Çavdar: Tecrübe en önemli bilgidir

Çavdar: Tecrübe en önemli bilgidir

20.01.2020 11:01:55

Teşkilatçılık konusunda 40 yıllık tecrübesini öne sürerek iddialı bir çıkış yapan Yetgin Çavdar, yeni parti oluşumları, ilçe siyasetimizdeki güncel gelişmeleri ve Silivri Belediyesinin geride bıraktığı 10 ayını değerlendirdi.

“Tayyip Erdoğan var oldukça AK Parti'den kopacak hiçbir hareketin yaşama şansı yok” diyen Yetgin Çavdar, Metin Karakaş'ın Gelecek Partisi tercihin “Kendisine yazık etti” şeklinde yorumladı. Genel ve yerel siyasette hissedilen gençlik hareketinin başarılı olma kıstaslarını ‘tecrübeyi arkalarına almaları' şartına bağlayan Çavdar, nitelik ve donanım yerine siyasette ‘seçilebilirliğin' belirleyici olmasına yönelik ciddi eleştirilerde bulundu. Geçmiş dönemi için “iflas etmişti” dediği Silivri Belediyesi'nin ilk 10 ayını değerlendiren deneyimli siyasetçi; tasarruf çabasını destekledi, kadro ve ekip konusunda beklentilerin tam olarak gerçekleşmediğini söyledi.

“ERDOĞAN VAR OLDUKÇA AK PARTİ'DEN KOPACAK HİÇBİR HAREKETİN YAŞAMA ŞANSI YOK”
Sevginar SALİ: Gündemimizde yer
alan yeni siyasi parti oluşumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yetgin ÇAVDAR: AK Parti büyük bir hareket. Her dönem olduğu gibi günümüzde de büyük hareketlerden kopmalar olur. Ve buradan kopan insanlar kendi liderliğini gerçekleştirmek ister. Ama bugüne kadar Abdüllatif Şener gibi, bir iki örneği var AK Parti'den kopanların oluşturmaya çalıştığı hareketler tutmadı. Bundan sonrakilerin de tutacağına ihtimal vermiyorum. Ahmet Davutoğlu partisini kurdu ama görünen o ki pek rağbet görmeyecek.
AK Parti içerisinde küskünler var. AK Parti'nin kızdırdığı, küstürdüğü insanlar var. Siyasete aylık, yıllık, menfaat olarak bakan insanlarda bu kırgınlık küskünlükler daha çok oluyor. Ama siyaseti bir ülke, millet, devlet meselesi olarak gören insanlarda pek kırılma olmaz.
Hatalar olacak. Dünyada hiçbir hareket yok ki hatasız devam etsin. Ama bakıyorsunuz ve bir teraziye koyuyorsunuz; hatası mı, sevabı mı daha ağır? AK Parti bu ülke için çok güzel şeyler yaptı ve yapmaya devam ediyor.
Ahmet Davutoğlu'nun lider olma hevesi vardı. O hevesini bir şekilde AK Parti içerisinde beceremeyince parti kurdu; anlayışla karşılıyoruz.
Tayyip Erdoğan var oldukça AK Parti'den kopacak hiçbir hareketin yaşama şansı yok; bu işin özeti bu.

“KARAKAŞ KENDİNE YAZIK ETTİ”
Sevginar SALİ: AK Parti ve Silivri siyasetinin çok yakından tanıdığı bir isim; Metin Karakaş'ın, Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu Gelecek Parti'ye katılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yetgin ÇAVDAR: Hayırlı olsun diyeyim ne diyeyim yani?! Yazık etti kendisine. AK Partililer çok seviniyorlar, “Kurtulduk”, “AK Parti kurtuldu bundan” diye. Keşke sorsaydı büyüklerine, çevresindekilere; kimse kabul etmezdi, demezdi “Git”.

