Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Damat: 23 Nisan, sadece geçmişi anmak değil geleceği müjdeleme günüdür

Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Damat: 23 Nisan, sadece geçmişi anmak değil geleceği müjdeleme günüdür

23.04.2026 14:47:22

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümü kutlama programında bir konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Hakkı Damat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının yalnızca bir tarih değil, millet iradesinin ilanı olduğunu vurguladı. Damat, çocukların ülkenin en büyük teminatı olduğunu belirterek, eğitime yönelik saldırılar karşısında öğretmenlerin ve devletin kararlılıkla ayakta olduğunu ifade etti.site_2

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümü kutlama programı kapsamında Silivri'de düzenlenen resmi çelenk töreni Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirildi.
Törene Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kara, İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Hakkı Damat, siyasi parti ilçe başkanları, meclis üyeleri, kurum müdürleri, muhtarlar, gaziler, eğitimciler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
ATATÜRK ANITI'NA ÇELENK SUNULDU
Törende İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Hakkı Damat, öğretmenlerle birlikte Atatürk Anıtı'na çelenk sundu. Çelenk sunumunun ardından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizin manevi huzurunda saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
SİYASİ PARTİLER VE STK'LAR DA ÇELENK SUNDU
Resmi çelenk töreninin tamamlanmasının ardından program kapsamında siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de Atatürk Anıtı'na çelenklerini sunarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümünü andı.
ÇELENK TÖRENİNİN ARDINDAN GÖSTERİ PROGRAMI BAŞLADI
Çelenk töreninin tamamlanmasının ardından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında hazırlanan gösteri programına geçildi. Katılımın az olduğu tören programı, okul yöneticileri Bahar Yavaş ve Selahat Özel'in sunumunda gerçekleştirildi.
Program, Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aziz şehitlerimiz ve okullarda yaşanan şiddet olaylarında hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerin manevi huzurunda saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Milli Eğitim Müdürü Yusuf Tekin'in bayram mesajının okunmasının ardından Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Hakkı Damat, günün anlam ve önemini belirten konuşmasını gerçekleştirdi.

DAMAT: EGEMENLİK MİLLETİN İRADESİYLE TAÇLANDI
İlçe Müdürü Damat konuşmasında şu sözlerine yer verdi: “Bugün burada, gökyüzünün mavisini ay yıldızın kırmızısıyla buluşturan bir millet olarak, tarihin en şanlı dönüm noktalarından birinin yıl dönümünü idrak etmenin derin hazzı ve gururu içerisindeyiz. 23 Nisan 1920… Üzerinden 106 koca yıl geçmesine rağmen heyecanı ilk günkü gibi taze, anlamı ilk günkü gibi derin olan o kutlu günün sabahı… Milletin azim ve kararı, işgal karanlık bulutlarını yırtarak, Anadolu'nun tam kalbinde, bu aziz vatanın bağrından kopan kahramanların omuzlarında yükselen bir güneş gibi doğmuştu. O gün, sadece bir meclis binasının kapıları açılmadı; o gün, bir milletin kaderine vurulmak istenen prangalar parçalandı. O gün, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, bir temenni olmaktan çıkarak, yedi düvelin suratına haykırılan bir irade beyanına dönüştü.
23 NİSAN DÜNYADA EŞİ BENZERİ OLMAYAN BİR ARMAĞANDIR
Bizler, kökleri binlerce yılın derinliklerine uzanan, dalları gökyüzünü selamlayan ulu bir çınarın evlatlarıyız. Bu topraklar, her karışı şehit kanıyla yoğrulmuş, her tepesi bir destan fısıldayan mukaddes bir emanettir. İşte 23 Nisan, bu kutlu emanetin tapusunun millet adına alındığı gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dehasıyla, sadece bir kurtuluş mücadelesinin merkezi olarak değil, aynı zamanda geleceğin mimarları olan çocuklarımıza duyulan sarsılmaz inancın bir nişanesi olarak taçlandırılmıştır bugün. Bu öyle bir armağandır ki, dünya üzerinde eşi benzeri yoktur. Çünkü bu millet bilir ki, bir ülkenin yarınları, bugünün çocuklarının ellerinde şekillenir. Onların huzuru, en modern silahlardan, en yüksek binalardan, en kıymetli madenlerden daha büyük bir güçtür. Bu sebeple bugün, sadece geçmişimizi anmak için değil, geleceğimizi müjdelemek için de buradayız.
