Silivri Siad Ekonomideki Gelişmeleri Değerlendirdi

Silivri Siad Ekonomideki  Gelişmeleri Değerlendirdi

01.04.2010 10:32:33

Silivri Siad 2010 Yılı Türk Ekonomisindeki Gelişmelere Yönelik Beklentiler Konulu Genel Toplantısını düzenledi. Toplantıya Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Başkan Yardımcıları Yılmaz Kandemir ve Elif Uzun, Silivri Belediyesi Planlamadan Sorumlu Koordinatör Mehmet Has, CHP Belediye Meclis Üyesi Süheyl Kırkıcı, CHP Belediye Meclis Üyesi Tülay Sinkil, Şekerbank Silivri Şube Müdürü Nilgün Karakaş, Denizbank Silivri Şube Müdürü Altay Kultan, Tekirdağ Kosgeb Merkez Müdürü Ali Vasfi Eskicioğlu, CHP Silivri İlçe Başkanı Selami Değirmenci, CHP Eski İlçe Başkanlarından Mümin Tuğlu,  Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Zafer Aşkın, Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Tabakoğlu, İlçe Tarım Müdürü Hasan Güven, Avcılar İlçe Spor Müdürü Adnan Güneysu, Sarten Ambalaj Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Sarıbekir,  Arıkanlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı  İbrahim Arıkan, Nurtel Tel Sanayi A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Egeli, Tuna Çelik Yönetim Kurulu Üyesi  ve İ.S.O Başkan Yardımcısı Nuri Tuna, RGA Danış. ve Yön. Firması’ndan Doç.Dr.Ruhi Gürdal, Siad Yönetim Kurulu üyeleri ve bölge iş adamları katıldı. Kokteylle başlayan toplantı panelle devam ederek soru ve cevap şeklinde tamamlandı.

 

BARAN: ASIL ZORLU

SÜREÇ ŞİMDİ BAŞLIYOR

Bir açılış konuşması yapan Silivri Siad Başkanı Kadir Baran şu açıklamada bulundu: “Yaşadığımız küresel krizin ekonomiye olumsuz etkileri dünya ticaretindeki daralmalara bağlı olarak sanayi sektöründe de üretimlerin düşmesi olarak kendini gösterdi. 2009 yılında sanayi üretimimiz bir önceki yıla göre yüzde 9,6. Yine son bir yıl içindeki sanayi istihdamımız 200 bin kişi civarında azaldı. 2009 yılının son aylarında sanayide ve ekonomide başlayan canlanma ve üretimin az da olsa artış göstermesi 2010 yılının bir canlanma iyiye gidiş olarak algılanmaya başlanmasına neden oldu. Krizden çıktık çıkıyoruz diyoruz ama asıl zorlu süreç şimdi başlıyor. Çünkü kriz ülkeleri belli ölçüde etkiledi ve değiştirdi. Kriz sonrasının dünyası birçok bakımdan farklı olacak. Bu farklılık hem ülkeler hem bütün işletmeler için geçerli.

 

“TÜRKİYE’NİN İKİ ÖNEMLİ

STRATEJİYE İHTİYACI VAR”

