Silivri geçmiş dönem Belediye Başkanı Selami Değirmenci: Bayır aşağı gidiyoruz

Silivri geçmiş dönem Belediye Başkanı Selami Değirmenci: Bayır aşağı gidiyoruz

11.09.2026 11:35:57

Geçmiş dönem CHP'li Silivri Belediye Başkanı Selami Değirmenci, Ahmet Refik Bek'in sorularını yanıtladığı programda Silivri Belediyesi'nin mali tablosundan personel sayısına, makam araçlarından festival harcamalarına, yönetici atamalarından siyasi parti örgütlenmelerine kadar çok sayıda başlıkta kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediyenin borç sorunundan çıkabileceğini ancak ciddi bir tasarruf ve yönetim değişikliği gerektiğini savunan Değirmenci, mevcut gidişat için, “Geriye gidiyoruz. Bayır aşağı. Tedbir alınmazsa Silivri hizmet yönünden kötü durumda olacak” dedi.
Geçmiş dönem CHP'li Silivri Belediye Başkanı Selami Değirmenci, Ahmet Refik Bek'in hazırlayıp sunduğu programda hem Silivri Belediyesi'nin içinde bulunduğu mali ve idari tabloyu hem de Silivri ve Türkiye siyasetindeki gelişmeleri değerlendirdi.
Üç dönem Silivri Belediye Başkanlığı yapan Değirmenci, belediyenin borçlarının tartışıldığı süreçte “Silivri Belediyesi battı, bitti” şeklindeki değerlendirmelere katılmadığını belirtirken, mevcut mali tablonun da hafife alınamayacağını söyledi. Çözüm için personel giderlerinden makam araçlarına kadar birçok kalemde ciddi tasarruf yapılması gerektiğini ifade eden Değirmenci, gerektiğinde belediyenin gayrimenkullerinin borcu azaltmak amacıyla değerlendirilmesini savundu.
“BÜTÇENİN YARISINDAN FAZLASI BORÇSA TEHLİKELİ BİR NOKTAYA GELİNMİŞTİR”
Belediyelerin yatırım ve hizmet üretirken borçlanmasının olağan olduğunu belirten Değirmenci, önemli olanın borcun büyüklüğü ve ne için yapıldığı olduğunu söyledi.
Değirmenci, “Yatırım yapan belediyelerin sıfır borçla götürmesi mümkün değil. Sonuçta hizmet için uğraşıyorsunuz. Hizmeti önceden yapıp gelecek kaynaklarla onu ödemeyi planladığınız oluyor. Ama bütçenin toplamının yarısından fazlası borç olursa o tehlikeli bir noktaya gelmiş demektir” değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşın, vaat edilen yatırımlar gerçekleşmediği halde borç yükseliyorsa bunun nedenini sorgulamasının doğal olduğunu ifade eden Değirmenci, ekonomik koşulların ve merkezi yönetimin CHP'li belediyelere yönelik politikalarının da belediyelerin hareket alanını daralttığını savundu.Bunun mazeret olarak görülmemesi gerektiğini belirten Değirmenci, çıkış yolu olarak iki noktayı öne çıkardı: gelir getirici faaliyetler ve olağanüstü tasarruf.
“SADECE MAAŞLARI ÖDEMEK BİLE ZORLAŞABİLİR”
Silivri Belediyesi'nin giderleri içerisinde personel maliyetinin ciddi bir yük oluşturduğunu söyleyen Değirmenci, yaklaşık 1900 personel bulunduğu yönündeki rakam üzerinden değerlendirme yaptı.
Bütçelerin hazırlanırken gelir tahminlerinin yüksek tutulabildiğine dikkat çeken Değirmenci, öngörülen gelirin tamamının gerçekleşmemesi halinde personel giderlerinin bütçe üzerindeki baskısının daha da artabileceğini söyledi.
Değirmenci, “Bu borçla bu bütçeyi karşılaştırdığınızda bundan sonra sadece maaşların ödenmesi bile biraz zor olabilir gibi görünüyor. O zaman yapılması gereken bir şey var; tasarruf yapılması gerekiyor” dedi.
