Silivri Belediye Meclisinin olağanüstü toplantısında AK Parti Grubu adına konuşan Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı, mevcut mali tablonun sıradan bir yapılandırma meselesi olmadığını savunarak, “Hak etmediği bir tabloyla bugün maalesef karşı karşıyayız” dedi. Yapılandırmanın belediyeye yalnızca birkaç aylık zaman kazandıracağını, buna karşılık belediyeye ait çok sayıda taşınmazın teminat altına alınacağını öne sürerek; tasarruf planı, gelir artırıcı önlemler, Büyükşehir Belediyesi ile taşınmaz satışı ve mahsuplaşma sürecinin siyasi irade tarafından daha etkin takip edilmesi yönünde çözüm önerileri sundu.
Silivri Belediye Meclisinin 14 Ağustos 2026 Cuma günü gerçekleştirilen olağanüstü toplantısının ikinci oturumunda AK Parti Grubu adına söz alan Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı, belediye ve belediye şirketi EZGİ AŞ'nin kamu borçlarının yapılandırılmasına ilişkin gündem maddesini ayrıntılı biçimde değerlendirdi.
Konuşmasına duygusal bir giriş yapan Yazıcı, Mecliste bulunduğu süre içerisinde kendisini en fazla üzen toplantılardan birini yaşadığını söyledi.
“BELKİ DE EN HÜZÜN VEREN KONUŞMAMI YAPIYORUM”
Yazıcı, “Belki de Mecliste bulunduğum süre içinde bana en hüzün veren, en acılı, belki de en duygu dolu bir ruh hali içinde bu konuşmayı yaptığımı söylememi isterim” diyerek başladığı konuşmasında, eleştirinin yanında bir “yüzleşme” yapılması gerektiğini savundu.
“Tabii ki eleştirebiliriz, ben de eleştireceğim. Ama biraz da yüzleşeceğiz bugün beraberce. Birbirimizin gözünün içine bakarak doğruları konuşalım, yüzleşelim. Çünkü hak etmediği bir tabloyla bugün maalesef karşı karşıyayız” diyen Yazıcı, konuşmasını üç başlık altında sürdüreceğini; önce mevcut tabloyu, ardından belediye yönetiminin yaklaşımını ve son olarak da çözüm önerilerini anlatacağını söyledi.
“BU SIRADAN BİR YAPILANDIRMA MESELESİ DEĞİL”
Borç rakamlarının toplantı boyunca birçok kez dile getirildiğini belirten Yazıcı, tekrar ayrıntıya girmek istemediğini ancak tablonun büyüklüğünün anlaşılması gerektiğini söyledi.
Yazıcı, belediyenin SGK ve Vergi Dairesine olan borçları üzerinden yaptığı değerlendirmede, oluşan faiz yükünün belediyenin mali yapısını her geçen gün daha fazla zorladığını savundu.
“Bu günlük 3 milyon, cumartesi pazar da dahil mi diye sordum. Onlar da dahil olduğu zaman aylık 100 milyon bir faiz yükü. Borcu değil bu, faiz yükü. Ödenmediği zaman bu yük olarak belediyenin bilançolarında artacak” ifadelerini kullanan Yazıcı, toplam borcun belediyenin bir yıllık tahsilat bütçesine yaklaşan bir büyüklüğe ulaşmasının tehlikesine dikkat çekti.
Yazıcı, durumun büyüklüğünü anlatmak için şu ifadeleri kullandı:
“Belediye elektrikleri kapatsa, su çeşmelerini kapatsa, hiç kimseye maaş ödemese, hiçbir hizmeti yapmasa, mesela Basın Yayın bütçesini harcamasa, Fen İşleri bütçesini harcamasa, park bahçe yapmasa, sadece SGK borçlarını… Tabii ki bu fiili olarak mümkün değil, durumun vehametini ortaya koymak açısından söylüyorum. Tam 2,5 milyar, belediyenin 2025 yılı tahsilat bütçesi kadar bir borç.”
“NİYE BU KADAR SORUMSUZ DAVRANILDI?”
Borçların bu noktaya kadar gelmesini anlamakta zorlandığını söyleyen Yazıcı, Cumhur İttifakı olarak önceki Meclis toplantılarında belediye yönetimini defalarca uyardıklarını savundu.
Yazıcı, “Buraya kadar niye böyle gelindi, niye bu kadar sorumsuz davranıldı? Ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Zaman zaman buralarda defalarca sizleri uyardık, ‘Bu gidişiniz gidiş değil, yanlış yoldasınız'” dedi.
