Silivri eski Belediye Başkanı Selami Değirmenci: Normal bir belediyecilik dönemi yaşanmıyor

Silivri eski Belediye Başkanı Selami Değirmenci: Normal bir belediyecilik dönemi yaşanmıyor

04.05.2026 10:39:48

Silivri Belediyesi'nin son iki yılını ve faaliyet meclisi tartışmalarını değerlendiren eski Belediye Başkanı Selami Değirmenci, CHP'li belediyelere yönelik uygulamaların hizmet üretimini yavaşlattığını söyledi. Değirmenci, belediye yönetiminde ortak aklın önemine dikkat çekerek meclis üyelerinin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Silivri'nin eski belediye başkanlarından Selami Değirmenci, Kamil Bilici'nin hazırlayıp sunduğu programda Silivri Belediyesi'nin son iki yıllık çalışmalarını, faaliyet raporu tartışmalarını ve yerel yönetim anlayışını değerlendirdi. CHP'li belediyelerin ödenek kesintileri ve çeşitli baskılar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Değirmenci, buna rağmen yürütülen çalışmaları takip ettiğini belirtti. Belediye yönetiminde kadro yapısından meclis üyelerinin niteliğine, Kültürevi modelinden geçmiş dönem yatırımlarının değerlendirilmesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“NORMAL BİR BAŞARI DEĞERLENDİRMESİ YAPMAK MÜMKÜN OLMUYOR”
Kamil Bilici:Silivri'yi tutkuyla seven, uzun yıllar hizmet etmiş, duayen bir isim olarak Silivri Belediyesi'nin geride bıraktığı iki yılı ve faaliyet raporu görüşmelerinin yapıldığıson meclisi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Selami Değirmenci:Öyle dönemden geçiyoruz ki normal şartlarda bir belediye başkanı ve belediye yönetimi için sağlıklı başarı değerlendirmesi yapmak pek mümkün olmuyor. Bir insanın elini kolunu bağlayıp ringe çıkarıyorsunuz, sonra da “Hadi bakalım, gel şimdi seninle dövüşelim” diyorsunuz. Akıl almaz baskılar var. Her türlü antidemokratik davranışlar söz konusu. Demokrasi ve hukuk dışı uygulamalarla belediye başkanlarının eli kolu bağlanıyor. Ödenekleri kesiliyor ve yaptıkları her işin altından bir suç çıkarılmaya çalışılıyor.
“BELEDİYE YÖNETİMİ KARAR ALIRKEN YAVAŞLAMAK ZORUNDA KALIYOR”
Doğal olarak bir belediye başkanı ve belediye yönetimi de karar alırken ve uygulama yaparken yavaşlamak zorunda kalıyor. Düşük motivasyonla çalışmak durumunda. Dolayısıyla bu dönemi gerçekten normal bir belediyecilik çalışması olarak değerlendirmek pek mümkün olmuyor.
“BASKILARA RAĞMEN GÖSTERİLEN GAYRETLERİ GÖRÜYORUM”
Her şeye rağmen yapılan çalışmaları ve bütün baskılara rağmen gösterilen gayretleri görüyorum. Ancak bunun yanında eksik olan yönler de var elbette. Örneğin kadro konusunda başkanımızın belli sıkıntıları olduğuna inanıyorum.
“MECLİS ÜYELERİNDEN DAHA FAZLA FİKİR ALINMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUM”
Meclis grubuna baktığınızda çok değerli arkadaşlarımız var. Başkanımıza katkı sunabilecek, fikir üretebilecek isimler. Hatta muhalefet meclis üyeleri arasında da çok değerli, proje üretebilecek arkadaşlar bulunuyor. Beş yıl boyunca başkana fikir verebilecek, proje geliştirebilecek bu isimlerden daha fazla yararlanılması gerektiğine inanıyorum. Bu konuda bir eksiklik görüyorum.
“BELEDİYE BAŞKANLIĞI TEK BİR BRANŞIN HİZMET YERİ DEĞİLDİR”
Belediye başkanı hangi meslekten gelirse gelsin, hangi alanda uzman olursa olsun, tek başına belediyecilikte yeterli olması mümkün değildir. Çünkü belediye başkanlığı tek bir branşın hizmet alanı değildir. Birçok farklı alandan destek ve katkı alınması gereken bir görevdir. Bu katkıların alınması noktasında eksiklik olduğunu düşünüyorum.
