“Silivri’de yaşamak İstanbul’u gerçekten yaşamaktır”

“Silivri’de yaşamak İstanbul’u gerçekten yaşamaktır”

02.04.2026 10:00:42

Metropol FM'de Kamil Bilici'nin hazırlayıp sunduğu Bi Gündem programına konuk olan AK Parti Silivri Belediye Meclis Üyesi Dorukhan Enes Kocabaş, Silivri'de yaşamaktan duyduğu memnuniyeti vurgulayarak, ilçenin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin İstanbul'u gerçek anlamda yaşama fırsatı sunduğunu söyledi.
Metropol FM'de yayımlanan Bi Gündem programında Kamil Bilici'nin sorularını yanıtlayan AK Parti Silivri Belediye Meclis Üyesi Dorukhan Enes Kocabaş, hem kişisel yaşam yolculuğunu hem de Silivri'ye ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Silivri'nin sahip olduğu doğal, tarihi ve sosyal zenginliklerin ilçeyi İstanbul içinde ayrıcalıklı bir konuma taşıdığını ifade eden Kocabaş, “Silivri'de yaşamak İstanbul'u gerçekten yaşamaktır” sözleriyle hemşehrilerine seslendi. Konuşmasında Silivri'ye hizmet etme motivasyonunu da vurgulayan Kocabaş, ilçeye değer katacak çalışmalar üretme gayretinde olduklarını belirtti.
“MEMLEKETE KATKI SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Kamil Bilici: Dorukhan Enes Kocabaş kimdir, diyerek başlayalım mı sohbetimize?
Dorukhan Enes Kocabaş:1994 yılında İstanbul'da doğdum. Aslında Giresun kökenli bir ailenin evladıyım. Dedem henüz 7 yaşlarındayken İstanbul'a gelmiş. Daha sonrasında biz de İstanbul'da doğup büyüyen bir aile olarak hayatımıza burada devam ettik.
İlkokul eğitimimi Beylikdüzü Koç İlköğretim Okulu'nda tamamladım. Ardından lise eğitimimi Saint-Joseph Fransız Lisesi'nde bitirdim. Sonrasında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nden mezun oldum.
Öğrencilik yıllarımda birçok sivil toplum kuruluşunda görev aldım. Özellikle bir düşünce kuruluşu olan SETA'da bir dönem çalışma fırsatım oldu. Daha sonra, Silivri'nin tadını almış herkes gibi Silivri'ye dönmek bana da nasip oldu. O günden bugüne kadar çeşitli alanlarda faaliyet göstermeye devam ettim.
Şu anda da kardeşimle birlikte bir şirketin yöneticiliğini yürütüyorum.
Bu arada eşim de kızmasın; evliyim. Henüz bir çocuğumuz yok ama inşallah Allah nasip ederse. Yeni kurduğumuz ailemizle birlikte memlekete katkı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz.
“BABAM SİVİL TOPLUMDA İLÇEMİZE VE SANAYİCİLERİMİZE KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYOR”
Kamil Bilici:SİAD Başkanı ve Çağ Kabara'nın ortaklarından biri olan Hakan Kocabaş'ın evladı olmak da ayrı bir özellik, ayrı bir duygu olsa gerek; öyle değil mi?
Dorukhan Enes Kocabaş:Tabii ki öyle. Öncelikle babamla ilgili birkaç şey söylemem gerekiyor. Babam, sivil toplum çalışmalarında her zaman aktif olmuş ama doğrudan siyasetin içinde yer almamaya özen göstermiştir. Buna rağmen siyasetle her zaman yakın bir ilişki içerisinde olmuştur ve hâlâ da bu yaklaşımını sürdürmektedir.
Sivil toplum tarafında ilçemize, sanayicilerimize ve eğitim kurumlarımıza kendi imkânları ölçüsünde katkı sunmaya çalışan, önemli hizmetler üretmeye gayret eden bir isimdir. Bu yönüyle Silivri'ye değer katmaya çalışan bir anlayışın temsilcisidir.
Bu vesileyle rahmetli Kadir Başkanı da anmış olduk. Allah rahmet eylesin. Kadir Başkan benim için de çok önemli bir figürdü. Silivri'ye ilk geldiğim dönemlerde kendisinin entelektüel birikimi ve insan ilişkileri beni çok etkilemişti. Bildiğiniz gibi kendisi asker kökenliydi.
Ben lise dönemimde askeri liselere girmek istiyordum ve sınavlara da girdim. Üç kuvvetten de kazandım. Özellikle denizci olmak gibi bir arzum vardı. Ancak babam bir sanayici olarak burada devam ettirmem gereken bir sorumluluk ve değer olduğunu düşünüyordu. Rahmetli Kadir Başkan ise o dönemde babama “Gönder gitsin, sonra gerekirse, tazminatını öder, yine yanına alırsın” şeklinde esprili bir yaklaşımda bulunmuştu.
