Belediye Başkanı Benim

Belediye Başkanı Benim

04.04.2011 10:33:48
Silivri Belediyesi’nin 2., İlçe Başkanlığı görevinin 1. yıl dönümünde Hürhaber’e konuşan Metin Karakaş, çarpıcı açıklamalarda bulundu. 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde Silivri genelinde Ak Parti’nin ilk kez 1. Parti olmasına kilitlendiklerini belirten Karakaş, belediye çalışmaları ve belediye başkanlığı ile ilgili siyasi değerlendirmelere “Belediye Başkanı benim” diyerek cevap verdi.

Ak Parti Silivri İlçe Başkanı Metin Karakaş, sessizliğini Hürhaber’e bozdu. Genel seçim çalışmaları ve sonuçlarına ilişkin siyasi açıklamalarının yanı sıra Silivri’de yerel yönetimin 2 yıllık hizmet dönemini değerlendiren Karakaş, çarpıcı ve bir o kadar iddialı konuştu.

“HANGİ ADAYIMIZ OLURSA OLSUN SEÇTİRMEK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
Sevginar UYGUN: Milletvekili aday adaylarınız arasında hangisine en yüksek şans tanıyorsunuz?
Metin KARAKAŞ: Hepsi adayımız aralarında her hangi bir ayrım yapmamız söz konusu değil. Ak Parti olarak Silivri’den bir adayımızın meclise seçilecek yerden girmesini çok istiyoruz. Silivri’deki sorunları bakan ve milletvekillerimize taşıyoruz ama ilçemizden bir arkadaşımızın bu işi mecliste takip etmesi daha farklı olur. Hangi adayımız olursa olsun seçtirmek için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bölgede beklediğimiz milletvekili sayısı 18-19 civarında olacak. Bu sıralamada arkadaşımızın meclise girme şansı çok yüksek olacak. 3. Bölgeden 28 tane milletvekili seçilecek. Nüfus sayısında artış var.

“3. BÖLGEDE AK PARTİ YÜZDE 50’LERE YAKIN OY ORANI ALACAK”
3. Bölgede de Ak Parti’nin oy oranı epey yüksek. Yüzde 50’lere yakın bir oy oranı olacak. Güçlü ilçelerimiz var. Şu anda Silivri’de yüzde 40’tan fazla oy alınacak gibi bir görüntü var. Şu anda bize verilen raporlar o çerçevede. Adaylar netleştikten sonra bir anket yaptıracağım. Bizim hedefimiz her zaman yüzde 51 olacak.

“İNSANLAR BİZİ DAHA NET ANLAMAYA BAŞLADI”
Sevginar UYGUN: 2002, 2004, 2007 ve özellikle 2009 yılından sonra 2011’deki genel seçimler öncesinde AK Parti’nin Silivri politikalarında bir değişiklik oldu mu?
Metin KARAKAŞ: Kesinlikle, bir kere 2002 seçimleri Vural Sönmez Başkanının döneminde o günkü şartlarda, köyler de dahil olmak kaydıyla AK Parti’de Başbakanımızın sempatizanı, mağdur olmanın vermiş olduğu kavramlarla ilgili oy verildi. Proje sunsa dahi, geçmiş döneme baktığınızda bir referansımız yok. 2004 yılı, AK Parti’nin Silivri’de şahlanmış dönemlerinden biri. Her siyasi partiden teveccühler, katılımlar oldu. 2003’teki Tülay Kaynarca’nın ilçe başkanı seçildiği kongresiyle birlikte kadrolarımız çok ciddi şekilde genişledi. Belediyeyi aldıktan sonra da özellikle belediyecilik anlamındaki referanslarımız hakikaten takdire şayandır. Elinizde güç olduğu zaman ister istemez farklı kesimler de size teveccüh gösteriyor ki birçok üye zaten o dönemlerde geldi. Şu anda 14 bine yakın üyemiz var.
2009 yerel seçimlerinden sonra bir özgüven noksanlığı vardı, çünkü seçim kaybetmiş bir teşkilat yapımız vardı. Bu konuda gerçekten sıkıntılarla karşı karşıya kalıyorsunuz, teşkilat olarak da belediye kadroları olarak da eleştiriliyorsunuz. 2009 yılında biraz zor olsa da başarılı olduğumuza inanıyorum. Bugün farklılık şurada, insanlar bizi daha net anlamaya başladı. Özellikle Trakya halkının bu konudaki samimiyetimizi görmesi noktasında bu önemliydi. Köylüler belki şu anda imarda sıkıntılı ama mesela Halk ve Ziraat Bankası müdürleri şöyle dediler: “Biz burada bunca yıldır görev yapıyoruz, ilk defa bir hükümet esnafına ve köylüsüne sahip çıkacak politikalar üretiyor.” Sıfır faizli krediler, karşılıksız krediler, hisseli arazilerinizi başkaları almasın diye şu anda kredi olanağı sağlanıyor. İnsanlar yavaş yavaş bizi anlamaya başladı. Muhalefetin de yapmış olduğu şık olmayan siyasi söylemler var. Saman alevi işte. Referandum’da da çok duyduk. Türkiye’de ne oldu, yer yerinden mi oynadı? Bize gençlerden çok ciddi teveccüh var. Özellikle belli bir tahsili yakalamış olan gençler bunlar. 

