Chp, Silivride Seçimi Aslanın Midesinden Aldı

Chp, Silivride Seçimi Aslanın Midesinden Aldı

12.05.2009 10:29:38

İlçe Başkanı olarak son demecini Hürhaber Gazetesi'ne veren Abdullah Yıldırım, muhalefetteki CHP'yi, aday adaylığı süreci ile 29 Mart'ta kazanılan başarıyı "CHP, Silivri'de seçimi AKP'nin yani aslanın midesinden aldı" sözleriyle değerlendirdi ve ekledi: "Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz!"

CHP Silivri'nin başına geçtiği günden bu yana siyaseten tüm sınavları başarıyla geçen Abdullah Yıldırım, son olarak 29 Mart yerel seçimlerinde sola kalesini geri kazandıran 'ordu'nun 'komutanlığını' üstlendi. Yıldırım, CHP'nin Silivri başarısı için AKP'ye karşı verdiği mücadelenin aynısını parti içi muhalif kanada karşı da üstlenmek zorunda kaldı. Yılmadı, yorulmadı, dimdik ve kararlı bir şekilde inandığı ekip ve yolda yürüdü. CHP'nin başarısına inandı, örgütünü inandırdı ve harekete geçirdi. Ardından Silivri'nin desteğini kazandı. Yıldırım, siyaseten vaat ettiklerini, icraata çevirmek için yerel yönetimde görev almayı seçti ve son siyasi demecini Hürhaber Gazetesi'ne verdi.  

YILDIRIM: HİÇ BİR

BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR

Sevginar UYGUN: Beş yıllık muhalefet, sancılı bir aday adaylık sürecinin ardından 29 Mart Yerel seçimlerdeki başarısını CHP neye, kimlere borçlu?

Abdullah YILDIRIM: CHP'de ben ve beraber hareket ettiğim, aday adayı arkadaşım Özcan Işıklar ile beraberliğimiz 'Hadi gel aday adayı ol' gibi bir tesadüfî rastlantı değil. 2001 yılında böyle bir niyetimiz vardı, olmadı. O, günkü şartlar buna müsaade etmedi. 2005 yılında daha önce hayata geçiremediğimiz projeyi hayata geçirdik. Adım adım ilerledik. Bu olumlu bir projeydi ve birbirimize çok inandık. Bizim dışımızda bize inanan bir avuç arkadaş vardı. Bizimle görüş ve fikir birliği içerisindeydiler. Hiçbir başarı tesadüf değildir.

CHP Silivri'nin başına geçtiği günden bu yana siyaseten tüm sınavları başarıyla geçen Abdullah Yıldırım, son olarak 29 Mart yerel seçimlerinde sola kalesini geri kazandıran 'ordu'nun 'komutanlığını' üstlendi. Yıldırım, CHP'nin Silivri başarısı için AKP'ye karşı verdiği mücadelenin aynısını parti içi muhalif kanada karşı da üstlenmek zorunda kaldı. Yılmadı, yorulmadı, dimdik ve kararlı bir şekilde inandığı ekip ve yolda yürüdü. CHP'nin başarısına inandı, örgütünü inandırdı ve harekete geçirdi. Ardından Silivri'nin desteğini kazandı. Yıldırım, siyaseten vaat ettiklerini, icraata çevirmek için yerel yönetimde görev almayı seçti ve son siyasi demecini Hürhaber Gazetesi'ne verdi.  

YILDIRIM: HİÇ BİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR

Sevginar UYGUN: Beş yıllık muhalefet, sancılı bir aday adaylık sürecinin ardından 29 Mart Yerel seçimlerdeki başarısını CHP neye, kimlere borçlu?

Abdullah YILDIRIM: CHP'de ben ve beraber hareket ettiğim, aday adayı arkadaşım Özcan Işıklar ile beraberliğimiz 'Hadi gel aday adayı ol' gibi bir tesadüfî rastlantı değil. 2001 yılında böyle bir niyetimiz vardı, olmadı. O, günkü şartlar buna müsaade etmedi. 2005 yılında daha önce hayata geçiremediğimiz projeyi hayata geçirdik. Adım adım ilerledik. Bu olumlu bir projeydi ve birbirimize çok inandık. Bizim dışımızda bize inanan bir avuç arkadaş vardı. Bizimle görüş ve fikir birliği içerisindeydiler. Hiçbir başarı tesadüf değildir.

