“Silivri’ye bir şey katmayacak eleştiriler bunlar”

“Silivri’ye bir şey katmayacak eleştiriler bunlar”

17.08.2022 12:52:17

Festival arifesinde Küpe FM'de Turhan Alyakut'un canlı yayın konuğu olan Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz gündemdeki konuları açık yüreklilikle değerlendirdi.

Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, Küpe FM'de Turhan Alyakut'un canlı yayın konuğu olarak gündemi değerlendirdi.küpe

“FESTİVALLER, ESNAFA, EKONOMİK VE KÜLTÜREL HAYATA KATKI SUNUYOR”

Birçok gündem maddesinin konuşulduğu söyleşide, “Neden festival şehrin merkezinde yapılıyor? Şehrin kalbinden biraz daha uzak festival düzenlemeyi düşünüyor musunuz?” sorusunu Başkan Yılmaz, şöyle yanıtladı: “Bu göreceli bir kavram. Avrupa'da da birçok festivalin şehrin ana meydanlarında yapıldığını görüyoruz. Şehrin esnafına, ekonomisine, kültürel hayatına katkı sunması bakımından festivaller şehrin merkezinden dışarıya taşınmazlar.

Tabi Silivri eski Silivri değil, yoğun nüfus ve trafik var ama şehrin merkezinde yapılmasının daha doğru olacağını ve katkı sunacağını düşünüyoruz. Bu uygulamayı da devam ettiriyoruz.küpe2

“ALTERNATİF FESTİVAL ALANI DÜŞÜNÜYORUZ”

Alternatif festival alanı düşünüyoruz. 32 Gözlü köprümüzün hemen altında 37 dönüm bir arazimiz var. Orada bir arkeopark sözünü Silivri'ye vermiştik. 32 Gözlü köprünün restorasyon sözünü de vermiştik. Onu bitirdik. Şimdi oradaki parkta bir festival alanını planlıyoruz. İnşallah daha güzel ve coşkulu festivalleri hep birlikte yapacağız.

“SİLİVRİ MARKA KENT OLARAK İSTANBUL VE TÜRKİYE'NİN ZİHNİNE YAZILIYOR”

Turhan ALYAKUT: Silivri, geçtiğimiz hafta ulusal haberlerde oldukça yer aldı. İstiyoruz ki kasabamız hep güzel ve örnek olacak konularla haberlere çıksın. Kasabamızın adını insanlar bu şekilde duysun ve öğrensin. Tabi her zaman bu mümkün olmayabiliyor.

Geçen hafta Çarşamba günü yoğun yağmurun ardından benim de oturduğum Şerif Sokak'ta bir su baskını meydana geldi. Ardından çeşitli eleştiriler… CHP İlçe Başkanı Berker Esen, “AKOM uyarıları üzerine hazırlık yapmayan Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, İBB ekiplerini suçlayarak topu taca atmaya çalışmaktadır” dedi. İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, “İşletme sorumluluğu idaremizde olmamasına rağmen hattın yenilenmesi için çalışmalara başladık.” dedi. Bu iddialarla ilgili cevaplarınızı öğrenelim.

Volkan YILMAZ: Turhan bey öncelikle size katılmadığım bir konu var. Silivri doğa afetleriyle gündeme gelmiyor. Göreve geldiğimiz günden beri Silivri İstanbul'da ve Türkiye'de birçok ilk'i başararak çok defa, hiç olmadığı kadar ulusal gündemde yer alıyor. Tarım politikalarıyla Türkiye'ye örnek olan bir Belediye olarak yer alıyor. Afet ve Koordinasyon Merkezini kurarak örnek oluyor. Türkiye'de bütün belediyeler içinde Afet ve Koordinasyon Merkezi'ni AFAD'a akredite olan bir belediye, sahiline Kadın Plajı yapan, İstanbul'da ilk Canlı Hayvan Pazarı'nı kuran belediye olarak örnek oluyor. Bunları çoğaltabiliriz. İnanın Silivri her geçen gün ismini marka bir kent olarak İstanbul ve Türkiye'nin zihnine yazılıyor.

