Silivri panoraması

İlçe gündemimize yetişebilene aşk olsun. Genel ve dünya siyasetine şapka çıkartır durumdayız. Çok şükür ki ‘savaş' tehdidi yok gündemimizde.
Silivri Belediyesi'nin Selimpaşa'da gerçekleştirdiği mahalle toplantısı üzerinden bir kez daha gördük ki aslında öyle çok büyük sorunlarımız yok. Mega projelere bir ihtiyaç da söz konusu değil. Selimpaşa siyasi değerlendirmeler açısından gerek kapsam, gerekse nitelik açısından hep ilçe minyatürü sayılmıştır. Bir süredir aklımda şekillenen şeyi tekrar teyit ettim bu programın ardından.

Silivri Belediyesi'nin yaptığı işleri anlatma ve görünür kılma konusunda ciddi bir eksikliği olduğu açık. Bora Balcıoğlu, Belediye Başkanlığı konusundaki cicim ayları kabak tadı vermeden sonlandırıp, sorumluluklarına ciddiyetle ve hassasiyetle odaklanmalı.
Ve ekonomi… Herkes gibi Silivri Belediyesi'nin ekonomisi de sallantıda. Tasarruf tedbirleri, kaynak oluşturmak ve mali disiplini sağlayarak kendilerini bu noktada tartıştırarak itibarsızlaşmanın önüne geçmek gerekli.
Deyim yerindeyse güldük, oynadık, seçim zaferinin tadı çıkarıldı şimdi iktidar sorumluluğunu neden ateşten gömlek, iki ucu keskin bıçak şeklinde tanımlandığını dibine kadar hissetme zamanı.
Başkan Bey söylemlerine farklılık katmalı, gittiği bölgenin beklentisini önceleyerek yerinden yönetim hamlesini desteklemeli. Mahalle toplantılarını konsept olarak bütün birim müdürleri, meclis üyeleri ve başkan yardımcıları ile halkın içinde, vatandaşın yanına getirerek gerçekleştiren Başkan Bey, iletilen konuların çözümünü de yakın takibe almalı. Çünkü kendisi de fark etti muhakkak iletilen sorunlar öyle çözülmeyecek meseleler değil ama ötelenme limitleri de kalmamış.
SİLİVRİSPOR
Murat Yıldız'ın sürpriz erken vedası Silivrispor kazanını yeniden kaynattı. Hafta sonu kongre var. “Kimse aday çıkmıyorsa ben sorumluluk almaya hazırım” diyen Akgün Duru dışında aday arayışları neticesinde piyango yine Nuri Çolakoğlu'na vurdu! “Kesinlikle girmem” diye diye tek aday olarak kongreye katılması söz konusu (an itibariyle bir sonraki anlar neler olur çok emin olamayız). Selim Kasarcı ismi öne sürülüyordu cesaret edemedi demek ki, ya da Çolakoğlu daha güçlü destek ile tekrar potaya girdi. Selim Bey Silivrispor'un ‘salon erkeği' modelindeki yöneticisi olarak dikkat çekerken, Çolakoğlu, Silivrispor ve futbol uğruna ‘çamura da bulansa' bana mısın demiyor! Tanınırlık faktörü, işin eziyetine dayanıklılığı ve etrafından aldığı coşku ile üçüncü kez Silivrispor Başkanlığına soyunan Çolakoğlu'na bolca sabır ve güç dilemekten başka herkesin ilçe kulübüne karınca kararınca destek olmasını umuyorum.
Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ederken bir yorum yaptı. Konumuz siyaset ile ilgiliydi. “Silivri'ye ‘aşık' iki siyasetçi var” dedi. Başka ve daha önemli görevlerde bulunabilecekken Silivri Belediye Başkanlığına takılıp kaldıklarını ifade etti. Hüseyin Turan ve Volkan Yılmaz. ‘Aşk'tan kasıt aklın yerine duygular ile hareket etmeleriydi. Nuri Çolakoğlu'nun yeniden Silivrispor Kulüp Başkanlığı adaylığı aynı durum bence.

SİBESO SEÇİMLERİ
Bunaldınız değil mi? Az kaldı. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden oda üyeleri yerine ‘şu adaya oy verilsin', ‘buna sakın oy vermeyin' gibi dayatmalar. SİBESO'nun 4 bin küsur üyesi 18 Ocak'ta kime oy vereceklerini kendi başına karar verecek yeterliliğe ziyadesiyle sahip. Destek vermeye karar verdikleri ya da karşı çıktıklarıyla ilgili de kendilerince geçerli sebepleri vardır. Çünkü üyesi oldukları, aidatları ile ayakta tuttukları, varlık sebebi oldukları yapıyı tecrübeleri ile tanıyor ve biliyorlar. Mevcut yönetim iddiasını ortaya koyar güven oyunu verecek veya vermeyecek olanlar belli. Seçildikleri sürece tabi ki kalırlar. Sevindirici taraf yönetim iddiası ortaya koyan diğer iki ekibin de bu uğurda emek ve ciddi bir gayret ortaya koyması. ‘Adayız' deyip süreci çok iyi değerlendirdiler. Hem oda üyelerine alternatif oldular, hem de kendi adlarına sağlıklı bir seçim ve tanıtımın şartlarını yerine getirdiler.

 

YORUM YAP