“KESİLEN ÖDENEKLER NORMALİN ÇOK ÖTESİNDE”
Tabii geçen dönemden kalan borçlar var. Bunun yanında normal olarak kesilmesi gerekenin çok ötesinde kesilen ödenekler de söz konusu. Zor bir dönemden geçtiği gerçek. Bu nedenle tam anlamıyla “başarılı mı, değil mi?” şeklinde kesin bir değerlendirme yapamıyorum. Kamuoyunun da bu sürece bu şekilde bakması gerektiğine inanıyorum.
“CHP'Lİ BELEDİYELERLE CUMHUR İTTİFAKI BELEDİYELERİNİN İMKÂNLARI AYNI DEĞİL”
CHP'li belediyelere uygulanan baskılarla Cumhur İttifakı'na mensup belediyelerin imkânlarının aynı olmadığını herkes biliyor. Peki o zaman ne yapalım? Cumhur İttifakı'nın belediye başkanlarını mı seçelim? Hayır, mesele bu değil. Demokrasiden yana, haktan ve hukuktan yana olan insanlar direnmesini bileceklerdir. Bu bir dönemdir, geçecektir.
“BU BASKILARIN SİYASETE TEPKİ OLARAK YANSIYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Bugün İran'ın Amerika karşısında yıllardır nasıl bir direnç gösterdiğine, halkın dış baskılara karşı nasıl bir birliktelik sağladığına baktığımızda bunu açıkça görüyoruz. Benzer bir durumun önümüzdeki seçimlerde halkın tepkisi olarak siyasete yansıyacağını düşünüyorum. Eğer bu baskıları yapanlar, “Belediyeyi başarısız gösteririm, sonra da seçimi kazanırım” düşüncesindelerse, gelecekte bunun ne kadar yanlış bir hesap olduğunu göreceklerdir.
“İHTİYAÇ DUYMUYORLAR DEMEK Kİ”
Kamil Bilici:Başkanım, az önce satır arasında meclis üyelerinden faydalanabileceğini, danışabileceği çok isim olduğunu söylediniz. Size danışan oluyor mu? Tecrübelerinizden yararlanılıyor mu?
Selami Değirmenci:İhtiyaç duymuyorlar demek ki. Benim demek istediğim, bırakın bizi; öncelikle belediye meclis üyelerinden yararlanılması gerekir. Çünkü gerçekten çok değerli, kendi alanlarında birikimli arkadaşlarımız var. Bu isimler sadece iktidar grubunda değil, muhalefet meclis üyeleri arasında da bulunuyor.
“İKTİDAR–MUHALEFET AYRIMI YAPMADAN FİKRİ OLAN HERKESLE ÇALIŞTIK”
Bizim en önemli özelliklerimizden biri geçmişte iktidar–muhalefet ayrımı yapmadan, fikri olan ve katkı sunabilecek kim varsa onların görüşlerinden yararlanmaya çalışmamızdı. Belediye yönetiminde bu anlayışı benimsedik ve bundan da önemli kazanımlar elde ettik.
“HİZMETİ ALACAK OLAN SİLİVRİ'DİR”
Örneğin biz o dönem Büyükşehir'e bağlı değildik, müstakil bir belediyeydik. Benden sonra Hüseyin Turan döneminde Silivri Büyükşehir'e bağlandı. Silivri o dönem AK Partili bir belediyeydi. Ancak bizim dönemimizde süreçte Refah Partili büyükşehir belediyesinden katkı alabilmek için zaman zaman AK Partili ve Refah Partili arkadaşlardan destek aldık. Örneğin Metin Karakaş ile birçok kez birlikte giderek taleplerde bulunduk ve bu taleplerimiz karşılandı. Bu demek değildir ki o hizmetin siyasi payesi bir partiye yazılır. Paye kime yazılırsa yazılsın, burada hizmeti alacak olan Silivri'dir. Önemli olan o hizmeti Silivri'ye getirebilmektir.