Tabi ki doğa afetleri yaşanacak, yaşanıyor. 10 Ağustos'ta Şerif Sokak'ta bir su baskını yaşandı. İş yerlerin bodrumlarında ve evlerde su baskını meydana geldi.

Göreve geldiğimizde 3 yıl önce İSKİ ile yapmış olduğumuz toplantıda Silivri'de kronik su taşkını üreten yerleri sıraladığımızda Şerif Sokak 1. sıradaydı. Kronik sorun var, İSKİ'nin görev sahası, Silivri'nin görev sahası demeden… Şerif Sokak'ta İSKİ'nin kanalizasyon hatları, hiç yağmur yağmadığı zamanlarda, yaz aylarında akşam saatlerinde kanalizasyon hatları taşıp yağmur sularına karışıyor. Bu yağmur sularıyla beraber Boğluca Deresi'ne hemen Vakkas Köprüsü'nün oradan boşalıyor, oradan da Marmara Denizi'ne akıyor. Bunu ısrarla anlattık.

“İSTANBUL VE SİLİVRİ'YE BİR ŞEY KATMAYACAK ELEŞTİRİLER BUNLAR”

Ben AKOM ve AFAD'ın uyarılarını dikkate aldım. Eşim ve çocuklarımla tatildeydim. Uyarıları üzerine tatilden bir gün önce Silivri'ye döndüm. Uyarıları dikkate almayan kim var CHP İlçe Başkanı bunu bir düşünsün. Ben uyarılar üzerine bir gün önceden gelip aynı gün çizmelerimi giydim taşkın riski taşıyan ilk İBB görev sahası olan ana arter olan Müjdat Gürsu Caddesi Erdem Kent'in önünde 2 aracın mahsur kaldığını, bele kadar suyun dolduğu yere gittim. ‘Burası İBB'ye ait' diye bir şey benim ağızımdan duydunuz mu? ‘Buraya İBB niye yağmur kanalı yapmıyor?' dedim mi? Bu eleştirilerden sonra söylüyorum…  Çünkü İstanbul ve Silivri'ye bir şey katmayacak eleştiriler bunlar.

“BU SU BASKINI OLUMLU BİR ŞEYE EVRİLDİ”

Oradan Şerif Sokak'a geçtik. Kimse bana orada su baskının olduğunu söylemedi. Oraya geldiğimizde bele kadar su, bağıran vatandaşlar, feryat eden kadınlar… Kaymakamımızla beraber oraya intikal ettik. Akabinde İSKİ'nin yetkilileri, genel müdürüyle de görüştük. Bunu Sevginar hanımefendi de yazdı. İSKİ'nin hiçbir yetkilisi yoktu. Sonra Kaymakam bey İSKİ'nin Şube Müdürünü aradı, davet etti. Oraya geldiler. Ondan sonra Genel Müdürüyle görüştük ve son derece olumlu oldu. Genel Müdür Yardımcısı Mahmut beyle görüştüm. Mahmut beye, “Biz bunu konuştuk, niye yapamadık?” dedim. Vatandaş bize kızıyor. Vatandaş İBB, Silivri Belediyesi bilmez, karşısına bir devlet yetkilisi geldiğinde hesabını sormak ister.

Buradaki çalışmaları İSKİ Genel Müdürlüğüyle hızlı bir şekilde başlattık. Hem yağmur sularının, hem kanalizasyon sularının doğru deşarj ve bertaraf edildiği sistem üzerine anlaştık. Bu su baskını olumlu bir şeye evrildi. Diğer kronik olan yerleri de belirleyip sırasıyla yapmak ve beraberce çalışmak üzere hemfikir olduk. Bunun üzerinden siyaset yapmak, “Kanalları İSKİ veya Silivri Belediyesi temizlemedi” demek doğru bir yaklaşım değil. Yıllardır burada su baskınları yaşanıyor. Çözümün bulunduğunu düşünmek istiyorum. Bu konuda siyaset yapmak isteyenler, çizmeleri giyip sahada siyaset yapsınlar, oturdukları koltuklardan yapmasınlar.