Türkiye’nin bugün iki önemli stratejiye ihtiyacı var. Bunlardan birincisi sanayinin bundan sonrası için strateji ve hedefleri ne olmalı, ikincisi ise istihdamın nasıl arttırılacağı. Kriz döneminde yapılmış, uygulanmış ve başarılı olmuş strateji ve yöntemlerin artık devri kapanmış oluyor. Bundan böyle kriz sonrasını iyi okuyan, iyi çözümleyen işletmelerde üretim, satış, finans politikalarına ihtiyaç duyulacak. Yeni dönemde dünya pazarları eskisinden daha büyük ve zorlu bir rekabete sahne olmaya hazır. Türkiye bu mücadelede saf dışı kalmamak için alternatif pazarlara yöneldi. Ama orada da kıyasıya bir rekabet olacak. Ülke olarak sanayimizi, üretimimizi, satışlarımızı bu rekabete göre yönlendirirsek dış pazarlardaki rekabette de üstünlük sağlayabiliriz. Kriz döneminde gördük ki krizi fırsata dönüştürüp güçlü çıkan işletmelerin yönetimindeki analitik düşünceye, üretimlerinde de taklitçi üretimden inomativ üretime geçiş çok önemli bir rol oynamıştır. Diğer önemli bir stratejimiz ise istihdamdır. Nüfusu 72 Milyon’a kadar artmış bir ülkede güçlü bir sanayi oluşturamaz, yatırımları yapamaz, üretim sağlayamazsak büyüyemeyiz işsizlik sorununu da çözemeyiz.

 

“İŞSİZLİĞİ AZALTAN FAKTÖRLERİN BAŞINDA SANAYİ VE SANAYİ ÜRETİMİ”

İşsizliği azaltan faktörlerin başında sanayi ve sanayi üretimi gelmekte. Türkiye’yi geleceğe taşıyacak sektörlerin başında yine sanayidir. Krize rağmen küresel rekabet koşullarında var olmaya çalışan iş adamı ve girişimci elindeki son derece kıt kaynaklarla rekabeti sürdürebilmek için teknolojisinin nasıl yenilenebileceğinin, istihdamın nasıl koruyabileceğinin, işini tasfiye etmesi durumunda kıdem tazminatlarını nasıl ödeyebileceğinin hesabını yapmaktadır.

 

“KRİZDE BANKALAR İŞLETMELERİN

GIRTLAKLARINI SIKTI”

 Kriz döneminde finans sektöründe bir çöküş yaşanmadı. Tabiri caizse bankalar işletmelerin gırtlaklarını sıktılar. Vadesi gelmemiş kredilerin geriye dönüşlerini başlattılar. Kredi musluklarını kapattılar. Neticede bankalar çökmedi ama birçok işletme çöktü. Kriz döneminde pek çok işletme artı değer yaratmasına rağmen yok olup gitti. Küresel krizde bankaları kar etmekle övünen tek bir ülkenin bizim nasıl ifade edebildiğimizdir.

 

“1/100 BİN ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR

PLANI TÜM TARAFLARIN

GÖRÜŞLERİ ALINARAK

DÜZENLENMESİ DİLEĞİMİZDİR”

İstanbul’da sanayinin yerleşimini yeniden düzenleyen 1/100 bin ölçekli Nazım İmar Planı sanayinin konumu ile ilgili pek çok radikal değişiklikleri gündeme getirdi. Plan, sanayi kuruluşları ile birlikte İstanbul istihdamının yüzde 40’ını oluşturan, sanayi istihdamını doğrudan etkileyecek bir yapıdadır. Böyle geniş boyutlu, kitlesel bir projenin içinde taraf olarak en çok etkilenecek grup olarak bizlerin mutlaka bulunması, görüşlerimizin alınması gerekirdi. Sanayinin yeniden yapılanması, yerleşimini düzenleyen bu planın hiç olmazsa bundan sonraki çalışmalarında tüm tarafların görüşleri alınarak planın düzenlenerek ortaya konulması dileğimizdir.

Silivri Belediye Başkanlığı, Silivri Siad, İstanbul Metropolitan Planama ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin de davet edilecekleri geniş kapsamlı bir toplantı programlandı. Yine Silivri Belediyesi ve Silivri Siad’ın ortaklaşa hazırladıkları Silivri Sanayi Rehberi’nin eksik firma bilgileri var. Sizlerden ricamız firma bilgilerini göndermemiş firmaların bu bilgileri en kısa sürede ilgili adreslere iletmeleridir.”