“EN AZ 400 CİVARINDA FAZLA PERSONEL VAR”
Programda yaklaşık 1900 personel sayısının belediye meclisinde de açıklandığının ifade edilmesi üzerine Değirmenci, çok daha sert bir değerlendirmede bulundu.
“Eğer bu doğruysa bana göre Silivri Belediyesi'nin, mübalağasız söylüyorum, en az 400 civarında fazla personeli var. Ciddi bir personel tasarrufuna gitmek zorundalar. Altından kalkma şansları yok başka türlü” diyen Değirmenci, personel yapılanmasının gözden geçirilmesini istedi.
Değirmenci, özellikle özel kalem ve halkla ilişkiler gibi birimlere dikkat çekerek, bu bölümlerdeki personel ve bütçe büyüklüğünü eleştirdi.“Halkla ilişkilerde, özel kalemde sırf başkanın propagandası için onlarca personel bulundurmanın hiçbir gereği olduğuna inanmıyorum” diyen Değirmenci, içinde bulunulan ekonomik koşulların böyle bir harcama anlayışına izin vermediğini savundu.
“O LÜKSÜ YAŞAYACAK DÖNEMDE DEĞİLİZ, HER KURUŞUN HESABI YAPILMALI”
Değirmenci, belediyenin yalnızca personel sayısında değil, günlük yönetim harcamalarında da tasarrufa gitmesi gerektiğini belirtti.“O lüksü yaşayacak dönemde değiliz. Şu anda her kuruşun hesabının yapılması gerekiyor. Yatırımların çok ciddi şekilde takip edilip israf sayılan harcamaların asla yapılmaması gerekiyor” ifadelerini kullanan Değirmenci, makam aracı ve şoför uygulamalarını da eleştirdi.
Her yöneticiye ayrı araç ve şoför tahsis edilmesini doğru bulmadığını belirten Değirmenci, kendi döneminden örnek vererek şunları söyledi:“Ben 15 yıl belediye başkanlığı yaptım. Benim hiçbir başkan yardımcımın altında makam arabası yoktu. Hiçbirinin özel şoförü yoktu. Arabalar vardı; kimin ihtiyacı olursa, ister başkan yardımcısı ister daire müdürü, işi olan alır kullanırdı. Herkese araba tahsis etmek, özel şoför tahsis etmek benim kabul edebileceğim bir uygulama değil.”
“BELEDİYE BİTTİ, İFLAS ETTİ DEMEK DOĞRU DEĞİL”
“Belediye battı, bitti” eleştirilerine de yanıt veren Değirmenci, belediyenin borçlu olmasının tek başına iflas olarak yorumlanamayacağını savundu.Ülke ekonomisi ve kamu borçları üzerinden karşılaştırma yapan Değirmenci, belediyelerin içinde bulunduğu ekonomik koşulların genel ekonomik tablodan ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.
CHP'li belediyelerin kaynaklarının sınırlandırıldığını ileri süren Değirmenci, buna rağmen belediye yöneticilerinin mevcut şartları önceden hesaplayarak hareket etmeleri gerektiğini söyledi.“Bütün bunları bilerek hesaplarınızı buna göre yapacaksınız. Olağanüstü tasarruf tedbirlerini uygulayarak mevcut kaynaklarınızı halkın yararına hizmetlere yönlendireceksiniz” diyen Değirmenci, mali sıkıntının çözülemez olmadığını ancak aynı harcama düzeninin devam edemeyeceğini vurguladı.
“BORCU BÜYÜTMEKTENSE BİR AN ÖNCE KÜÇÜLTMEK GEREKİR”
Belediyenin borcunun azaltılması için gayrimenkul satışına sıcak baktığını ifade eden Değirmenci, belediyelerin imar uygulamaları sonucunda zaten zaman içerisinde yeni taşınmazlar ürettiğini söyledi.Yüksek faiz ortamında borcun bekletilmesinin maliyeti daha da artıracağını belirten Değirmenci, “Eğer satılabilecek gayrimenkulleri varsa belediye yeni yaptığı imar planlarıyla zaman zaman yine gayrimenkul üretecek. Borcu büyütmektense bir an önce küçültmenin yollarına gitmek zorunda” dedi.
