Esnafların Yerel İktidar Görüşleri

Esnafların Yerel İktidar Görüşleri

14.02.2011 11:33:40
Silivri Belediyesi’nin 2 yılını doldurmak üzere olan iktidarı ve icraatlarını esnaflara sorduk. Yapılan ve yapılmayanlar, beklentilere bir de esnafın gözüyle bakalım.

ÖZKÖK: HİÇBİRŞEY YAPMASALAR BİZİMKİLER OLSUN YETER
Ceyhan Özkök (esnaf): “Esasında Silivri Belediyesi’nin neler yaptığını da çok iyi bilmiyorum. Hiçbir şey yapmasınlar bizimkiler olsunlar yeter. Benim öyle bir düşüncem var. Bu memlekette AKP’yi temsil eden insanlar olacağına bizimkiler olsun. Tabi vatandaşlardan gelen bazı şeyler var. İşte geçerken selam vermediği gibi bir takım konular var ama ben olayları öyle değerlendirmiyorum. Belediyenin imkanları ne kadarsa o kadarını yapacaklar. İktidar olmadıktan sonra bu Belediye hiçbir şey yapamaz zaten.

“SİLİVRİ ÇOCUĞU OLSUN, HİÇ OLMAZSA MALIMDA GÖZÜ OLMASIN”
 Dünya kadar borç bırakıp gittiler. Sanki bu gün hükümeti teslim ederlerse farklı bir pozisyon mu bırakacaklar? Aynısını hükümette de bırakacaklar. AKP’nin bugün gitme ihtimali yüzde 40. İktidarı kaybetmesi yakın. Silivri’de bir sürü yağmalamalar yaptılar. İlçemizin arazisini parçaladılar. Mal ve mülklerimizi kendi ellerine aldılar. Ben Silivri Belediyesi’nden ne bekleyeyim? Silivri’nin çocuğu olsun, hiç olmazsa benim malımda gözü olmasın. Fazla bir beklentim yok.

“SOKAKLARIMIZI SÜPÜRSÜNLER YETER”
Sonra biz bugün Silivri’de ne desek Belediyede her şeyimiz oluyor. Onlarda olmuyordu. Silivrili olarak da olmuyordu. Ancak onların yandaşı olursan oluyor, bu da onların politikası. Ben bu politikalara karşıyım. Bu gün Başbakanı görüyorsunuz. Herşeye bağırıyor, çağırıyor, kükrüyor, kendi söylediklerini unutuyor, Süheyl Batum’un iki tane kelimesini alıp kullanmaya çalışıyor. Onun için Silivri Belediyesi bunu yaptı, şunu yapamadı diyemeyeceğim, çünkü memnunum. Sokaklarımızı süpürsünler yeter. Çok şeyler beklemiyorum.

“BÖLGEMİZDEN YERLİ İNSANLAR MİLLETVEKİLİ SEÇİLSİN”
Ben sadece Silivri’yi destekliyorum. Milletvekili aday adaylarından Abdullah Yıldırım’ı kesinlikle desteklemem. Kendisi CHP’den aday olursa da desteklemem. Ben yabancı karşıtıyım. Milletvekilliği olayında partilerden da onu bekliyorum. Bu sadece CHP için değil, tüm partiler için geçerli. Buranın yerli insanları milletvekili adayı olsun. Anadolu’dan gelen bir insan buradan aday oluyor. Ben buna karşıyım. Onlar da olsun, olmasın değil ama en azından birkaç tane bizim insanımızdan içinde olsun. Geçmiş dönemlere bakarsak Silivri’den bir tek Av. Sıdıka Aydoğan çıktı. Onu da arka sıraya yazdılar, tesadüfen oldu. Cezaevinde yatan Mustafa Balbay’ın bölgemizden milletvekili adayı gösterilmesini isterim ama sanırım gösterilmeyecek, çünkü AKP her şeyi lehine çevirmeye çalışıyor. Bana göre göstersin, ben İşçi Partisi Genel Başkanının da gösterilmesini isterim.