 

IŞIKLAR: SANAYİCİLERİMİMİZİN

HAKLARINI KORUMAK İÇİN PLANLARA

İTİRAZLARIMIZI BİLDİRDİK

Toplantıda söz alan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar şu açıklamalarda bulundu: “Silivri’de eğer son bildiğim sayı değişmediyse 312 tane işletmemizin önünü açmak için planlamada müdahalede bulunduk. İl İmar’dan izin almış ya da bir muhtarlık oluruyla başlamış plan haline gelmiş ama kentleşme dokusunun parçası olamamış işletmelerin de yasallaşma sürecinde üretim için ihtiyacı olan krediler için ruhsata ihtiyacı olup alamayan, imar sıkıntısından ithalat ihracat izinleri kısıtlanan yapılarda önünü tıkayan bir süreç yaşatıyoruz. 1/100 binlik planlarda korunabilir bir sanayi alanı haline getirilerek çözülmeye çalışıldı ama bizce yetersiz. Mayıs ayından bu yana sanayicilerimizin sorunlarını yakından takip etmeye çalıştık. Askıda olan planlara itiraz süresini sizlere haber verme fırsatımız olmadan gerekli itirazlarımızı yapmaya çalıştık. Mayıs ayındaki toplantımızı organize ettik. Altı tane toplantıyla bölge bölge o süreci izlemeye çalışıyoruz. Yedi tane beldeden gelen sanayi alanımızın orada korunabilmesi, mevcut sanayi alanlarımızın korunabilmesi, imar durumu almış ya da sanayi alanı diye yatırım yapmış yatırımcılarımızın da haklarının korunması gerekçeleriyle çıktık. 1/100 binlik plana korunabilir sanayi alanı olarak işleniyor. Reabilite edilecek sanayi alanı olarak da bölgenin yapılanması sağlanacak. Bu da ekonomik ömrünü tamamlayana kadar yapılacak. Bu tabi çok istediğimiz bir çözüm değil. Türkiye’de istihdam sağlayan ve bunu çok daha ileriye taşıyacak olan, çevre kirliliği yaratmayan, üretim kapasiteli çok büyük dış satım sağlayan sanayicilere sahibiz. 

 

“BELEDİYE OLARAK

SANAYİ KURULUŞLARIMIZIN

ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ”

Belediye olarak her koşulda sanayi kuruluşlarımızın alt yapısıyla, planlama çözümleriyle kolaylaştırıcılık, ön açıcılığı görevini kesinlikle yapacağız. Burada insan kalitesini yükseltmek için İstihdam Ofisimizle birlikte kurslarımızı başlattık. İki tane işçi bile olsa talep olduğunda kursları vermeye devam edeceğiz. Bundan hiçbir şüpheniz olmasın.

 

“FIRSATLARI BÜYÜK

OLAN BİR BÖLGEYİZ”

Bilimsel çalışmalarıyla kentimizin gelişmesine sanayileşmesine yatırım kapasitelerinin artmasına büyük katkı yapacak üniversite çalışmalarımız var. Bir üniversite kenti olmanın sanayi ile birleşerek çok büyük gelişmeler yaratacağına inandığımız için bu yönde çalışmalar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Dört üniversiteyle protokol imzaladık. İmza atmakla tabi iş bitmiyor. Bu imzanın yatırıma geçmesi ve eğitime başlanılması bir süreçtir. Bu konu kentimizin ortak hedefidir. Burada sanayinin de gelişmesi tarımın da gelişmesini istiyoruz. 430 hektarlık tarım alanında teknolojik ve iyileştirilmiş tarım örneklerinin yapılabileceği çok büyük fırsatları olan bir bölgeyiz. 1/100 binlik planın getirdiği fırsatları iyi okumamız gerekiyor. Silivri geleceğin kenti. Buraya yatırım yaptığınız için çok teşekkür ediyorum. Bu yatırımlarınızı daha ileriye taşımanız noktasında yanınızda olduğumuzu gururla söylüyorum.”

Devamı yarın

YORUM YAP