“AK PARTİ’NİN 2023 TÜRKİYE’Sİ PROJESİ MÜTHİŞ BİR OLAY”
Ak Parti’nin 2023 Türkiye’si projesi müthiş bir olay. Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye ne olacak? Eğer Atatürk görebilseydi Başbakanımız Tayyip Erdoğan’ı alnından öperdi. Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyetin 100 sene sonrasındaki hedefini ortaya koyuyor Ak Parti. Bu hedeflere ulaşılabileceğinin altını çizen bir lider var.

“AK PARTİ’NİN TEK RAKİBİ KENDİSİ”
Ak Parti’nin tek rakibi şu anda kendisi. Muhalefet partisi, dünya konjektöründeki olaylara da ayak uyduramıyor. Dünya ve Türkiye gündemi çok farklı, anamuhalefet ve muhalefetin gündemleri çok çok farklı. Genel Başkan olduktan sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayakları yere basan bir projesi bile yok. Veya çok ucuz bir yaklaşım olarak gördüğüm insanları karalama kampanyası ile ortaya koymuş olduğu bir tane somut adım yok. Sadece dava açmış bırakmış.

“TAHLİL SONUÇLARINA GÖRE HASTALARIMIZI TEDAVİ EDECEĞİZ”
Sevginar UYGUN: Genel seçimlerde Ak Parti, Silivri’de farklı olarak ne yapmayı düşünüyor?
Metin KARAKAŞ: Bir kere her eve, her seçmene ulaşacağız. Çok ciddi bir çalışma var. Bizden olmayan kesimlerle ilgili bir çalışmamız var. Onlarla ilgili 16 tane ekip kurduk. Ekiplerimiz onlarla irtibat kuracak. Niçin bizden korkuyorsunuz? Neden bize oy vermiyorsunuz? Bu tarz sorularıyla insanlar üzerinde çalışacağız. Hasta mesela tahlil sonucuna göre tedavi edilir. Bizim de hasta olarak gördüğümüz bölgelerimiz var. Gerçekten insanlarla iletişim kuramıyorsunuz. Kursanız da medyadan etkileniyorlar veya farklı korkuları var. Bunları yıkma noktasında üzerine gideceğiz. Oyumuzu yüzde 50’lerin üzerine çıkartabilmek için şartları zorlayacağız. Toplam 125 kişilik bir Danışma Kurulumuz, ayrıca iş adamlarından oluşan bir kurulumuz var. Farklı kesimlerle bir araya gelerek tespitlerimizi yapıyoruz. Siz karşınızdakine istediğiniz kadar anlatın, önemli olan karşınızdakinin ne anladığıdır bunu da göz önünde bulunduruyoruz tabi.

“SİLİVRİ’DE İLK DEFA AK PARTİ BİRİNCİ ÇIKACAK”
Hedefe yüzde 90 kitlenmiş gidiyoruz. 2011 seçimlerinde Silivri’de köyüyle, kapanan beldesi ve merkezliyle birlikte ilk defa AK Parti genel anlamda birinci çıkacak.