“AKP KALIRSA TÜRKİYE BİR TUNUS, BİR MISIR’A ÇOK UZAK DEĞİL”
Silivri’deki bazı insanlara şaşırıyorum. Menfaat için bile olsa AKP’ye değer vermelerine şaşırıyorum. Türkiye Cumhuriyeti elden gidiyor. Eğer AKP kalırsa Türkiye bir Tunus, bir Mısır’a çok uzak değil. Deprem kadar yakın. Halkımız ayakların ama iş işten geçer.

“AYAKÇILARI BİLE KALKINDI”
 Onlar trilyonları götürdü. Biz babamızdan kalan malları tüketerek yaşamımızı sürdürürken onlar servet yaptı. Silivri’yi ele geçirdikten sonra öyle vurgunlar yaptılar ki olmaz böyle bir şey. Önceden bir Belediye Başkanı, Başkan Yardımcısı, İmar ile ilgili bölümlerdeki insanlar bir şeyler götürebiliyordu. AKP döneminde Encümen’e varıncaya kadar hepsi kalkındı. Yanlarında koşan ayakçı bile kalkındı. İşte bunda da hep Selami Değirmenci’nin suçu var.

“DEĞİRMENCİ İNSANLARI ÇOK KIRDI”
Değirmenci, ilk dönem Belediye Başkanlığında çok iyi çalıştı. Sonraki dönemde ondan olmayan insanlarla hep kapıştı. Halbuki mütevazi olup da ‘Ben ne yaptım? Neden bu duruma geldik?’ deyip de o insanlara yaklaşılmadı. Esasında şimdi Değirmenci, ne Yılmaz ne de Işıklar’la kıyaslanamaz. Işıklar ne kadar iyi olsa da Selami Değirmenci’nin şeyini veremiyor ama Değirmenci de insanları çok kırdı. Bu gün mesela ben kendisinin milletvekili adayı olmasını istiyorum ama kardeşlerim istemiyor. MHP’ye verirler ama ona oylarını vermezler. Bize aile olarak zararlar vermesine rağmen ben seçilmesini istiyorum ama kardeşlerim istemiyor diye üzülüyorum.”

TUNA: TERCİH HAKKINSENİ SEÇEN YER OLMALI
Ahmet Tuna (esnaf): “Başka bir yörenin insanı geliyor buradan camiye yardım topluyor. Böyle bir şey yok. Seni buranın halkı seçtiyse, bir yere getirmişse sen de buraya hizmet yapacaksın. Tercih hakkın burası olacak. Yatırımın burası, seçmenin burası, yaşadığın yer burası. Herhangi bir alışveriş yapılacaksa buranın insanıyla olmalı. İki yıl sonra sen de bu halk arasında bir birey olacaksın. Seni bir başka yerden gelip oraya koymadılar. Bir başkası hakkında yorum yaparken, yarın benim için de yapacaklar demeliydin. Üç yerine beş ver ama buradaki insan kazansın. Öneride de bulun. Göreve gelirken şeffaflık, adalet, ayrımcılık olmayacak dersen gelince de öyle davranacaksın.

“BİRİYLE HUSUMETİN VARSA SAKLANIRSIN”
Belediyede güvenlik önlemi alıyorlar. Kirli bir işin veya biriyle husumetin varsa kendini kamufle edersen, saklarsın. Yoksa yakanı açar gezersin. Arkana hiçbir zaman korkuyla bakmazsın.

“İNSANLARLA PAYLAŞILMALI”
Esnafla müşterek olunmalı. Amaç ve şekil böyle olmalı ama insanlarla paylaşmak en iyi şey. Anlatmak için kimse bir araya gelmiyor. Herkes ayrı şeyi anlatıyor. Üç yılları daha var. Tabi her gelen bir şeyler yapmak ister.

“SİLİVRİ’DE ÇARŞI
DİYE BİRŞEY YOK”
Silivri’de çarşı diye bir şey yok. Herhangi bir yere gidin, çarşı dedikleri yer çarşıdır. Adı çarşı ama çarşı özelliği taşıyan bir şey yok. Olan bir şeyi sayın; iki lokanta, bir fırın, karşıda da cami ve avlu var.

