19 Kırsal Mahallemiz oluyor

19 Kırsal Mahallemiz oluyor

06.11.2021 11:28:52

Silivri Belediye Meclisi oybirliği ile Alipaşa, Akören, Bekirli, Beyciler, Büyükkılıçlı, Büyüksinekli, Çayırdere, Çeltik, Danamandıra, Fener, Gazitepe, Kadıköy, Kurfallı, Küçükkılıçlı, Küçüksinekli, Sayalar, Seymen ve Yolçatı mahallelerinin kırsal karakterlerinin korunmuş olması ve yasada belirtilen kriterlere uyması nedenleriyle, “kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan” olarak tespit edilmesini kararlaştırdı.

Silivri Belediyesi Kasım ayı meclisinin Cuma günkü oturumunda gündemin 9. maddesinde “İlçemiz kırsal mahallelerinin köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kalan yerleşim alanlarının, ‘kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan' olarak tespit edilmesi” konusu görüşüldü.  İmar ile Tarım ve Hayvancılık Komisyonu raporu Celalettin Yazıcı tarafından okunmasının ardından oy birliği ile kabul edildi. Silivri'nin 19 mahallesini kapsayan gündem maddesi, İBB Meclisinde onaylanmasının ardından Kırsal Mahalle Statüsü kazanacak. 

YAZICI KIRSAL MAHALLE VEYA KÖY YERLEŞİK ALAN HAKKINDAKİ SÜRECİ ÖZETLEDİ

Rapora geçmeden önce Komisyon Başkanı Celalettin Yazıcı konu hakkında süreci özetleyen şöyle bir değerlendirmede bulundu: “Bildiğiniz gibi bir süredir ilçemiz sınırları içerisinde, köy yerleşik alanı ve ya kırsal mahalle sınırlarının tanımlamaya ve belirlemeye çalışıyoruz. Bugün itibari ile bu çalışmalarımızı sonuçlandırmış bulunmaktayız.

Konu ile ilgili raporu paylaşmadan önce neden böyle bir çalışma yaptığımızı, kırsal mahalleleri belirlerken baz aldığımız kriterleri, bu raporun hazırlanmasına neden olan 16 Ekim 2020 tarihli 7186 Sayılı Resmi Gazetede çıkan ‘Kırsal Mahalle Ve Kırsal Yerleşik Alan Kanunu' ve bu kanunun çıkma nedenleri hakkında kısaca bilgi vermeye çalışacağım.

Köylerin mahalle statüsü alması ve büyükşehirlerin ilçelerine bağlanmaları, 2012 tarihli düzenlemeye dayanıyor. 6360 sayılı 14 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 27 İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, büyükşehirlerde yer alan köylerin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak ilçe belediyelerine bağlanmışlardı. İstanbul'da ise bu uygulama çok daha öncesinde, 2004 tarihli 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici ikinci maddesiyle başlamıştı. Bu kanuna göre, Arnavutköy, Sultangazi, Büyükçekmece, Silivri, Çatalca ve Tuzla gibi ilçelere bağlı bazı köyler, mahalle statüsüne geçmişti.

İstanbul'da mahalle statüsüne geçen yerleşim yerlerinde su tarifesi, son değişikliğe kadar İSKİ'nin abone hizmetleri tarife ve uygulama yönetmeliğinin 10. maddesi uyarınca, metreküp başına 1 lira idi. Ancak İSKİ Genel Kurulu, 2019'un Kasım ayında abone hizmetleri tarife ve uygulama yönetmeliğinde köy tüzel kişiliği kaldırılan belde ve mahallelerin muafiyetlerinin bittiği gerekçesi ile fiyatlarda değişiklik yaparak %400 oranında zam uygulamasına gitti. Böylece abone hizmetleri tarife ve uygulama yönetmeliğindeki 10. maddede yer alan mahallelerin indirimli ‘köy konut tarifeleri'nden yararlanması uygulaması da ortadan kalkmış oldu.

Eski yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca' köy işyeri tarifesi' uygulanan aboneler de değişiklikten etkilendi. Yani bu değişiklik sonrası, tarım ve hayvancılıkla uğraşan, ancak mahalle statüsünde olan yerleşim yerlerinin su indiriminden faydalanması imkanı da ortadan kalkmış oldu.

