Yıllardır faal olarak futbol oynuyorum ve sürekli futbol maçlarını izleyen gerçek bir spor severim. Gerek amatör olsun gerek profesyonel olsun şartlar elverdiğince futbol müsabakalarını izlemeyi çok seviyorum. Fakat her geçen gün Türk futbolu üzerinde bazı kirli eller dolaşmaya devam ediyor. Neden mi? Ben size kendimce sayayım nedenlerini; kimisi rant peşinde bu yolla malına mal katmaya devam etmek istiyor ve bunun için hiç düşünmeden bazı kulüp ve oyuncuların alın terlerini çalmaya utanmadan devam ediyor. Kimisi bu şekilde gündem yapmaya itibar kazanmaya söz sahibi olmaya çalışıyor. En önemlisi ise asıl üzerinde durmamız gereken ve her geçen gün futbola balta vurmaya devam eden siyasi çıkarlar için futbolu kirleten, alın terini çalan, emeğe saygısızlık yapan kendilerini siyaset yapıyormuş zanneden alın teri hırsızları.
Biliyorum kimilerinin hoşuna gitmeyecek ama ben yine de gerçekleri ve yaşanılanları söylemek istiyorum. Çünkü artık bu işi o kadar yüzsüzce utanmadan ve sıklıkla yapıyorlar ki. Artık oynanan futbol maçları tamamen spordan uzak, dostluktan uzak, kardeşlikten uzak bir ortamda oynanıyor yani farklı takımlardaki oyuncular neredeyse birbirlerine düşman gözüyle bakıyorlar peki bunların sebebi ne?
Peki ama neden bu hale geldi? Eskiden farklı takım seyircileri aynı tribünlerde yan yana koltuklarda oturup kardeşçe dostça sporun gerçek anlamda insanlara vermek istediği mesajlar doğrultusunda izleniyordu ve sahada da oynanıyordu. Yani sahada kardeşçe dostça herkes alın teri döküp emek harcayıp hak eden kazanıyor mağlup olan ise galip gelen takımı alkışlıyordu… Çünkü o zamanlar ortada ne alın teri hırsızlığı ne de emek hırsızlığı vardı. Fakat şimdi ise bunu o kadar bariz yapıyorlar ki bazen düşünüyorum da veya emeği çalınanlar düşünüyordur ki nasıl düzelecek bu durum???
İlla siyaseti güçlü olan alın teri çalmaya emeğe saygısızlık yapmaya çalışanların yanında mı yer almalı? Ama bu da yanlış olmaz mı? Bizim ne farkımız kalır ki bu emek hırsızlarından? Bazı kulüp başkanları yani kukla gibi başkaları tarafından yönlendirilen kendini başkan olarak gören bazı insanlar çıkıp bir de gazetelerde boy boy demeç veriyorlar. İşte "Biz sporu siyasete alet etmeyiz" diye. O kadar komik duruma düşüyorlar ki anlatamam. Ben şunu bizzat çok yakından yaşadım.
Sırf siyasi fikirlerden dolayı bazı takımlara bazı oyuncular alınmadı. Hem de çıkıp gazetelere demeç veren bazı kukla kulüp başkanları tarafından. Şimdi soruyorum size artık bu emek hırsızlarına bu alın teri hırsızlarına dur demenin zamanı gelmedi mi??? Sporun özellikle gerçek anlamdaki topluma vermek istediği dostluk kardeşlik barış mesajlarını neden tekrar yaşamayalım ki?
Şunu düşünebiliyor musunuz bazı kulüpler imkansızlıklardan dolayı liglerden çekiliyor bazı kulüplerde siyasi fikirlerinden dolayı çok iyi şartlar altında liglere hazırlanıp kadrolarını ona göre oluşturuyorlar sizce bu adil bir durum mu?.. Bazı kulüpler varlık içinde yaşarken neden bazı kulüpler yok olmaya terk edilmeye bırakılıyor? Sporun amacı bumuydu. Hani amaç dostluk kardeşlik beraberlikti. Ne oldu birden bire… Biz bunları spor ile yapamazsak liglere katılamayan bazı kulüplerimizi nasıl kazanacağız, dostluklarını kardeşliklerini nasıl kazanacağız. Bunların sorgulanması lazım… Soruyorum size, sizce bunların dostluklarını kardeşliklerini kazanmak mı daha iyi yoksa bir sezon bazı siyasi kişiler tarafından desteklenerek kazanılan başarılar mı daha önemli???
Bunun cevabını siz spor severlerin vicdanına bırakıyorum, ve sizi sporu siyasetli ellerden uzak tutmaya davet ediyorum. Bunun için en önemlisi siyasi amaç için spora girmiş kişileri bu işlerden uzaklaştırmaktır. Ve spor camiasının Fair Play çerçevesinde tıpkı eskisi gibi dostluk havasında müsabakaları oynanması ve izlemesi lazım. Yani bazı maçların skorları maç oynanmadan belirlenmemeli. Şunu çok iyi biliyorum ki bazı maçların skorları daha oynanmadan belirlenebiliyor. Ve bu konuda siyasi güçlerini spor üzerinde kullanan ve bunlara her türlü katkıda bulunan herkesi kınıyorum. Bu konuda herkesin duyarlı olmasını istiyorum. Lütfen elimizi vicdanımıza koyalım sporcu kardeşlerimize ve kulüp başkanlarımıza yöneticilerimize ve sporun içinde olan tüm sporseverlere sesleniyorum. Kirli siyaset ellerinin futbolu kirletmesine izin vermeyelim unutmayalım ki şiddetle haksızlıkla kazanılan başarılar kalıcı değildir. Ölümsüz olan ebedi olan dostlukla alın teriyle kazanılan başarılardır. Saygılarımla…