“SİLİVRİ, İKİ ARADA BİR DEREDE”
Silivri’nin sahille irtibatını New Center binası kesti. Orada küçük küçük dükkanlar olsaydı daha iyi olurdu. Silivri, turistik bir yer mi? Değil. Sanayi mi? Değil. Silivri’nin henüz ne olduğu belli değil. Turistin buraya gelmesi için bir sebep yok. Denizi dersen yok. Bir özellik teşkil edecek bir şey yok. Oluşmadı. Öyle iki arada bir derede.”

SÖNMEZ: SİLİVRİ’YEİBB TARAFINDAN CİDDİ VE ARSIZ BİR AMBARGO VAR
Erdoğan Sönmez (Eski Meclis Üyesi ve esnaf): “İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Silivri’ye çok ciddi ve arsız bir ambargo var. Düşünün Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan adam, kalkıp Kıbrıs vatandaşlarımıza “besleme” diyebiliyor. Bunların zihniyeti ve anlayışı bu. Bu arsız ambargoya karşı ne yapabilirsin? Bir de Silivri Belediyesi’ne gelirken neyle geldiler? 50-60 bin kişilik bir Belediye olarak geldiler. Gümüşyaka’sı, Selimpaşa’sı şunları bunları bağlandı. İşleyiş arkasından geldi. Zaten iki senedir onunla uğraşıyorlar. Bunların ötesinde de bir şeyler yapma durumundasın. Hakikaten zor. Bütçe olarak büyük kararlar aldığın zaman Büyükşehir Belediyesi’ne gidiyorsun. O, onay vermedi mi elin kolun bağlı.

“BİZDEN BİRİNİ GÖRMEK BANA YETER”
Kişisel olarak beklediğim tek bir şey var. Silivri Belediyesi’ne gittiğim zaman tek istediğim bizden birilerini görmek. Bu bana yeter. Bu çok önemli. Bundan önce gittiğim zamanlarda tanımadığım kişileri görüyordum.

“ELEŞTİRİLERE KATILMIYORUM”
Belediye ekibiyle ilgili yapılan eleştirilere ben katılmıyorum. Her kesime hitap eden, kendi dünya görüşüne yakın insanlarla iş birliği yapmak durumundasın. Bunun başka çaresi yok. Bu Silivri’de de İstanbul’da da böyle olacak.

“ZİNCİR, PARTİ İÇİ DEMOKRASİYLE YUKARIDAN AŞAĞIYA KIRILIR”
Türkiye’de parti içi demokrasi geliştiği zaman var bazı pürüzler çözülecek. Yukarıda partiler neyse ilçemizdekiler de bunun yansıması. Bu zinciri yukarıdan aşağıya kırmak lazım. Bu da parti içi demokrasiyle kırılır. CHP içinde bütün diğer partiler arasından çok daha demokratik bir ortam var. Bunu göz ardı etmemek lazım. AKP, gibi emir komuta zincirinde işleyen bir sistem yok. MHP’de de bu böyle, ama CHP’de sesler çıkıyor. Aykırılık gibi algılanıyor ama sesler, demokrasinin olmazsa olmazıdır.

“YAPILAN HİZMETLERİ ANLATMAK BAŞKANA DÜŞTÜĞÜ KADAR MECLİS ÜYELERİNE DE DÜŞÜYOR”
Silivri Belediyesi’nin yaptığı hizmetleri anlatmak Belediye Başkanı Özcan Işıklar’a düştüğü kadar, CHP’li bütün Belediye Meclis Üyelerine de düşüyor. Zaten Meclis üyesi seçilen özelliği ile kendi konumunda, mahallesinde sözü geçen, dinlenir kişidir. Bu görevi üstlenebilirler.

“KAÇ KİŞİ YANINDAKİ
BAKKALDAN ALIŞVERİŞ YAPIYOR?”
Alışveriş konusunda insanlara bir sorun bakalım, Maxi, Kipa ve Migros’tan mı alışveriş yapıyorlar, yanlarındaki bakkaldan mı? İnsan, önce iğneyi kendine batıracak. 

