Silivri Belediye Başkanı’ndan genç tiyatrocuların huzurunda tarihi itiraf:

Silivri Belediye Başkanı’ndan genç tiyatrocuların huzurunda tarihi itiraf:

30.03.2013 11:41:41
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü olması nedeniyle Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar tarafından organize edilen kutlama tiyatro topluluklarını ve severlerini bir araya getirdi. Silivri Belediyesi Kültür Merkezi Tiyatro Eğitmeni Boran Gökçe, Türkiye'de sanat üzerindeki büyük baskıya dikkat çekti. ‘Lütfen unutmayın, aynı gemideyiz ve aynı yere gidiyoruz. Bu ülkede sanat adına ucubeler yetişiyor. Tiyatrolar kapatılıyor. Siz ya da biz yok, hepimiz tiyatro yapıyoruz. Bir hale gelemeyiz biz, zaten biriz. Umarım 27 Mart’ları kutlayabileceğimiz bir ülkede yaşarız” diyen Gökçe, birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Silivri Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı Dünya Tiyatrolar Günü kutlamasına; Silivri Belediye Başkanının eşi Esma Işıklar, Başkan Yardımcıları; Elif Bilici, Emine Tarin, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Tülay Sinkil, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdiresi Meral Türkmen, Kent Konseyi Kadın Meclisi Dilruba Önal, Silivri Belediyesi Kültür Merkezi Tiyatro Eğitmeni Boran Gökçe, Ahenk Sanat Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Sütçüoğlu ve Tiyatro Eğitmeni Ali Solmaz ile tiyatro öğrencileri, Kültür Merkezi Etkinlikler Sorumlusu Dilek Altınkeser katıldı.

TİYATROCULAR KENDİ OYUNLARINI İZLEDİ
Silivri Belediyesi tarafından hazırlanan, Silivri Belediyesi Kültür Merkezi ve Ahenk Sanat Kulübü yazılı tişörtler kutlama öncesi tiyatro oyuncularına dağıtıldı. Program tiyatro topluluklarının seyirciyle buluşturdukları oyun kesitlerinin video sunumuyla açıldı. Hayata veda eden değerli tiyatrocularında fotoğraflarının yer aldığı slayt gösterisi herkesi duygulandırdı.

IