı olmaktan başka şansım yok” minvalinde bir değerlendirme yaptı. Ne kadar güzel söyledi.Bunun sadece sözde kalmayıp eylemlerle desteklendiğini gördüğümüz gün, işte o gün bir dönüm noktası olur.
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, muhalefete yönelik söylemlerinde sıkça, iktidarın uçabilmesi için iki kanada ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Meclisteki muhalefet kanadında, Silivri'ye hizmet ve destek konusunda bir tereddüt görmüyorum. Keşke aynısını iktidar kanadı için de rahatlıkla söyleyebilsem.
“Bir insan her şeyi bilemez. Ben de bilmiyorum. Ama haddimi biliyorum. Bilen insanlar ile Silivri'yi yöneteceğim” vaadi hayata geçirilmediği sürece, Bora Balcıoğlu için oturduğu koltukta huzur mümkün görünmüyor. Kimse kırılmasın, üzülmesin diye diye kırılan ve üzülen, bu süreçte en çok Başkan Bey'in kendisi oldu; bu gidişle de öyle olmaya devam edecek.
Sultan Aşkın, MHP adına net bir dille; AK Partili Semanur Kepenek Erağca ise zarafetin nirvanasından yapılması gerekenleri ve sergilenmesi gereken yaklaşımı ortaya koydu.
Gerekenler ‘söverek' (kızarak manasında) de, güzellikle de anlatıldı. Buna rağmen hâlâ yapılmıyorsa, Başkan Bey dönüp inşa ettiği iktidara bakmalı, yönetimini artık sorgulamalıdır.
Şubat Meclisinin ilk oturumu, kimsenin kimseyi incitmediği ama herkesin birbirini tarttığı bir oturum oldu.Kimsenin büyük beklentileri yok. Vaatler de zaten bu ölçüdeydi. Koparılmaya çalışılan fırtınaya rağmen ortaya konan bu sahiplenmenin karşısında insanın içi titrer.
Bora Balcıoğlu'nun bundan sonra ne yapacağını ise hep birlikte göreceğiz.






