Konuyu araştıracağını belirten Silivri Belediye Başkanı Işıklar ise geçtiğimiz dönem 520 Bin TL’ye ihale edilen Silivri girişindeki şelalenin 180 Bin maliyeti olduğunu söyleyerek, “Sizin döneminizde ciğerci dükkanı kediye teslim edildi” şeklinde yanıt verdi.
Silivri Belediyesi’nin Nisan ayı ikinci oturumunda iktidar 2009 faaliyetlerini anlatarak onaya sundu. İki saat süren değerlendirmede ilk olarak Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar söz alarak, çalışma anlayışlarını ve projelerini anlattı. Demokrasi vurgusunda bulunarak, yaşanan iktidar değişim sürecine dikkat çeken Başkan, şöyle konuştu:
IŞIKLAR: SİLİVRİ’NİN GELECEĞİ BELİRLENİYOR
“Geçtiğimiz dönem bir süreç yaşandı. Demokrasiyi demokrasi yapan seçimle gelmek ve seçimle gitmektir. Gelip de gitmeyen iktidarların yönetim şekline demokrasi denmiyor. Halkın değerlendirmesi, beklentileri, ihtiyacı doğrultusunda verdiği kararla iktidara geldik. Silivri’nin tarihinde ilk kez 1/1000’lik planları yapıldı, 1/5000’likler hazırlandı ve 1/1000’liklerin yapımına başlandı. Şehrimizin geleceğini belirleyen yapılaşma süreçlerini yaşıyoruz. Bunun yanı sıra idari yapımızda yapılan değişiklikle göreve başladık. 29 Mart 2009’da belde belediyelerin söndürülmesiyle önemli bir değişim ve bütünleşme sürecine girdik. Beldelerimiz Anadolu’daki ilçelerden bile geniş bir yapıya sahipti. Bunların ilçe belediyesiyle bütünleşmesi Cumhuriyet tarihinde bir ilkti.
DÜNYA KRİZİNİN GÖLGESİNDE BİR YIL
Dünyayı kavuran küresel bir kriz ortamında geçirdik son bir yılımızı. Dünya ülkeleri hapşırsa biz zaatüre olacak konumdayız. Zenginleşmemiş bir ekonomi, birikimleri yıllardır sömürülmüş, ürettirilememiş pozisyondayız.
“FARKLILIKLARIN ZENGİNLİK OLUŞTURACAĞI BİR YAPI TERCİH EDİLDİ”
Geçtiğimiz dönem ilk kez üç iktidarın aynı olduğu bir süreç yaşandı. Sonrasında da farklılıkların zenginlik oluşturacağı bir yapı yerini aldı. Halkımız hizmetin bu yöntemle yapılmasından yana tercih kullandı ve biz göreve başladık.
Bu yaşadığımız zorlukların hiçbirisinin arkasına sığınmak gibi bir düşünce içerisinde değilim. Ama bir hafızayı da canlı tutmak zorundayız. Bu yakıcı ekonomik krizin belediye yönetimine yansıması 40 Milyon TL’lik bir borç yükü oldu. Borçlar mutlaka olacaktır, kamuda da devamlılık esastır. Hizmetleri getirme noktasında finans sıkıntısını yaşama nedenlerimizin bilinmesi gerekiyor. Planların olmayışı bu sorunu tetikleyen bir diğer önemli unsurdu. Silivri hepimiz biliyoruz, yapılaşma, emlak ile imar hareketinin kaynağa dönüştüğü, en belirgin gelirin olduğu yerdir.
Hizmet sektörlerinden geçinen alanımız da var. Genel krizlerde en çok etkilenen de bu kesimdir. İlçe esnafımıza sıkıtı yaşatan sebeplerden biri de bu şekilde ortaya çıktı.
Yerel seçimlerden önce yaptırdığımız anketlerde istihdam sorunu yüzde 40’larda ifade edildi. İlçemizin bekleyen başka sorunları da vardı. Silivri’yi geleceği ile buluşturma noktasında örneğin.
Yerel iktidarı aldığımız dönemde 7 belde belediyesinin devri ile çok zor bir süreç yaşadık. Arkasına sığınmak için söylemiyorum. Büyük bir çaba, insan üstü bir özveri, emekti ortaya konan. Beldelerin tüm varlıkları, envanterleri, 220 personeli ilçeyle bütünleştirdik. Gerçekten halka hissettirmeden, kaynakları efektif kullanarak bu süreci tamamladık. Bunu şuna benzetiyorum bir kaba kum koyarsınız, sallayınca oturuşmasına. Ben yapılan çalışmadan memnunum. Çok da konuşulmuyor olması, hissettirmeden bu süreci gerekleştirdiğimizin göstergesi. Birleşmede çok önemli sıkıntılar yaşayabilirdik. İmar, ekonomik, mülkiyet, hizmet ve personel sıkıntıları yaşanabilirdi. Kamuoyuna hissettirmeden, doğru bir strateji ile, hizmetleri de aksatmadan birleşmeyi tamamladık.