Bugünün anlamını daha iyi kavrayabilmek için, 1920'nin o puslu Nisan sabahına, Ankara'nın o mütevazı sokaklarına, dualarla açılan Meclis'in o tarih kokan koridorlarına zihnimizde bir yolculuk yapmalıyız. Vatan topraklarının dört bir yanı ateş çemberi içindeyken, cephede canını dişine takan Mehmetçiğin süngüsünün ucunda umut vardı, Ankara'da toplanan o ilk meclisin kubbesinde ise akıl ve irade. İşte bu birliktelik, bu çelikleşmiş irade, bize bugünleri armağan etti. Bizler, o günlerin zorluğunu ancak tarih kitaplarından okuyup hayal edebiliyoruz. Ancak şunu iyi biliyoruz ki; bu topraklar üzerinde bugün özgürce nefes alabiliyorsak, bunu; o gün açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında birleşen aziz milletimizin her bir ferdinin iradesine ve cansiperane fedakârlığına borçluyuz. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Birinci Meclis'in tüm kahraman üyelerini, İstiklal Harbimizin isimsiz neferlerini ve bu vatan için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.
Bu kutlu günün bir diğer benzersiz özelliği ise, hiç şüphesiz dünyada bir ilk olarak çocuklara bayram olarak armağan edilmesidir. Çocuklar, geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. “Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” sözleri, Atatürk'ün çocuklara verdiği önemi en veciz şekilde anlatmaktadır. O, bu bayramı sadece Türk çocuklarına değil, tüm dünya çocuklarına armağan ederek, evrensel barışın, kardeşliğin ve sevginin temellerini atmak istemiştir.
DÜNYA ÇOCUKLARI İÇİN ORTAK BİR VİCDAN ÇAĞRISI
Ne acıdır ki, bundan 106 yıl sonra, dünyanın dört bir yanında, özellikle de Filistin topraklarında, çocuklarımızın yaşıtı olan masum yavrular, bayram yapmak şöyle dursun, hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Bombalardan kaçarak hayatlarını kaybeden, analarının kucağında son nefesini veren, gökyüzüne uçurtma değil, roket sesleri eşliğinde bakan Filistinli, Doğu Türkistanlı, Arakanlı çocukların çığlıkları kulaklarımızı sağır etmektedir. Buradan tüm insanlığa bir kere daha seslenmek istiyorum: Başta Filistin olmak üzere, dünyanın neresinde olursa olsun, zulme uğrayan, açlıkla, sefaletle, savaşla pençeleşen tüm dünya çocuklarının özgürce, korkusuzca bayram yapabileceği, kahkahalarının gök kubbede yankılanacağı bir dünyanın özlemi ve duası içerisindeyiz. Dileriz ki, insanlık vicdanı uyanır ve artık hiçbir çocuk gözyaşı dökmez.
EĞİTİM YUVALARINA YÖNELİK SALDIRILARI LANETLEDİ
Ayrıca izninizle, bu bayram coşkusunun tam ortasında, yüreklerimizi dağlayan, milletçe öfkemizi kabartan ve hepimizi teyakkuz haline geçiren çok acı ve menfur bir konuya değinmek istiyorum. Malum olduğu üzere, eğitim yuvalarımız, sadece bizim değil, tüm insanlığın üzerinde uzlaştığı yegâne dokunulmaz alanlardır. Ancak ne yazık ki geçtiğimiz haftalarda, ülkemizin güzel şehirlerinde, Şanlıurfa'mızın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş'ımızda, eğitim yuvalarımıza yönelik menfur saldırılar gerçekleşti. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın canına kasteden, onların huzurunu ve güvenliğini hedef alan bu hain saldırıları, buradan tüm Türkiye'ye haykırarak lanetliyoruz. Çocuklarımızın üzerine kurşun sıkan, öğretmenlerimizi hedef alan gafiller, bu milletin tarihinde hak ettiği yeri en ağır şekilde bulacaktır.