“BELEDİYEYE KATKI VERECEK ÇOK DEĞERLİ İNSANLAR VAR”
Sadece geçmiş dönem belediye başkanları değil, tecrübeleriyle katkı sunabilecek birçok meslek grubundan insan var. Belediyeye amatörce katkı verebilecek, hiçbir beklentisi olmadan bilgi birikimini paylaşabilecek emekli olmuş ama tecrübesi çok yüksek mühendis arkadaşlarımız var. Kamuda görev yapmış çok sayıda vatandaşımız var. Onlarla zaman zaman görüşülerek katkılar alınabilir. İmkânsızlıklardan imkânlar üretilebilir diye düşünüyorum.
“BU KONUDA DAHA DUYARLI OLUNURSA BAŞARISI KENDİ HANESİNE YAZILIR”
Bu konuda Sayın Belediye Başkanı biraz daha duyarlı olursa sonuçta kendisi başarılı olacaktır. Yapılacak çalışmalar onun başarı hanesine yazılacaktır diye düşünüyorum.
“BİLGİSİ DAHİLİNDEYSE TEŞEKKÜR ETMEYE GEREK YOK”
Kamil Bilici:Evet, yine konuşmanızda kadro konusunda bazı sıkıntılar gözlemlediğinizi ifade etmiştiniz. Geçtiğimiz faaliyet meclisinde de özellikle Silivri Belediyesi Denetim Komisyonu üyeleri tarafından gündeme getirilen bazı iddialar vardı. Bazı ayrıcalıklı personelin normal kazançlarının üç katına kadar mesai yazdığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Sayın Belediye Başkanı da bu konuyu gündeme getiren AK Parti Meclis Üyesi Salim Çavdar'a teşekkür ederek, “Muhalefet de bu işe yarar, bizi uyardınız” ifadelerini kullandı ve arkadaşlarını sert şekilde uyardığını söyledi. Böyle bir durumda sert bir şekilde uyarmak yeterli midir?
Selami Değirmenci:Böyle bir şey yok. Eğer bilgisi dahilindeyse zaten teşekkür etmeye gerek yok. “Ben biliyordum” denir. Ama bilgisi dışında böyle bir suistimal yapılmışsa, o zaman bunun çok daha sert bir karşılığı olmalıdır. Üstü kapatılabilecek ya da geçiştirilebilecek bir olay değildir.
“SİLİVRİ'NİN SORUNLARINI ÇOK İYİ BİLEN BİR ARKADAŞIMIZ”
Kamil Bilici:Geçtiğimiz dönem Silivri Belediye Başkanlarımızdan Volkan Yılmaz, yerel seçimlerin ardından yaklaşık iki yıllık bir dinlenme sürecine çekilmişti. Sonrasında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin takdirleriyle İstanbul İl Başkanlığı görevine atandı. Bu görevin Silivri'ye katkıları olur mu? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Selami Değirmenci:Elbette katkısı olacaktır. Öncelikle burada yapmış olduğu belediye başkanlığından dolayı Silivri'nin sorunlarını çok iyi bilen bir arkadaşımız. Cumhur İttifakı'ndan olması da buraya getirilecek imkânları daha da artıracaktır.
“SADECE BELEDİYENİN DEĞİL DEVLETİN İMKÂNLARINI DA SİLİVRİ'YE YÖNLENDİRMEK GEREKİR”
Örneğin viyadük, kavşak yapılması gibi çalışmalar Volkan Bey'in girişimleriyle olmuştu. Bunlar doğrudan belediyenin görevi değildir ama belediye başkanlarının önemli özelliklerinden biri de budur. Sadece kendi imkânlarıyla değil, devletin diğer imkânlarını da şehre yönlendirebilmek gerekir. Volkan Bey bunu geçmişte yaptı.
“SİLİVRİ'YE MUTLAKA FAYDASI OLACAKTIR”
Geçmişte farklı dönemlerde hükümetlerle uyum içinde çalışarak katkı sağlayan başka arkadaşlarımız da oldu. Dolayısıyla Volkan Bey'in yeni görevinin Silivri'ye mutlaka faydası olacaktır diye düşünüyorum.