“SANAYİCİLERİMİZLE KONUŞAMAYACAĞIMIZ VEYA BULUŞAMAYACAĞIMIZ BİR MESAFE YOK”

Turhan ALYAKUT: SİAD Başkanı Hakan Kocabaş, geçtiğimiz günler programımıza konuk olduğunda “Belediye Başkanı Volkan Yılmaz'ı sanayiye olan yakınlığını mesafeli olduğunu görmekten üzüntü duyuyorum” dedi…

Volkan YILMAZ: SİAD Başkanımızın konuşmasını dinlemedim, kaleme alınmış şeklini de okumadım. Dolayısıyla o cümlesinin önünde arkasında kullandığı ifadeleri bilmeden esasında yorum yapmam, çok doğru olur mu bilmiyorum.

Pandemi, savaş, dünyadaki açlığın, kıtlığın, gıda tedarikinin konuşulduğu günlerdeyiz. Üç yıl önce hiç bunlar konuşulmazken Don Kişot gibi elimizde yalın kılıç çıktık, saman, yerli ve milli arpa, silajlık mısır, gübre ayçiçek, fide, Ayçiçek yağı v.s. bunlarla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptık. Türkiye'nin dört bir yanından bu projelerimiz inceleniyor. Belediye Başkanları ve yöneticileri bizi ziyaret ediyor.

Sanayici birçok şeyi aşabiliyor. Cumhurbaşkanıyla, Bakanla, Belediye Başkanıyla görüşebiliyor. Sanayicilerin lobisi var ama eli nasırlı köylü çiftçi, köy kahvesinde oturup biçare çözüm arıyor. Çözüm de aramıyor umutsuz bir şekilde oturuyor. Biz buradan hareketle, hani dezavantajlı grupların, insanların elinden tutacağız derken tarımın dezavantajlı bir yere getirildiğini ve bununla birlikte tarımla uğraşan insanların da dezavantajlı gruba dönüştüğünden hareketle tarım ve hayvancılık demeye ve buraya çok enerji harcamaya karar verdik.

Her zaman söylüyorum Silivri'yi bir masa gibi düşünürseniz bir ayağını turizm, sanayi, tarım birbirinden ayrılmaz. Silivri'nin merkezinde dururken turizm ve sanayiye veya çiftçiye gözümü kapatamam. Uzak duramam, onlara mesafe koyamam.

Göreve gelir gelmez SİAD'ın organizasyonunu yaptığı, benim tarafımdan talep edilen Silivri'deki tüm sanayi bölgelerinden sanayicilerle kahvaltı düzenledik. Selimpaşa, Ortaköy, Kavaklı, Çanta, Değirmenköy Sanayi Sitesi temsilcileriyle bir araya geldik. Öncelikle üzüntümü paylaşayım. Yeterince sanayiciyle buluşamadık. Benim nazarımda bu kahvaltı toplantıları zayıf geçti. Orada sorunlarını dinledik. Bir dert vardı, Ortaköy ve Kavaklı'da elektrik dalgalanmasından kaynaklı makinelerin bozulduğu, üretimin aksadığı, kartların yandığı, avro ile satılan bilgisayarların bozulduğu şeklinde bir şikayet vardı. Seyyar bir trafo ile bunun çözüleceğini öğrendim. Bu kimin görevi? TEDAŞ, BEDAŞ'ın. Hakan Kocabaş şahit, ben bunu kendime dert edindim. TEDAŞ'ın bu trafoyu ihale etmesi, yerini hazırlaması, çitini, saha betonunu hazırlaması noktasında 6 aylık bir süreç var. Bu seyyar trafo başka yere de kaydırılabilir. Silivri Belediyesi olarak bunun tüm maliyetini üstlendik. O zamanki şartlarda 260 Bin TL. TEYAŞ Genel Müdürü, “Başkanım siz neden böyle bir sorumluluğu üstleniyorsunuz?” diye sordu. Biz bunu yaptık. O sanayi sitesindeki fabrikalardan gücü nispetinde, TEDAŞ'ın belirlediği paralarla, kimisi 8 Bin TL, kimisi 80 Bin TL ödedi. Bu parayı 6 aylık süre içinde, bir kısmını da toplayamadık, seyyar trafoyu sanayicinin hizmetine sunduk.

