“Silivri kararını verdi, aydınlık yarınlara gidiyor”

“Silivri kararını verdi, aydınlık yarınlara gidiyor”

03.03.2014 11:44:54

27 Şubat Perşembe günü İBB Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’le birlikte Silivri’de halkla buluşan CHP’liler aynı günün akşamı Mega Saray Tesisleri’nde CHP Silivri Belediyesi Meclis Üyesi Aday tanıtım programını kaydetti. Yoğun katılımla gerçekleşen programda Meclis Üyesi Adayları, Silivri Belediyesi’nin halk yararına hayata geçirdiği proje ve hizmetlerin anlatıldığı sinevizyon sunumunun akabinde tanıtıldı. "El ele, kol kola, omuz omuza” sloganının hakkını verircesine uyum içinde olan adayların birlik ve beraberlik tavrı yerel seçime giden süreçte partinin gücüne güç katan bir avantaj göstergesi oldu.

TUĞLU: 30 MART GENEL SEÇİMLERİN ANAHTARI OLACAK
Açılış konuşmasını yapan CHP İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, yerel seçimlerin önemine dikkat çekti. Tuğlu, "Silivri muhteşem bir gün yaşadı. Bunun yaşanmasına sizler katkı sundunuz. Silivri’nin kaderini devam ettirecek, CHP’nin bayrağını dalgalandırmayı sürdürecek, Büyükşehir Belediyesi’ni de CHP’ye kazandıracak büyük bir çalışma içinde olduğum arkadaşlarım 30 Mart tarihi çok önemli. 30 Mart, 1 yıl sonra ülkenin kaderini belirleyecek olan Genel Seçimlerinde anahtarı. Hem Silivri’de 5 yıl boyunca hizmet eden Belediye Başkanımızı göreve daveti sağlayacağız hem de onun bağlı olan elini, kolunu çözmek, Büyükşehir’den Silivri’ye esirgenen yardımları almak için Büyükşehir Belediyesi’ni de kazanmanın çabasını yaşıyoruz.

"ZALİM İKTİDARI GÖNDERMENİN ZAMANIDIR”
5 yıl boyunca sizlere, Silivri’ye hizmet edecek ve emrinizde olacak, genç, dinamik bir kadroyu davet edeceğim. Bu kadro Belediye Başkanımızla birlikte gece-gündüz demeden siz hemşerilerimizin emrinde ve hizmetinde olacak. Ben bu kadronun tamamına sonuna kadar kefilim. Sarıgül’ünde bu kadroya kefil olduğunu sizlere müjdelemek istiyorum. Genel konulara çok fazla girmenin bir anlamı yok. Ülke içinde yaşanan sıkıntıları benden çok daha iyi biliyorsunuz. Bunun acısını da yüreğinizde hissediyorsunuz görüyorum. 30 Mart ‘mazlum’ olarak gelen ama ‘zalim’ olan bu iktidarı göndermek için de bir anahtar. Bu anahtarı iyi kullanırsak 1 yıl sonra zalim, halkına hizmet etmeyen iktidardan kurtulmuş olacağız.” diye konuştu.

ADAYLAR HAKKINDA BİLGİLENDİRMEDE BULUNULDU
Tuğlu konuşmasının ardından eş zamanlı özgeçmişleri okunan CHP Silivri Belediyesi Meclis Üyesi Adaylarını hazırlanan platforma davet etti. Ardından yeniden aday gösterilen Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın eğitimi, siyasal yaşamı ve CHP içinde yükselişini anlatan bir tanıtım filmi izletildi.

IŞIKLAR: 8 BELEDİYEYİ KAPATIP BİZE TESLİM ETTİLER
Silivri’yi daha ileriye taşımak için hazır olduklarının mesajını veren Özcan Işıklar, şunları kaydetti: "İstanbul’un en batısında, merkezinde 3 mahallesi olan bir ilçeydik. 2009 yılında bir tane belediyeye talip olduk ama bizim kucağımıza 8 tane belediye verdiler. 8 belediye kapattılar. Söndürülmüş belediyelere karşı çıkmamıza rağmen, "Yerinden yönetimi, demokrasinin en temel beşiği yerel yönetimleri kapatmayın” diye bas bas bağırmamıza rağmen kapandı. Yerel yönetimlerde bazı yetkiler alınabilir, merkeze taşınabilir, denetlenebilir ama kapatılması çok büyük yanlış oldu. Bu belediyeler 50 yıllık belediyeler, bir geçmişi var. Teslim aldığım, o kentin içinde emeği olan bütün Belediye Başkanlarıma teşekkür ediyorum. Kapatılmasına karşı olduğumuzu aynen söylüyoruz.

"KÖY TÜZEL KİŞİLİKLERİ DE KALDIRILIYOR”
Şimdi 13 tane de köyümüzün tüzel kişilikleri kaldırılıyor. Köy tüzel kişilikleri neden kaldırılıyor? O da ayrıca bir tartışma konusu olacak. Türkiye’nin idari biriminin temel taşı, kale komutanları olan özellikle bir dernek altında örgütlenmiş, hepsi gönül birliği içerisinde inatla, sabırla bu memleketin en ücra köşelerine hizmet vermeye çalışan Dernek Başkanı Muharrem Eren arkadaşımın nezdinde bütün muhtar kardeşlerimin çektiği sıkıntıları biliyorum.

"SADAKA İLE KARIN DOYURAN, KAFA BOŞALTAN ANLAYIŞA ‘DUR’ DEMENİN VAKTİ GELDİ”
Gittikçe tek bir şâhısa doğru otoriter bir rejime doğru gidiyoruz. 3 binden fazla belediye 1400’lere düştü. Esnaf ve Kredi Kefalet hariç Şoförler, Mimarlar, Mühendisler, Ziraat Odalarının elindeki yetkilerin azaltılması ve alınmasının anlamı nedir? Atomize toplum yapısı, bir araya gelmeyen, kendi sorunlarını tartışmayan, sessiz, uyuyan, başını eğen, örgütsüz bir toplum isteniyor. Kul anlayışı ve biat kültürüyle yetişen, sadaka kültürü ile karnını doyurup kafasını boşaltan bir anlayış isteniyor. Buna bir "Dur” deme zamanı geldi.

"İSTANBUL ARTIK RANTI, YAĞMAYI KALDIRMIYOR”
Bu yaşıma kadar çok az şahit olduğum, spontane gelişen Silivri’de tarihi bir gün yaşandı. "Otobüslerle getirmişler” söylentileri duyuyorum. Asla yok. Hemşerilerim çok ısrar etti, öğleden sonra çekilen bir mesajla alanı 15 bin kişi doldurup hatta Selimpaşa’da, Çanta’da, Değirmenköy’de, Gümüşyaka’da hemşerilerimizin büyük sevgi gösterdikleri Sarıgül’ün ilçemizde büyük bir coşku seline sebep olmasının tek bir anlamı var; İstanbul artık kaldırmıyor, taşımıyor. 20 yıldır yağmalanan, rant için kurban edilen güzelim İstanbul tarihi dokusu ve zenginliğiyle, medeniyetin 3 kıtanın birleştirdiği dünyanın başkenti İstanbul, artık bunu taşımaz hale geldi.

"HALKIN KARŞISINA HALKI KOYAN ANLAYIŞ BİZİ SUSTURAMAZ”
Ötekileştiren, farklılaştıran, sokağında polisiyle, tomasıyla, gazıyla meydana çıkan, en halisane tepkisini bile büyük bir baskı ve karşılıkla alan bu toplumun karşısına, "Evdeki %50’yi çıkarırım.” diyerek halkın karşısına halkı koyan anlayış durdurabilir mi bizi? Bizi yolumuzdan döndürebilir mi? Durduramayacaklar, döndüremeyecekler, susturamayacaklar.

"HAYALLERİ DİRİ TUTTUK”
Değerli hemşerilerim, Silivri’de benzer bir süreç yaşadık. Silivri’yi ötekileştirmeden, merkezine ‘sosyal bir anlayış’ ve ‘insan’ı koyan, fakirliğine, yokluğuna, çaresizliğine, işsizliğine, umutsuzluğuna, engellisine, yaşlısına, zor gününde hayallerini diri tutan bir belediyecilikle başladık. Taş binaların üzerine yazacağınız ‘belediye’ yazısı o binayı belediye yapmaz. Değeri tartışılır, halkın kalbindedir ama 28’inde normal vatandaş, 29’unda şehrin en önemli kişisi Belediye Başkanı demek sadece sandıktan çıkmakla da olunmaz.