“KIYAS YAPARKEN YILLARIN İMKÂNLARINI DA KIYASLAMAK GEREKİR”
Kamil Bilici:Evet, faaliyet meclisleri konuşulurken ya da şehir yönetimi değerlendirilirken; yayıncılar, gazeteciler ya da siyasetçiler tarafından sık sık kıyaslamalar yapılıyor. Gerek geçmiş dönemlerle gerekse çevre ilçelerdeki belediyelerle karşılaştırmalar gündeme geliyor. Geçtiğimiz günlerde faaliyet meclisinde Sayın Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da “30 yılın işlerini yapıyoruz, 30 yıldır yapılmayan işleri yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ayrıca sizin döneminiz ile bugünü kıyasladığımızda nasıl bir değerlendirme yapmak gerekir?
Selami Değirmenci:Kıyas yaparken öncelikle yılları ve o yılların imkânlarını kıyaslamak gerekir. Ben göreve başladığımda 1989 yılında Silivri'nin nüfusu 26 bindi. Görevi bıraktığımda ise merkez ilçenin nüfusu yaklaşık 55 bine ulaşmıştı. O günkü şartlarda biz Büyükşehir'e bağlı değildik, müstakil bir belediyeydik. İtfaiye de bizdeydi, mezarlık hizmetleri de bizdeydi, su ve kanalizasyon hizmetleri de bizim sorumluluğumuzdaydı. Bunlara ek olarak bütün köylerin itfaiye ve sağlık hizmetleriyle ambulans hizmetlerini de biz yürütmek zorundaydık. Dolayısıyla çok küçük imkânlarla çok büyük hizmetler vermeye çalışıyorduk.
“BÜYÜKŞEHİR HİZMETLERİNİ BELEDİYE HİZMETİ GİBİ GÖSTERMEK DOĞRU DEĞİL”
Bugün büyükşehir belediyesi gelip burada büyük bir hizmet yaptığında, sadece bu dönem için söylemiyorum; geçmiş dönem belediye başkanı arkadaşlarım için de söylüyorum, bu hizmetlerin tamamını “biz yaptık” şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Çünkü artık büyükşehir belediyesi sisteminin içindeyiz ve birçok hizmet büyükşehir tarafından yürütülmektedir.
“MERKEZ İLÇENİN ALTYAPISINI TAMAMLAYARAK GÖREVİ BIRAKTIM”
Ben görevi bırakırken Silivri merkez ilçenin altyapısının tamamını bitirmiştim. Yazlık bölgelerimiz dışında yolu yapılmadık bir metrekare yer kalmamıştı. Su ve kanalizasyon altyapısı tamamlanmıştı. Hatta su dağıtım projesi 350 bin nüfusa göre planlanmıştı ve hâlâ o proje üzerinden hizmet verilmeye devam ediliyor. Bugün Silivri'de kullanılan su depolarının tamamı da bizim dönemimizde yapılmıştır. Benim görevim biteli 22 yıl geçti.
“GEÇMİŞ HİZMETLERİ GÖRMEZDEN GELMEK DOĞRU DEĞİL”
Dolayısıyla bazı hizmetleri kıyaslarken geçmişte yapılanları görmezden gelmek çok doğru değildir. Bazı gazeteci arkadaşların sosyal medyada yaptığı değerlendirmelere bakıyorum; şu belediye başkanı bunu yaptı, bu belediye başkanı şunu yaptı şeklinde sıralamalar yapılıyor ama bizim dönemimizde hiçbir şey yapılmamış gibi değerlendirmeler ortaya konuluyor.
“YAPTIĞIMIZ HİZMETLERİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRELİM”
Ben isterim ki o arkadaşlarla bir araya gelelim, yaptığımız hizmetleri birlikte değerlendirelim. Kamuoyu da bunları duysun, kimin hangi dönemde ne yaptığını görsün diye düşünüyorum.
“KÜLTÜREVI GENÇLER VE KADINLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR MERKEZDİ”
Kamil Bilici:Evet, en önemli yatırımlardan biri de hiç kuşkusuz kültür alanındaki çalışmalardı. Bugün Silivri'nin siyasetinde, ticaretinde, sanatında ve sporunda söz sahibi olmuş birçok insan o dönemin Kültürevi'nde yetişti. Taner Çetin'i de burada anmak gerekir; sizin görevlendirmenizle gençlerin başında önemli bir rol üstlenmişti.