Planlarla ilgili sıkıntıları vardı. Ana yollardan 10 metre, komşu parsellerden 10 metre şeklinde sanayici fabrikasının oturumu kuşa dönüyordu. Dar parsellerde fabrikasını yapamıyordu. Teknoloji açısından yükseklik gerektiren fabrikalar var. Bazı otomasyonlu makinelerin 16 metre, un fabrikaların 20 metre silolarının yükselmesi gerekiyordu. Silivri Belediye Meclisimizde bu kararı aldık. İBB'ye onaylattık. Akabinde komisyondan geçirip şuan Silivri'de sanayicilerin çekme mesafelerinden ve yükseklikten kaynaklanan bütün sorunlarını giderdik.

Yine bir toplantı yaptık. En çok gelen şikayetlerden biri yolların ve alt yapının yetersiz olmasıydı. Ekibimle üç ay titiz bir çalışma yaptık. Alt ve üst yapı, aydınlatmasıyla sanayi sitelerin fizibilitesini çıkardık. SİAD'ı davet ettik. 5 Kişilik bir heyetle geldiler. Tüm sanayi sitelerin alt yapı ve yollarının maliyetlerini içeren çalışmayı sunduk. Yarısını Silivri Belediyesi, yarısını da sanayiciler karşıladığında bütün alt yapı ve üst yapı sorunlarını çözeriz dedik. SİAD Başkanımız bize teşekkür etti. Dosyaları aldı. Hızlı bir şekilde çalışmalara başlayalım dedi. Herhalde 2 yıl oldu. Bize daha bununla ilgili SİAD veya sanayicilerden bununla ilgili, beraber yapmamızla ilgili dönüş yok.

Mesafe denilen şey aslında çok kötü algılanmamalı. Hızınızın yarısı kadar hızla gitmeniz lazım ki öteki fren yaptığı zaman çarpmayın. Hakan beye ben şunu söyleyeyim elini uzattığında elini tutabilecek mesafedeyim, kollarını açtığında da onunla kucaklaşabilecek mesafedeyim. Bütün sanayicilerimizi saygıyla selamlamak istiyorum. Emekleri, ihracatları, istihdamı bizler için çok kıymeti. Onlarla konuşamayacağımız veya buluşamayacağımız bir mesafe yok.

“O TOHUMLARI DAVULLA ZURNAYLA DAĞITMAYA DEVAM EDECEĞİM”

Turhan ALYAKUT: DP Silivri İlçe Başkanı Halide Avlu, sizin tarım çalışmalarınıza yönelik “Davulla zurnayla sadaka dağıtır gibi resimlenerek verilen destekler çiftçimizi rencide ediyor” şeklinde bir beyanda bulundu…

Volkan YILMAZ: Bizim çiftçiye verdiğimiz makarna, kömür değil, alın terini ve emeğini akıtarak üreteceği tohum. O tohumları davulla zurnayla dağıtmaya devam edeceğim. O tohumların hepsi yerli ve milli. Beğenmiyorlarsa davul zurnanın sesini dinlemesinler.

İstanbul'un ilk ve tek Canlı Hayvan Pazarını yaptık. Kesimhane ve kafeteryaların olduğu, üretici ve tüketicinin aynı anda buluştuğu pazarımız her Pazartesi açık.  

“SİLİVRİ, İSTANBUL'UN PARLAYAN YILDIZI OLMAYA DEVAM EDECEK”

Turhan ALYAKUT: Çok teşekkür ederiz. Silivri'ye bir müjdeniz var mı?

Volkan YILMAZ: Silivri'ye müjdelerimiz var. Silivri, İstanbul'un parlayan yıldızı olmaya devam edecek. Marka şehre hizmet etmek benim için onur ve gurur. Hizmetkar olmama vesile olan, o teveccühü gösteren Silivri'nin bütün güzel insanlarına kalbi duygularımı yolluyorum.

Sevginar SALİ


YORUM YAP