İstanbul Valiliği, Silivri'nin Danamandıra Mahallesi'nde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan yaklaşık 220 dönümlük kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verdi. Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği ise kararın iptali amacıyla hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı.
Silivri'nin Danamandıra Mahallesi sınırları içerisinde Karayolları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğü tarafından hayata geçirilmesi planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci tamamlandı.
İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yayımlanan duyuruda, F20-B4 pafta içerisinde bulunan 22,28 hektarlık alanda kurulması planlanan “34/2024-03 İzin Numaralı Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” projesi için 30 Temmuz 2026 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı verildiği bildirildi.
Yaklaşık 222 bin 800 metrekarelik alanı kapsayan karar, bölgede faaliyet gösteren çevre örgütleri ile Danamandıra sakinlerinin tepkisine neden oldu.
DERNEKTEN KARARA SERT TEPKİ
Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği, “Son kalan doğal yaşam alanları; ormanlarımız yok ediliyor” başlığıyla kamuoyuna açıklama yaptı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, son bir yıl içerisinde Danamandıra Köyü sınırlarında bulunan Üstünyanoğlu, Torluklar, Çardakbayırı, Papuç, Dışbudaklı ve Lefteroğlu mevkilerinde toplam 500 dönüme yakın ormanlık alanın taş ocaklarına dönüştürüldüğü ileri sürüldü.
Yeni proje için verilen ÇED Olumlu kararının yanı sıra, yaklaşık 130 dönümlük başka bir taş ocağı projesinin de ÇED sürecinde bulunduğunu belirten dernek yönetimi, devam eden projelerin tamamlanması halinde yaklaşık bin dönümlük ormanlık alanın taş ocağı sahasına dönüşebileceğini savundu.
“BÖLGE ÇOK SAYIDA CANLI TÜRÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR”
Açıklamada, Danamandıra ormanlarının karaca, gelincik, tilki, çakal, porsuk, yaban tavşanı, kirpi ve çok sayıda kuş türünün doğal yaşam alanı olduğu ifade edildi.
Bölgedeki ağaçların kesilmesi ve toprağın kazılması halinde yalnızca orman varlığının değil, çok sayıda canlı türünün yaşam alanlarının da geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görebileceği kaydedildi.
Taş ocaklarında gerçekleştirilecek kırma, eleme, kazı ve patlatma faaliyetlerinin gürültüye, yoğun toz oluşumuna ve habitat kayıplarına yol açabileceğine dikkat çekildi.
TERKOS GÖLÜ'NÜ BESLEYEN HAVZAYA DİKKAT ÇEKİLDİ
Dernek açıklamasında Danamandıra'nın, İstanbul'un en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Terkos Gölü'nü besleyen Mandıra Deresi Havzası'nın önemli parçalarından biri olduğu belirtildi.
Danamandıra-Gümüşpınar hattının, İstanbul'un önemli yer altı su rezervleri arasında gösterilen kireçtaşı, diğer adıyla karstik formasyonlar üzerinde bulunduğu ifade edildi.
Söz konusu jeolojik yapının yağmur sularını bünyesinde depoladığı, yer altındaki doğal galeriler ve çatlak sistemleri aracılığıyla suyun Mandıra Deresi'ne, oradan da Terkos Havzası'na ulaştığı kaydedildi.
Dernek, taş ocağı faaliyetleri sırasında yapılabilecek kazı ve patlatmaların bu doğal hidrojeolojik sistem üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ileri sürdü.
“17 MAHALLENİN İÇME VE KULLANMA SUYU BU BÖLGEDEN SAĞLANIYOR”
Açıklamada, Danamandıra'nın yalnızca doğal yaşam açısından değil, bölgenin su güvenliği bakımından da stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Danamandıra'da bulunan İSKİ İçme Suyu Terfi Merkezleri aracılığıyla Çatalca ve Silivri'deki 17 mahallenin içme ve kullanma suyunun bölgeden sağlandığı belirtildi.