Ancak yıllara baktığımızda — kimseyi ayrı tutmadan söylüyorum — Hüseyin Turan, Özcan Işıklar, Volkan Yılmaz ve bugün Bora Balcıoğlu dönemlerinde Kültürevi'nin o insan yetiştiren dinamizmini uzun süredir kaybettiğini düşünüyorum. Kendimi bir yere koymak için söylemiyorum ama yaptığımız işleri devam ettirecek bir kardeş aradığımda bulmakta zorlandığımı hissediyorum. Kültürevi süreci Silivri için çok önemliydi. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Selami Değirmenci:Kültürevi gençler için de kadınlar için de çok önemliydi. Düşünün, 1990'lı yıllarda 500'ün üzerinde genç ve kadın Kültürevi'nde faaliyet yürütüyordu. O gün İstanbul'da belki bir ya da iki belediyede ancak benzeri olan bir kurumdu Kültürevi. Biz de çok değerli hocalarla hizmet vermeye çalışıyorduk.
“İTÜ KONSERVATUVARINDAN HOCALAR GETİREREK EĞİTİM VERDİK”
Örneğin ilk Kültürevi çalışmalarında İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvarı'ndan hocalar getirerek çocuklarımızı eğittik. Melih hocamız başta olmak üzere birçok alanda o kalitede öğretmenlerle eğitim vermeye çalıştık. O dönemde gerçekten nitelikli bir kültür eğitimi ortamı oluşturduk.
“BUGÜN HALK OYUNLARI HOCASI OLANLARIN TAMAMI O DÖNEMDE YETİŞTİ”
Geriye doğru baktığınızda sizin de belirttiğiniz gibi, başta siz olmak üzere bugün halk oyunlarında eğitmenlik yapan birçok arkadaşımızın tamamı bizim dönemimizde yetişti. Benim görevim biteli 22 yıl olduğuna göre, o günden bugüne aynı ölçekte yetişmiş yeni isimlerin olmaması bence ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
“O DÖNEM BELEDİYENİN KÜLTÜRE PARA HARCAMASI YASAKTI”
Bir de o günkü imkânlarla bugünkü imkânlar aynı değil. Biz son derece kısıtlı şartlarda çalışıyorduk. Üstelik belediyenin bu alana doğrudan para harcaması da yasaktı. Bu nedenle bir fon hesabı oluşturduk. Ziraat Bankası'nda açtığımız bir hesapta toplanan paralarla hocalarımızın maaşlarını ve Kültürevi'nin giderlerini karşılamaya çalışıyorduk. Çünkü bu harcamaları belediye bütçesinden yapamıyorduk.
“TENKİT ALDIK AMA VAZGEÇMEDİK”
Bu uygulama aslında riskliydi. Bu nedenle birkaç kez müfettişlerden de eleştiri aldık. Ama buna rağmen vazgeçmedik, o çalışmaları sürdürdük.
“BUGÜN ÇOK DAHA FAZLASI YAPILABİLİR”
Bugünkü imkânlara baktığımda çok daha farklı ve güçlü çalışmalar yapılabileceğine inanıyorum. O gün bizim imkânlarımız yoktu. Belediyenin bütçesine baktığınızda neredeyse sadece maaş ödeyebilecek durumdaydık. Buna rağmen birçok çalışma yapıldı. Bugün ise imkânlar çok daha geniş.
“BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ADAY OLACAKLARIN YÖNETİCİLİK EĞİTİMİNDEN GEÇMESİ GEREKİR”
Kamil Bilici:Metin Karakaş, geçtiğimiz günlerde ilçe siyasetinin önemli isimlerinden biri olarak Refik Bek ve Erhan Kızılyar'ın programa katıldı. Belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin yeterliliği konusunu gündeme getirerek; “Bir araba kullanan kişi ehliyet almak zorunda. Peki şehir yönetenler nasıl seçiliyor?” diyerek bu konuda bir değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Selami Değirmenci:Aslında belediye başkanlığına aday olacak kişilerin belli bir yöneticilik eğitiminden geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada kastettiğim tek bir alanda bilgi sahibi olmak değil. Belediyecilik çok yönlü bir yönetim alanıdır. İyi bir yönetici nasıl olunur, bu konuda birikim sahibi olunması gerekir.