Hemşehrilerimizden gelen yoğun itiraz ve gelişmeler sonrasında, Belediye Başkanımız Volkan Bey İBB meclisinde bir konuşma yaparak köylerde su fiyatının yeniden 1 liraya düşürülmesini teklif etti. Yapılan oylamada İBB meclis üyelerinin tamamının oy birliği ile bu teklifi kabul edildi. Ancak CHP ve İYİ Parti, İBB meclisinin böyle bir su indirimi yetkisi olmadığını savunarak karara şerh koydu. Zaten İBB Yönetimi de mahalleye dönüşen köylerde İSKİ'nin indirim yetkisi olmadığını, meclis üyelerine zimmet çıkacağını iddia ederek kararı uygulamadı ve meclise iade etti.

Adres olarak da TBMM'yi gösterdi. İSKİ'ni yapabileceği su indiriminin ancak bir yasa değişikliği ile mümkün olabileceğini iddia etti.

Acaba gerçekten öyle mi?

İSKİ tarife ve uygulama yönetmenliğinin 15. Maddesine baktığımızda özel tarife uygulanacak aboneler  Madde 15 – (Degişik: 16.07.2020 tarih 6 sayılı G.G.K Yönt.eki 3.maddesi) (1) Özel grup tarifesi uygulanacak aboneler aşağıda belirtilmiştir.

(a) Şehit, gazi ve engelli indiriminden faydalanan aboneler

(b) Eğitim kurumları, yurtlar, okul pansiyonları ve kurslar

(c) İdare ile toptan su satış protokolü yapan il sınırları dışındaki mülkî veya mahallî idareler,

(ç)2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında maaş bağlanmış abonelerin ikamet ettikleri konutları,

(d) 5225 Sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimleri Teşvik Kanunu gereği ''Kültür Girişim Belgeli'' tesisler

(e) 5774 Sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında Devlet Sporcusu unvanı verilerek Sporcu Şeref Aylığı alanların ikamet ettikleri konutları.

(f) Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmetlerinin yürütüldüğü yerlere ait abonelikler,

(g) Sağlık kurumları ve hastaneler

Gördüğünüz gibi İSKİ farklı gruplara farklı fiyatlar uygulayabiliyor.

Belediyelerin su indirimi konusunda yetkili olup olmadıkları konusunda en çarpıcı örneklerden biri de İzmir Dikili belediyesinde yaşandı. 2004 ila 2014 yıllarında İzmir Dikili'de belediye başkanlığı yapan Osman Özgüven döneminde belediye meclisi; 10 tona kadar kullanılan sudan para alınmaması,

belediye çalışanlarına yüzde 50 indirimli tarife uygulanması, ve su borcu gecikme zamlarının affedilmesi yönünde bir karar almıştı.

Ancak bu karar Sayıştay tarafından 2008'de raporlaştırılarak Danıştay'a taşınmış ve Özgüven ile birlikte belediye meclisi üyelerinin de aralarında bulunduğu 21 kişi hakkında dava açılmıştı. Sayıştay'ın gerekçesi ise 10 tona kadar sudan para almadığı için belediye yönetiminin devleti zarara uğratmasıydı. Yargılama sonrası Özgüven ve belediye meclisi üyeleri bu davadan beraat ettiler.

Bu verdiğim iki örnekten açıkça anlaşılacağı üzere belediye meclisleri kendi sorumluluk alanlarında bulunan İSKİ gibi kurumlarda uygun görmeleri halinde farklı gruplara farklı fiyat tarifesi uygulayabilir. Bu durum Danıştay kararıyla da apaçık ortadadır.

 

Maalesef Kırsal mahallelerin ve köylerin sorununun İBB'de çözümünün mümkün olamayacağı, mevcut yönetimin su indirimine yanaşmayacağı apaçık ortaya çıkınca, sorunu bir an önce çözmek ve daha fazla mağduriyetlerin yaşanmaması için bu konuyu Ankara'ya taşımak mecburiyetinde kaldık.