“BAYRAĞI EN YUKARIYA TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUM”
Sevginar UYGUN: Çıkmazsa ne olacak?
Metin KARAKAŞ: Siyasette her şey olabilir. Biz elimizden geleni yapacağız. Gayret gösterdikten sonra Allah, bunun da sonucunu verecek, çünkü gerçekten inanmışız. Sonuçta bu bayrak bana verilmiş, “Hadi Metin koş” demişler, ben de ekibimle birlikte bayrağı en yukarıya taşımaya çalışıyorum.

“CHP’NİN SİLİVRİ’DEN MİLLETVEKİLİ SEÇME ŞANSI YOK”
Sevginar UYGUN:  CHP’nin Silivri’den Milletvekili Adayı seçme şansı var mı?
Metin KARAKAŞ: CHP’den yok seçilme şansı, gündemi çok farklı çünkü. Genel merkezden birisi şuradaki aday adaylarının durumunu gönderse her halde hiç birini almaz.
Silivri’de genel seçim sıralaması AKP, CHP ve MHP olacak.

“BELEDİYE BAŞKANI BENİM”
Sevginar UYGUN: Metin Karakaş ismi, Silivri Belediye Başkan Adaylığı konusunda önümüzdeki dönem içi son 4 yılda yoğun bir şekilde tartışılmakta. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ve Silivri’ye Belediye Başkanı olmak ister misiniz?
Metin KARAKAŞ: Böyle bir hırsımın olmadığını çok yakınlarım bilir. Silivri ölçeğinde ulaşılabilecek en üst makamdayım zaten. İlçe Başkanı, Belediye Başkanını denetleyen kişidir. Bu gün adam gibi bir İlçe Başkanı olsa Silivri, bu hale düşmez.
Seçilmiş olan meclis üyesi arkadaşlarımızla ortaya koyduğumuz performans takdire şayan. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve İl Başkanımız bizim için büyük bir şans. Üç gün önce çok özel bir toplantı yaptık. Genel Sekreter, İl Başkanımız, İETT Müdürümüz ve birçok kişi vardı. Konular hakkında gelişmeleri ben anlatınca, Başkan Topbaş, “Siz bizden daha çok çalışıyorsunuz” dedi. Bana güvendiğini bürokratları önünde söylemesi hakikaten çok hoşuma gitti. Bu bizim için büyük kazanım.
İl Başkanımızın da teşkilatı bize teslim etmesi, yine büyük bir kazanım. Önemli olan da budur. Bunun etkilerinin Silivri’ye hizmet olarak daha büyük olacağını düşünüyorum. Sonuçta eğer İlçe Başkanı olmasaydım, bu diyalogları kurma noktasında belki sıkıntı çekebilirdik. Kadir Başkanım ve İl Başkanımın samimiyetine çok güveniyorum. Son yapılan toplantıda İl Başkanımız, “Eğer AK Parti ve CHP’nin arasındaki farkı öğrenmek istiyorsanız, gidin Silivri’deki insanlara sorun” dedi. Dolayısıyla Silivri’de bir sıkıntı var, fakat kendi aramızda yavaş yavaş aşmaya başladık. Kadir Başkanım projeleri ve talimatları ortaya koyduğu zaman gerçekten çok mutlu oldum, işte Belediye Başkanı benim. Ak Parti İlçe Başkanı olarak kendi ilçeme neler getirebileceğim noktasında tek bir farkım var; makam aracım ve maaşım yok, ama Belediye Başkanından daha çok yetkim var.

“EN PİŞMAN OLDUĞUM BÖLÜM, AİLEMLE OLAN”
Sevginar UYGUN: İlçe Başkanı olduktan sonra hiç pişman oldunuz mu?
Metin KARAKAŞ: Çok, o kadar çok ki, kaç defa oturmuş, duygusallaşmışız. Epey iş yaptık. Pişman olduğum anlar asıl çocuklarım hasta olduklarında yaşadım. Onların vaktinden aldım, aileme yeterince zaman ayıramadım. Annem Umre’den geldi, yanında 15 dk. oturabildim. Zaman yetmiyor.

