Saadet Partisi Silivri Kadın Kolları, son günlerde okullarda yaşanan silahlı saldırılara sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, yaşanan olayların yalnızca bir güvenlik zafiyeti değil, toplumsal çürümenin en ağır göstergesi olduğu vurgulandı.
Saadet Partisi Silivri Kadın Kolları, son günlerde okullarda meydana gelen silahlı saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada, yaşanan olayların toplumun vicdanını derinden yaraladığını belirtti. Açıklamada, kadınlar ve anneler olarak çocukların güvenliği konusunda büyük bir endişe ve acı duydukları ifade edildi.
“YÜREĞİMİZ YANIYOR”
Basın mensuplarına hitaben yapılan açıklamada, “Bugün sadece bir siyasi partinin mensupları olarak değil; evlatlarını her sabah dualarla okula uğurlayan anneler, ablalar ve bu vatanın geleceği için dertlenen kadınlar olarak haykırıyoruz” denildi. Son iki gün içinde Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarına dikkat çekilen açıklamada, yaşanan can kayıpları ve yaralanmaların derin üzüntü yarattığı vurgulandı.
“BU SADECE GÜVENLİK ZAFİYETİ DEĞİL”
Saadet Partisi Silivri Kadın Kolları açıklamasında, yaşanan olayların yalnızca bir güvenlik açığı olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, “Bu tablo, bir toplumun iliklerine kadar hissettiği toplumsal bir cinnetin resmidir” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, bir çocuğun uzun namlulu silahla okul basabilecek noktaya gelmesinin, toplumun içinde bulunduğu ağır çöküşün göstergesi olduğu savunuldu.
“ÇÜRÜME OKUL KORİDORLARINA KADAR SIZDI”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden birinde, ülkede yaşanan bozulmanın artık kökünden bir çürümeye dönüştüğü ifade edildi. Saadet Partisi Kadın Kolları, “Bu çürüme artık sokakları aşmış, okul koridorlarına, sınıfların içine kadar sızmıştır. Silaha ulaşmanın ilaca ulaşmaktan daha kolay olduğu bir düzen; çürümüş bir düzendir” değerlendirmesinde bulundu.
YETKİLİLERE ÜÇ SORU
Saadet Partisi Kadın Kolları, açıklamasında yetkililere üç temel soru yöneltti. İlk olarak, öğrencileri ve öğretmenleri korumaya yönelik güvenlik önlemlerinin neden yetersiz kaldığı soruldu. İkinci olarak, çocukları yalnızca sınavlara hazırlayan ancak merhamet, adalet ve insanlık değerlerini yeterince kazandıramayan eğitim sisteminin sorgulanması gerektiği belirtildi. Üçüncü olarak ise, sosyal medyada ve televizyon içeriklerinde şiddetin normalleştiği, silaha erişimin kontrolsüzleştiği bir ortamda çocukların ruh sağlığının nasıl korunacağı sorusu gündeme getirildi.
“BU BİR YÖNETİM KUSURUDUR”
Açıklamada, yaşananların yalnızca bir ihmal olmadığı, doğrudan bir yönetim kusuru olduğu ifade edildi. Bu kusurun bedelini ise savunmasız öğrencilerin ve öğretmenlerin canlarıyla ödediği vurgulandı. Bir anne için en büyük acının, çocuğunun okul çantasında kitap yerine kurşun tehdidinin bulunması olduğu belirtilerek, mevcut tabloya sert tepki gösterildi.
“SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Saadet Partisi Kadın Kolları, bölgeye gönderilen heyetle birlikte hem hukuki hem de idari sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Ancak yalnızca adli sürecin yeterli olmayacağı ifade edilerek, aile yapısını zedeleyen, şiddeti sıradanlaştıran ve eğitimi ruhsuzlaştıran düzenin kökten değişmesi gerektiği savunuldu.
“OKULLARDA BARUT KOKUSU DEĞİL, TEBEŞİR KOKUSU OLMALI”
Açıklamanın sonunda, okul koridorlarında barut kokusu değil tebeşir kokusunun, çocuk çığlıkları değil neşesinin yankılanması gerektiği vurgulandı. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilenirken, milletin başsağlığı paylaşıldı.
Buket KARAHIZIR