Dolayısıyla hem babam hem de rahmetli Kadir Başkan gibi Silivri'ye değer katmış büyüklerimiz bizim için önemli örneklerdir.
“İLK KEZ İBB'NİN KUBBELİ MECLİS SALONUNA GİTTİĞİM GÜN SİYASETE İLGİM BAŞLADI”
Kamil Bilici: Siyasetle tanışmanız nasıl oldu?
Dorukhan Enes Kocabaş:Siyasetle tanışmam aslında ilkokul yıllarıma dayanıyor. Beylikdüzü'nde ilkokulda okuduğum dönemde bir öğrenci meclisleri projesi vardı. O kapsamda Beylikdüzü'nü temsilen ilk kez İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kubbeli meclis salonuna gitme fırsatım oldu. O gün itibarıyla içimde siyasete karşı bir ilgi ve arzu doğdu.
Daha sonraki akademik hayatım boyunca da kendimi geliştirme noktasında özellikle 19. yüzyıl entelektüelleri gibi disiplinler arası bir birikime sahip olmayı hedefledim. Yani her şeyden biraz bilen, farklı alanlara temas edebilen bir bakış açısı kazanmayı arzu ettim. Bu nedenle siyaset bilimi okumayı tercih ettim. Çünkü siyaset bilimi; sosyoloji, ekonomi, tarih gibi birçok farklı alanla ilişkili, disiplinler arası bir çalışma alanı sunuyor. Bu süreçte siyaseti akademik olarak da çalışma imkânı buldum.
Daha sonra dönemin AK Parti Silivri İlçe Başkanı Mutlu Bozoğlu sağ olsun gelip beni babamdan istedi. 2018 yılında, teorik olarak üzerinde çalıştığım siyasetin pratiğinin içine girme fırsatı yakaladım. Oldukça yoğun bir dönemde siyasete başladım. Çünkü 2018 yılında hem genel seçim sürecini yaşadık hem de ardından yerel seçim sürecine girdik. O dönemde İlçe Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım.
2024 seçimleriyle birlikte de dönemin İlçe Başkanı Ekrem Pamuk'un teveccühüyle listelerde yer alma fırsatı buldum. O günden bugüne Silivri siyasetinin içinde elimizden geldiğince var olmaya ve katkı sunmaya gayret ediyoruz.
“SİLİVRİ HALKININ TERCİHİNE SAYGI DUYMAKTAN BAŞKA BİR ŞANSIMIZ YOK”
Kamil Bilici:Cumhur İttifakı açısından Silivri'de 2024 seçim kaybının sebepleri nelerdi? Masaya yatırdınız mı?
Dorukhan Enes Kocabaş:AK Parti teşkilatları olarak 2019 yılında Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade doğrultusunda sahada aynı aşk ve şevkle çalışmaya başladık. 2019'daki emeğimizin 2024'e kadar hiç eksilmeden devam ettiğini özellikle ifade etmek isterim.
Elbette seçim sonuçları birçok farklı sebebe dayandırılabilir. Ancak sonuçta Silivri halkının bir tercihi ortaya çıkmıştır. Bizim buna saygı duymaktan ve bize verilen yeni görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur.
Bu süreçte elbette değerlendirilecek pek çok başlık var. Ancak sahadan gelen verilerle, vatandaşlarımızla kurduğumuz temaslarla bu değerlendirmeleri yapmak gerektiğine inanıyorum. Zaman zaman “işletme körlüğü” dediğimiz bir durum yaşanabiliyor. Bu nedenle bazı konuları içeriden değerlendirmek kadar dışarıdan gelen geri bildirimlerle analiz etmek de önemli oluyor.
Biz de sahadaki temaslarımızı aynı şekilde sürdürmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki seçim sürecine giderken bu değerlendirmeleri yeniden masaya yatırarak doğru çözümleri ortaya koymak için çalışıyoruz.
“SİLİVRİ İÇİN BİR MASTER PLAN OLUŞTURULMASINI ARZU EDİYORUZ”
Kamil Bilici: Öncülerinden biri olduğunuz Silivri Belediyesi Kent Kimliği Geliştirme Komisyonu çalışmaları nasıl gidiyor?
