Aleyna Çalış

Çocuklarda mahremiyet eğitimi

Merhaba, bu hafta; (3-6 yaş) okul öncesi mahremiyet eğitimi dönemindeki çocuklara bedenlerini dış etkenlere karşı nasıl korumaları gerektikleri hakkındaki bilgilerimi sizler ile paylaşacağım.

Mahremiyet eğitimi dediğimiz ‘özel bölge eğitimi' çocuğun kendinin ve diğer insanların özelinin farkına varması, kendi özel alanını koruması, diğer insanların özeline saygı duyması, kendi ile çevresi arasında sağlıklı sınırlar çizmesi, istemediği her dokunuş ve talebe hayır diyebilme özgürlüğüne sahip olduğu bilgilerini içermektedir.

 -Mahremiyet eğitiminin çocuklara korku ve endişe yaratmadan, günlük yaşamın içinde doğal olarak verilmesi uygundur.

-Vücudunun özel olan bölgeleri ve bu bölgelerin gizlenmesi gerektiği çocuğa iki yaşından itibaren anne veya babası tarafından yavaş yavaş anlatılabilir. Ancak bu durumda bir tercih yapmak gerekirse bu eğitimin anne tarafından verilmesi daha uygun olacaktır.

-Küçük yaştaki çocuklara mahremiyet eğitimi verilirken ayıp, yasak, günah gibi kelimeler yerine ‘mahrem' kavramının kullanılması çocukların duygusal gelişimi için önemlidir.

-Yetişkinlerin 4 yaşından itibaren çocuğa dokunacağı durumlarda ona nedenini açıklayarak yaklaşması, çocuğun kendi beden imgesinin oluşmasına yardımcı olur. 

-Ebeveynlerin sevmek, öpmek, yıkamak gibi sebeplerle çocuğa isteği dışında, zorlayıcı yaklaşımlarının onun korunma reflekslerini zedeleyeceği unutulmamalıdır. 

-Çocuğun kendi mahremini/özel alanını koruyabilmesi adına öncelikle bu alanı çocuğa doğru ve dikkatli bir şekilde tanımlamak gerekir. Bu bölgeler; dudak, göğüsler, popo ve bacak arasından meydana gelmektedir.

-Bu alanların başkalarından gizlenmesiyle birlikte ihtiyaç durumunda yalnızca anne, baba ve yanında ebeveynleri olduğu sürece doktoru dışında kimsenin görmemesi ve dokunmaması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. 

-Ebeveynler veya akrabalar çocukları severken ya da onlarla oyun oynarken mahrem bölgeler ile ilgili şaka yapmaktan kaçınmalıdır. Özel bölgeler hakkında son derece hassas ve titiz davranılmalıdır.

-Çocuklara anne-babanın veya kardeşlerin odası kapalı ise odaya kapıyı tıklatıp izin alarak girmesi gerektiği öğretilmelidir. En iyi öğretme biçimi ise tabi ki rol model olmaktır. Bu yüzden çocuğun odasına girerken kapısının çalınıp izin alınması çocuğa iyi bir öğrenme sağlayacaktır.

-Küçük yaşlardan itibaren çocukları başkalarının yanında giydirmemek, altlarını değiştirirken bir başka odaya götürmek çocuğun mahremiyetine saygı gösterdiğinizi ona hissettirir. “O daha küçük, bilmez, anlamaz veya bu amcası, o teyzesi yabancı değil” diye düşünerek çocuğu başkalarının önünde giydirip soymak doğru değildir.

-Tuvalet eğitimi verilirken eğitimin bir parçası olarak tuvalette yalnız olunması, başkalarının göreceği şekilde tuvaletini yapmaması gerektiği çocuğa anlatılmalıdır.

-Kız ve erkek kardeşlerin ilkokul çağından itibaren kişisel alanlarının olması teşvik edilmelidir.

-Kıyafet ve aksesuarların çocukların yaşlarına ve cinsiyetlerine uygun olmasına, giysilerinin mahrem bölgelerini ön plana çıkarmamasına dikkat edilmelidir.

-Çocuklara ebeveynlerinden izinsiz olarak tanıdığı veya tanımadığı kişilerle bir yere gitmemeleri ve onlardan bir şey almamaları gerektiği öğretilmelidir. 

-Çocukların izledikleri TV programları ve videolar, okudukları yayınlar, ziyaret ettikleri web siteleri ile kullandıkları sosyal medya platformları kontrol edilmelidir. Farklı mecralarda karşılaşabilecekleri mahremiyet ihlalleriyle ilgili bilgilendirilmelidirler. 

-Ebeveynler çocuklarının yer aldığı görüntüleri internette herkesin erişimine açık şekilde paylaşmamalıdır. 

-Çocuklara internette fotoğraf, isim-soyad, adres, konum gibi özel bilgileri paylaşmamaları gerektiği öğretilmelidir. 

-Çocuklara telefon numaranız, adresiniz ile 155 Polis İmdat, 156 Jandarma, 112 Acil gibi önemli numaralar mutlaka öğretilmelidir.

-Çocuklara mahremiyetlerinin ihlal edildiği durumlarda çekinmeden itiraz etmeleri, bağırmaları, kaçmaları veya yardım istemeleri gerektiği anlatılmalıdır. Çocuklar mahremiyetlerine yönelik tehdit hissettikleri durumları ebeveynleriyle veya güvendikleri bir yetişkinle paylaşmaya teşvik edilmelidir.

Bolca sarılın, unutmayın ihtiyacı olan sevgiyi sizden alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.

YORUM YAP