Atatürk'ün de dediği gibi, “Küçük hanımlar, küçük beyler; sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, birer mutluluk parıltısısınız. Sizler ülkenin geleceği olacaksınız.” Bu sözler, sadece bir iltifat değil, aynı zamanda omuzlarınıza yüklenen büyük bir sorumluluğun da ifadesidir. Sizlerden beklentimiz çok büyük. Okuyacak, araştıracak, sorgulayacak ve dünyayı değiştireceksiniz. Sadece akıllı değil, aynı zamanda erdemli bireyler olarak yetişmeniz en büyük temennimizdir. Bugün burada sizlerle birlikte olmak, sizlerin sesini duymak bizler için en büyük mutluluk kaynağıdır.
Eli öpülesi, kıymetli öğretmen arkadaşlarım, sizler ki, bir milletin istikbalini inşa eden sessiz kahramanlarsınız. Sizler ki, geçmişte kara tahtaların başında, bugün ise geçmişte de şimdi de dünyanın en güzel kokularından biri olan kitap kokusu sinmiş sınıflarda, yepyeni kitaplarla, akıllı tahtalar ve dijital materyallerle bir fidan yetiştirir gibi, göz nuru dökerek, alın teri akıtarak bu ülkenin yarınlarını yoğuruyorsunuz. Biliyorum ki, her biriniz girdiğiniz sınıflarda dünyayı değiştirme kudretine sahipsiniz. Sizler, bir çocuğun hayatına dokunarak, aslında bir ailenin, bir mahallenin, bir şehrin ve nihayetinde bir ülkenin kaderine dokunuyorsunuz.
“1 MİLYON 250 BİN ÖĞRETMEN ÇELİKTEN BİR KALE GİBİ AYAKTA”
İşte bu menfur saldırılar karşısında, bu aziz milletin evlatlarının yetiştiricileri olarak devletimizin sizlere olan inancı tamdır. Evet, derin bir acı çektik, öfkelendik, belki bir an için yılgınlık hissine kapıldık. Ama biliniz ki, öğretmen camiası olarak bu durumlar karşısında asla yılmayacağız, asla pes etmeyeceğiz, asla geri adım atmayacağız.
Bize kurşun sıksalar da, üzerimize karanlık çöktürmeye çalışsalar da, bizler bu kutsal mesleğin onurunu ve yüklediği sorumluluğu bir an olsun aklımızdan çıkarmayacağız. Çünkü biz biliriz ki, karanlığı ancak bilginin ışığı yok eder. Cehaleti ancak eğitimle yeneriz. Şiddeti ancak sevgiyle, saygıyla ve hoşgörüyle durdurabiliriz.
Ülkemizin iç ve dış düşmanları ve dalalet içindeki bedhahlar şunu çok iyi bilsinler ki; öğretmenlerin yüreğindeki vatan sevgisini, millet aşkını, çocuklara olan bağlılığını hiçbir menfur eylem yıkamaz. Hiçbir tehdit, bizi sınıflarımızdan, öğrencilerimizin o masum yüzlerinden ayıramaz. Bu konuda evlatlarımızın ve dolayısıyla istikbalimizin teminatı olan öğretmenlerimizin kararlılığı sarsılmazdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 18 milyon öğrencisinin geleceğini karartmak, onların aydınlık yarınlarına kast etmek isteyenlere karşı, biz, 1 milyon 250 bin öğretmen, çelikten bir kale gibi dimdik ayaktayız. Bu milletin evlatlarını cehaletin karanlık dehlizlerine mahkûm etmek isteyenler kim olursa olsun asla başaramayacaklar. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ilk çeyreğinde görev yapan öğretmenler olarak bizler, devletimizi çağdaş muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma azmindeyiz ve biliyoruz ki bu büyük vizyona ulaşmanın yolu da hiç şüphesiz eğitimden, okuldan, öğretmenden geçer. Bizler, bu kutsal yolda canımız pahasına da olsa yürümeye devam edeceğiz.