Dorukhan Enes Kocabaş:Kent Kimliği Geliştirme Komisyonu, grup olarak üzerinde özellikle durduğumuz ve göreve başlar başlamaz birkaç ay içinde yaptığımız çalışmalar sonucunda hayata geçirmeyi arzu ettiğimiz bir ihtisas komisyonu oldu. Bildiğiniz gibi ihtisas komisyonları, Belediye Meclisi'ne gelen gündem maddelerini değerlendirmek üzere Belediye Kanunu'nda tanımlanmış yapılardır. Bununla birlikte komisyonların farklı alanlarda daha geniş kapsamlı çalışmalar yürütme imkânı da vardır. Ancak ne yazık ki bu kapsamda henüz arzu ettiğimiz düzeyde bir çalışma gerçekleştiremedik.
Ben bu komisyonu çok önemsiyorum. Çünkü Silivri'nin sadece potansiyeli değil, aynı zamanda çok güçlü temelleri de var. Biz gerçekten Allah vergisi çok kıymetli bir coğrafyada yaşıyoruz. Silivri, İstanbul'un en büyük ekilebilir ve dikilebilir tarım alanlarına sahip ilçelerinden biri. Bunun yanında burada faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarımız Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 1,5'ini gerçekleştiriyor. Türkiye'nin ilk yüzde 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan firmalarımız var.
Turizm açısından bakıldığında yalnızca sahil şeridimiz değil, aynı zamanda önemli bir orman varlığımız ve zengin bir tarihsel mirasımız da bulunuyor. Örneğin Çanta bölgesinde Anadolu'nun en eski kurgan tipi mezarlarından biri koruma altında olmasına rağmen yeterince değerlendirilemiyor. Danamandıra'da mağara resimlerinin bulunduğu alanlar var. Bunlar son derece kıymetli değerler.
Bu nedenle ben teorik çalışmalar ile pratiğin bir araya getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Amacımız bilimsel araştırmalarla sahadaki gerçekliği buluşturmak. Bunun için bir komisyon kurulmasını teklif ettik ve bir çalıştay yapılmasını önerdik. Tarım konuşuluyorsa çiftçi de orada olmalı, şehir plancısı da olmalı, üniversitelerden akademisyenler de sürece dahil olmalı. Önce problemi doğru şekilde ortaya koymalı, ardından çözümü çok yönlü olarak birlikte üretmeliyiz.
“VERİYİ BİR ARAYA GETİREN BİR PLATFORM OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR”
Ortaya konacak bu çalışmalar sonucunda Silivri için bir master plan belirlenmesini arzu ediyoruz. Bu master planın, yerel yönetimler değişse bile uygulanmaya devam eden, vazgeçilmeyen bir temel yol haritası haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bugün veri çok kıymetli; artık veri dünyanın yeni petrolü olarak görülüyor. Ancak işlenmiş veri çok daha kıymetli. Silivri üzerine bugüne kadar yapılmış çok sayıda akademik çalışma var. Rahmetli Rıfat Naci Alkan'ın çalışmaları, rahmetli belediye başkanlarımızdan Cemal Kozanoğlu döneminde hazırlanan üç ciltlik Silivri monografisi gibi önemli eserler bulunuyor. Bunun yanında akademisyenlerin yürüttüğü birçok saha araştırması da mevcut. Örneğin DanamandıraGöleti'ndeki mikroorganizmalar üzerine yapılan bilimsel çalışmalar var.
Bütün bu birikimi bir araya getirecek bir platforma ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu noktada kurumsal kimliğiyle Silivri Belediyesi önemli bir merkez olabilir. Bu komisyonu teklif ederken de sadece meclis gündemlerini değerlendiren bir yapı olmasının ötesinde, proje üreten ve Silivri'nin geleceğine yön veren bir çalışma mekanizması haline gelmesini arzu ettiğimizi özellikle ifade ettik.
“SİLİVRİ'NİN BÜYÜMESİNİ KONTROLLÜ VE ETKİN ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”
Kamil Bilici: Yine Silivri'yi ilgilendiren konulardan biri olarak kaçak hafriyat meselesini gündeme getirmiştiniz. Silivri'de bu konuda yeterli denetim yok mu? Bu tespitler nasıl ortaya çıktı? Ne düşünüyorsunuz?
Dorukhan Enes Kocabaş:Silivri'yi muhafaza etmemiz gerekiyor. İlçemizin büyümesini kontrollü ve etkin bir şekilde gerçekleştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü Silivri'nin korunması gereken çok önemli değerleri var. Bunların başında toprağımız geliyor.
Sahadan gelen veriler doğrultusunda yaptığımız tespitlerde, özellikle bazı bölgelerde ciddi bir gözetim sorunu yaşandığını görüyoruz. Seymen, Fener, Ortaköy ve Kılıçlı mahallelerinde, hatta çok dikkat çekici şekilde hazine arazilerinin üzerine büyük ölçekli kaçak hafriyat dökümlerinin yapıldığı yönünde tespitlerimiz oldu.