"SOSYAL BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI BU DÖNEM YERLEŞTİRİLDİ”
Ayırmadan, kayırmadan, ötekileştirmeden, neye inandığı ve giydiğinin hiçbirinin önemsenmeden sadece ‘insan’ olmasını düşünen ve onu merkeze koyan, mahallesine giderek sorunlarını onun da desteğini, gücünü alarak çözme anlayışını ilk defa Silivri’de (60 yıldan bu yana gecikmiş olmasına rağmen sosyal bir belediyecilik anlayışını) yerleştirmeye çalıştık.

"MECLİS ÜYESİ ADAYLARIMIZ TÜRKİYE MOZAİĞİNİ TEMSİL EDİYOR”
Çok büyük bir coğrafya üzerinde yaz nüfusu 500 bin, kış nüfusu 200 bin olmasına rağmen yakın bir gelecekte 1,5 milyonu göreceğiz. İşte bizim önümüze ayrı bir coğrafya, görev ve sorumluluk düşüyor. Sevgili meclis üyesi adayı arkadaşlarım Silivri’nin, Türkiye’nin bir mozaiğini temsil ediyorlar. İşte bizim zenginliğimiz bu. Bizi biz yapan, var eden değerlerimizi, binlerce yıldır demlenerek biriktirdiğimiz gelenek ve göreneklerimizi, onları büyük bir armoni ve hoşgörüye dönüştüren işte bu yapımızdır. 81 ilden hemşerimizin yaşadığı Silivri’nin bu güzelliğini, zenginliğini ve beraberliğini meclise de yansıttık.

"90 YILLIK CUMHURİYETİMİZİN DEĞERLERİNE KARŞI KOYANLARI MECLİSİMİZLE KARŞILAYACAĞIZ”
Kanla, canla kurulan 90 yıllık bu Cumhuriyet’in ayından, yıldızından, T.C.’sinden, 23 Nisan’ından, 19 Mayıs’ından koparmaya uğraşanlara karşı da işte böyle bir birlikle, Türkiye’yi kucaklayan bir meclisle karşılayacağız. Meclisimizin böyle bir temsil kabiliyeti var. Hiçbirisi rastgele seçilmemiş, düşünülmemiş kendi emek, tecrübe ve birikimleriyle Silivri’yi bir 5 yıl daha ileriye götürmek isteyen arkadaşlarımız.

"SİLİVRİ’Yİ BERABER GÜÇLENDİRECEĞİZ”
Şehirlerin gelişmesinde temel ölçütler vardır. Önce canınızın neresi acıyorsa oraya gideceksiniz. Belediyenin koridorlarında, "Ekmek, ilaç alacak param yok. Hastaneye gidemiyorum. İşsizim.” diyip kapı kenarlarında boynunu büküp bekleyen bir anlayışı kökünden sildik. Şimdi bunlar daha da büyüyecek. Silivri’de artık eşit, adil, her tarafına zenginlik yaratan ve bunu şehrin her tarafına yayan sosyal bir anlayışı koyduk. Tarımı, turizmi, hizmet sektörlerini, sanayisini beraber geliştireceğiz. Geleceğinin kararını vermiş, aydınlık, çağdaş, modern, kolektif yaşamı, birbirine dokunmayı, derdini, tasasını meydanlarda konuşabilmenin Silivri’sini yarattık. Evlere kapanmasını isteyen, korkutulan, bastırılan, sindirilen örgütsüz bir toplum teslim alınır. Ama bu Cumhuriyetin ve Silivri’nin değerlerini meydanlarda şehirlerin insan için olduğunu anlatarak bir arada olmayı ve moral değerlerini yüksek tutmayı zor günde, "Bende buradayım. Yanındayım.” diyebilmeyi meydanlarda söyleyeceğiz.

"BU GEMİ AYDINLIK LİMANLARA GİDİYOR”
Silivri yola çıkmış, geleceğini nereye taşıyacağını ve götüreceğinin kararını vermiş. Bunu güçlendireceğiz. İçinde 55 kilometre mesafesi olan bu devasa şehri yaşanır, çağdaş, modern, iş, aş üreten ama en önemlisi onu adaletle, eşitlikle, ayırmadan, kayırmadan şehrin her tarafına yayan bir belediyecilik anlayışıyla varsınız. Silivri kararını verdi. Aydınlıklara gidiyor. Bu gemi aydınlık limanlara gidecek. Onun rüzgârı da umut ve sevgiyle olacak.

