Türk Eğitim-Sen Silivri Temsilcisi Ahmet Öngel, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, eğitim çalışanlarına yönelik saldırıların artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek caydırıcı yasal düzenlemeler ve somut güvenlik önlemleri çağrısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen Silivri Temsilciliği, 17 Nisan 2026 Cuma günü Atatürk Anıtı'nda düzenlediği basın açıklamasında son dönemde okullarda artış gösteren şiddet olaylarına tepki göstererek “Okullarda şiddete son, eğitimciye saygı!” çağrısında bulundu.
Türk Eğitim Sen'liler Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu, şehit öğretmen ve öğrencileri rahmetle andılar. Ardından İstiklal Marşı okundu.
Türk Eğitim-Sen Silivri Temsilcisi Ahmet Öngel tarafından yapılan açıklamada, yaşanan olayların yalnızca eğitim camiasını değil tüm toplumu derinden etkilediği vurgulandı.
Öngel, yaptığı konuşmada şu sözlerine yer verdi: “Bugün burada sadece bir sendikanın temsilcileri olarak değil; yüreği yanan öğretmenler, endişeli anne-babalar ve geleceğinden kaygı duyan eğitim çalışanları olarak toplanmış bulunuyoruz. Son dönemde okullarımızda artış gösteren, evlatlarımızı hayattan koparan ve meslektaşlarımızı hedef alan şiddet olayları artık tahammül sınırlarını aşmış, bir toplumsal cinnet halini almıştır.
“YASTAYIZ, ÖFKELİYİZ!”
Geleceğimizi emanet ettiğimiz öğrencilerimizin ve ömrünü nesil yetiştirmeye adamış öğretmenlerimizin şiddet kurbanı olması, sadece eğitim camiasının değil, tüm Türkiye'nin ortak acısıdır. Kaybettiğimiz her bir can, okullarımızın güvenli limanlar olmaktan çıktığının acı bir kanıtıdır. Vefat eden öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet; ailelerine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz. Onların aziz hatıralarını yaşatmak, okullarımızı şiddetten arındırmakla mümkün olacaktır.
“SÖZ BİTTİ, İCRAAT BEKLİYORUZ!”
Türk Eğitim-Sen olarak defalarca uyardık: Okulda şiddet, sadece polisiye bir vaka değil, bir sistem sorunudur.
Buradan Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere sesleniyoruz:
* Caydırıcı Yasal Düzenleme: Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti doğrudan hedef alan, hiçbir boşluk bırakmayan ve cezaların ertelenmediği özel bir "Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu" derhal çıkarılmalıdır. Sosyal medya düzenlemesi acilen ve gecikmeksizin ele alınarak uygulanmaya konulmalı, TV kanallarında yayınlanmakta olan şiddet içerikli tüm diziler, filmler ve programlar gözden geçirilerek şiddete sıfır tolerans hassasiyetiyle hareket edilmelidir.
* Güvenlik Zafiyeti Giderilmeli: Okullarımızda sadece kâğıt üzerinde değil, fiilen profesyonel güvenlik personeli istihdam edilmeli; giriş-çıkışlar sıkı denetim altına alınmalıdır, ilave güvenlik tedbirlerinin alınması konusunda okullara mali destek sağlanmalıdır.
* İtibarın İadesi: Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran söylem ve politikalardan vazgeçilmeli; öğretmenin sınıftaki otoritesi ve koruyuculuğu yeniden tesis edilmeli, okul idarelerinin sadece sorumlu değil yetkili kılınmasının önü açılmalıdır.
“OKULLAR ŞİDDET ARENASI DEĞİL, İLİM VE İRFAN YUVASI OLMALIDIR”
Sonuç Olarak; Okullarımız birer şiddet arenası değil, ilim ve irfan yuvası olmalıdır. Şiddet vakaları münferit olaylar olarak geçiştirilemez. Yetkilileri; kınama mesajlarının ötesine geçerek, caydırıcı, somut ve radikal tedbirler almaya davet ediyoruz.
Eğitimciye atılan her tokat, öğrenciye yönelen her saldırı, bu ülkenin geleceğine sıkılmış bir kurşundur. Bizler, okul bahçelerinde kan değil, neşe ve başarı duymak istiyoruz!
Türk Eğitim-Sen Silivri olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve şiddete karşı sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
"Eğitimciye Şiddet, Geleceğe İhanettir!"