Geçmiş belediye başkanlarının dönemlerinde de taşınmaz satışları yapıldığını hatırlatan Değirmenci, belediyeye ait taşınmazların kamu yararı ve borcun azaltılması amacıyla değerlendirilmesinde sakınca görmediğini ifade etti.
“BUGÜN ENGEL OLURSANIZ YARIN SİZ SATMAK ZORUNDA KALIRSINIZ”
Muhalefetin belediyenin taşınmaz satışlarına kategorik olarak karşı çıkmasını da doğru bulmadığını söyleyen Değirmenci, gelecekte belediyeyi yönetme hedefi bulunan siyasi partilerin de borcun azaltılmasını istemesi gerektiğini ifade etti.Değirmenci, “Bugün bu belediye satamıyorsa, sattırmıyorsanız, satışına engel oluyorsanız; ola ki sonraki dönemde siz gelseniz bu defa siz satmak zorunda kalacaksınız. Aynı sizin şimdi söylediklerinizi yarın size söyleyecekler” dedi.
“RANT YARATMAYA EVET, YASALARA UYMAYAN RANTA HAYIR”
Programda kent rantlarının belediye lehine kullanılması konusu da geniş biçimde ele alındı.
Değirmenci, imar planlarıyla bir taşınmazın değerinin önemli ölçüde artırılması halinde ortaya çıkan değer artışından halk yararına kaynak oluşturulmasını doğru bulduğunu söyledi. Ancak bunun hukuki sınırlar içinde yapılmasının vazgeçilmez şart olduğunu vurguladı.“Bir tarlayı arsa haline dönüştürdüğünüzde oraya 10 kat, 15 kat değer kazandırıyorsanız elbette onun kazandığı paradan halkın yararına bir kaynak aktarmanız gerekecek” diyen Değirmenci, oluşan rantın belediyeye ve dolayısıyla bütün halka dönmesi gerektiğini ifade etti.Belediye başkanı veya belediye meclis üyelerinin bu süreçlerden kişisel pay beklentisinin kesinlikle kabul edilemeyeceğini vurgulayan Değirmenci, şöyle devam etti:“Ne yapılırsa yapılsın, hangi dönemde yapılırsa yapılsın yasal çizgileri aşmamak gerekiyor. Sırf rant yaratmak adına yasal olmayan bir işlemin içinde olması belediyenin kabul edilemez. Benim söylediğim rant yaratma düşüncesi tamamen yasal çizgilerin içinde olmak şartıyla, imar kuralları içerisinde ve çevre düzenini bozmadan olmalıdır.”
Değirmenci sözlerini, “Rant yaratmaya evet ama yasalara uymayan şekilde rant yaratmaya hayır” yaklaşımıyla özetledi.
“AİLE BÜTÇESİ GİBİ DÜŞÜNÜN; ÖNCE BORCUNUZU TEMİZLEYİN”
Silivri Belediyesi'nin ekonomik tablosunun bir aile bütçesi mantığıyla ele alınabileceğini söyleyen Değirmenci, gelirinin üzerinde harcama yapan bir ailenin borçtan çıkmak için önce giderlerini azaltacağını, ardından elindeki varlıkları değerlendireceğini söyledi.
Belediyenin de aynı yolu izlemesi gerektiğini ifade eden Değirmenci, mal satılırken aynı harcama alışkanlığının devam etmesi halinde sonucun değişmeyeceğine dikkat çekti.
“Satılabilecek, değerlendirilebilecek menkul ya da gayrimenkulümüz varsa onları elden çıkararak başlayacağız. Ama onları satarken aynı lüks yaşantıya devam edip aynı harcamaları sürdürürsek, borçlanma devam ederse olmaz” dedi.