“İLÇEYİ YÖNETMEK ORTAK AKILLA MÜMKÜNDÜR”
Önemli olan bütün bilgi birikimlerini bir araya getirip ortak akıl oluşturabilmektir. İlçeyi yönetmek de bu ortak akılla mümkündür. Bunun da büyük ölçüde meclis üyeleriyle sağlanabileceğine inanıyorum. Ancak meclis üyelerinin de iyi bir eğitim sürecinden geçmesi gerektiğini düşünüyorum.
“SEÇİM ÖNCESİ VERİLEN EĞİTİMLER ÇOĞU ZAMAN GÖSTERMELİK KALIYOR”
Bazı partiler seçim öncesinde belediyecilik eğitimi vermeye çalışıyor. Ancak bu eğitimler çoğu zaman göstermelik kalıyor ve yeterli fayda sağlamıyor. Meclis listeleri oluştuğunda bakıyorsunuz, o eğitimlerden geçmiş kişiler listelerde yer almıyor.
“MECLİS LİSTELERİNE LİYAKAT DIŞI İSİMLER YERLEŞTİRİLEBİLİYOR”
Ne yazık ki bazen eş, dost, akraba ilişkileriyle meclis listelerine layık olmayan kişiler de yerleştirilebiliyor. Sonrasında ise ilçe bu kişilerden hizmet bekliyor. Bu şekilde sağlıklı bir belediyecilik anlayışı oluşmaz.
“32 KİŞİ BU HALKIN ÇOK DEĞER VERDİĞİ İSİMLER OLMAK ZORUNDADIR”
Silivri özelinden bakarsak, tüm partilerden 31 meclis üyesi ve belediye başkanıyla birlikte toplam 32 kişi bu halkın çok değer verdiği isimlerdir. Bu insanların kendilerini sürekli geliştirmeleri gerekir. Ortaya fikir koymaları ve proje üretmeleri gerekir. Sadece mecliste parmak kaldırarak ya da oturdukları yerden sataşmalarla meclis üyeliği yapılmaz.
“İLKOKUL MEZUNU OLMASINA RAĞMEN ÇOK BÜYÜK KATKI SUNAN MECLİS ÜYELERİMİZ OLDU”
Benim bir meclis üyem vardı, ilkokul mezunuydu. Adını da söylemekte sakınca görmüyorum: İbrahim Kara. Öylesine çalışıyor, öylesine mücadele ediyordu ki imar konularında bile uzmanlaşmıştı. Hesapların incelenmesi konusunda ciddi katkılar sundu. Kendi işini bile ihmal edecek kadar belediyeciliğe emek verdi.
1989–2004 döneminde buna benzer birçok arkadaşımız vardı. Çok büyük mücadeleler veriyor, belediyeye ciddi katkılar sunuyorlardı. Burada önemli olan kişinin üniversite mezunu olması ya da olmaması değil; ilçenin sorunlarını kendi sorunu kabul etmesi ve çözüm üretme sorumluluğu taşımasıdır.
“MECLİS ÜYELİĞİ POLEMİK YERİ DEĞİL HİZMET ÜRETME YERİDİR”
Seçilmiş bir meclis üyesi, bulunduğu dönemde ilçesine katkı sunmak zorundadır. Polemik yapmak yerine hizmet üretmek için çalışan isimler olmalıdır. Bu anlamda Metin Karakaş'ın söylediklerine katılıyorum.
“SADECE OTURDUĞU YERDEN SATAŞARAK MECLİS ÜYELİĞİ YAPILMAZ”
Kamil Bilici:Evet, meclis salonunda hem sağ tarafta hem sol tarafta iki yıldır sesini duymadığımız meclis üyeleri de var.
Selami Değirmenci:Ya da sadece konuşmacılara oturduğu yerden sataşarak meclis üyeliği yapılmaz. Meclis üyeliği aktif katkı sunmayı gerektirir.
“KONJONKTÜRÜ HALK DEĞİŞTİRİYORSA BU SAYGI DEĞERDİR”
Kamil Bilici:İbrahim Kömür, geçtiğimiz seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi Silivri İlçe Başkanıydı. Sonrasındaki ilçe kongresi sürecinde görevinden ayrıldı. Bugün Hürhaber gazetesinin köşe yazıları bölümünde yazıyor. Programdan önce dinleyicilerimizle de paylaştım. Özellikle Volkan Yılmaz'ın il başkanı olduğu günlerde yaptığı bir değerlendirme vardı. Partilerin konjonktürü değiştiğinde bazı dengelerin de değişebildiğini ifade eden bir tabloya dikkat çekmişti. Bugün de köşe yazısında buna benzer değerlendirmelerde bulunuyor. Siz İbrahim Kömür'ün bu açıklamaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Selami Değirmenci:Evet, konjonktürler değişince farklılıklar olabiliyor. Bu çok doğru. Ancak konjonktürü halk değiştiriyorsa bu çok saygıdeğer bir durumdur. Bir seçime girersiniz, ister ilçe seçimi olur ister meclis üyeliği ön seçimi olur; orada seçilirsiniz. Buna saygı duyarım.
