İbb Den Boğluca İddia Ve Gerçekleri

İbb Den Boğluca İddia Ve Gerçekleri

14.11.2011 11:34:40
HAZIRLANAN yayının giriş bölümünde çalışmanın gerekçesini İBB Başkanı Kadir Topbaş, şu ifadelerle açıklıyor: “Sizlerin büyük güveni ile görev yapıyorum. Bu bana büyük bir onur veriyor. Dünyanın incisi bu şehri bana emanet ettiniz ve ikinci kez ‘Başkan’ seçtiniz.
Şehrime, ülkeme ve dünyaya karşı sorumluluklarım var.
Geride bıraktığımız yedi yılda inanılmaz büyük işler yaptık. Bu büyük başarıları İstanbulluların olağanüstü desteği ve güveni ile elde ettik. Yerel yönetimlerin siyaset değil hizmet yeri olduğu bilinciyle hareket ettik. Her bir İstabullunun daha iyi yaşam alanına, daha iyi kentsel hizmete ve daha yaşanabilir bir çevreye hakkı olduğunu ilke edindik ve hep hizmete odaklandık. Onun içindir ki, Taksim-Levent Metrosu’ndan daha büyük ve ondan daha yüksek kapasitede Levent- Hacıosman Metrosunu sessiz sedasız hizmete aldık. Bugün yüzbinlerce İstanbullu bu güzergahta seyahat ediyor. Anadolu Yakasında dünyanın en hızlı metro çalışmasını yaptık ve toplam 22 kilometre uzunluğundaki Kadıköy- Kartal Metrosu’nda test sürüşleri başlattık.
Yılsonunda günde 1 milyon 200 bin İstanbullunun seyahat edeceği bu dev sistem devreye girecek. Bu inanılmaz bir hız ve çalışma temposu.
Bundan dolayı ekibime teşekkür ediyorum. Aynı şekilde yine 22 kilometre uzunluğunda Otogar-Olimpiyat Metrosu bitiyor, test sürüşünü yaptık. 2014’de İstanbul Metrosu’nun günde 5 milyon
yolcu kapasitesine ulaşacak olması heyecan veriyor. Marmaray’la İstanbul Metrosu’nun birleşme noktası olan Yenikapı’nın günde 1.5 milyon kişi ile dolup taşacağı günlere çok az zaman kaldı.
Bu kısa ve özet bilgiyi ‘siyaset’ değil ‘hizmet’ esaslı çalışma prensibimize örnek olsun diye aktarıyorum. Elbette sadece ulaşım alanında değil, çevre, kültür, şehircilik, turizm ve sosyal alanlarda da yüzbinlerce insanın yararlandığı muhteşem işler yaptık. Bu işler somut, görünür ve ortada olan işler. Biz bu hizmetlerin reklamını, tanıtımını hatta çoğunun açılış törenini bile yapmadık, zaman bulamadık bunlara. Bu gerçekler ortada iken, maalesef İstanbul üzerinden siyaset yapmak isteyenler, hizmetleri görmezden geldiler. Hatta daha ileri giderek karalamaya teşebbüs ettiler. Asılsız, tutarsız ve mesnetsiz iddialarla vatandaşlarımızın zihnini bulandırmak istediler.
Ne var ki, ‘güneş balçıkla sıvanmaz’ ve ‘Halep oradaysa arşın buradadır’. İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap, siyaset ve medya üzerinden yürütülen ve hiç bir gerçekliği olmayan iddialara verilen yanıtları içeriyor. Gündeme geldiğinde her bir iddiaya defalarca yanıt verilmiş olmasına karşın, maalesef gerçekler medyada yeteri kadar yer almadı. O asılsız ve boş iddialardan yargıya intikal edenler oldu ve mesnetsiz, delilsiz oldukları mahkeme kararı ile tescillendi, ancak kamuoyu bu bilgilere ulaşamadı. Bana güvenini ikinci kez bu şehre Başkan seçerek gösteren İstanbullulara gerçekleri anlatmak borcum var. ‘İddialar ve Gerçekler’ kitabı bu amaçla hazırlandı.”