Yeni borçlanmanın ancak önceki borçları daha düşük maliyetle ortadan kaldırmak amacıyla anlamlı olabileceğini belirten Değirmenci, “Bırak yatırımı da durdur gerekiyorsa. Bir sene, bir buçuk sene yatırım da yapma, önce borçlarını temizle” ifadelerini kullandı.
“FESTİVALLERİ BUGÜNE KADAR YAPILDIĞI ŞEKLİYLE HEP YANLIŞ BULDUM”
Silivri'de bu yıl festival organizasyonlarının yapılmaması da programın gündemlerinden biri oldu.Değirmenci, festival harcamalarına uzun süredir eleştirel yaklaştığını belirterek Bora Balcıoğlu'na da geçmişte bu konuda görüşlerini ilettiğini anlattı.“Defalarca, Bora Başkan başladığından beri ‘Gel vazgeç bu sevdadan. Senede bir tane festival yap. Bu parayı oralara harcama. Bak bu halk hizmet bekliyor. Silivri çok büyüdü, çok geniş bir alana hizmet verilmesi gerekiyor. Bu parayı festivallerle tüketme' diye kendisine haber gönderdim” dedi.
Kendisinin de belediye başkanlığı döneminde festivaller yaptığını hatırlatan Değirmenci, bugün bu konuda farklı düşündüğünü belirtti.Festival sırasında insanların eğlendiğini ve yöneticiyi alkışladığını ancak bunun kısa süre içinde unutulduğunu ifade eden Değirmenci, kalıcı hizmetlerin çok daha önemli olduğunu söyledi.
“FESTİVAL UNUTULUR, MAHALLEYE YAPTIĞIN ESER KALIR”
Festival bütçesiyle bir mahallenin yıllardır devam eden probleminin çözülmesi arasında tercih yapılması gerektiğini belirten Değirmenci, kalıcı yatırımın belediyecilik açısından çok daha önemli olduğunu savundu.“O harcadığınız parayla gidip herhangi bir mahallenin bir sorununu ortadan kaldırırsanız o ömür boyu kalıyor. En azından sizin eseriniz olarak kalıyor” diyen Değirmenci, geçmiş belediye başkanlarının kaç festival yaptığının bugün kimsenin hafızasında olmadığını söyledi.Buna karşılık yapılan yolun, binanın, tesisin veya kalıcı bir hizmetin yıllar sonra bile hangi dönemde yapıldığının hatırlandığını belirten Değirmenci, belediyelerin önceliğinin kalıcı eser olması gerektiğini ifade etti.
“CİDDİ BELEDİYECİLİK YAPACAKSANIZ İŞİN UZMANINI ATAYACAKSINIZ”
Değirmenci'nin önemli eleştirilerinden biri de Silivri Belediyesi'ndeki yönetici görevlendirmeleri oldu.Bazı atamaları doğru bulmadığını açıkça belirten Değirmenci, siyasi yakınlığın tek başına görevlendirme kriteri olmaması gerektiğini ifade etti.“Ciddi belediyecilik yapacaksanız o işin uzmanlarını atayarak yapabilirsiniz. Sırf bir kadro açıldı, bizden bir arkadaşı da orada maaşa bağlayalım anlayışıyla atama yapılamaz” dedi.
Belediyede hangi alanda eksiklik varsa o konuda yetişmiş ve deneyimli insanların bulunması gerektiğini belirten Değirmenci, gerekirse başka belediyelerden veya dışarıdan uzman isimlerin görevlendirilebileceğini söyledi.“Bir başkan yardımcısı mı atayacaksınız? Hangi konuda belediyenin eksiği var? O konuda Türkiye'de yetişmiş dünya kadar eleman var. Ama ‘Bizden biri olsun, onu da atalım, bu kadroyu böyle dolduralım' anlayışıyla yaparsanız bu olumsuzlukların içinden çıkamazsınız” ifadelerini kullandı.