“SİLİVRİ’DE İKİ ÖNEMLİ SIKINTI HALA DEVAM EDİYOR”
Sevginar UYGUN: CHP’li yerel iktidarın iki yıllık sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Metin KARAKAŞ: Bizim yüz günlük raporumuz var. O samimi bir rapordu. Orayı Başkanın okuması lazım. Orada o dönemde belirttiğimiz iki sıkıntı çok ciddi şekilde devam ediyor. Birincisi yönetimsel sıkıntı, ikincisi de Silivri’ye vizyon katamıyor. Gerçekten Silivri, içine kapandı. Bu da yönetimden kaynaklanıyor. Ataşehir’de, Büyükçekmece’de, Arnavutköy’de, Kadıköy’de bu sıkıntı yok, ama Silivri’de hala devam ediyor. Planlar biteli bir yıl oldu, hala uygulamaya geçilemedi. Sadece teknik konular değil, mesela şu huzurevi olayı başlı başına bir fiyasko. Bu konuyu gündeme getirmekten hakikaten utandım.

“KIRGINLIK SİYASETEN DEĞİL, “GÖNÜL SEVDİĞİNE KÜSERMİŞ” MİSALİ”
Sevginar UYGUN: Ak Parti Belediye Meclis Üyeleri ve ilçe yönetimi arasında bir anlaşmazlık var mı?
Metin KARAKAŞ: Bir iki meclis üyesinin serzenişi olabilir.

“SİYASETEN AYRIŞMA SÖZ KONUSU DEĞİL”
Sevginar UYGUN: Hafif bir kıskançlık var sanırım. Eskiden Meclis Üyelerine aittiniz, şimdi İlçe Başkanı olarak ilçe yöneticileriyle daha sık bir aradasınız.
Metin KARAKAŞ: Meclis üyesi arkadaşlarımız, yerel anlamda milletvekillerimiz. Onlara da sahip çıkmak gerekir. Böyle bir grup noktasında gerçekten çok şanslıyım. Birçok arkadaşımız kendi konularında uzman. Keşke Belediyede de böyle uzman arkadaşlarımız olsaydı, siyasi polemikler yerine iş üreteceklerdi. Çok kaliteli bir meclisimiz var, ama geçmiş dönemde proje üretme noktasında bire bir olduğumuz, elinden tutup beraber bir yere gitme noktasında şimdi yönetim kurulu üyeleriyle gidiyorsunuz. Gönül sevdiğine küsermiş misali, bu anlamda kırgınlık var. Yoksa siyaseten ayrışma söz konusu değil.

“OLAYIN ORTASINDA SOSYAL FACİA VAR”
Sevginar UYGUN: Huzurevinde yaşanan olay konusunda ne söyleyeceksiniz?
Metin KARAKAŞ: Huzurevindeki sıkıntıyı Belediye Başkan Yardımcısı Elif Bilici biliyormuş. Olayın ortasında sosyal facia var. Özürlü çocuklar var. Belediye olarak soruşturmanızı açın. Gerekirse savcılığa verin. Bir daha tekrar etmesin. Attın sokağa ne oldu? Kadın daha kötü duruma da düşebilir. Bunların hepsini çok iyi değerlendirmek lazım.

“NİYE BÖYLE BİR YOLA GİRDİLER, HAKİKATEN MERAK ETTİM”
Sevginar UYGUN: Pazartesi günü çöp ihalesi yeniden yapıldı?
Metin KARAKAŞ: Çok hassas bir konu. Ben beklerdim ki Belediye Başkanı herkesi davet etsin. Bu konuyla ilgili ciddi bir kamuoyu oluşsun. İhaleye gözlemci göndermeyi düşündüm, sonra şık olmayacağını düşünerek ve basının takip edeceğini öğrenince vazgeçtim. İhaleden kim sorumlu? Zafer Ercan. Kendisi nerede? Kırım’da. Belediye Başkanı nerede? Kırım’da. Artık ağzının sütten yanmış olduğunu bilerek bu ihaleyi yapmanız lazım. Zafer Ercan’ın orada oturması gerekiyordu. İşi gerçekten iyi bilen biri, dürüstlüğü, çalışkanlığına gerçekten kefil olacağınız birisi.
Sevginar UYGUN: Sorumsuzluk mu yoksa kendilerinden çok mu eminler?
Metin KARAKAŞ: Niçin böyle bir yola giriyorlar, hakikaten çok merak ettim. Sorumlu olan Başkan yok, Başkan Yardımcısı yok. Kırım’a niye gittiniz? Tamam, önemli bir konu da olabilir, o zaman ihale tarihini ona göre ayarlayın. Şaibe olduğundan değil, kamuoyunu vicdanının rahatlama babında. Şeffaf Belediyeciliğin gereği bu işi yapmanız lazım. Silivri’nin en büyük ihalesini yapıyorsunuz. Bunu düşünemeyecek kadar insanın basireti bağlanamaz.