Türkiye Belediyeler Birliği tarafından belediyeye verilen araçları da hatırlatan Yazıcı, söz konusu desteğin belediyelerin mali ihtiyaç durumuyla bağlantılı olduğunu savunarak, muhalefetin önceki uyarılarının “sadece muhalefet yapmak” olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“Belki de sadece böyle muhalefet yapmak için konuştuğumuzu mu sandınız? Kulaklarınız niye karşılığı olmadı? Niye bunlar kafanıza dank etmedi? Niye ‘Ya biz ne yapıyoruz, neredeyiz, gidişatımız ne? Bak bu muhalefet bazı şeyler söylüyor, acaba doğruluk payı var mı?' diye hiç düşünmediniz?” diye sordu.
“SİLİVRİ'NİN İMKÂNLARI ÇOK GENİŞ”
Silivri'nin arazi, sanayi ve kent rantı açısından önemli imkanlara sahip olduğunu belirten Yazıcı, temel sorunun bu potansiyelin belediye gelirlerine yeterince dönüştürülememesi olduğunu savundu.
Yazıcı, “Silivri yazın oluyor sahillerde yürüyecek yer yok. Tarım arazileri 400 kilometrekare. Meşhur eski Belediye Başkanımızın bir sözü var; ‘Adam eksen adam çıkar.' Sanayi Türkiye'nin yüzde 2,7 ihracat oranını karşılıyor. Daha ne lazım?” dedi.
Yazıcı, “Kent rantı dediğimiz şey bu. Yerlerimiz kıymetli, arazilerimiz kıymetli. Daha ne lazım? Bunu gelirlere, belediye bütçesine kazandıracak bir akıl, bir yaklaşım lazım, bir samimiyet lazım, beceri lazım” ifadelerini kullandı.
“ZAMAN KAZANACAKSINIZ, KARŞILIĞINDA NE VERECEKSİNİZ?”
Yapılandırmanın belediyenin temel mali sorununu çözmeyeceğini savunan Yazıcı, düzenlemenin yalnızca kısa süreli bir rahatlama sağlayabileceğini söyledi.
Yazıcı, belediye yönetiminin yaklaşımını eleştirerek, “Kanun çıkmış, belediyenin yetkilileri bakmışlar, ilgilileri; ‘Aa bu kanun çıktı, hadi biz de buna müracaat edelim.' Ne kârı olacak? Müracaat ettiğiniz zaman 2-3 ay belki kazanırsınız. Yapılandırmayı yaparsınız, 2-3 ay idare edersiniz, bir ayı da ödediğinizi düşünelim, 4-5 ay size zaman kazandırır” dedi.
Ardından teminat gösterilecek taşınmazlara dikkat çeken Yazıcı şu soruyu yöneltti: “Peki bu 4-5 ay zaman kazanmanın karşılığında ne vereceksiniz? Belediyenin 32-33 tane taşınmazını, halka ait olan taşınmazları vereceksiniz.”
“ÖDENMEZSE BU TAŞINMAZLAR SATIŞA ÇIKABİLİR”
Yazıcı, yapılandırmanın bozulması halinde teminat gösterilen taşınmazların satış sürecine konu olabileceğini savunarak, bunun Silivri açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
“Ödenmediği zaman o ipotekler belki icraya çıkacak. Tabii ki onu Vergi Dairesinin, SGK'nın gireceği bir iş ama muhtemelen ödemediğiniz zaman bunlar satışa çıkacak, haraç mezat, yarı fiyatı artık ne olursa öyle satılacak. Yapılandırma tekrar bozulacak, tekrar başa döneceksin” ifadelerini kullandı.
Yazıcı, yapılandırmanın gerçekten çözüm getireceğine inanmaları halinde destek vermekten kaçınmayacaklarını da vurguladı: “Dolayısıyla bu çözüm getirmeyecek. Çözüm getirdiğine inansak biz de el birliğiyle, çok da memnun olarak sizi destekleyerek buna evet derdik.”
Belediyenin cari SGK ve vergi borçlarının düzenli şekilde ödenmemesini yapılandırmanın sürdürülebilirliği açısından temel problem olarak gösteren Yazıcı, geçmiş aylarda ödeme yapılmış olması halinde farklı bir değerlendirme yapabileceklerini söyledi.
Yazıcı, “Siz şu ana kadarki 2 yılda bir ay bile SGK ödememiş, vergi ödememişsiniz. Son bir iki ay ödeseydiniz, bak son ayı ödeseydiniz belki de bizim için bir ümit ışığı doğardı. ‘Bak, ödemeye başlamış, belediye bütçesinin SGK, vergilerini ödüyor, yapılandırmayı da ödeyebilir' diye düşünürdük” dedi.