Ahmet Refik Bek'in, “Yine sizden biri olsun ama en azından o işin uzmanı olsun” sözlerine Değirmenci'nin cevabı ise kısa ve net oldu:“Uzmanı değilse olmasın.”
“YANLIŞ KADROLARLA GİDİLİRSE ÇOK İYİ GÖRÜNMÜYOR”
Başkan yardımcılığı kadrolarına yalnızca belediye meclis üyelerinden atama yapılmasının zorunlu olmadığını da söyleyen Değirmenci, belediyenin ihtiyacına göre dışarıdan uzman isimlerden yararlanılabileceğini ifade etti.Özellikle mali konularda deneyimli, geçmişte denetim veya uzmanlık görevi yapmış isimlerin tercih edilebileceğini belirten Değirmenci, “Hâlâ yanlış kadrolarla, yanlış kadrolaşmayla gidilirse hakikaten çok iyi görünmüyor” dedi.Ardından belediyenin görev sürecine ilişkin “Geriye gidiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
DEĞİRMENCİ: “BAYIR AŞAĞI”
Ahmet Refik Bek'in bu sözler üzerine “Bayır aşağı iniyoruz” demesi üzerine Değirmenci de “Bayır aşağı” diyerek değerlendirmeye katıldı.Değirmenci, seçim dönemine yaklaşıldıkça belediyelerin son yılının büyük ölçüde seçim çalışmalarına ayrılacağını belirterek kalan sürenin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.“Son bir yılı zaten sayma, seçim hazırlıkları. Bu insanlar da hizmet bekliyor. ‘Ben maaşları nasıl ödeyeceğim?' diye düşünmenin ötesinde ‘Ben nasıl daha fazla hizmet vererek insanların gönlünü kazanabilirim?' noktasına dönmek gerekiyor” dedi.
Eleştirilerinin parti içerisinde tepki yaratabileceğini de belirten Değirmenci sözlerini şöyle sürdürdü:“Arkadaşlarımız kızacaklardır, mutlaka çok alınacaklardır bu söylediklerime ama işin sonu kötüye gidiyor. Eğer tedbirlerini almazlarsa iki buçuk sene sonra gerçekten kötü şeyler olacak. Siyaseten söylüyor değilim; partinin seçimi kaybetmesini de demek istemiyorum. Silivri hizmet yönünden kötü durumda olacak.”
YENİ PARTİ'DE NİLAY ÖNDÜL'E DESTEK: “KÖSTEKLEMEMEK, DESTEK OLMAK LAZIM”
Programın devamında Silivri siyasetini değerlendiren Değirmenci, Yeni Parti'nin ilçe yapılanması ve yaklaşan kongresine ilişkin görüşlerini de açıkladı. Yeni Parti Silivri İlçe Başkan Vekili Av.NilayÖndül'ün ön plana çıkmasını olumlu değerlendiren Değirmenci, siyasette tecrübenin zaman içerisinde kazanıldığını söyledi.
“Tecrübesiz olabilir, genç bir kardeşimiz olabilir. Hiçbirimiz bu işlere başlarken siyaset okulunda yetişmedik. Hayat öğretiyor. Çok başarılı olacağına inanıyorum. Kösteklememek lazım, engellememek lazım; tam tersine çok destek olmak lazım” dedi.
Kongrede başka isimlerin aday olmasının demokratik bir hak olduğunu belirten Değirmenci, ancak göreve talip olanların önce geçmişte parti içerisinde ne kadar çalıştıklarını sorgulamaları gerektiğini söyledi.Değirmenci, “Ben bulunduğum yönetimlerde ne kadar yönetim kurulu üyesi olmanın gereklerini yerine getirdim, ne kadar faydalı oldum, ne kadar çalışma yaptım ki burada başkan olmak benim hakkım, diye önce kendilerini sorgulasın insanlar” ifadelerini kullandı.