“TÜRKİYE YÜZYILI ÇOCUKLARIN YÜZYILI OLACAK”
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu dönemde, bize düşen görev her zamankinden daha ağır, sorumluluğumuz daha büyüktür. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın defalarca vurguladığı gibi: “Türkiye Yüzyılı, çocuklarımızın yüzyılı olacaktır.” Bu söz, yalnızca bir siyasi söylem ya da bir temenni değil, devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte ortaya koyduğu bir seferberlik ruhunun ifadesidir. Türkiye Yüzyılı, çocuklarımızın teknolojiyi tüketen değil, üreten bir nesil olarak yetiştiği yüzyıldır. Bilimden sanata, spordan edebiyata, akademik başarıdan mesleki eğitime kadar her alanda evlatlarımızın çağın gereklerine uygun bilgi ve becerilerle donatıldığı, aynı zamanda milli ve manevi değerlerine sımsıkı bağlı, vatanını, bayrağını, ezanını seven bireyler olarak yetiştirildiği bir yüzyıldır. Bu vizyon, “Devlet-i ebed müddet” anlayışıyla, bu aziz devleti sonsuza kadar yaşatma iradesinin, çağın diliyle yeniden ifadesidir. Çağdaş muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma idealinin yüzyıllara bölünmüş yeni stratejik bir hedef ifadesidir.
Bizler, Milli Eğitim Camiası olarak, bu kutlu yürüyüşte en ön safta yer almaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu vizyonun gerçekleşmesi için gece gündüz demeden çalışıyoruz. İşte bu yüzden, Siverek'te, Maraş'ta yaşanan saldırılar gibi hadiseler, bizim azmimizi kırmaya yetmez, aksine daha da kamçılar. O karanlık ellere inat, biz okullarımızı bilim yuvaları, sanat merkezleri, spor alanları haline getirmeye; çocuklarımızın gözlerindeki ışıltıyı daha da parlatmaya ant içtik. Bugün bu meydanda, Silivri'mizin güzide okullarında okuyan sevgili öğrencilerimizin sergilediği her bir performans, söylediği her şarkı, okuduğu her şiir, bu azmin, bu gayretin ve bu kararlılığın birer yansımasıdır. İlçemizde yürütülen her bir proje, açılan her bir yeni okul, yapılan her bir bilim şenliği, alınan her madalya, kültür-sanat-spor ve akademik alanlarda alınan her İstanbul ve Türkiye derecesi, çocuklarımızı daha aydınlık bir geleceğe hazırlama amacımıza hizmet etmektedir.
Kıymetli meslektaşlarım, nasıl ki Ayasofya'nın, Sultanahmet'in, Süleymaniye'nin ve Selimiye'nin o azametli kubbelerini asırlardır semada bir mühür gibi tutan güç, yerin derinliklerine kök salmış fil ayaklarının sessiz ve devasa kudretindeyse; Türkiye'nin bağımsızlık ve muasır medeniyet ufkunu ayakta tutan asıl manevi payeler de liyakatli, şuurlu ve fedakâr öğretmenlerdir. Zira bir milletin istikbal kubbesi, ancak onu omuzlayan sütunların sağlamlığı kadar hürdür. Öğretmenler olarak bizler, milletin istikbalini yüklenmiş en önemli taşıyıcı meslek gruplarından biriyiz. Sınıflarımızda, öğrencilerimize sadece matematik, fen bilgisi, edebiyat öğretmiyoruz; aynı zamanda vatan sevgisini, bayrak saygısını, insanlık onurunu, adalet duygusunu ve kardeşlik hukukunu da öğretiyoruz. İşte bu yönüyle bizler, sadece bir meslek grubu değil, bir milletin istikbalini şekillendiren maarif ordusunun neferleriyiz.
Bu nedenle durmadan, yorulmadan, yılmadan çalışmaya, üretmeye, öğrenmeye ve öğretmeye devam edeceğiz. Devletimizin desteği, milletimizin duası ve sizlerin azmiyle, aziz vatanımızın istikbalini ayakta tutacak temelleri hep birlikte inşa edeceğimizden şüphemiz yoktur.