“AK PARTİ'NİN OLUŞMA ŞARTLARI FARKLIYDI”
Sevginar SALİ: AK Parti de Fazilet Partisi'nden bir kopma hareketi sonucunda oluştu? Başarılı olmalarının nedeni neydi? Siz o sürecin canlı şahitlerindensiniz…
Yetgin ÇAVDAR: Biz zaten büyük ölçüde partiden dışlanmıştık. Söylediklerimiz yapılmıyordu, sözümüz dinlenmiyordu, istediğimiz hiçbir şey yerine getirilmiyordu. O dönemki yönetim bizi partinin kapısına koymuştu ama savunduğumuz fikirler Türkiye'nin kurtuluş fikirleriydi. Partimiz birkaç defa kapanmıştı. En son yine Fazilet Partisi söylediklerimiz dinlenmeyince kapatıldı. Parti 3-4 defa kapanınca aynı yanlışta ısrar etmenin doğru olmadığını düşünen insanlar yeni bir hareket başlattı. Ve o zaman hakikaten bir boşluk oluştu. ANAP, Doğru Yol Partisi artık sürelerini bitirmişlerdi. Liderleri de gitmişti. Bizde partiler önemli ölçüde biliyorsunuz lidere bağlı. Sağ'da merkez bir partiye, güçlü bir lidere ihtiyaç vardı. AK Parti'yi kurduk ve tuttu. O dönemde ANAP'tan, DYP ve diğer partilerden kopanlar geldi AK Parti'de yer aldılar.
Bugün böyle bir boşluk yok. Ufak bir boşluk vardı o'nu da Meral Akşener İYİ Parti'yi kurarak doldurdu. Bu durumda yeni bir parti kimden ne koparıp da taban oluşturacak?
Söylediğim gibi Tayyip Bey olduğu sürece AK Parti'den böyle bir kopmalar olmaz. Tayyip Bey sonrası için hesap yapıyorlarsa ona bir şey diyemem.

“GENEL İTİBARİYLE DE SİLİVRİ'DE DE SİYASETTE GENÇLEŞMENİN ETKİLERİNİ GÖREBİLİYORUZ”
Sevginar SALİ: Geçtiğimiz günler Silivri'de enteresan bir gelişme yaşandı. CHP İlçe Kongresinde delegeler 27 yaşındaki, Gençlik Kolları Başkanlarını İlçe Başkanı olarak seçtiler. Berker Esen'in CHP İlçe Başkanlığı üzerinden ve diğer ilçe başkanlarımızı da göz önünde bulundurduğumuzda ‘siyaset gençleşiyor mu?' hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yetgin ÇAVDAR: CHP'nin, AK Parti ve MHP'nin ilçe başkanları genç arkadaşlar evet… Ben de 14 yaşında siyasete başladım, 31 yaşında ilçe başkanı oldum. Siyasetin gençleşmesi günümüzde bir realite. Genel itibariyle de Silivri'de de siyasette gençleşmenin etkilerini görebiliyoruz. Bunun önünü açan da AK Parti iktidarıdır. AK Parti seçilme yaşını 18'e düşürdü siyasette gençlere değer ve önem arttı.
CHP'nin İlçe Başkanı SİAD'ta misafirimiz oldu. Kucaklaştık, tebrik ettik. Beni 30 yaşında Silivri'nin Belediye Başkanı yapsaydınız; gece gündüz demeden çalışırdım, hiç yorulmadan çok güzel şeyler yapabilirdim. Ama şimdi 60 yaşındayım; beni Silivri'nin Belediye Başkanı yapın gece çalışamam! Bu fiziki, Allah'ın koyduğu bir kanun.
Yani siyasetin gençleşmesini destekliyorum. Geçler arasından yönetici elitlerimizin çıkması lazım. Yetişmiş, kültürü olan gençlerimizin siyasette var olması, öne çıkması gerek.

“TECRÜBE EN ÖNEMLİ BİLGİDİR”
Diğer yandan şunu da unutmamamız lazım İmam Gazali'nin de dediği gibi: “En büyük ilim tecrübi ilimdir”. Ne kadar okursanız okuyun, ne kadar gezerseniz gezin yaşayarak elde ettiğiniz bilgi ve bilim kadar değerli ve önemli bilgi yoktur yeryüzünde. Yaşayarak elde ettiğiniz; tecrübe en önemli bilgidir.
Gençlere söylüyorum ‘Şunu şöyle yapın' yapmıyorlar. Bildikleri gibi davranıp, hata ettiklerini kendileri gördükten sonra benim dediğime geliyorlar.
CHP İlçe Başkanı kardeşimiz ve yönetimindeki arkadaşlara da dün bazı şeyler söyledim. Ben siyasete şöyle bakmıyorum; ‘Ben AK Partiliyim, onlar CHP'li benim düşmanım!' 80 Milyon kardeşiz biz. Fikirlerimiz, ideolojilerimiz değişik olabilir ama bu gök kubbe çatısı altında beraber yaşıyoruz. Eğer bu çatı çökerse hepimiz altında kalacağız. Çöken çatının altından CHP'liler ya da AK Partililer kurtulacak diye bir şey yok! Biz hepimiz bir ve kardeşçe yaşamak zorunda olduğumuzu unutmayacağız.
Gençler evet; aktivasyon, hareket, dinamizm sahibi insanlar ama tecrübe sahiplerini de yanlarında tutacaklar; bunu yapabilirse genç başarılı olabilir zaten. Bunu yapamazsa başarılı olma şansı yok. En büyük eksiklerimizden biri de bu.