Yapılandırma borcunun cari yükümlülüklerin üzerine ekleneceğini belirten Yazıcı, aylık toplam ödemenin 70-80 milyon liradan 100 milyon liraya kadar çıkabileceğini ileri sürdü.
“MECLİSİ VE HALKI NASIL ÖDEYECEĞİNİZE DAİR İNANDIRAMIYORSUNUZ”
Yazıcı, belediye yönetiminin 72 aylık ödeme süreci için yeterli bir mali plan ortaya koyamadığını savundu.
“Meclisi ve halkı da inandıramıyorsunuz. Böyle bir planınız da yok, nasıl ödeyeceğinize dair” diyen Yazıcı, mevcut problemin kaynağının doğru tespit edilmediğini ileri sürdü.
“Bir defa problemin ne olduğunu bile bilmiyorsunuz. Problemin varlığından bile haberdar değildiniz şimdiye kadar. Çözüm önerisine dair fikriniz bile yok. Sadece devletin çıkardığı bir kanundan yararlanmak istiyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“BİR KRİZ EYLEM PLANI OLUŞTURMALIYDINIZ”
Yazıcı, bu noktada belediye yönetimine çözüm önerilerini sıralamaya başladı. İlk yapılması gerekenin gelir-gider tablosunun ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi olduğunu söyledi.
“Önce belediyenin gelir kalemlerine, gider kalemlerine bir bakmanız lazım. Bir kriz eylem planı oluşturmanız lazım. Biz nerelerde tasarruf yapabiliriz, hangi kalemlerde azaltma yapabiliriz? Bir yıllık ödeme akış planı hazırlamalıydınız. Öyle bir şey yok ortada” dedi.
Komisyon toplantısında da aynı soruları yönelttiklerini belirten Yazıcı, “Neden tasarruf edeceğinizi de bilmiyorsunuz. Şimdi iki yıla kadar ayıramadığınız kaynağı nasıl ayıracağınıza dair bir fikriniz bile yok. Ben de şaşkınlık içinde bakıyorum çaresizliğinize. Bu kadar çaresiz durumunuzu sanırım dışarıdan herkes görüyor” ifadelerini kullandı.
YAZICI'DAN ÜÇ BAŞLIKLI ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Yazıcı, belediyenin mevcut mali krizden çıkabilmesi için üç temel adım önerdi.
İlk olarak tasarruf politikalarının ciddi ve kararlı biçimde uygulanmasını isteyen Yazıcı, “Bir defa şapkanızı önünüze koyun ve tasarruf kalemlerinizi güçlü, ciddi, istikrarlı bir şekilde planlayın. Biz nerelerden ne kadar tasarruf edebiliriz?” dedi.
İkinci olarak belediye gelirlerinin artırılması gerektiğini belirten Yazıcı, “Biz gelirlerimizi ne kadar artırabiliriz?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini söyledi.
Kaynak artırma ve kaynak çeşitlendirme önerilerini daha önce de Mecliste dile getirdiğini belirten Yazıcı, bu konuların belediye yönetiminin gündemine yeterince alınmadığını savundu.
“TAŞINMAZLARIN BİR KISMINI BÜYÜKŞEHİR'E SATABİLİRSİNİZ”
Üçüncü çözüm önerisi olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile mali kaynak yaratacak bir taşınmaz işlemi yapılabileceğini belirten Yazıcı, Silivri Belediyesine ait bazı parsellerin Büyükşehir Belediyesine satılabileceğini söyledi.
Yazıcı, “Bu malların, bu parsellerin bir kısmını siz Büyükşehir'e verebilirsiniz. Maliyetinin çok üzerinde verebilirsiniz. Yani mesela 1 liraysa 3 liraya, 5 liraya neyse Büyükşehir'e satma imkanınız var. Sizin Cumhuriyet Halk Partisi-Belediye ilişkileriniz daha geniş. Büyükşehir'den kaynak aktarmak bir çözümdür” dedi.
Bu yöntemin geçmişte örneği olduğunu ifade eden Yazıcı, Hüseyin Turan'ın belediye başkanlığı dönemini hatırlattı.
HÜSEYİN TURAN DÖNEMİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ
Yazıcı, “Bunun geçmişte örneği var. Ben size bunu hatırlatayım. Hüseyin Turan Başkan zamanında seçildiği zaman Silivri Belediyesinin yine böyle borçları vardı. Bilenleriniz bilir, merkezde bir bina vardı. O bina Büyükşehir'e değerinin fazla fazla bir katında satıldı ve oradan Silivri Belediyesinin en azından nefes alması için bir kaynak aktarıldı” dedi.
Aynı yöntemin bugün de değerlendirilebileceğini savunan Yazıcı, ancak bunun yalnızca bürokratik yazışmalarla yürütülebilecek bir süreç olmadığını belirtti.