“TÜRKİYE, HER YÜZÜNE GÜLENİN DOST OLMADIĞINI ANLAMA SEVİYESİNE DAHA GELMEDİ”
Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın soğuk tutumu ile ilgili eleştirilere gelince, benim farklı bir görüşüm var. Herkese iyi görünmeye çalışan, gülümseyen insan, iyi insan değildir. O, yalaka insandır. Bir insanoğlu insanın dostu da düşmanı da olacak. Türkiye, her yüzüne gülenin dost olmadığını anlama seviyesine daha gelmedi. Önemli olan orada Başkanın gülümsemesi değil, kafasında bin bir tane şey var. Sait Girgin zamanındaki şeyler geçti. Silivri’de bunu beklememek lazım. Bunları Sait Bey’in kızı bile aştı.”

BASKIN: SOSYALLİK ADINA YAPILAN PROJELER GÜZEL
Mehmet Baskın(esnaf): “Sosyallik adına yapılan projeler güzel. Bu gün üniversite projesi Silivri için çok önemli. İlçemizin yüzünü ve çevresini değiştirir. Bir nevi varoşluğunu üzerinden atar, kültürel seviyesini değiştirir. Çok güzel bir olay, keşke kısa bir sürede olsa, biz de esnaf olarak faydalansak. İnşallah olur.

“YOL DÜZENLEMELERİ GÜZEL”
Fevzi Çakmak Caddesi ve yan sokaklarda yapılan yol düzenlemeleri çok güzel. Caddeye güzel bir şekil verilmiş. Orası Silivri’nin en işlek sokağı. O, kesinlikle güzel bir proje. Onun haricinde park sorunları devam ediyor. Yeterli otoparkların olmamasından esnafımız şikayetçi.

“ESNAF, GİDERLER KARŞISINDA EZİK, BÜYÜK SERMAYE KARŞISINDA YENİK DURUMDA”
Küçük esnafın zor durumda olması Türkiye’nin sorunu. Yüksek kiralar ve vergiler, hep sıkıntı. Giderler karşısında ezik, büyük sermayeler karşısında yenik kalıyorsunuz. En iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyorsun ama hizmetin karşılığı yok.

“KISA SÜRELİ SİYASİ ÇÖZÜMLER YAPILIYOR, PARALAR BİZDEN ÇIKIYOR”
Yaşadığımız sorunlar hep geneldir ve çözümleri de kısa süreli siyasi çözümlerdir. Hep de paralar bizden çıkıyor.  Bir yönetim geliyor kaldırımı yapıyor, bir diğeri gelip onu kaldırıp yeniden yapıyor. Bunlar hep kısa süreli siyasi çözümler. AKP döneminde mesela “Yüzyıllık altyapı” yapıldı dediler ama 3 yıl gitmedi. Bir yaz boyunca alt yapı yapılacak diye cefasını çektik, yollar kazıldı, işlerimiz düştü. Bir şey yapılıyorsa adam gibi yapılsın, katlanılsın ama katlanıldığı zaman da verilen sözlerin karşılığı olsun.

“SOSYAL STATÜNÜZÜN KARŞILIĞINI VERMEK ZORUNDASINIZ”
Onun haricinde, meclis üyeleri biraz daha sıcak ama Başkan, seçildikten sonra halka daha uzak kaldı. Çarşıya çıkmıyor. Kafası o kadar dalgın ki geçerken hiç, görüyor da görmüyor mu, görmüyor mu onu çözemiyorsun. Belirli bir sosyal statüdeyseniz onun karşılığını vermek zorundasınız. Bir selamı alındığı zaman herkesin hoşuna gidiyor. Şu an kendisinin çok uzak kaldığını görüyorum. Hep toplantı, yemek gibi belirli kalıplarda görünüyorsunuz, onun haricinde çarşıda görünmüyorsunuz. Turan’ın da Değirmenci’nin de Başkanlığını gördük. Onlar çarşıya çıktıklarında en azından bir selamlaşabiliyorlardı, Başkanın o konuda biraz eksikliği var.