İDDİALAR VE GERÇEKLER BOĞLUCA
İBB tarafından kamuoyunu bilgilendirme amaçlı hazırlanan İddialar ve Gerçekler konulu çalışmada Boğluca Deresi ile ilgili aktarılan bilgiler aynen şu şekilde:

İDDİA
“Bilindiği gibi Ekim 2008’de büyük bir yağışla Silivri Boğluca Deresi taşmış dere güzergâhındaki yerleşimler sular altında kalmıştı. Sel baskınları Boğluca Deresi’nin ıslahını geciktiren ve engelleyen girişimlerinin yeniden gündeme gelmesini sağladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 25 metrelik koruma bandı oluşturarak dere kesitinin büyütülmesi ve kamulaştırma kararının CHP’lilerin çabalarıyla engellendiği ortaya çıktı.
Her olayı hatta tabii afeti bile siyasi çıkar uğruna istismar gayreti bu olayda da ne yazık ki görüldü. Ortaya konan belgeler CHP’nin sorumluluğunu ortaya koydu. Aşağıda Boğluca Deresi’nin ıslahı ile ilgili yaşanan sürecin özetini bulacaksınız. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi15 Şubat 2007 tarihinde ‘taşkın riski taşıyan yaklaşık 500 metrelik kısmının büyütülerek dere kesitinin büyütülmesi ve dere koruma bandının oluşturulması’ kararını oy birliği ile kabul etti.
CHP Silivri Teşkilatı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oybirliği ile kabul edilen karara karşı dava açılması yönünde toplantılar düzenledi. Bu toplantılar parti ilçe binasında yapıldı. Dava açma ile ilgili toplantıların CHP Teşkilatı’nda yapıldığı haberleri ve yorumlar yerel basında yer aldı. CHP’li Şerif Sezen (İlçe Yönetim Kurulu Asil Üyesi ve Sayman) ve İlhan Bahattin Kıroğlu (CHP İl Genel Meclis Üyesi), 7 Kasım 2007 tarihinde yürütmeyi durdurma davası açtı.
Davada CHP’liler itirazlarını ‘içinden neredeyse suyun bile akmadığı bu derenin, kesitinin büyütülmesine neden gerek duyulmaktadır. Amaç taşkın endişesini ortadan kaldırmak değildir’ şeklinde dile getirmişlerdir.

CHP DÖNEMİ BOĞLUCA DERESİ
CHP’li belediye tarafından dere yatağında 1.000 daireli toplu konut yapıldı.
Açılışı dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal yaptı. Dere yatağındaki bu toplu konutla “toplu konut hamlesi”ni başlattığını söyledi.
CHP’li belediye dere yatağının üzerine 225 ton çöp döktü. Dere yatağı 30-35 m genişliğinden, 10-11 m’ye düştü. Daha sonra bu çöpler Kadir Topbaş’ın talimatıyla kaldırıldı.
2007’de yaşanan selde dere taştı.
26.02.2007’de onanan planda, dere kesitinin büyütülmesi ve dere koruma bandı oluşturulması amacıyla park alanı düzenlemesi öngörüldü.

SON DURUM
Silivri’deki dere güzergahı, 2005 yılından önce yanlış ve çarpık yapılaşma sonucu tamamıyla kapandı. Dere koruma bandı, 2 metreye, dere yatağı da 30-35 metreden, 10-11 metreye kadar düştü. Bunun sonucu yağışlar sonrası taşkınlar meydana geldi. Burada sorun, E-5 karayolu ile deniz arasında kalan alanda genişletme yapılamamasından kaynaklanmaktadır.
E-5 Kuzey tarafı ile ilgili olarak proje çalışmalarına başlanmış, Haziran 2011 sonu gibi tamamlanması planlanmaktadır.
Proje çalışmalarının tamamlanması ile E5’in kuzey ve güneyini kapsayacak şekilde dere ıslahı yapım ihalesi gerçekleştirilecektir.

KAMULAŞTIRMALAR
E-5 güney tarafında kamulaştırma işlemleri, Kamulaştırma Müdürlüğünce devam ettirilmektedir.
Genişletme için gereken 8491, 47 m2 alanın istimlak çalışmaları kapsamında; 5081.34 m2 taşınmaz (arsa) kamulaştırıldı.
Bu taşınmazlar üzerinde bulunan 148 dairenin 106 tanesi, 138 dükkanın da 73 tanesi kamulaştırıldı.
Geri kalan yapıların kamulaştırılması çalışmaları devam etmektedir.