“MAHSUPLAŞMA BİR MEMUR YAZISIYLA ÇÖZÜLECEK İŞ DEĞİL”
Muhalefet ile CHP Grubu arasında toplantı boyunca tartışılan mahsuplaşma konusuna da ayrıntılı olarak değinen Yazıcı, Volkan Yılmaz döneminde bazı mahsuplaşmaların gerçekleştirildiğini ancak bunların SGK borçlarının çok büyük bölümünü karşılamadığını söyledi.
“Aslında bizim dönemimizde, Volkan Başkan zamanında bir kısmı yapıldı. Ama bunlar öyle SGK borçlarının çok büyük oranını da kapsayan şeyler değil, minimum, cüzi şeylerdi” diyen Yazıcı, sürecin ciddi bir siyasi ve idari takip gerektirdiğini ifade etti.
Yazıcı, “Volkan Başkan bunlara ciddi emek vermişti. Siz de bu emeği vermelisiniz. Eğer bu emeği verdiğiniz halde bu olmuyorsa o zaman gelin konuşalım. Ama şu olmaz; ‘Biz yazı yazdık, yazıya cevap gelmedi'” dedi.
“KARAR VERECEK OLAN SİYASİ İRADEDİR”
Mahsuplaşma sürecini şirketler arası borç ilişkisine benzeterek anlatan Yazıcı, bir belediye bürokratının yazısının tek başına yeterli olmayacağını savundu.
Yazıcı, “Sonuçta buna karar verecek olan siyasi iradedir. Size siyasi irade olarak destek vereceğimizi söyledik ama siz de gidip bu iradenizi göstermeniz gerekir” dedi.
Belediye Başkanı veya sorumlu başkan yardımcılarının ilgili kurumlarla doğrudan temas kurması gerektiğini savunan Yazıcı, “Belediye Başkanı, Başkan Yardımcısı gidip bunları görüşmeden, göz göze bakmadan, kendi niyetini, derdini belli etmeden bürokratın yazı yazmasıyla borç düşülür mü? Ondan sonra da başka türlü açıklamalar… Problem sizde” ifadelerini kullandı.
“SİLİVRİ'YE YAKIŞMAYAN BİR BÜTÇE”
Yazıcı'nın konuşması uzayınca Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici tarafından toparlaması yönünde uyarı yapılırken, Meclis sıralarından da karşılıklı tepkiler yükseldi.
Bu sırada sözlerini sertleştiren Yazıcı, mevcut mali tabloya ilişkin kullandığı “rezil durum” ifadesinin kişilere yönelik bir hakaret olmadığını, belediyenin mali tablosunu tanımladığını söyledi.
Yazıcı, “Bu bütçe, bu bütçe Silivri'ye yakışmayan rezil bir bütçedir. Bu durum rezil bir durumdur. Silivri'yi bu hale getirmek tamamen sizin yolunuzdadır” ifadelerini kullandı. Tartışma sırasında Meclis Başkanlığı tarafları karşılıklı konuşmamaları yönünde uyardı.
Sözlerinin kişisel olmadığını özellikle vurgulayan Yazıcı, “Ben hakaret etmiyorum. Belediye bütçesinin bu rezilliği hakaret değildir. Zorunuza biraz gitmesinde fayda var, belki düzeltirsiniz, belki size faydası olur” dedi.
Yazıcı, Cumhur İttifakı Meclis Üyeleri olarak tabloyu birkaç gündür kendi aralarında değerlendirdiklerini belirterek, belediyenin bu noktaya gelmesinden üzüntü duyduklarını ifade etti.
“Bir kelimeye takılıyorsunuz. Bence siz oturup gidin de ‘Biz nerede ne yanlış yaptık, ne yaptık?' diye çözüm önerisi konusunda bu enerjinizi ona harcayın. Dolayısıyla belediye yönetimidir, kişisel bir şey değil” dedi.
“UMARIM EN ÜZÜCÜ MECLİSİMİZ BU OLUR”
AK Parti Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı, konuşmasını daha sonraki Meclis toplantılarında Silivri'ye yönelik olumlu kararların ve hizmetlerin tartışılması temennisiyle tamamladı.
Yazıcı, “Umarım bu yaşadığımız Meclis en üzücü, en üzgün Meclisimiz olur. Bundan sonra daha güzel kararlarda, birbirinden hayırlı hizmetlerde hizmet alırsınız. Biz de destek veririz. Biz de bunlarla ilgili kararlar gelirse daha güzel Meclisler olur diye düşünüyorum. Böyle umuyorum, böyle ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.