Baş tarafı 1’de

Gelinen bu süreç içerisinde ne kadar doğru yaptığımızı şu anda görüyorum çünkü sonuç ortada, seçimi kazandık. İnsanların gözden kaçırdığı bir şey var. Bu tesadüf veya hatır gönül işi değil. İnandığım için Işıklar'ın arkasında durdum, inandığım için onunla kol kola girdim. Onunla bu işi başarabileceğimize yürekten inanıyoruz. Bu konuda hiçbir tereddüdüm olmadı, bundan sonra da olmayacak. Özcan Işıklar tecrübesiyle, deneyimiyle ve bilgisiyle bu işin altından çok rahat kalkacak. Mevcut aday adayları içerisinde bana göre bu işi yapabilecek tek ve en önemli kişi oydu. Adalet de öyle tecelli etti, Allah yüzümüze güldü. Bunu başkaları da görmesi bizim için çok önemli. Görmesi gereken kişiler gördü. Bize inananları mahcup etmedik.

"DOĞRU BİR TANE"

Gerek Başkanımız, ekibimiz, örgütümüzle bu süreci güzel bir şekilde geçirdik ve sonuçta istediğimiz gibi oldu. Bir partide aday adayların çok olması tabi ki o partinin gerçekten iktidar adayı, seçimi kazanmaya yönelik en kuvvetli aday olduğu sonucunu ortaya koyar. Bana göre kazanacağımız aday adayı farklıydı, diğerlerine göre farklıydı. Herkese saygı duyuyorum. Demokrasi içerisinde herkes mücadelesini verdi, tepkisini ortaya koydu. Hak etmediğimiz hoş olmayan bazı belden aşağı argümanlar da kullanıldı ama artık bunların bir önemi yok çünkü doğru bir tanedir. O, doğru da nihayetinde tecelli etti. Keşke o kadar uçlara kaçılmasaydı, keşke o kadar birbirini kıracak sözler söylenmeseydi. Eski defterlerin hepsini kapattım.

Benim için hep CHP ön planda oldu. Hiçbir zaman kişisel değişimim olmadı ama benimle kişisel mücadelesi olan varsa tabi ki karşılığını sonuna kadar veririm. Bugün geldiğimiz noktada biz hepsini unuttuk. CHP'nin adayı belediye başkanı olmuştur. Belediye başkanımız da kadrosuyla beraber Silivri'nin geleceği için en güzel çalışmaları yapacak. Seçimde verdiğimiz sözleri birer birer yerine getireceğiz. Silivri'yi daha çağdaş, ferah, mutlu, yaşanabilir kent görünümüne sokmaya çalışacağız. İddiamız budur.

Sevginar UYGUN: 5 bin farkla seçim alındığı zaman şu söylendi; 'Demek ki CHP kiminle olsa bu seçimi kazanırdı'. Aday kim olursa olsun bu fark oluşacak mıydı sizce?

Abdullah YILDIRIM: Hem böyle bir görüş var, hem şu var; "bize verilen oylar emanet oylar". Böyle bir argüman da kullanıldı. İşte bunu korumamız gerekiyor. AKP, 2002 yılında yüzde 34 oyla iktidara geldi ve tek başına iktidar oldu. Böyle bir parti yoktu. Bu parti tamamen tepki oylarla iktidara geldi. Bir önceki koalisyonda olan DSP, ANAP, MHP hükümetine duyulan tepkiden dolayı AKP'ye yönlendirildi. Tabi bundan başka odakların, etkilerin de rolü var. 2007'de Cumhuriyet Mitingleri'ni hatırlayın, ülke resmen ikiye bölünmüştü AKP'nin oyları yüzde 47'ye çıktı. Bu AKP'nin kendi oyu mu? Bunların hepsi emanet oylarıydı. Neden şimdi yüzde 30'lara düştü? Bu böyledir. Koruyamadı. Silivri'deki olay hem benziyor, hem de biraz daha farklı.

"CHP'NİN OYLARINI GERİ ALDIK"

Zaten tepki olmasa AKP burada iktidara gelemezdi. 2004 yılında biz niye kaybettik? Şimdi niye kazandık? Biz oylarımızı geriye aldık. Silivri'deki sosyal demokratlar tarihinde iki defa sağ partilere seçim vermişlerdir. Gerisi hep sosyal demokratlaradır. Ya bölünmeden ya tepkiden vermiştir. Bu seçimi CHP aldı.