Dernek yönetimi, taş ocağı faaliyetlerinin yer altı su kaynaklarının miktarı ve kalitesi üzerinde risk oluşturabileceğini savunarak, projenin su kaynaklarına etkisinin bilimsel ve bütüncül biçimde değerlendirilmesini istedi.
BEYCİLER-SİNEKLİ-BÜYÜKKILIÇLI HATTI HATIRLATILDI
Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği, Silivri'nin son ormanlık ve doğal yaşam alanlarından biri olan Beyciler-Sinekli-Büyükkılıçlı hattındaki ormanların daha önce çöp depolama tesisleri ve kum ocakları nedeniyle büyük ölçüde zarar gördüğünü öne sürdü.
Açıklamada, bölgede binlerce ağacın kesildiği, doğal yaşam alanlarının tahrip edildiği ve ekolojik dengenin bozulduğu ifade edildi. Bölge halkının ise uzun süredir ağır koku ve çevre kirliliğiyle karşı karşıya kaldığı savunuldu.
Geçtiğimiz ay Bekirli Mahallesi'nde yaklaşık 200 dekarlık alanda yeni bir taş ocağı genişleme projesi için izin verildiğini belirten dernek, bölgedeki mevcut ocakların da ormanlık alanları ortadan kaldırmaya başladığını kaydetti.
“YANGINDA KORUDUĞUMUZ ORMANLAR MADENCİLİK İÇİN YOK EDİLMESİN”
Derneğin açıklamasında, orman yangınları sırasında kamu kurumlarının, siyasi partilerin ve vatandaşların tek bir ağacı kurtarmak için seferber olduğu hatırlatıldı.
Aynı hassasiyetin taş ocakları ve madencilik faaliyetleri nedeniyle kesilen ağaçlar için de gösterilmesi gerektiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:“Bir orman yangını çıktığında itfaiyesi, Orman Teşkilatı, tüm kamu kurumları, siyasi partiler ve Silivri halkı tek bir ağacı, tek bir dalı kurtarabilmek için seferber olur. Oysa bugün aynı ormanlar iş makineleriyle tıraşlanırken, dinamitle patlatılırken ve toprağıyla birlikte sonsuza kadar yok edilirken aynı hassasiyeti neden göstermiyoruz?”
“BİNLERCE YILDA OLUŞAN EKOSİSTEMLER BİRKAÇ İMZAYLA YOK EDİLİYOR”
Dernek yönetimi, orman ekosistemlerinin uzun yıllar içerisinde oluştuğuna dikkat çekerek, madencilik faaliyetlerine ilişkin kararların yalnızca kısa vadeli ekonomik getiriler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, çevresel karar süreçlerinin bilimsel veriler, su güvenliği, halk sağlığı, tarımsal üretim ve bölgedeki tüm projelerin toplam etkisi göz önünde bulundurularak yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Silivri'nin geleceğinin makam ziyaretleri, hatıra fotoğrafları ya da sembolik etkinliklerle değil; bilimsel, hukuki ve kararlı bir çevre mücadelesiyle korunabileceği ifade edildi.
KARARIN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILACAK
Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği, 30 Temmuz 2026 tarihinde verilen yaklaşık 220 dönümlük taş ocağı projesine ilişkin ÇED Olumlu kararına karşı hukuki mücadele başlatacağını duyurdu.
Dernek açıklamasında, kararın iptali amacıyla dava açılacağı ve sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceği belirtildi.
Mücadele sürecine katkı sağlayan dernek üyelerine teşekkür edilirken, Silivri Kent Konseyi, Silivri Tarih Derneği ve Silivri çevre gönüllüsü Eyüp Mar'a da destekleri dolayısıyla teşekkür edildi.
Dernek, kamuoyuna yaptığı çağrıda Danamandıra ormanlarının, yer altı su kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının korunması için tüm bölge halkını mücadeleye destek vermeye davet etti.
Sevginar SALİ






