"Bir eğitim öğretim yılına daha sancılı veda ettik" derken, tüm olumsuzluklara rağmen "Gelecek güzel günlere olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz" şeklinde görüşlerini tamamladı.
Eğitim İş Silivri Temsilciliği sona eren eğitim-öğretim yılı dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı. Eğitim sistemindeki koşulların değerlendirildiği açıklamada şu ifadeler ile görüşler yansıtıldı:
"2008-2009 Eğitim Öğretim Yılının son günü bütün okullarda, karne heyecanı hissedilirken, eğitim emekçileri olarak biz, bir eğitim-öğretim yılına daha sorunlu ve sancılı veda etmenin, sorunlarımıza karşı bize dayatılan çözümsüzlüğün burukluğunu yaşıyoruz.
Ülke genelinde her branşta mevcut olan öğretmen açığına karşın öğretmen atamalarındaki kısıtlamalar, bunun yanında sözleşmeli personelliğin dayatılması, kadrolu, sözleşmeli, ücretli, uzman, vekil, geçici- görevli gibi farklı unvanlar taşıyan öğretmenler, Eğitim camiasında bir unvan karmaşasına ve güvensizliğe yol açmaktadır. Bakanlık, ucuza öğretmen çalıştırmak amacıyla yapmış olduğu bu uygulamalarla öğretmenleri özlük haklarından mahrum ederek, sosyal güvencelerden yoksun bırakarak ayrıca asılsız şikayetleri dikkate alarak öğretmenin toplum içindeki saygınlığını kaybetmesinin ve eğitim kalitesinin giderek azalmasının tek sorumlusudur.
"M.E.B. USULSÜZ YÖNETİCİ ATAMALARINDA OLDUKÇA CÖMERT DAVRANMIŞTIR"
150 bin öğretmen ihtiyacımız olduğu halde ve bu ihtiyacın karşılanması için ağustos ayı sürecinde en az 50 bin öğretmen ataması gerçekleştirilmesi beklenirken 220 bin öğretmen adayının atamasını yapmayan M.E.B. usulsüz yönetici atamalarında bu eğitim-öğretim yılında da oldukça cömert davranmıştır. Siyasi kadrolaşma adına yapmış olduğu atamaların hiçbirini bir yönetici atama yönetmeliği ile meşrulaştıramamasına rağmen geçici, vekil gibi unvanlarla okullarda vekaleten kadrolaşmaya devam etmiştir. Cumhuriyet döneminden bu yana en fazla din kültürü öğretmeni atama unvanını taşıyan bakanlık, rehber öğretmen açığını, rehber öğretmenin okullardaki önemini görmezlikten gelmesi oldukça üzücüdür.
M.E.B.'nın kanun ve yönetmelik bilgisi de oldukça zayıftır. Yapmış olduğu icraatların birçoğu yargıdan geri dönmüş, en çok dava kaybeden bakanlık olarak da Türk Eğitim tarihindeki yerini almıştır.
Sosyal devlet anlayışından giderek uzaklaşan siyasi iktidarın, Milli Eğitim Bakanlığı kendi okullarından su, elektrik, telefon ücreti istemekte, bütçeden eğitime ayırdığı ödenek yeterli gelmediği için de faturasını ödeyemeyen okulların elektriğini, suyunu, telefonunu kesmektedir.
Bunun dışında okullarımızın giriş kapılarında önemli derecede güvenlik problemi yaşanmakta bunların çözülmesini de Milli Eğitim okullara bırakmaktadır. Artan şiddet olaylarını göz önde bulundurursak, önemle çözülmesi gereken sorunlardan biri de okulların ve çevresinin güvenliğinin sağlanmasıdır.
Dönemin Milli Eğitim Bakanlığı sayesinde Hababam Sınıfı'nın Hafize anaları, hizmetli kadrosu da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Hizmetli personelin eğitim-öğretim ödeneğinden yararlandırılmaması da oldukça düşündürücüdür.