Cumhur İttifakı milletvekillerinin teklifi ile AK Parti ve MHP oyları ile 16 ekim 2020 tarihinde 5216 sayılı Büyükşehir Belediye kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.

“EK MADDE 3 – Köy veya belde belediyesi iken mahalleye dönüşen ve büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunup sosyo-ekonomik durumu, şehir merkezine uzaklığı, belediye hizmetlerine erişebilirliği, mevcut yapılaşma durumu ve benzeri hususlar dikkate alınarak ilgili ilçe belediye meclisinin kararı ve teklifi üzerine büyükşehir belediye meclisinin en geç doksan gün içinde alacağı karar ile kırsal yerleşim özelliği taşıdığı tespit edilen mahalleler, kırsal mahalle kabul edilir.

Bu belirlemenin mahalle düzeyinde yapılması esastır. Ancak; tamamı kırsal mahalle olarak tespit edilmeyen diğer mahallelerde de on bin metrekareden az olmamak kay- dıyla kırsal yerleşik alan belirlenebilir. Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan vasfı bu fıkrada belirtilen usulle kaldırılabilir.

3) Bir mahallenin kırsal mahalle olarak tespit edilebilmesi için;

  1. a) Kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmemesi,
  2. b) Şehir merkezine olan uzaklık ve ulaştırma durumu,
  3. c) Belediyelerin yol, su, atık su, katı atık, toplu taşıma gibi hizmetlerinden en az birine erişebilme imkânına tam kapasitede ulaşabilip ulaşamaması,

ç) Mevcut yapılaşma durumunun kırsal niteliğinin devam edip etmemesi,

  1. d) İmar mevzuatı uyarınca yerleşik ve gelişme alanları içinde olup olmaması,
  2. e) Sosyo-ekonomik olarak; kırsal nüfus oranının yüksek olması, yüzölçümünün önemli bir kısmını tarım, orman, mera, yaylak ve kışlak arazilerinin oluşturması, tarımsal üretimin, hayvancılık ve orman faaliyetlerinin başlıca geçim kaynağı olarak tespit edilmiş olup olmaması, hususlarından bir veya daha fazlası ile benzeri hususlar dikkate alınır.

KANUNUN GETİRDİĞİ MUHAFİYE VE İNDİRİMLER

Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alanlara tanınan muafiyetler Madde 9 – (1) Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenen yerlerde;

Çıkardığımız Kanun;

✅Emlak vergisinden muaf olma,

✅İçme ve kullanma su ücreti; en düşük tarifenin konutlar için %25'ini, işyerleri için %50'sini geçmemesi,

✅Bina inşaat harcı alınmaması,

✅İmarla ilgili harçların alınmaması,

✅Kanuna göre alınması zorunlu diğer vergi, harç ve harcamalara katılma payları %50 indirimli uygulanması.

✅Bu yerlerde, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa ve araziler için emlak vergisi %50 indirimli uygulanması.

✅Orman köyleri hak, sorumluluk ve imtiyazlardan faydalanmaya devam etmesi gibi önemli düzenlemeler içeriyor.

  1. a) Gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan bina, arsa ve araziler ile mesken amaçlı kullanılan binalar ve zirai üretimde kullanılan bina, arsa ve araziler emlak vergisinden,
  2. b) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken bina inşaat harcı ile imarla ilgili harçlardan, muaftır.

Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alanlara tanınan indirimler

MADDE 10 – (1) Kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenen yerlerde;

  1. a) Ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa ve araziler için emlak vergisi %50,
  2. b) 2464 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken vergi, harç (bina inşaat harcı ile imarla ilgili harçlar hariç) ve harcamalara katılma payları %50, indirimli uygulanır.

(2) Bu yerlerde, içme ve kullanma suları için alınacak ücret; işyerleri için belirlenmiş olan en düşük tarifenin %50'sini, konutlar için belirlenmiş olan en düşük tarifenin %25'ini geçmeyecek şekilde belirlenir.”