“İNSANLAR UYARILMADIKLARI ZAMAN HATALARINI MARİFET SAYARLAR”
İşte ekip, yönetim sıkıntısı… Hep bu kavramların altında yatan ana gerekçe budur. Artık Başkan kendine göre değerlendirir. Şimdi Silivri’de dipsiz kuyuya atılan taşlar var. Uyarsa getireceğim diye… Biri atıyor, haydi hep beraber çıkartalım diye uğraşıyoruz. Taşı çıkartmayacağız desek, üniversiteye karşı kusurlu olacağız, taşı çıkartacağız desek, kuyunun dibinde kaybolacağız. Böyle bir durum söz konusu, çünkü mutfakta iyi hazırlanmayan projeler söz konusu. Sıkıntı orada. Başkanımız tez canlı ve heyecanlı. Bir konu aklına geldiği zaman kamuoyuyla hemen olmuş bitmiş gibi paylaşıyor. Bunu perde arkasında takip edecek, doğrularla rapor şeklinde kendisine sunacak kadro yok. Başkan söylediyse, söylemiştir ve doğrudur. İnsanlar uyarılmadıkları zaman hatalarını marifet sayarlar. Başkan da bunları şu anda marifet olarak algılıyor. Hatalarını söyleyen yok, her söylediğine de başta kendi inanıyor, kamuoyunu da inandırmaya çalışıyor. Biz muhalefet olarak kendisine bu uyarılarımızı yapacağız. Projelerimizi ve yapabileceklerimizi ortaya koyacağız ve bu şekilde değerlendireceğiz. Silivri vizyon kaybetti ve yatırımcı açısından güven ortamı oluşmadı. Yönetimsel sıkıntılar hat safhada. Sevsek de sevmesek de 5 yıl boyunca bizim de Belediye Başkanımız. Doğru çalışması, Silivri’ye bir şey kazandırması gerekiyor. Bununla ilgili de ciddi adımlar atması gerekiyor.
Hepsinden önemlisi yapamadıkları noktasında başkalarını kötüleyerek siyaset ve Belediyecilik yapmak da doğru değil. Aciz adamlar başkalarını kötüler. Karşınızdaki devlet kurumuysa çıkıp mücadele edeceksiniz. Gerekirse soruşturma açacaksınız, en üst makama gidip yaptırımlar uygulatmaya çalışacaksınız. “Büyükşehir öyle yaptı, o kötü, bu kötü” bu şekilde Silivri kaybediyor.

“IŞIKLAR İYİ BİR PROJE ADAMI, AMA İYİ BİR UYGULAYICI DEĞİL”
Sevginar UYGUN: Özcan Işıklar bu iki yıl içerisinde değişti mi?
Metin KARAKAŞ: Kesinlikle. Eskiden kendisini iyi bir projeci olarak görüyordum. İyi bir proje adamı olabilir ama iyi bir uygulayıcı değil. Eskiden kendisi bana çok dolu gelirdi, sohbetinden hakikaten keyif aldığım bir arkadaştı, ama Belediye Başkanlığına aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kendisinde hep bir korkaklık var, ama tabi bu kendisinin yönetim tarzı. Kendi kadrolarına ürkek davranıyor. Bu belki geçmiş dönemlerden kaynaklanabilir.
İthal insanlarla bu iş olmaz. Sıkıntı olan konularda bir iyileşme olmazsa 3. Yılda da aynılarını konuşuyor olacağız. Ben gittiğim zaman belediyede tanıdık insanlarla karşılaşmak isterim. Silivri az çok artık net ifadelerle bazı şeyleri konuşmaya başladı.  Bunu Belediye Başkanının duymaması veya bilmemesine imkan yok. Ben de söyledim çünkü kendisine. Eğer tedbir almamış ise üçüncü yılda konuşacaklarımız aynı konular olacak. Yine yönetimsel zafiyetlerinden söz edip, yine Silivri üç yıl kaybetti diyeceğiz. Sadece rakamsal artış söz konusu olacak. Belediyeyi CHP almış, AKP almış çok da önemli değil. Az önce söylediğim gibi, ben de kendimi Beleye Başkanı gibi hissediyorum. Ben de hizmet etmek için uğraşıyorum. Köylerle ilgili projeleri anlatsam, Kadir Başkan talimat verdi. Yakınında İSKİ Genel Müdürünün yanında olacağız. Doğalgazla ilgili ihaleler yapılıyor. Birçok konuyu alt alta, üst üste koyduğunuz zaman, biz zaten hizmet için uğraşıyoruz.