"DERS ÜCRETİ GASPI DEVAM ETMEKTE"
2008-2009 eğitim-öğretim yılında da öğretmenlerimizin ders ücreti gaspı devam etmiştir. Bakanlık inatla herkesi memnun edebilecek yönetmeliği çıkartmamaktadır. Okulları bir şirket, öğrencileri ve velileri de müşteri gibi gören mevcut siyasi anlayış, okulların temizliğini temizlik şirketlerine, sigortalı-ücretli elemanlara emanet etmiştir. Bu hizmetin ücretinin ise yine öğrenci velilerinden karşılanmasını beklemektedir. Buna karşın her eğitim-öğretim yılının başında kayıt parası açıklamalarıyla velilerle okul idarelerini karşı karşıya getirmektedir.
"M.E.B. ÇOCUKLARIMIZI ADETA DENEY KOBAYLARI GİBİ KULLANMAKTA"
M.E.B. sürekli değiştirdiği sınıf geçme ve öğrenci yerleştirme sistemiyle çocuklarımızı adeta deney kobayları gibi kullanmaktadır. Değişen sınav sistemiyle ilköğretim öğrencileri 3 yıl boyunca sınav stresi yaşamaya mahkum edilirken, bu değişiklikten memnun olan tek kesim özel dershane piyasası olmuştur. Üniversiteye girişte yaşanan katsayı bilmecesi ise hâlâ çözülebilmiş değildir. İmam Hatip Liselerini koruma adına yapmaya çalıştığı icraatlarla Meslek Liselerini çözümsüzlüğe mahkum etmiştir.
"İKTİDAR, SOSYAL DEVLET ANLAYIŞINA DÜŞMAN"
Sosyal Devlet anlayışına adeta düşman olan siyasi iktidar, kendi okullarını desteklemek yerine özel eğitim kurumlarının desteklenmesinde ise oldukça başarılı olmuştur. Son dönemlerde adı çeşitli cemaatlerin desteği ile anılan birçok özel eğitim kurumu eğitim sistemindeki yerlerini almışlardır. Okul yapılmasını ödenek yetersizliğini bahane göstererek durduran bakanlık, okul kiralama adıyla anlaşılması güç bir uygulamaya daha imza atmıştır. Öğrenci yurtları yapmayı da aynı bahaneyle bırakacağını açıklayan bakanlığın, devletin en önde gelen görevlerinden biri olan bu icraatları kimlere ya da hangi çevrelere bırakacağı ise merak konusudur.
Son günlerde mesleki eğitim kurumlarının belediyelere bırakılacağı söylentileri ise iyice kafalarımızı karıştırmıştır. Milli Eğitim Bakanı Sn. Nimet Çubukçu bu söylentiyi yalanlamış olsa da bakanlığın okullardan görüş istemesi Mesleki Eğitim Kurumları ucuz işgücü olarak mı, yoksa hazır kadrolar olarak mı kullanılacak sorusunu akıllarımıza getirmektedir. Bu uygulama eğer gerçekleşirse, eğitim daha fazla politika batağına sürüklenmiş olmaz mı?
Yeni eğitim-öğretim döneminde uygulanacak olan e-kayıt uygulamasının şimdiden bir kargaşa yaratacağı, zorunlu olarak bu yönetmeliğin delineceği açıkça ortadadır. Bu kayıt sisteminde özel okullara kayıt yaptıracak öğrencilere özerklik tanıma unutulmamış ancak eğitim ve bilim çalışanlarının çocuklarına kolaylık sağlanması unutulmuştur. Eğitim ve bilim çalışanlarının çocukları, bu sistemde mağdur olacakları kesindir. İyiden iyiye parçalanmış aile modelleri artış gösterecektir.
"OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN GELECEK GÜZEL GÜNLERE OLAN İNANCIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"
Tüm olumsuzluklara rağmen, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası olarak, gelecek güzel günlere olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz. Demokratik, çağdaş, laik, bilimsel, halkçı eğitimden yana olan tavrımızı inatla sürdüreceğiz.
Bu yıl karneyle tanışan küçük yavrularımızı kutluyor, onları sevgiyle kucaklıyoruz. Diğer karne alan öğrencilerimize sağlıklı, başarılı bir yaşam diliyoruz. Velilerimizden özellikle karne alan çocuklarımıza sağduyulu ve hoşgörülü, motive edici yaklaşımlarda bulunmasını önemle bekliyoruz. Özellikle bu hafta sonu velilerimizin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesini öneriyoruz."