Kıymetli Velilerimiz ve değerli misafirlerimiz, şunu da herkesin net olarak bilmesini isterim ki, biz öğretmenler bu mücadelede asla yalnız değiliz. Devletimizin tüm birimleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızdan Kaymakamlıklarımıza, Adalet Bakanlığımızdan Emniyet ve Jandarma Teşkilatımıza, Belediye Başkanlıklarımızdan Muhtarlık Teşkilatlarımıza kadar bütün kurum ve kuruluşlarıyla öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin yanındadır. Okullarımızın güvenliği, öğretmenlerimizin huzuru, öğrencilerimizin can emniyeti devletimizin en öncelikli meselelerinden biridir. Bu alçak saldırıları gerçekleştirenler ve onların arkasındaki karanlık odaklar, Türk adaletinin pençesinden asla kurtulamayacaklardır. Devletimiz, eğitim yuvalarını hedef alan bu tür eylemlere karşı en üst düzeyde tedbirler almaya devam etmektedir. Velilerimizin içi rahat olsun, öğretmen arkadaşlarımın başı dik olsun. Bu devlet, eğitim ordusunun ve geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın yanındadır.
“ÇOK ÇALIŞIN, ÇOK OKUYUN VE ASLA VAZGEÇMEYİN”
Sevgili Çocuklar, şimdi tekrar sizlere dönmek istiyorum. Sizler bizim en kıymetli hazinemizsiniz. Belki şimdi tam olarak anlayamayabilirsiniz ama biz büyükler, ülkemizi sizlere emanet etmenin bilinciyle hareket ediyoruz. Sizlerden tek bir isteğimiz var: Çok çalışın, çok okuyun ve asla vazgeçmeyin. Yarınları inşa etmek, öyle kolay bir iş değildir. Disiplinli, sabırlı, azimli ve planlı çalışmayı gerektirir. Derslerinize sıkı sıkıya sarılın. Sadece sınavlardan yüksek not almak için değil, hayatı anlamak, dünyayı kavramak, güçlü bir karakter sahibi olmak için öğrenin. Bilgiyi ahlakla yoğurun. Spor yapın, bir müzik aleti çalmayı öğrenin, resim yapın, tiyatroya gidin. Kendinizi her alanda geliştirin.
Bu noktada, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çok önemli bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu söz, belki yaşınız gereği biraz sert gelebilir ama bilin ki arkasında size duyulan derin bir sevgi ve güven yatmaktadır: “Hayatın her alanında olduğu gibi eğitim öğretim hayatında da sıkı disiplin başarının esasıdır. Müdürler ve öğretim kadroları bunu uygulamaya, öğrenciler de uymaya mecburdur.” Bu sözü sakın ola ki bir baskı aracı olarak algılamayın. Buradaki disiplin, keyfi bir otorite değil, sizi hedeflerinize ulaştıracak olan bir çalışma düzeni, bir irade terbiyesidir. Nasıl ki bir sporcu şampiyon olmak için her gün antrenman yapar, beslenmesine dikkat eder, uykusuna özen gösterirse; sizler de hayatta başarılı olmak için ders çalışma disiplinine, zamanı doğru kullanma becerisine ve ahlaki erdemlere sahip olmak zorundasınız. Öğretmenleriniz sizleri bu yolda yönlendirmek, size rehberlik etmek için var. Onların uyarılarını can kulağıyla dinleyin, tavsiyelerine kulak verin. Unutmayın ki, onlar sizin iyiliğinizi isteyen, sizden başka hiçbir çıkarı olmayan en büyük dostlarınızdır.
“EN BÜYÜK ZENGİNLİK BİLGİDİR. EN BÜYÜK MİRAS İSE GÜZEL AHLAKTIR”
Sevgili çocuklar, hepinizin yüreğinde barış, kardeşlik ve iyilik tohumları yeşersin. Birbirinizi sevin, sayın, koruyun. Arkadaşlarınızla aranızdaki bağları kuvvetlendirin. Büyüklerinize saygıda, küçüklerinize sevgide kusur etmeyin. Doğayı ve çevreyi koruyun. Hayvanları sevin. İşte tüm bu güzellikleri yaptığınız zaman, Atatürk'ün sizlere armağan ettiği bu bayramın ruhunu en güzel şekilde yaşamış olursunuz. Geleceğin bilim insanları, öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, sanatçıları, devlet adamları sizler olacaksınız. Unutmayın ki, en büyük zenginlik bilgidir. En büyük miras ise güzel ahlaktır. Bu iki hazineyi kuşanan bir nesil olarak, ülkemizi çok daha güzel yarınlara taşıyacağınıza yürekten inanıyorum.