“TEŞKİLATÇILIKTA 40 YILIM VAR”
Bunu AK Parti'de, Silivri özelinde çok yaşadım. Ben tecrübeli bir siyasetçiyim; kimse kusura bakmasın çok söylemiyorum ama son zamanlarda söyledim. Teşkilatçılıkta 40 yılım var. Bu teşkilatçılığı Silivri'de benden iyi bilen bir veya iki kişi varsa vardır ya da hiç yoktur. Silivri'ye ilçe başkanı olan bir arkadaş benden yararlanmıyorsa bu onun eksikliği. CHP'nin İlçe Başkanı geçmişteki isimlerden yararlanmıyorsa bu onun eksikliği. Böyle davranarak kendi başarısını engeller. Çıkacağı merdivenlerin daha sağlam olmasını, daha hızlı ilerlemesine mani olur.
Fatih Sultan Mehmet örneği çok verilir; 21 yaşında İstanbul'u fethediyor. 14 yaşında tahta geçiyor… Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında dünyanın en güçlü merkezini ele geçirirken bakın yanında kim var. O dönemde dünyanın en önemli 7-8 alimi var ve hep onlarla beraber. Her adımda onlarla istişare yapıyor, “Ben biliyorum” demiyor! Tabi ki lider liderliğini yapacak ama tecrübeyi de arkasına alacak.
Berker Esen'i tebrik ediyorum; 27 yaşında Türkiye'nin en genç ilçe başkanı olmuş. Silivri için bu da bir övünç kaynağı. İnşallah partisi ve partililerinin tecrübesinden de yararlanır. Çünkü gençlik daha çok ‘hata yapmaya' meyilli, ‘hata yaptırılmaya' daha açıktır. Ama birkaç ‘ak saçlıyı' yanına alırsa Silivri için daha faydalı işler yaparlar diye düşünüyorum.

“DEMOKRATİK SİSTEMLERDE MAALESEF KİM BECERİP SEÇİLEBİLİYORSA YÖNETİMİ ÜSTLENİYOR…”
Sevginar SALİ: Fatih Sultan Mehmet örneğine dönecek olursak; doğuşundan beri geldiği pozisyona hazırlanan, aldığı eğitimlerle donanımlı hale getirilen bir liderlikten söz ediyoruz. Bir gün önce sıradan bir insanken ertesi gün bir siyasi tarafın lideri veya da kentin bir numaralı
yöneticisi olan insanların adaptasyonu için tecrübeye duyulan ihtiyaç çok daha mühim bir konu…
Yetgin ÇAVDAR: Aslında benim bu hususta çok radikal fikirlerim var dile getirmeye biraz çekindiğim… Sözünü ettiğimiz şey bir sistem meselesi. Demokratik sistemlerde bu böyle! Adam hiç beğenmediğin rastgele bir adamdır, halkın içindedir halk onu şak diye seçer. Ya da halk seçmez, halkın beğendiği biridir; lider onu bulur ya da lidere birileri onu söyler getirir milletin tepesine koyar. Ama bu kişinin ne uygun alt yapısı vardır, ne yeteneği vardır, ne bilgisi vardır, ne kültürü vardır, ne sosyal bilinci vardır hiçbir şeyi yoktur. Bunu çok yaşadık.
Demokratik sistemlerde bu böyle! Osmanlı'da böyle değilmiş. Doğduğu günden itibaren hocaların dizinin dibinde çok kapsamlı bir eğitimden geçirilirmiş yöneticiler… Fatih Sultan Mehmet örneğinde olduğu gibi; bir rivayete göre 6, başka birine göre 12 dil bildiği söyleniyor… Ciddi entelektüel birikimi olan bir insan. Hükümdar ve idarecilerin tümü böyle yetiştiriliyor bu kadrolar ile Osmanlı'nın bütün dünyaya hitap etmesi tesadüf değil.
Demokratik sistemlerde maalesef kim becerip seçilebiliyorsa yönetimi üstleniyor…

Sevginar SALİ: Tam anlamıyla
demokrasinin suçu değil yaşadıklarımız diye düşünüyorum… Bize demokrasi
diye dayatılan başka şeylerin neticesi
bu eleştirdiğiniz konular…
Yetgin ÇAVDAR: Bütün dünyada böyle demokrasinin ortaya koyduğu sistem! Seçilebilirliğe bakılıyor, seçilecek kişinin nitelik ve donanımına değil!

