politikaları hakkında bilgi veren Bağış, “12 Haziran’da bu millet bizi zirveye sabitleyecek” dedi.
Silivri Kaymakamı Ahmet Mesut Demirkol, Başkan Vekili Süheyl Kırkıcı, Emniyet Müdürü Ender Sevim’in Mega Saray önünde karşılayarak, görüştüğü Bağış’ı, Ak Partililer salonda büyük bir kalabalıkla kucakladı. Ak Parti ilçe yöneticileri, milletvekili aday adayları, eski belde belediye başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyelerinin yanı sıra muhtarlar, çeşitli dernek temsilcilerinin katıldığı toplantıda partiye yeni katılımlar gerçekleştirildi. 400 kişiye yakın yeni üyeleri temsilen toplantıda 30’a yakın isme parti rozetleri takıldı.
KARAKAŞ: BAKAN PROGRAMLARI HÜKÜMETİN SİLİVRİ HASSASİYETİNE GÖSTERGE
Toplantının açılış konuşmasını yapan Ak Parti İlçe Başkanı Metin Karakaş, bir ay içerisinde 3. Bakanı ağırladıklarını belirtirken bunun, Ak Parti Hükümeti’nin Silivri’ye yönelik hassasiyetinin bir göstergesi ve ilçemizin gücüyle değerlendirdi.
“AK PATİ TEK BAŞINA 3.KEZ İKTİDARA GELME NOKTASINDA EMİN ADIMLARLA İLERLEMEKTE”
Karakaş söz alarak yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ak Parti öncesi Türkiye ile bugünkü Türkiye’ye baktığımız zaman gerçekten çok ciddi anlamda farklılıklar var. Sadece fiziksel değişiklikler değil yol, alt yapı, su, doğalgaz gibi meseleler değil artık demokratikleşme noktasında da çok ciddi adımlar atıldığına Türkiye’de, herkes kanaat gitmiştir.
Bunun en büyük göstergesi önümüzdeki seçimlerde artık siyasi olarak söylemler ya sivil anayasaya ya da bireysel hak ve özgürlükler üzerine odaklanmıştır.
Dolayısıyla 8 yıllık iktidarı döneminde Genel Başkanımız, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu, merkezine insanı, milleti oturttuğu siyaset anlayışıyla bugün 12 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde de Ak Pati tek başına 3.kez iktidara gelme noktasında emin adımlarla ilerlemekte.
Genel Başkanımızın ortaya koymuş olduğu bu siyasi yol emin olun ki dünya tarafından da örnek olarak algılanıyor. Kendisi sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın lideri olarak vazifesinin başında duruyor.
Hepinizin bildiği gibi Türkiye de artık dünyada modern ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Biz biliyoruz ki merkezinde siyaset olan, hatta kuruluşunda bu maya bulunan Ak Parti daha çok bu tür projelere imza atacak, bu milletle el ele gönül gönüle vererek yenilerini gerçekleştirecek.
“BAŞBAKANIMIZ DİSİPLİNLİ BİR ŞEKİLDE HEM EKONOMİYİ, HEM SİYASETİ HEM DE
ÜLKEYİ YÖNETTİ”
Ne zaman Başbakanımızın başı sıkışsa, çıkmaz bir yola girse ya sandığı gösteriyorlar ya da milleti. Hamdolsun ki her sandığa, millete gittiğinde halk gönlünü açıyor onu iktidara getiriyor. Ve bu anlamda da çıkmaz yoldan Başbakanımızı çıkartıyor.
Bir konuda da Başbakanımızla övünmemiz gerekiyor; milleti hiçbir zaman kandırmadı, seçim geliyor diye gerçekleştiremeyeceği vaatler, tutamayacağı sözü vermedi. Disiplinli bir şekilde hem ekonomiyi, hem siyaseti hem de ülkeyi yönetti.
Ama bugün görüyorsunuz öyle siyasiler çıkıyor ki gerçekleşmesi mümkün olmayan projeleri size söylemeye başlıyorlar. Türkiye’nin bütçesinin gerçekleştirmeye imkânı olmayan projelerden bahsediyorlar. Siyasete dönüp geriye bakarsanız anahtar verenleri, ucuz mazot diyenleri bu millet sandığa gömdü. Gerçekleşmesi mümkün olmaya projeleri, sırf seçim vaadi olsun diye söyleyenleri bu millet sandığa gömdü.
“TÜRKİYE’NİN GERÇEK SORUNU MUHALEFET”
Bugün Türkiye’nin gerçek sorunun ana muhalefet ve muhalefet sorunu olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Özellikle ana muhalefetin referans noktasında projelerini koyduğu zaman veya kaynak noktasında kendisini göstermekte. Bakın geçmişe ne iş yapmış? Hiçbir iş yapmamış. Bir kurumun genel müdürlüğünü yapmış o kurulu da batırmış.
Ama şimdi kaynak olarak Meydan Larousse’yi değil Başbakanımızı göstereceğim. Başbakanımızı yurtdışında kaynak olarak gösterirse BM’nin nasıl hizaya geldiğini görür. Eğer Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı kaynak olarak gösterirse mazlumların sesine yurt dışında nasıl tercüman olduğunu gösterir. Ekonominin nasıl yönetileceğini görür. Hatta Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu genç Türkiye’yi 100 yıl sonraki hedefi olan 2023’te neler yapabileceğini görür. Kaynak olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı gösterirse 18 yaşına kadar çocuğunun kendi devlet güvencesinde olacağını görür. 65 yaş üstü vatandaşların kendi devlet güvencesinde olacağını görür. Özürlülere nasıl sahip çıkılacağını görür. Onlara nasıl bakım ücreti verileceğini görür.
Eğer kaynak olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı gösterirse tarihten aldığı değerlerle ülkesinde yeri geldiğinde herkese dik durabilen bir başbakan görür. TC’yi görür, bu milletin kendi özgürlüğünü görür. Dolayısıyla bu anlamda Başbakanımızın çok ciddi projelere imza attığına hepimiz şahit olduk.
Haberin devamı 05 Nisan 2011 tarihli Hürhaber Gazetesi'nde