2009 EYLÜL AYINDA SİLİVRİ-ÇATALCA VE AYAMAMA’YI ETKİLEYEN YAĞIŞ VE SEL BASKINLARI SONRASI BAŞKAN KADİR TOPBAŞ’IN AÇIKLAMASI
Şahsen işin başında olan birisi olarak bizde de sorumluluk var. Bizden önce de vardı. Bizden sonra da olacaktır herkes bu öz eleştiriyi yapmak zorundadır. Şunu net olarak ifade etmek istiyorum. Belki biraz acımasız olacağız. Birilerinin canı yanacak kimse kusura bakmasın. Gereken soruşturulmaların başlatılması talimatını verdik. İstimlâk gereken yerlerde istimlak, bodrum katlarının etkileneceği noktalarda bodrum katlarının iptaline kadar bütün tedbirler alınacak ve dere yatakları ve etkilenme alanlarının üzerindeki bütün çalışmaları sürdüreceğiz ve bu konudaki gerekli istimlakleri yapacağız.
Bu bölgede bir çalışma yapmamız gerektiğini düşündük, ‘maliyeti 50 milyonları aşacak bir rakama rağmen burası güzel bir hale gelir, sandallar dahi girer sıkıntı olmaz’ dedik. 1\5000’lik planlara işledik. CHP yargıya götürdü. Yürütmeyi durdurma aldılar. 2008’de de planı iptal ettirdiler. İSKİ’nin talep ettiği koruma bandı 25 metre. Yani her iki tarafta 25’şer metre koruma bandı istiyor. Bilirkişi diyor ki; ‘hayır 7 metre yeter.’
Nasıl iptal ettirdiniz? Gelen sonuç ortada maalesef burası siyasi taleplere kurban gitti.
711 trilyon Silivri’ye yatırım yapmışız. 50 trilyon daha yapıp burayı bitirmiş olacaktık. Bu olay yaşamayacaktı. Boğluca Deresinin kuzeyinde takriben 2-3 kilometre bir yere Silivri çöplüğü oluşturulmuştu, kenarında çöpler dökülüyordu.
3 vatandaşımız hayatını kaybetti. Biz orada 225 bin m³ çöp kaldırdık. Dere yatağını 10 metreye düşürmüşlerdi. 25 metre yaptık. Yeni Mahalle’deki yerin zemini nedir? Nasıl bir zemin burası?
1983 yılında CHP Belediyesi tarafından toplu konut alanı ilan edilmiş. Tamamen balçık ve dere yatağı olan yerde Sayın Baykal 1000 konutun açılısını yaptı.
Orada zemin etütleri yaptınız. Nasıl bir zemin görüyorsunuz? Ve gelecekte o insanları nasıl bir tehlikeye attığınızın farkında mısınız? Bu siyasetin altında insanlarımız eziliyor. Kentsel dönüşüm yapmak adına attığımız adımlar için CHP, ‘seçimlerde bunlara oy verirseniz buraları yıkacaklar başkalarına peşkeş çekecekler’ dediler. Buna inanan halkımızdan dolayı Kartal, Maltepe, Sarıyer gibi yerlerde seçimi partimiz kaybetti.
Beklentim şu; bugün biziz yarın başkaları yönetimdeyiz, sorumluyuz.
Bunu kabul ediyorum. Beklerim ki; tüm siyasi partiler bu tavırlarını geride bıraksınlar.
Bakın neler kaybediyoruz? Siyasi rant yok! Günahtır yazıktır! Dumanlı havayı beklemek hoş bir şey değil! Kalkıyor siyasi partiler diyor ki; ‘afet bölgesi ilan edin.’ Afet bölgesi ne demek biliyor musunuz? Tamamen yaşamdan arındırmak demek. Söylediğinizi bir duyun.
Bir önceki parlamento döneminde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın komisyon üyelerini İstanbul’a davet ettim. İMP’deki planlama çalışmalarını anlattık. İstanbul’un deprem risklerinden bahsettik. Kentsel dönüşüm yasasının çıkmasının gerektiğini söyledik.

Haberin devamı 14.11.2011 tarihli Hürhaber Gazetesi’nde…


YORUM YAP