ÖĞRENCİLERE UYARI
Sevgili Çocuklar, sizlerle çok önemli bir konuyu da paylaşmak isterim. Son günlerde medyada ve sosyal ağlarda yer alan bazı üzücü olayların ardından, maalesef okullarımızda “şaka” olarak nitelendirilen tehdit içerikli sözlere ya da riskli davranışlara rastlayabiliyoruz. Sevgili öğrencilerim, bilmelisiniz ki ortada kötü bir niyet olmasa dahi bu tür söz ve eylemler panik oluşturmakta ve en önemlisi hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. “Şaka” olarak söylenen tehdit ifadeleri dahi kanun kapsamında suç sayılmakta ve adli süreç başlatılabilmektedir. Sosyal medyada yazılan bir cümle, düşünmeden sarf edilen bir söz, farkında olmadan adli sicil kaydınıza yansıyabilir ve geleceğinizi etkileyebilir. Bu uyarıyı sizleri sevdiğim, korumak istediğim için yapıyorum. Bu süreci hep birlikte, sağduyuyla ve birbirimize destek olarak yöneteceğimize yürekten inanıyorum. Göstereceğiniz hassasiyet için her birinize teşekkür ederim. Hepinizin gözlerinden öpüyorum. Bayramınız kutlu, yarınlarınız aydınlık olsun.
“SİLİVRİ'DE EĞİTİME VERİLEN ÖNEM GURUR VERİYOR”
Silivri'miz, deyim yerindeyse adeta İstanbul'un saklı incisi, tarih kokan sokakları, bereketli toprakları ve misafirperver insanlarıyla müstesna bir ilçedir. Bu güzel ilçemizde, eğitime verilen önem her zaman takdire şayandır. Okullarımızın başarısı, öğrencilerimizin azmi, öğretmenlerimizin gayreti hepimizin göğsünü kabartmaktadır. Bugün bu meydanda, Silivri'mizin dört bir yanından gelen öğrencilerimizin gösterilerini izlerken, aslında Türkiye'nin parlak geleceğinin provasını izliyor olacağız.
VELİLERE ÇAĞRI: EĞİTİM BİR SACAYAĞIDIR
Bu bayramın bir diğer önemli paydaşı da hiç şüphesiz siz velilerimizsiniz. Evlatlarınızı bizlere emanet ediyorsunuz. Bu emanetin bilincinde olarak, onları sadece akademik olarak değil, iyi bir insan, iyi bir vatandaş olarak da yetiştirmek için çırpınıyoruz. Ancak eğitim bir sacayağı gibidir; bir ayağı okul, bir ayağı öğretmen ise, diğer ayağı da ailedir, velidir. Sizlerin desteği olmadan, bizim okulda verdiğimiz eğitimin tam anlamıyla başarıya ulaşması mümkün değildir. Özellikle yaşadığımız bu zor günlerde, çocuklarımızın üzerindeki olumsuz etkileri silmek için el ele vermemiz şarttır. Siverek ve Maraş'ta yaşananların ardından, çocuklarımızın zihinlerinde oluşabilecek korku ve endişeleri gidermek hepimizin ortak görevidir. Onlara, devletimizin gücünü, milletimizin birliğini, güvenlik güçlerimizin her an yanımızda olduğunu hissettirmeliyiz. Onlara, şiddetin hiçbir sorunu çözmeyeceğini, asıl olanın sevgi, saygı ve diyalog olduğunu öğretmeliyiz. Lütfen, çocuklarınızla daha fazla vakit geçirin. Onlarla konuşun, onları dinleyin, sorunlarına çözüm arayın. Kitaplarla, sporla, kültür-sanatla hayatlarını donatmaya gayret edin. Ekran bağımlılığından uzak, sokakta oynayan, arkadaşlarıyla paylaşan, üreten bir nesil yetiştirmek için bizlere yardımcı olun.