"EMANETİNİZE GÖZÜMÜZ GİBİ BAKACAĞIZ”
Yapacak işi çok olan insanlar umutla işe, aşa bakar. Verilen görevi layıkıyla yapmak için gece-gündüz çalışmaya bakar. " Ben sana Silivri’de umut, barış, kardeşçe, adam gibi yaşamayı, şehrin her tarafında sosyal mekânlarıyla, hizmet sektörleriyle iş, aş üreten, gelecek umutlarımızı yeşerten bir Silivri istiyorum. Bu umudumu da sana emanet ediyorum” demek anlamına gelecek bize verilen oy. Bizde bu emanete gözümüz gibi bakacağız.

"BU FAKİRLİĞİN SEBEBİ YOLSUZLUKLARDIR”
Önümüzde bir yerel seçim var ama maalesef bu yerel seçimle beraber genel gündemde de bir sıkışma oldu. Türkiye’de yaşanan ve hepimizi üzen, içimizi karartan, halisane duygularla Ak Parti’ye oy vermiş hemşerilerimizin bile yüzünü kızartan gelişmeler yaşıyoruz. Bu yokluk, çaresizlik Türkiye zenginliklerinin emme basma tulumba gibi oradan alınıp bir tarafa verilmesinden kaynaklanıyor. Bu fakirliğin sebebi yolsuzluklardır. Bu yoksulluğun sebebi ülke kaynaklarının birilerine peşkeş çekilmesindendir.

"HİZMETKÂRLIĞINIZA TALİBİZ”
Bu kanamaya bir ‘dur’ diyecek hemşerilerim önümüzde yerel seçim var. 1 yıl sonra genel ve cumhurbaşkanlığı seçimi var. 30 Mart’ta bu şehre bir hizmetkâr seçeceğiz. 31 tane arkadaşımızın görev için hizmetkârlığa talip olduğunu bilerek oy kullanmanızı istiyorum. Çağdaş, modern, aydınlık, barış içinde, onurlu, gün ışığı ile yönetilen bir demokrasiyi kurmanın başlangıcı 30 Mart olacak. Önümüzde iki renk kaldı; biri siyah biri beyaz. Bu döneme ‘dur’ demek için güçlü bir mesaj vereceksek eğer bir oyun bile önemi var. Lüksümüz yok. Gücümüzü bir yere toplayacağız. Irmaklar göllere, göller okyanuslara açılacak. Onun için bu cumhuriyetin değerlerine sahip çıkacağız.

"HEMŞERİLERİM KANAYAN YARAYA SİZ DUR DİYECEKSİNİZ”
Biz karanlık coğrafyaların içine attığı, memleketin yarısında kan gövdeyi götürürken öbür tarafta fakirliğin kol gezdiği bir anlayıştan uzaklaşacağız. 75 milyonuna insan gibi bakacak bir zenginlik varken pınarın yanında susuzluktan ölmek gibi bizi yokluk, işsizlik içinde kıvrandıran bu anlayışa ‘dur’ demenin yolu 30 Mart’tır.

"BUNDAN SONRA DA YÜZÜNÜZÜ KIZARTMAYACAĞIZ, BAŞINIZI EĞMEYECEĞİZ”
Demokrat Parti’ye, ANAP’a, Ak Parti’ye oy vermiş bütün hemşerilerime sesleniyorum; Silivri’yi onurla, dürüst bir anlayışla tarihi bir geleceğe götürmek için sahip çıkmanızı rica ediyorum. 5 yıl boyunca bize verilen emanete baktık. Biz sizin yüzünüzü kızartmadık, başınızı öne eğdirmedik. Bundan sonra da ne yüzünüz kızaracak ne başınız öne eğilecek. Aydınlık yarınlar özleminizi gönülden paylaşıyorum. 30 Mart’ın Silivri’de, İstanbul’da, Türkiye’de beyaz bir başlangıcın, taze umutların yeşerdiği gün olacağına inançla hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Bütün arkadaşlarımla birlikte emrinizde ve göreve hazır olduğumuzu bugün ilan ediyorum. Hayırlı olsun Silivri’ye.”

Hazal BAŞARAN

YORUM YAP