Elbette doğaya küçük ölçekli zararlar dahi kabul edilemez. Hepimiz doğada gezerken yol kenarlarına bırakılmış molozları, hafriyat atıklarını görüyoruz ve bunlar da doğru değildir. Ancak burada söz konusu olan durum çok daha büyük ölçekli bir faaliyet. Bu boyutta kaçak döküm yapılabiliyor olması ciddi bir denetim zafiyetine işaret ediyor.
Biz bu konuyu belediye meclisi gündemine taşıdık. Belediye Kanunu ve Kabahatler Kanunu kapsamında bu tür uygulamalara yönelik ciddi yaptırımlar bulunuyor. Ancak yaptırımlar uygulanmadığı sürece bir anlam ifade etmiyor. Bu nedenle gerekli tedbirlerin ivedilikle alınması gerektiğini düşünüyorum.
“İMAR PLANLARI POPÜLİZME ALET EDİLECEK BİR MESELE DEĞİL”
Kamil Bilici: Geçtiğimiz hafta Kavaklı ve Ortaköy'de mahalle toplantıları yaptı Belediye Başkanımız. Bu toplantılarda hayata geçirilen faaliyetler anlatıldı ama vatandaşların özellikle imar planlarıyla ilgili beklentileri de vardı. Bu konu sadece bugünün değil, önceki dönemden devreden bir süreç. Bazı gazeteciler de planların Sayın Bora Balcıoğlu döneminde onaylandığını yazdı. İçeriden bir meclis üyesi olarak bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dorukhan Enes Kocabaş:İmar planları zaten oldukça sistematik süreçlerdir. 5 binlik planlar ve binlik planlar olarak ikiye ayrılır. 5 binlik planlar İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanıp kararlaştırılır, ardından ilçe belediyelerinde binlik planlarla uygulama süreci tamamlanır.
Bu noktada iletişimin çok önemli olduğuna inanıyorum. Çünkü bu süreçlerin nasıl işlediğini, askı sürelerinin ne anlama geldiğini, 5 binlik ve binlik planların ne olduğunu vatandaşın bilmesi zaten beklenemez. Bu konularda bilgilendirme yapmak kurumların sorumluluğundadır. Aynı şekilde sahadan gelen geri bildirimlerin de dikkate alınarak planların şekillendirilmesi gerekir.
Ben bu konunun popülist yaklaşımlara konu edilecek bir mesele olmadığını düşünüyorum. Daha önce de ifade ettiğim gibi devlet yönetiminde devamlılık esastır. Bu sadece bugünün değil, geçmişten gelen ve geleceği de ilgilendiren bir süreçtir. Önemli olan doğru iletişimi kurabilmek ve bu iletişimi sağlayacak iradeyi ortaya koyabilmektir.
Elbette bu süreçte itirazlar oldu, oluyor ve olmaya da devam edecektir. Biz Cumhur İttifakı belediye meclis üyeleri olarak Silivri'ye yapılacak her türlü hizmetin yanında olduğumuzu her zaman ifade ettik. Bu şehir hepimizin ortak yaşam alanı. Bu nedenle sahadan gelen verileri belediyeye iletmenin yanında belediyenin de bu süreçlere ilişkin net bir görüş ortaya koymasını önemsiyoruz.
“SİLİVRİ'DE YAŞAMAK İSTANBUL'U GERÇEKTEN YAŞAMAKTIR”
Kamil Bilici: Silivri'ye son mesajlarınız neler olur? Hemşehrilerimize neler söylemek istersiniz?
Dorukhan Enes Kocabaş:Ben Silivri'de yaşamayı çok seviyorum. İstanbul sevdalısı bir insanım. İstanbul'u hem tanımaya hem de anlamaya çalıştım; bu konuda akademik çalışmalar da yaptım. Buna rağmen birçok arkadaşım Silivri'de yaşadığım için bana “çok uzaktasın” derdi. Ben de onlara her zaman şunu söyledim: İstanbul'da yaşamak, İstanbul'u gerçekten yaşamak anlamına gelmez.
Bizler Silivri'nin sahip olduğu doğal, tarihi ve sosyal değerler sayesinde İstanbul'u gerçek anlamda yaşama imkânına sahip insanlarız. Bu yüzden burada yaşamaktan da, Silivri'ye hizmet etmeye gayret etmekten de büyük mutluluk duyuyorum.
Umarım Silivri'mize ve hemşehrilerimize değer katacak çalışmalar ortaya koyabiliyoruzdur. Bu vesileyle başta sizlere, ardından tüm Silivrili hemşehrilerime teşekkür ediyor; sağlık ve esenlikler diliyorum.

 Sevginar SALİ

YORUM YAP