28 Mart Cumartesi günü herhangi bir aday adayını seçseymişiz, seçimi alırmışız! Öyle bir şey yok. Bunu söylemek 55 gün orada çalışan Kadın Kolları, Gençlik Kolları, örgütümüz, adaylarımız, İl Genel, belediye meclis üyesi adaylarımız ve ilçe yönetimine en azından haksızlık ve saygısızlık. İnsanların AKP'ye olan bu tepkisini, bu sinerjiyi canlı tutmak o örgütün göreviydi. Bunu da çok iyi başardı. AKP'ye bu tepki durup dururken gelmedi. Bu parti, bu örgüt bunu işledi.

"SİLİVRİ'DE SEÇİMİ AKP'NİN,

ASLANIN MİDESİNDEN ALDIK"

Seçim sürecinde Belediye Başkanımızın o performansını kim inkâr edebilir? Haksızlık etmiyor muyuz? 55 Gün biz nasıl ayakta durduk!? Geniş bir coğrafyada çalıştık. Rakibimiz AKP, adayımız seçime çok kısa bir süre kala açıklandı. AKP maddi olarak beş yıl boyunca iktidardan yararlandı. Hala onlardan kalan borçları ödemeye çalışıyoruz. Bir enkaz devraldık.

Sonuç bizim için çok güzel oldu. Bazıları inanmıyordu. Söke söke, kanırta kanırta alacağız demiştim. Garip karşıladılar bu sözlerimi. Evet, Silivri'de seçimi AKP'den, aslanın midesinden aldık. Seçim almak kolay değil. Merkezi hükümette, Büyükşehir'de, yerel iktidarda siz olacaksınız ve seçim kaybedeceksiniz. Dünya kadar yatırım yaptığınızı iddia edeceksiniz ama halkın yarasına kim parmak bastı? Bunun hakkını vermek lazım. Biliyoruz, AKP'ye tepki vardı ama bunu biz canlı tuttuk. En önemlisi de biz insanlarımızı kandırmadık.

"ŞARTLAR NE KADAR OLUMSUZ

OLURSA OLSUN, BAŞARACAĞIZ"

Şu anda belediyeye üç bine yakın iş başvuru formu dolduruldu. Halkımızda yerleşik şöyle bir düşünce var; "belediyeye girerim hayatım kurtulur". Öyle bir şey yok. Belediye iş ve işçi bulma kurumu değil. Belediyede zaten beldelerin kapanmasından dolayı büyük bir kadro, personel fazlalığı var. Sağ olsun iktidar da son zaman giderayak kadroyu şişirmiş! Bu konuda gerçekten sıkıntı çekiyoruz. Belki insanların hoşuna gitmeyen sözler kullanıyoruz ama zamanla bize hak verecekler. Bir yıl içinde işsizlik sorununu çözeceğiz diye söz verdik ve çözeceğiz. Projelerimizi yavaş yavaş hayata geçiriyoruz. Ne kadar olumsuz şartlar, imkânsızlıklar olsa da biz bunları olumluya çevireceğiz insanlarımıza burada iş bulacağız. Gerek belediyenin yan kuruluşlarında, gerek fabrikalarda, gerek istihdama yönelik yeni yatırımlarda işsiz hiç kimseyi bırakmayacağız.

En önemli iki sözümüz vardı; sağlık kart ve gıda bankacılığı. Sağlık konusunda yarınların verdiği ümitsizliğini ortadan kaldıracağız. Şu anda alt yapısını hazırlıyoruz. Bir yıl içinde insanlarımız 'iyi ki varsınız' diyerek bir ferahlama hissedecek ve bize güvenleri pekişecek. İnsanlarımızda bunu yaratacağız. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Boş vaatlerle geçirecek vaktimiz yok.

"PARTİMİN ÇIKARLARI VE

GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞTIM"

Sevginar UYGUN: İmkânsız sayılan şeyleri başarıyorsunuz, siyaseten çok büyük krizlerin içerisinden partiyi taşıyıp başarıya götürüyorsunuz ama yine de en çok eleştirilen isimsiniz?

Abdullah YILDIRIM: Bir teşekkür bile almıyorsun. Hiçbir zaman 'ben' değil hep 'biz' dedim. Hep ekip anlayışıyla hareket ettim çünkü bu şekilde daha çok ses getireceğine inandım. İlçe Başkanlarım olsun, beraber hareket ettiğim grup arkadaşlarım olsun hep 'biz' dedim. Burada da aynı şey geçerli, partimin çıkarları, geleceği için çalıştım. Hiçbir zaman kişisel hesaplar yapmadık, kimsenin adamı olmadım, kimsenin peşinde koşmadım. Ben CHP'liyim, inandığım tek dava partimin başarısı. Başarısı için hep koşturdum. Bu arada güvendiğim ve inandığım arkadaşlarla hareket ettim. Bazı güvendiğim arkadaşlarıma attıkları kazık için küsmedim. Çünkü sonunda CHP'nin kazanacağını biliyordum. Benim de bir nebze katılımım olacaksa ne mutlu bana. CHP yönetiminde görev almak, ilçe başkanlığı yapmak benim için onurların en büyüdür. CHP'li olmak bir ayrıcalık. Parti felsefesini, ilkelerini özümsemek, CHP'li gibi yaşamak ayrı bir yaşam biçimidir. Bunu Allah herkese nasip etmiyor.