“BİRİNİN SÖZCÜLÜĞÜ ADINA GÖREVE GELİYORSANIZ BAŞKALARINA LAF ETMEK DOĞRU DEĞİL”
Ama birinin temsilciliği adına ya da birinin sözcülüğünü yapmak üzere bir göreve getiriliyorsanız, o zaman başkaları hakkında bu kadar rahat değerlendirme yapmak doğru değildir. Önce herkes kendine bakmalıdır; nasıl geldiğini, nasıl görev yaptığını ve neden kongrelerde aday olamadığını değerlendirmelidir.
“ADAY OLMA CESARETİ GÖSTEREMEYENLERİN AHKÂM KESMESİ DOĞRU DEĞİL”
Uzun yıllar görev yapıp çok sayıda üye yazmasına rağmen aday olma cesaretini bile gösteremeyen insanların birçok konuda bu kadar iddialı konuşmaları bana göre çok doğru değildir.
“ÖN SEÇİMİ YAPTIK, EĞİLİM YOKLAMASINDA 9–0 SONUÇ ALDIK”
Kamil Bilici:Ön seçimlerle ilgili olarak aslında Silivri'nin demokrasi geleneği açısından örnek gösterilen süreçlerde yer alan isimlerden birisiniz. Yanlış hatırlamıyorsam bir ön seçim sürecinde 9–0 gibi bir sonuç ortaya çıkmıştı.
Selami Değirmenci:Evet, ön seçimi yaptık. Eğilim yoklamasında Özcan Bey ile birlikte yapılan süreçte 9–0 sonuç aldık.
“GENEL MERKEZ ADİL DAVRANMADIĞI İÇİN BİR FAYDASI OLMADI”
Ama bunun hiçbir faydası olmadı. Çünkü genel merkez haklı ve adaletli bir davranış sergilemedi. Demokratik uygulamalar yapılır gibi gösterildi ama sonuçta kafasında olan uygulandı. Bu nedenle zaten başarılı olunamadı.
“BORA BALCIOĞLU PARTİYE KAZANDIRDIĞIMIZ İSİMLERDEN BİRİYDİ”
Kamil Bilici:Evet, o 9–0'lık ön seçim sürecindeki isimlerin önemli bir kısmının bugün ilçe siyasetinde yine aktif görevlerde olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Bugün İlçe Başkanı Doruk Bulut var, belediye başkan yardımcıları var. Hatta Silivri Belediye Başkanımız Bora Balcıoğlu da Cumhuriyet Halk Partisi'ne kazandırılan isimlerden biri olarak değerlendirilebilir.
Selami Değirmenci:O 9–0'lık sürecin içinde değildi ama ondan önceki dönemde bizim bulup partiye kazandırdığımız arkadaşlarımızdan biriydi.
“CHP'Lİ BELEDİYELERE UYGULANAN BASKILAR HİZMETİ YAVAŞLATIYOR”
Kamil Bilici:Dinleyicilerimize ve Silivri'ye son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Selami Değirmenci:Tüm Silivri halkına saygılarımı sunuyorum. Belediyeyi değerlendirirken halkımızın çok büyük bir bölümünün, bugün sadece Silivri Belediyesi'ne değil tüm Cumhuriyet Halk Partili belediyelere uygulanan demokrasi ve hukuk dışı davranışların hizmeti yavaşlattığını gördüğüne inanıyorum.
“BU DURUMUN HESABI İLK SEÇİMDE SORULACAKTIR”
Ama bunun hesabının da ilk seçimde mutlaka sorulacağına inanıyorum. Bu düşüncelerle tüm Silivri halkına saygılarımı sunuyorum.
Sevginar Sali

YORUM YAP