“KİM SEÇİLİRSE SEÇİLSİN ARKASINDAYIZ AMA PARTİ ÇALIŞTIRILMALI”
Yeni Parti'nin kongresinde herhangi bir ikilik ya da çatışma yaşanmaması gerektiğini savunan Değirmenci, mevcut geçiş döneminde yönetime destek verilmesi çağrısında bulundu.“Kimsenin aday olmasına karşı değiliz. Kim seçilirse seçilsin sonuna kadar arkasındayız, yanındayız, destekçisiyiz. Ama partinin de çalıştırılması lazım” dedi.
Yeni Parti'nin birkaç ay içerisinde olağan kongre sürecine gireceğini ifade eden Değirmenci, o zaman isteyen herkesin adaylığını ortaya koyabileceğini belirtti.
ÖNDER ÇOLAK ATAMASINA TÜZÜK ELEŞTİRİSİ
CHP Silivri İlçe Başkanı Önder Çolak'ın aynı zamanda belediye meclis üyesi olması da programda gündeme geldi.Değirmenci, kendi bildiği CHP tüzüğüne göre nüfusu 20 bini aşan ilçelerde belediye meclis üyelerinin parti yönetiminde görev alamadığını belirterek Çolak'ın görevlendirilmesine ilişkin soru işaretlerini dile getirdi.
Ancak tüzüğün yakın zamanda değişmiş olabileceğini de özellikle ifade eden Değirmenci, “Tüzüğü değiştiyse yakın zamanda onu çok bilmiyorum ama benim baktığım son tüzükte meclis üyeleri görev alamıyor” dedi.
Değirmenci ayrıca CHP Silivri İlçe Başkanlığı'nda yönetim kurulunun henüz oluşturulmamasını da eleştirerek, Silivri'de yönetimde görev yapabilecek yeterli sayıda partili bulunması gerektiğini söyledi.
“YENİ PARTİ İL BAŞKANI'NI BAŞARILI BULMUYORUM”
Yeni Parti'nin Türkiye genelinde yakaladığı siyasi hareketliliğin İstanbul ve Silivri'de aynı ölçüde görülmediğini savunan Değirmenci, İstanbul il yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.Farklı şehirlerdeki mitinglerde ciddi kalabalıklar gözlemlediğini ifade eden Değirmenci, İstanbul'daki örgütlenmenin bu heyecanı sahaya yansıtamadığını söyledi.
“Kim alınırsa alınsın çok net söylüyorum; İstanbul Yeni Parti İl Başkanı'nı başarılı bulmuyorum. Türkiye'nin genelinde yaşanan heyecanın çeyreğini İstanbul'da yaşayamıyoruz. Bunda hakları yok. Yorulmuş olabilirler; yorulan kenara çekilsin. Yapacak insanlar vardır, onlar yapsınlar” dedi.Silivri özelinde de eleştirisini sürdüren Değirmenci, “Silivri'de daha bir tane örgüt toplantısı yapmadık” ifadelerini kullandı.
“O HEYECANI ÖLDÜRMEYE KİMSENİN HAKKI YOK”
İstanbul'da muhalefetin elinde çok sayıda belediye bulunduğunu hatırlatan Değirmenci, bu örgütsel gücün daha etkili kullanılabileceğini savundu.“O heyecanı öldürmeye kimsenin hakkı yok. İstanbul gibi bu kadar çok belediyenin olduğu yerde bunlar yaşanacak. Çorlu'da, Tekirdağ'da gördük; Kırklareli'nde, Edirne'de de göreceğiz. Bizim onlardan aşağı kalan tarafımız mı var? Biz bunları yapamaz mıyız?” diye konuştu.
Silivri ve çevresindeki yazlık nüfusun da önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Değirmenci, “Buralarda harikalar yaratabiliriz istersek” dedi.