“BAŞKANIN DAHA DERLİ TOPLU HAREKET ETMESİ GEREKİYOR”
Belediye başkanı yurtdışına niçin gitti, çok geziyor diye eleştirmem, halktan kaçıyor diye eleştirmem, sonuca bakarım, sonuçta hiçbir şey yok, Silivri adına.  Borç miktarı ne kadar olmuş, ne kadar para toplamışız, ne kadar iş yapmışız? İki tane sokak var. Hakikaten bunlara belediyecilik gözüyle bakmam. Yanlışlıkla bir greyder bıçağını indirse yolu söktü, götürdü ne olacak? Gitti. Onun için Belediye Başkanının biraz daha derli toplu hareket etmesi gerekiyor. Benim naçizane iki yıllık gözlemlerimle ilgili tavsiyem budur. Hiçbir şey yapmaması beni sevindirmez. Çünkü belediyeyi kazanma noktasında biz o günün şartlarında bütün her şeyimizi ortaya koyacağız. Ama üç yıl ya, daha koskoca üç yıl var ve Silivri’de hiçbir şey yok.

“VİZYON KONUSUNDA SADECE ÜNİVERSİTELERE BEL BAĞLAMAK YANLIŞ”
Hep sordum, tekrar sordum, yine soracağım. İki yıl daha aklımızda kalan ne iş var?  Şu anda en çok her halde aklımızda çöp ihalesi kaldı. Şu huzurevi gündemini bilmiyorum, leke olarak duruyor açıkçası. Ne olacak üç yıl içerisinde?  Üniversitelerle ilgili bir vizyon çizmeye çalışıyor. Ama üniversitelerle Silivri’de nasıl bir ivme yakalanacak onu da çok merak ediyorum.
Ankara, İstanbul gibi metropollerde üniversitelilerle bir yoğunluk uluşabilir ancak üniversitenin olduğu yerde, ikinci sınıf lokanta, ikinci sınıf otel, ikinci sınıf pansiyonlar artar veya benzeri işletmeler. Öğrencinin ekonomisi, bu konuda esnafı hareketlendirme noktasında bir kaliteli ortam yakalatmaz size. Bu önemli bir tespittir. Üniversitem var diye sevinerek bu konuda böyle bir vizyon çizdirtiyorsa Silivri daha çok gerilerde. Eskişehir gibi, Ankara gibi değil, farklı alanlarda kendini geliştirmiş bir il gibi değil Silivri. Silivri şu anda dört beş tane faktörü kendi bünyesinde bulundurup ortak paydada bulundurması gerekir. Tarımı da, hayvancılığı da, denizi de, ulaşımı da, sanayi de, hepsini ortak paydada götürmemiz gerekecek. Bunlarla birlikte eş zamanlı olarak büyümemiz gerekiyor. Başkan beyin üniversite ile ilgili izlediği Silivri’ye vizyon katma konusu kısır bir döngüye sokabilir bizi. Önüne geçilemeyen olayların sorumlusu olursunuz. Sadece buna bel bağlayarak vizyon katacağım demek doğru değil. Bunu da ifade etmek istiyorum. 

“BAŞKAN DA EKİBİ DE ÇOK YETERSİZ”
Başkan Bey çok yetersiz kaldı iki yıl içerisinde. Ekibi de çok yetersiz. Belediye Başkanına dur diyecek bir tane meclis üyesini görmedim şu ana kadar.  Zaman zaman gazetede okuyoruz ama onlar da ne hikmetse, sıkıntılar doğru, doğru şeyleri söylüyorlar ama sonradan geri adım atıyorlar. Bu da ekipsizlik noktasındaki en büyük gösterge. İktidarın 19 tane meclis üyesi var, sadece doğduğu topraklarda AKP kazanmasın diye uğraşmak yetmiyor. Bu topraklarda doğan insanların Silivri’ye yanlış söylemesi de, bu anlamda buradaki hemşericilik bilinci noktasında samimiyettir. AKP düşman değil sonuçta. Ben bazı platformlarda konuşurken CHP de bizim partimiz diyorum, MHP de bizim partimiz.