"CHP BİR TARAFA,

DÜNYA BİR TARAFA"

Bu arada çok eleştirildim. Her şeyi çok açık konuşurum, en son söyleyeceğimi en başında söylerim, partim bir tarafta dünya bir tarafta. O yüzden alışık olmayan bir siyaset sergiledim. İnsanlar da buna hazırlıklı değildi. Her an başka türlü davranmamı bekleyenler yanıldı. Bunu hazmedemediler. Doğru bir tanedir. Allah da doğrunun yanındadır. CHP'de de doğru yaptığınız sürece siz kazanırsınız. Partimi hiçbir zaman terk etmedim. 1999 seçimlerinde partim meclis dışı kaldı, ertesi sabah ben gidip partiyi süpürdüm, çay demledim. Partiye bomba düşmüş gibi kimse yoktu.

"TARLADA İZİ OLMAYANIN,

HARMANDA YÜZÜ OLMAZ"

 Bazı partili arkadaşlarımız istifalarını noterden yolladılar. DSP'ye gittiler. Ben bunları hep yaşadım, hiç unutmadım. Ondan sonra başka partilere geçen arkadaşlarımız oldu. Daha sonra gelip bize yön vermeye, tekrar aday olmaya kalktılar. İlahi adalet var. İlahi adalet hem bu, hem öbür dünyada olacak herkes ektiğini biçecek. Siz insanlara görev vereceksiniz onlar kabul etmeyecekler ondan sonra gelip görev isteyecekler. Böyle bir şey yok. Tarlada izi olmayan, harmanda yüzü olmaz. Bu değişmez bir kuraldır. İlçe başkanlığına atandığımda birkaç arkadaşımla beraber partinin bütün yükünü çektim. Hükümet, parti, belediye desteği yok ama orada işleyen bir kurum var. Canlı tutmak zorundasınız. Elektriği, suyu, telefonu, sekreteri, gazetesi, ilanı, afişi var. Bunları kim karşılayacak. Sağ olsun birkaç tane dostumuz vardı. Bu gün herkes yönetime girmek, ilçe başkanı olmak istiyor. Dün nerdeydiniz? Benimle beraber taşın altına elinizi soktunuz mu? Biz bırak elimizi, taşın altına kafamızı soktuk. Ama o gün bizimle dalga geçen arkadaşlar bugün yine aynı hareketlerde bulunuyor, işte bunu hazmedemiyorum. Herkes haddini bilecek. Öyle kolay değil. Bu ekip aynı yola devam edecek doğru bildiği yolda gittiği kadar gidecek. O, yüzden hiç kimse kusura bakmasın, kırılan kırılabilir, üzülen üzülebilir ama durum bu.

"KİRALIK KALEMLERİ SİLİVRİ BİLİYOR"

Kendilerini gazeteci diye nitelendiren bazı şahıslar var. Ne zamandır sürdürdükleri belli, bir noktadan kaynaklanan kiralık kalemler hala aynı şeyi yapmaya devam ediyor. Hiç umurumda değil. Kendilerine cevap vermiyorum. Ne amaçla böyle davrandıklarını bütün Silivri biliyor.

"IŞIKLAR, SİLİVRİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS"

Sevginar UYGUN: Neden kazanan bir partinin ilçe başkanı değil de, belediye başkanının yardımcısı olmayı seçtiniz?

Abdullah YILDIRIM: CHP tüzüğüne göre İlçe Başkanı grubun başkanıdır. Meclis grubu, ilçe yönetimi olsun hepsinin başıdır. Ben bu tür şeyleri aştım. Benim onun bunun üstünde olma gibi bir niyetim yok. CHP burada seçimi alacak demiştik, aldık. Seçim kampanyamızda verdiğimiz sözler vardı; Silivri'yi beraber yöneteceğiz. Şimdi o aşamaya geldik. Sevgili Başkanım Özcan Işıklar'ın bu konuda bana ve diğer arkadaşlarıma "Beraber yöneteceğiz" diye telkini vardı. Biz Silivri'yi gerçekten ekip olarak yöneteceğiz. Ekibimizin başı Belediye Başkanı, kendisi belediyeciliği çok iyi biliyor. Özcan Işıklar'ın şu anda bu görevde olması Silivri için büyük bir şans. Bu işi iyi yapıyor, daha da iyi yapacak. Bunu yavaş yavaş insanlar görecek ve hissedecek. Seven sevmeyen bunu herkes kabul edecek çünkü başka bir şansımız yok, Silivri'ye hizmet edeceğiz.

