Sevginar Sali

Yılmaz haklı ama muhalefet kazandı!

Silivri Belediye meclisi son dönemlerinin en ilginç oturumuna şahitlik etti 2024 bütçe görüşmelerinde. Günlerdir oybirliği ile geçeceği ve oturumun başında muhalefet tarafından da deklare edilen yaklaşım, meclisin terk edilmesi ile son buldu!
Çok daha gergin ortamda ve ağır ithamlar altında başladığı gibi oturumu tamamlayan meclisten muhalefet bu kez arkasına bakmadan çekti gitti.
Bıraktıkları seçim bütçesini bile denkleştirmeyi başaran Yılmaz'a, mali açıdan söyleyecek bir söz olmadığını bilen muhalefeti, seçime 5 ay kala siyasi koz kullandıkları için ben eleştiremem. Atabilecekleri en akıllıca adımı attılar. Önce Volkan Yılmaz'ın kimyasını zerresini bile hak etmediği bir bütçe eleştirisi ile bozdular. Melih Yıldız, Yılmaz'ın sinir uçları üzerindeki son darbeyi “Sizi dinlemek zorunda değiliz” diyerek indirdi.
İstanbul Kongre sonucunun etkisinde CHP'de 2024 Silivri Belediye Başkan Adayı ile alakalı ibre Doruk Bulut'a keskin bir dönüş yaptıktan sonra, diğer gözde iki isim de en güçlü oldukları alanlardan atağa geçti. Bora Balcıoğlu'nun sokak videolarından sonra Melih Yıldız'ın meclis performansı geldi.
Millet İttifakı'nın bütçe şovundan Yılmaz'ın çıkarması gereken dersler tabi ki var; eleştiriye tahammül etmek, soğukkanlılığını korumak, sinirlerine hakim olmak gibi… Ancak mevzu büyük ölçüde bir CHP iç hesaplaşmasıydı! Dünyanın merkezinde kendini görme eğilimi olan Yılmaz'a bakış açısını değiştirmek ile ilgili uyarıyı, buraya iliştirelim yeri gelmişken.
Hani derler ya insanın en savunmasız anı, kendine en çok güvendiği zaman. Bütçe meclisinde Volkan Yılmaz açısından bunu tecrübe ettik. Demek ki insan kendine ne kadar güvenirse güvensin, her türlü sürprize hazırlıklı olacak.
Muhalefet için açık bir kitap gibi okunan Belediye Başkanı, aynı başarıyı muhalefet açısından gösteremiyor, çünkü empati yeteneği zayıf ve dinlemek yerine konuşmayı tercih ediyor. Yılmaz'ın zafiyetlerinin en önemli sebebi iş yoğunluğu. Çok çalışıyor, birçok işi aynı anda, her şeyi kendi yapıyor. Ama gelin görün ki “her şeyin fazlası zarar” kaidesi belediye başkanlarına dokunulmazlık tanımıyor! Bu özelliklerden iş ve hizmet olarak Silivri, gani gani faydalanırken, kişisel olarak kendisi zarar görüyor!
Dönelim Melih Yıldız'a…
İktidarın karşısına dikilme şartları (dibine kadar haklı) ve biçimi (ziyadesiyle haksız) ile siyasi cesaretini ortaya koydu. “Adalet bunun neresinde?” derseniz, siyasette her yolun mubah olduğunu yinelemek zorunda kalacağım. Kaldı ki muhalefetin ilk ödevi adalet dağıtmak değil, iktidar olmaktır.
İddia edebilirim ama asla kanıtlayamam, meclisi terk olayı önceden kurgulandı bence. CHP, daha önce birkaç kez yeltendiği eylemi, yapmış olsaydı bu seferki pek bir işe yaramazdı; ‘Aman ikide bir meclisi terk ediyorlar' der geçerdik. Bir şeyin miktarı, ne kadar artarsa etkisi o kadar azalır. Yıldız'ın bir sözü ile itirazsız herkesin arkasından yürüyüp çıkması ‘sözünün geçerliliğine' siyasi ispattı.
İYİ Partili Dündar Konuk'un ilk andaki kararsızlığı dikkatlerden kaçmadı bu arada…
Kırkıcı, salonu son terk eden Millet İttifakı üyesi olarak önceden yaptığı toparlanmalarından yenisi için ortamı yine de kokladı ama grubun geri kalanı kararlıydı.
Bu radikal tutum ile ilgili CHP uzmanı AK Partili Mustafa Çolakoğlu'nun “Bütçeye evet oyu vereceğiz dediler. Vermeden gittiler. Yine sözlerinde durmadılar” yorumuyla kendi değerlendirmemi toparlayayım.
En yerinde Grup konuşması yine MHP'li Sultan Aşkın'ındı… İktidarını, Volkan Yılmaz'dan daha iyi savunabildiği ile ilgili görüşüm bir kez daha pekişti.
Silivri Belediyesi'nin 3 Milyarlık bütçesi ilçemize hayırlı olsun. En iyi şekilde gerçekleşmesi dileğiyle…

Meclisin son oturumun ardından rakamlarla sabit olunan mali politika başarısı yerine muhalefetin terk etme eylemi akılda kalansa kusura bakmayacak Volkan Yılmaz, bu ‘maçın' kazananı CHP, yani muhalefettir.
İktidar olmak Silivri'yi yönetmek, meclisi yönetmek, algıyı yönetmeyi gerektirir.

YORUM YAP