“YENİ PARTİ SADECE CHP TABANINA YÖNELİK OLMAMALI”
Yeni Parti'nin geleceğine ilişkin oldukça iddialı konuşan Değirmenci, partinin yalnızca CHP seçmenine yaslanan bir yapı olmaması gerektiğini söyledi.Milliyetçi demokratların, muhafazakâr demokratların ve sol demokratların aynı yapı içerisinde yer alabileceğini savunan Değirmenci, toplumsal tabanın genişletilmesi gerektiğini belirtti.Partinin kısa sürede elde ettiği üyelik sayılarının siyasi ilginin göstergesi olduğunu savunan Değirmenci, Yeni Parti'nin muhalefetin farklı kesimlerini bir araya getirebileceğine inandığını söyledi.
“SİYASİ HESAPLARI BUGÜNDEN YAPMAYIN”
Kendisinin Yeni Parti'ye üyeliklerin açıldığı ilk gün üye olduğunu söyleyen Değirmenci, buna karşın gelecekte adaylık veya makam hesabı yapanlara sert mesaj verdi.
“İleriye yönelik siyasi beklentiler, hesaplar var ya; tavsiyem hiç kimse o hesapları bugünden yapmasın” dedi.Aktif siyaset yapmak isteyenlerin bugün sahaya çıkması gerektiğini belirten Değirmenci, “Bugün ister Cumhuriyet Halk Partisi'nde ister Yeni Parti'de aktif bir görev alsınlar, çalışma yapsınlar, görelim iyi niyetle çalıştıklarını” ifadelerini kullandı.
Çalışmadan gelecekte makam beklentisine girenlere yönelik ise oldukça sert konuşarak, bu şekilde siyaset yapanların sonuç alamayacağını söyledi.
“KÖŞEDE YATARAK ‘BENİ ADAY YAPARLAR' DİYENLER YANILACAK”
1994 yerel seçimlerinden örnek veren Değirmenci, seçim başarısında parti oyunun tek başına belirleyici olmadığını söyledi. Kendi adaylığı dönemindeki parti oyuyla aldığı belediye başkanlığı oyunu karşılaştıran Değirmenci, adayın halk nezdindeki kişiliği ve çalışmalarının önemine dikkat çekti.“Nereden aday olursa olsun bir çalışmanın içinde olsunlar. Kendilerini halka göstersinler, halk için bir şey yaptıklarını insanlar görsün. Çalışmadan soteye yatarak ‘Ben zaten çok önemli bir adamım, beni aday yaparlar' düşüncesi içinde olan arkadaşlar yanılacaktır” dedi.
Yerel seçim hesabı yapmak için de henüz erken olduğunu ifade eden Değirmenci, öncelikle ülkenin önündeki Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanılması gerektiğini söyledi.
“CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE HER 100 BİN OYUN ÖNEMİ VAR”
Muhalefetin Cumhurbaşkanlığı seçimindeki olası iş birliğine ilişkin konuşan Değirmenci, farklı partilerin genel seçimlerde ayrı hareket edebileceğini ancak Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak paydada buluşabileceklerini düşündüğünü söyledi.“Cumhurbaşkanlığı seçiminde her 100 bin oyun bile çok büyük önemi olacaktır” diyen Değirmenci, farklı muhalefet partilerinin “asgari müştereklerde” birleşerek ortak hareket edebileceğini savundu.
ÖZGÜR ÖZEL'İN ADAYLIĞINA MESAFELİ, MANSUR YAVAŞ'I İŞARET ETTİ
Ahmet Refik Bek'in Özgür Özel'in olası Cumhurbaşkanı adaylığını sorması üzerine Değirmenci, Özel'in parti genel başkanlığında kalmasının daha doğru olacağını düşündüğünü söyledi.“Olsa kötü olmaz ama şu anki halk nezdindeki popülaritesini partinin genel başkanlığında sürdürmesi çok daha doğru” diyen Değirmenci, Ekrem İmamoğlu'nun aday olamaması durumunda Mansur Yavaş'ın güçlü bir seçenek olabileceğini ifade etti.
Değirmenci, “Ekrem İmamoğlu aday olabilirse olur; olamazsa Mansur Yavaş, Türkiye'nin kabul ettiği, çok değerli bir devlet adamı olabilecek bir insan. Biri çıkar mutlaka” dedi.