"SEÇİMİ ALMIŞ İLÇE BAŞKANI OLARAK

ONURLARIN EN BÜYÜĞÜ BENDE"

İlçede vazifemizi bitirdik, seçimi aldık. Halkımıza verdiğimiz sözleri Belediye'de icraatla, işle, hizmetle yerine getireceğiz. Ben ilçede de kalırdım, belediyede hiç görev de almazdım. Benim öyle bir sıkıntım yok. Hiçbir yerde de olmayabilirdim çünkü bu gün İlçe Başkanı olarak seçim almış onurların en büyüğü bende. Ben bunu bilirim. İlçede beraber yönettiğimiz Özcan, Yılmaz, Suna, Ayfer, Muharrem ile belediyede aynı şekilde yöneteceğiz. Başarıyı bu ekip sağladı.

"KOLTUK SEVDALISI,

İMZA MERAKLISI DEĞİLİZ"

Sevginar UYGUN: İlçe Başkanlığı-Belediye Başkan Yardımcılığı konusunda son gelişmeler neler?

Abdullah YILDIRIM: Hiçbir sıkıntımız yok. Atama yazımız hazır. Bir evrak bekliyorum. 1980-81 yılları arasında İstanbul Sarıyer Çamurtepe İlköğretim Okulu'nda sınıf öğretmenliği yaptım. İki yıla yakın bir devlet memuru görevim var. Ardından 30 yıla yakın bir süre geçmiş. Hizmet cetvelimi bulamadım. Ankara'dan emekli sandığından, nihayetinde İstanbul'da arşivlere indik, kendim bizzat gidip buldum, hizmet cetvelimi getirdim. Herhangi bir teftişte problem olmaması için bu evrak gerekliydi. Her şeyimizi dört dörtlük yasalara uygun yapmaya çalışıyoruz. Bu süre içerisinde belediyede bazı görevlendirmelerde aynı ekip anlayışını belediyede de sürdüreceğiz dediğimiz için ben ordaydım. Yoksa orada ne herhangi bir makamı işgal ettim, ne herhangi bir evraka imza attım. Ben 22 yıldır siyaset yapıyorum 50 yaşındayım. Bazı şeyleri aştık. Başkaları gibi koltuk sevdalısı, imza meraklısı değiliz. Haddimizi biliriz, herkes de bilsin. Bilirse iyi olur.

İlçe Başkanımız bu hafta içerisinde en geç iki üç gün içinde atanacak. Muharrem Aydoğan arkadaşımız İlçe Başkanı oluyor. Ben, Belediye Başkanlığı'nda atamam olduğu gün istifa edeceğim. Herhalde en geç Salı veya Çarşamba gününe kadar atamam yapılıp ben istifa edeceğim yerime Muharrem arkadaşımız atanacak. Çok güzel ilçe yönetimi oluşturduk.

Sevginar UYGUN: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Abdullah Yıldırım: Öncelikle şunu belirtmek istiyorum bu benim siyasetçi olarak verdiğim son demeç. Seçimlere giden süreçte 55 günlük çok yoğun seçim kampanyasında başta Kadın Kollarımız Başkanımız Dilruba Hocam ve onun şahsında bütün kadınlarımızın hakkı ödenmez. Anneler Günü dolayısıyla bütün annelerimizin gününü kutluyor, ellerinden öpüyorum. Nefis bir çalışma yaptılar. Silivri'de çalmadık kapı bırakmadılar.

Gençlerimiz ve bizden habersiz çalışan isimsiz kahramanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Tabi ki Silivri halkının sağduyusu, pırıl pırıl bir Silivri'den yanaydı. Tercihlerini bizden yana kullandı. Hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bize güvendiler, inandılar biz de onların inançlarını boşa çıkarmayacağız. Güvenlerine layık olmaya çalışacağız. En iyisini Silivri için yapacağımıza hepsi inansın.

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki Silivride Yosun Temizliği
Sonraki »

YORUM YAP