“23 NİSAN RUHU BUGÜN DE DİMDİK AYAKTA”
Son haftalarda yaşanan elim saldırılar, eğitim alanında öğretmenlerin ve ebeveynlerin dayanışmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Çanakkale'de, Sakarya'da nasıl düşmana geçit vermediysek, bugün de biz öğretmenler, sizlerle omuz omuza vererek eğitim yuvalarımıza uzanan alçak ellere de asla geçit vermeyeceğiz. Devletimiz, adaletin kılıcını bu hainlerin tepesine indirecek ve hiçbir suç cezasız kalmayacaktır. Buradan bir kez daha ifade ediyorum ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı 23 Nisan ruhu, bugün de dimdiri ve canlıdır. İşte bu irade, evlatlarımızın aydınlık geleceğini karartmak isteyen her türlü hain şebekeyi paramparça edecek güçtedir, müsterih olun. Gözünüz arkada kalmasın. Evlatlarınız emin ellerde. Onları, vatanını seven, milletine faydalı, iyi bir insan olarak yetiştirmek için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Sizden ricamız, çocuklarınızla yakından ilgilenmeniz, onların eğitim hayatlarının bir parçası olmanız ve okullarımızla sürekli iletişim halinde bulunmanızdır.
Bu hassas günlerde özellikle doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin yayılmaması için azami dikkat göstermek, gerçeğe aykırı bilgilerin sosyal medya ve benzeri mecralarda yayılmasına engel olmak bu konuda bizlere sunacağınız en önemli desteklerden biri olacaktır. Silivri Kaymakamlığımız liderliğinde ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülen tüm eğitim projelerine, Belediye Başkanlığımızın ve siz değerli halkımızın desteğinin artarak devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Birlikte başaracağımıza olan inancımız tamdır.
TEŞEKKÜR
Sözlerime son verirken, bu anlamlı günün düzenlenmesinde emeği geçen başta Sayın Kaymakamımız olmak üzere, Kıymetli Belediye Başkanımıza, tüm okul müdürlerimize, öğretmen arkadaşlarımıza, öğrencilerimize, güvenlik güçlerimize ve katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara şükranlarımı sunuyorum. Bizleri bugün burada yalnız bırakmadığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
AZİZ ŞEHİTLERİMİZE RAHMET VE MİNNET
Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları olmak üzere, İstiklal Mücadelemizin tüm isimsiz kahramanlarını, vatanın bölünmez bütünlüğü için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Hayatta olan gazilerimize de sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Bu toprakları bizlere vatan kılan ecdadımızın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.
BAŞSAĞLIĞI
Siverek'te, Maraş'ta ve yurdun dört bir yanında hain saldırılara hedef olan eğitim neferlerine ve masum öğrencilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Öğrencilerini korumak için kendini siper ederek ahirete irtihal eden kahraman öğretmenimiz Ayla Kara'ya, melek yüzlü cennetmekân öğrencilerimiz; Mustafa Aslan, Şuranur Sevgi Kazıcı, Zeynep Kılınç, Furkan Sancak Balal, Bayram Nabi Şişik, Belinay Nur Poyraz, Adnan Göktürk Yeşil ve Kerem Erdem Güngör'e yüce Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır cemilleri niyaz ediyorum.
“DEVLETİMİZ, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİMİZİN YANINDA”
Devletimizin, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin daima yanında olduğunu bir kez daha kuvvetle vurguluyorum. Bu vesileyle bu hassas günlerde her olaya anında ve büyük bir titizlikle müdahil olan Sayın Kaymakamımıza, Cumhuriyet Başsavcımıza, Emniyet Müdürümüze, Jandarma Komutanımıza öğretmen ve öğrencilerimiz adına şükranlarımızı arz ederiz. 18 milyon evladımızın ve 1 milyon iki yüz elli bin öğretmenimizin yolu açık, bahtı aydınlık olsun.
23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!”
Konuşmanın ardından okullar arası yarışmalarda ve proje kapsamında şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrenciler eserlerini okudu.
Gazi İlkokulu öğrencilerinin “Basketbol Ritim” gösterisinin ardından ödül törenine geçildi.
DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİ VERİLDİ
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
Silivri'deki 23 Nisan kutlama programı burada sona erdi.
Renginar SALİ

YORUM YAP