“BU DÖNEM ÇOK FARKLI”
Siyasi yaşamına 1983 yılında SODEP'in kuruluş sürecinde başladığını anlatan Değirmenci, Türkiye'de çok sert siyasi mücadelelere tanıklık ettiğini ancak mevcut dönemi farklı gördüğünü söyledi.“Çok siyasi mücadelelerimiz oldu ama demokrasi dışında hiçbir mücadele olmadı geçmişte. Ben 1983'te SODEP kurucusu olarak başladım. 1983'ten sonrasını biliyorum. Bu dönem çok farklı” dedi.Buna rağmen geleceğe ilişkin umutlu olduğunu söyleyen Değirmenci, “Her karanlığın mutlaka bir sabahı oluyor” ifadesini kullandı.
“ÖRGÜTLERİN ARASINDA KAVGA YOK”
CHP ve Yeni Parti tabanlarının gelecekte yeniden birlikte hareket edip edemeyeceği konusuna ilişkin Değirmenci, seçmenler ve örgütler arasında aşılması mümkün olmayan bir ayrılık görmediğini belirtti.Kendisinin böyle bir birleşmede özel bir “abilik” görevi beklentisinin bulunmadığını belirten Değirmenci, “Bir birleşme anında abiye ihtiyaç olmayacaktır. Örgütler kendiliğinden birleşecektir. Çünkü örgütlerin arasında bir kavga yok” dedi.
“DENEYİMLİ İSİMLERDEN YARARLANILMALI”
Silivri'de siyasi yapıların dağınık görüntüsüne ilişkin değerlendirmede bulunan Değirmenci, geçmiş dönemlerde görev yapmış isimlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanılabileceğini söyledi.Yalnızca kendisinin veya Özcan Işıklar'ın değil, geçmişte Silivri siyasetinde görev yapmış çok sayıda ismin bulunduğunu belirten Değirmenci, bu kişilerin bir araya getirilerek görüşlerinin alınabileceğini ifade etti.“Silivri'de geçmiş yıllarda önemli görevlerde bulunmuş bir sürü partili arkadaşımız var” diyen Değirmenci, deneyimli isimlerle bir araya gelinmesinin örgütlerdeki sorunların çözümüne katkı sağlayabileceğini savundu.
AK PARTİ VE MHP İÇİN “ÇALIŞIYORLAR” TESPİTİ
Silivri'de CHP ve Yeni Parti'de gördüğü dağınıklığın AK Parti ve MHP'ye alan açtığını savunan Değirmenci, rakip siyasi partilerin sahadaki çalışmalarını da görmezden gelmedi.
AK Parti ve MHP'nin Silivri'de hareketlendiğini belirten Değirmenci, muhalefetin bundan ders çıkarması gerektiğini söyledi.MHP İstanbul İl Başkanlığına seçilen Volkan Yılmaz'ı da tebrik eden Değirmenci, “Sayın Volkan Yılmaz il başkanı oldu. Ben de çok tebrik ediyorum. Hakkıyla oraya seçildiğine inanıyorum. Yolu açık olsun. İnşallah milletvekilliğinde, inşallah partinin genel başkanlığında görürüz onu. Oradan ders alıp bizimkilerin çok çalışması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“ÖNCE PARTİYİ BÜYÜT, SONRA GÖREV TALEP ET”
Silivri'deki siyasi dağınıklığın kişisel hesaplardan da kaynaklanabileceğini savunan Değirmenci, siyaset yapanların önce partilerini güçlendirmeye odaklanması gerektiğini söyledi.“Bazı insanlar ‘küçük olsun, bizde kalsın' diye düşünüyor. Yarın belediye meclis üyeleri belli olacak, milletvekili, belediye başkanı olacak; ‘Yönetimde biz olursak o görevleri de biz alırız' diye bakılıyor. Sen partiyi büyütmezsen aday da olsan sana bir şey yazmaz. Önce partiyi büyüt, sonra görev talep et” değerlendirmesinde bulundu.
Sevginar SALİ

 

YORUM YAP