“SİLİVRİ’YE EN ÇOK DA TOPRAKLARINDA DOĞAN İNSANIN YANLIŞ YAPMASI KOYAR”
Üstte sözünü ettiğim tarz söylemler Silivri’ye çok zarar verir. Silivri’ye en çok da topraklarında doğan insanın yanlış yapması koyar. Ve bugüne kadar zaten onlar bu çerçevede yanlış yapmıştır. Kimin tarlasının ucundan yol geçmesin diye yollar döndürülmüştür? Yedi metrelik yollar nasıl oluşmuştur? Eski planlara bakarsanız hangi hınçla hançer saplanmıştır o imar durumlarının içerisine!? Bunların hepsini düzelttik biz. Bunu Silivri’de doğmayan çocuklar gerçekleştirdi işte; Hüseyin Turan gibi, bizim gibi veya başka arkadaşlar gibi. 
Bazı söylemler gerçekten çok tehlikeli.

“ÇATIŞMA ORTAMI SİLİVRİ’YE ÇOK ŞEY KAYBETTİRİR”
Söz konusu açıklamaları okuduğumda, daha doğrusu söylediklerinde tüylerim diken diken oldu ya, bunu söyleyecek bir meclis üyesi olmaması lazım. Çünkü bu meclis üyesinin akrabası bizim üyemiz. Ne olacak şimdi?  Bizim üyemiz yani, Ak Partili. Silivrili, burada doğmuş atası, tatası hepsi burada. Şimdi hain mi yani? Bunları çok iyi seçmesi lazım, bence belediye başkanının bunlara çeki düzen vermesi gerekiyor. Çatışma ortamı Silivri’ye çok şey kaybettirir. Ve en çok Silivrililer bu konuda rahatsız olur onu da söylemek gerekir.  Onun için doğruları söylerken üslubumuza dikkat etmemiz lazım. Eğer hakikaten sıkıntı varsa, bu CHP’nin Meclis Grubu ile ve Belediye Başkanından kaynaklanıyor.  Ak Parti grubunda, biz muhalefetiz sonuç itibariyle. Hiçbir şeyi engelleme gibi bir derdimiz yok, bunu çok net görüyorlar artık. Onu Belediye Başkanı daha önceden de görüyordu ama farklı dillendiriyordu, şimdi samimi bir şekilde bizim gayretlerimizi görünce bizimle de konuştu.
Bize bir adım atana biz on adım atarız diyorduk. Başkan, Hüseyin Şahin ile birlikte grup odamıza geldiler, biz de on adımın mesafesini ölçtük ve Kadir Topbaş’la gitmek gerekiyordu, birlikte gittik belediyeye.

“SİLİVRİ BİZİM SİLİVRİMİZ”
Sonuçta Başkanımızın başarılı olması için elimizden gelenin hepsini yaparız. Silivri az önce söylediğim gibi bizim. Başkanın çeki düzen vermesi gerekiyor. Önümüzdeki hafta zaten mecliste bunun güzel tartışmaları olacak. Faaliyet raporu oylaması var, Başkan bey yaptıklarını anlatacak. Biz de faaliyet raporumuzu değerlendireceğiz.

“SİLİVRİ BELEDİYESİ VİZYONUNU KAYBETTİ”
Sevginar UYGUN: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Metin KARAKAŞ: Silivri Belediyesi vizyonunu kaybetti, bir güven ortamı oluşturamadı benim için önemli olan o. Yönetim zafiyetinden de önemli bu sözünü ettiğim durumlar. İçine kapanan bir yönetim anlayışı var. Belediye Başkanımız birçok şey söylüyor ama ortada eylem yok.
Muhalefeti adam yerine koyacaksınız, siyasi partilerle eşit mesafede olacaksınız. Belediye Başkanı bunları yapmazsa sakıntısını en çok kendi çeker. Yeri geldiğinde kamu gereği tarafsız durabilmeli.

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki Kadınlar Ergene İçin Yürüdü...
Sonraki »

YORUM YAP