“SORUNLAR ONLARIN YARATANLARIN MANTIĞI İLE ÇÖZÜLEMEZ”
Bunların yanı sıra planlama çalışmalarını yürüttük. Birkaç bina yapıp, insanları onların arkasında göstermeye bizim artık tahammülümüz olamazdı. Farklı bir açıdan bakmalıydık. Sorunlar onların yaratanların mantığı ile çözülemez. Ayrıca bizim dışımızda da gelişmiş sorunlar olabilir.
Trakya’da gerçekleştirilen üretim ekonomiye yüzde 80 cıvarında katkı yapıp, yatırımlardan yüzde 17 alan bölgedir. Boğaz köprüsünden Edirne’ye kadar bana devletin yaptığı büyük bir yatırım söyleyebilir misiniz E-6 Karayolunun dışında? Yok. Bu bölgede devlet yatırımı yok. Üretiyoruz, devlet bütçesine katkı sunuyoruz ama bunlarla sağlanan yatırımlardan çok az bir pay alıyoruz.
Kapaklı-Çorlu-Çerkezköy’ün organize sanayi yolu iki yıl önce yapıldı. 2 bin 500’e yakın, Türkiye’nin belkemiğini oluşturan üretim gücüne sunulan katkı budur. Silivri de aynı durumdan etkilendi.
Fırsatlar iyi odaklanmış zihinlerle çözülebilir. 1/100 000’lik planın getirdiği 430 bin dönüm sanayi alanımız var. Geri kalan da yüzde 15 planlı, yerleşim, konut dışı gelişim alanları, sınırlı sanayisiz, üniversite, eğitim kültür alanlarının projelendirilmesiyle artık başka bir ivme kazanacak. Bu dönem Silivri’yi geleceği ile buluşturuyoruz.
Tarihi dokusuna, ekonomik gelişmesine uygun planlanması ve böyle bir tercih noktasında üniversitelerin bizim için 4 ayrı önemi oldu.
Kamusal alanların, yağmalanmaması, korunması. Kamunun zenginliği kamuda kalsın.
İkinci amaç bu alanların kültür, eğitim merkezi haline gelmesidir. Böyle bir hayat, yaşam ve insan standardını yükseltecek bir mekanizma. Bu da ancak üniversite ile mümkün. İlimin, bilginin ışığında yapılmayan hiçbir şey gelişemez, büyümez, ışığa gidemez. Bilgi toplumuna giden dünyada bizler öncelikli yerimizi almak zorundayız.
Üçüncüsü ilçemizde çok ciddi bir istihdam açığı var. Beklentisi yüksek, umutla gözünü kamuya dikmiş bir kitlemiz mevcut. O gözlerdeki ışığı somuta dönüştürmemiz lazım. Amacımız Eskişehir, Kütahya, Malatya örneklerinde yaşanılanı burada gerçekleştirmek.
Dördüncüsü; üniversitelerde yaratılan eğitimin kentle paylaşmasını sağlamak. Almanya’da üniversitelerin etrafında bırakın tel görgüyü çit bile yok. Üniversitenin imkanlarından Silivri halkının faydalanmasını sağlayacağız. İnsanları bilgi ve birikimle buluşturmayı hedefliyoruz. Üniversitelerde üretilen bilimin sokaklarımıza yansıması, insanlarımızın bundan faydalanmasını sağlayacağız. Benim idealim de hayalim bu. Siyaset yapan insanlar bunları toplumun önceliği haline getirebilmeli. Ben bu hayallerimi kentimde gerçekleştirebilmek için yaşadım. Hizmet tabi ki yapacağız. Ama çeşitli unsurlarla bunu renklendireceğiz.
Silivri’yi geleceğe taşımak için önce üzerimize düşen, doğru bildiğimizi yapmalıyız. Kendi inançlarımızı toplumun inancı haline getireceğiz buradaki tek kriter de doğruyu istemek.
Ben bu meclisin bunu başarabileceğine inanıyorum. İlçemizi geleceğe taşıma konusunda çok önemli bir karar verdik. Bunun oluşturduğu sinerji de çok önemli. Tüm sektörlerde bunun domino etkisini yakında hissetmeye başlayacağız. Silivri değerlerinin arttığı bir dönemin meclisi olarak onur ve gururla anılacağız. Bunların peşinde koşmalıyız. “Yapılmasın” diye uğraş veren sığ düşünceyi terk etmeli, gelişime muhalif olmayı, yıkıcı olmayı tek etmeliyiz. Yapıcı olmanın yollarını geliştirmeliyiz hep birlikte. Hiçbir siyasi tartışmayı bunun önüne koyamayız.
DEVAMI 12-4-2010 TARİHLİ HÜRHABER GAZETESİNDE....