“MUHALEFET KÖSTEK OLUYOR”
Muhalefet, madem bu kadar Silivri için çalışıyoruz diyor, onların dönemindeki ve şu anki yatırımları bir karşılaştırsınlar. Bir projeye girdikleri zaman nasıl kısa bir sürede onaydan çıkıyordu, para geliyordu ve işlem bitiyordu. Belediye Binası, Adliye, Devlet Hastanesi gibi projeleri bu Belediye yaptırmaya kalksaydı, inanıyorum ki onların bir yılda yaptırdığını şimdikiler 5 yılda yaptıramazdı. Yukarıdan bir destek gelmediği sürece bu olmaz. Destek oluyoruz diyorlar ama projelere hep köstek oluyorlar.”

KARABİNA: BELEDİYEMİZİN ÇARŞIYA BİRAZ DAHA ÖNEM VERMESİNİ İSTİYORUZ
Osman Karabina (esnaf): “Çarşıya biraz daha önem verilmeli. Ticaret, çarşıdan kaydı. Eskiden olan canlılık artık yok, ticaret çarşıdan yol kenarına kaydı. Belediye, çarşıya hareket getirecek bir şey yaparsa daha memnun oluruz. Silivri’nin yararı anlamında sahil ve çarşının biraz daha önem kazanması lazım. Yerel yönetim hangi aktivite veya çalışmaları yapacağını daha iyi bilir. Diğer hizmetler zaten yerinde yapılıyor. Tek istediğimiz eskisi gibi Silivri’nin kalbinin çarşı olmasını istiyoruz. Tek eksiklik onu görüyoruz.

“UFAK TARİHİ ÇARŞI, VATANDAŞI ÇEKER”
Büyük alışveriş merkezlerine rakip olabilecek ufak tarihi çarşı yapılabilir. Mesela 25 sene önceki eski pazariçi çarşısı gibi. Böyle bir alan varsa, çarşıda olmasa da kenarında olsa yine olur. 15-20 dükkanın bir arada olabileceği ve vatandaşın rahat gezip görebileceği bir yer olabilir. En azından Gıda çarşısı olabilir ve vatandaşı çarşı içinde bırakır. Yazlıkçılar da buraya gelir. Kapalı bir alana girmektense, insanlar açık havada alışveriş yapmayı daha çok seviyor. Bu olabilirse Silivri için çok güzel olur. Önemli olan ilçemizin kalkınması, o kalkınırsa biz de esnaf olarak kalkınacağız.

“MUHALEFET İKTİDARA DESTEK OLSUN”
Üniversitelerle ilgili projeleri duyduk ama destek mi göremiyorlar? Olursa çok iyi olur. Silivri için yapılacak her konuda herkes katkıda bulunursa minnet borcumuzu şükranla sunarız. Muhalefet de destek olursa daha iyi olur. Siyasetin gerekliliklerini biz bilmiyoruz ama asıl önemli olan Silivri. İlçemiz kalkınacaksa, herkesin buna “Evet” demesi  ve elinden geleni yapması lazım.

“GÖREVİMİZİ YAPALIM Kİ SİLİVRİ KAZANSIN”
Ben de esnaf olarak dışarıdan gelen müşteriye iyi davranırsam Silivri’ye olan görevimi yerine getirmiş olurum. Önemli olan Silivri’yi tanıtmak. Bostancı’dan gelen müşteri, “Silivri’de şöyle bir esnaf var” diyebilsin. Misyonumuz bu. Silivri’ye değer kazandırmalıyız. Bunun dışındakiler siyasetçilere düşüyor. Onlar da biz de görevlerimizi yerine getirirsek Silivri kazanır. Muhalefet de yardımcı olmalı. Kaybederse Silivri kaybedecek, yani herkes. Birinin kaybetmesiyle öbürü mutlu oluyorsa o geçici bir mutluluk olacak.”   

Haberi 11 Şubat 2011 tarihli Hürhaber Gazetesi'nde

YORUM YAP