KOMİSYON RAPORU ŞU ŞEKİLDE

“Kırsal Mahalle kanununda belirtilen sosyo-ekonomik durumu, şehir merkezine uzaklığı, belediye hizmetlerine erişebilirliği, mevcut yapılaşma durumu ve benzeri hususlar dikkate alınarak yapılan çalışma sonucunda; Alipaşa, Akören, Bekirli, Beyciler, Büyükkılıçlı, Büyüksinekli, Çayırdere, Çeltik, Danamandıra, Fener, Gazitepe, Kadıköy, Kurfallı, Küçükkılıçlı, Küçüksinekli, Sayalar, Seymen ve Yolçatı mahallelerinin kırsal karakterlerinin korunmuş olması ve yasada belirtilen kriterlere uyması nedenleriyle, söz konusu mahallelerin köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kalan yerleşim alanlarının, “kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan” olarak tespit edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Söz konusu “kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan” sınırlarının netleştirilmesi ve ilanına ilişkin teklifin, Silivri İlçesi kapsamında yer alan tüm Mahalle Muhtarları ile 10/06/2021 tarihinde yapılan toplantı sonucunda, ilgili muhtarlıklar kapsamında birebir görüşmeler yapılmasının ardından karar verilmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmiş olup yapılan görüşmeler doğrultusunda yeni sınırlar tanımlanmıştır.

Buna göre; İl Valiliği'nin 17 Kasım 1994 ve 13470 sayılı Oluru gereği, 3194 sayılı İmar Kanunu doğrultusunda çıkartılan, plansız alanlarda uygulanacak İmar Yönetmeliğinin 4. Maddesi 4. Bendi ve Mülga Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 31.10.1986 gün ve 23202 sayılı Genelge emirlerine göre tespit edilen köy yerleşik alanları da dikkate alınarak,  mecut köy yerleşik alan sınırları yakın çevresinde, köy ile bütünleşen kırsal yerleşik alanlar dâhil edilmek üzere, yaklaşık 61 hektar Çeltik, 64 hektar Yolçatı, 138 hektar Alipaşa, 41 hektar Küçükkılıçlı, 48 hektar Gazitepe, 74 hektar Kadıköy, 61 hektar Seymen, 108 hektar Büyükkılıçlı, 77 hektar Fener, 120 hektar Akören, 60 hektar Bekirli, 77 hektar Kurfallı, 79 hektar Büyüksinekli, 23 hektar Küçüksinekli, 96 hektar Beyciler, 89 hektar Çayırdere, 66 hektar Sayalar, 45 hektar Danamandıra ile Silivri ilçe merkezine yaklaşık 43 km uzaklıkta yer alan, belediye hizmetlerine erişilebilirliği, sosyo-ekonomik durumu (nüfus ve kişi başına düşen büyük ve küçükbaş hayvan sayıları) açısından kırsal özellik gösteren Büyükçavuşlu Mahallesine ait yaklaşık 139 hektar, ekli krokide sınırları gösterilen alanların “kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan” olarak belirlenmesi, komisyonumuzca uygun bulunmuştur.”

 CHP SÜRECİN UZAMASINI SORGULADI

CHP Grup Sözcüsü Melih Yıldız, raporun bu şekilde üç aydır hazır olduğunu ancak meclis onayından geçirilmeyerek İBB'de onay sürecinde kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesinin engellendiğini öne sürdü. Komisyonun çalışma ve kararı meclise getirme sürecine ilişkin usul tartışmaları dakikalarca devam etti.

“CUMHUR İTTİFAKINA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Silivri'de 19 mahallenin ‘Kırsal Mahalle' olarak belirlenmesini kapsayan gündem maddesiyle ilgili konuşan Başkan Yılmaz, “Kırsal Mahalle yasasının Silivri Belediyesine artı gelir getirmeyeceğini bilerek, bu yasaya hiçbir zaman soğuk bakmadım. Köy hayatının, kırsal hayatın desteklenmesi ve köyden kente göçün durması lazım. Bugün %15'lere kadar köylerdeki nüfus gerilemiş. Biz bunu tekrar ters göçe çevirerek vatandaşlarımızı tarıma, hayvancılığa yönlendirmeliyiz. Bu vesile ile tekrar hükümetimize, Cumhur İttifakı'na, TBMM'de yapmış oldukları yasal düzenleme için hemşehrilerim adına teşekkür ediyorum. Köylerimize hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

Gündem maddesi oybirliği ile geçti.


YORUM YAP