“İYİ PARTİ'NİN BÖYLE BİR TECRÜBEYE İHTİYACI VARDI”
Sevginar SALİ: Silivri'de siyaset bir yanıyla gençleşirken, diğer yandan da 10 yıl aktif siyasete ara verdikten sonra İYİ Parti İlçe Başkanlığı ile aktif politikaya dönüş yapan Refik Bek örneğimiz var. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yetgin ÇAVDAR: İYİ Parti için Silivri'de böyle bir tecrübeye ihtiyaç vardı gördüğüm kadarıyla. İYİ Parti yeni bir parti ve böyle bir tecrübe gerekli. Tabanı olmayan bir parti. Tabanının oturması için tecrübeli bir arkadaşın başta olup belirleyici olması yerinde bir karar. Tabanı oluşturabilirse var olur, oluşturamazsa yok olup gider.
Sevginar SALİ: AK Parti'nin kongre
hazırlıkları da devam ediyor…
Yetgin ÇAVDAR: Evet Şubat ayının sonlarında AK Parti'de de bir seçim olacak. Yukardan belirlenip buraya gönderiliyor; ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır tabi.

“İFLAS ETMİŞ BİR SİLİVRİ VARDI”
Sevginar SALİ: Volkan Yılmaz'ın 10 aylık Silivri Belediye Başkanlığı sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yetgin ÇAVDAR: Sizin gazeteden, oğlumun da meclis üyesi olması asabiyle takip ediyorum. Benim geçen dönem ile ilgili en çok şikayet ettiğim konu; artık bütçe büyük açıklar vermeye başlamıştı. Gelir gideri karşılamadığı gibi, giderek de borç feci şekilde yükseliyordu. Silivri'de en acil olarak ele alınması gereken iş; bütçenin kontrol altına alınmasıydı. Volkan Bey de gelir gelmez bunu gördü ve gerekeni yapmaya çalışıyor.
Gördüğüm kadarıyla bu mali yapıda zaten hiç bir şey yapamaz; yatırım namına, böyle bir şey beklemek hayal, çünkü iflas etmiş bir Silivri vardı.

“İNSANLARIN SEÇTİKLERİNİ DENETLEMESİ LAZIM”
Bunu birkaç kez söyledim ama Silivri'ye bu konuda sahip çıkmamalarından dolayı CHP'lilere de açıkça sitem ettiğim oldu. CHP'li veya başka bir partili Belediye Başkanı olabilir ama bu ilçede hepimiz yaşıyoruz. İnsanlar seçiyor saygı duyuyorum ama insanların seçtiklerini bir de denetlemesi lazım. Hata gördüğümüz zaman bizim ailemizden de olsa bunu söyleyebilmeliyiz. Bunu yapamıyoruz. ‘Benim partilim ben bunu söyleyemem!' Niye söyleyemiyoruz? Kendi partilimiz diye söylemediğimiz hatalar sonucunda herkes zarar görüyor.
CHP'de adayın değişmesi gerektiği aşikardı. Her şeye rağmen seçilseydi de Silivri'ye çok yazık, kör göze parmak sokmak olurdu! Silivri Belediyesi uçurumun ucuna gelmişti.
Yeni dönemde bütçenin kontrol altına alınması ve israfın önlenmesi konusunda atılan adımları, bu yöndeki çabaları doğru olarak değerlendiriyorum.

“KADRO HAREKETİ VE EKİP ÇALIŞMASI GEREKİYOR”
Sevginar SALİ: Gidişat tahmin ettiğinizden iyi mi, kötü mü?
Yetgin ÇAVDAR: Beklediğimden iyi ancak bir konuda eksik görüyorum. Biraz daha kadro hareketi yapması lazım. Kendi ekibini oluşturup, ekip çalışmasına meyil vermesi lazım.
Başkan Bey bütün sorumlulukları kendi yerine getirmeye çalışıyor, her şeyi kendi yapma gayreti içinde. Bu hem çok yorar hem bıktırır, hem de başarısızlığı getirir. Ekibini, tabanını aşağı doğru iyi kurup; ekibi çalıştırıp kendi orkestra şefliği yapacak. Bu alanda bir eksiklik var, inşallah bu da yeni olmanın etkisindedir. Ortamı tanıdıkça bunları da yapacaktır diye hepimiz bekliyoruz ümitle. Bunu yaptığı zaman çok daha hızlı gideceğini düşünüyorum. Yoksa koca Silivri tek merkezden, ‘her şeyi ben kontrol edeyim' anlayışıyla iyi yönetilemez. Evet bir ekip kurdu ama bunu geliştirmesi lazım.
Ve iş yapan insanları alması, yapmayan ile de hemen ilişiğini kesmesi gerek. Zaman çok çabuk gelip geçer. Silivri'nin hizmete ihtiyacı var.

Tamamı 20 Ocak 2020 tarihli Hürhaber Gazetesinde...

 


YORUM YAP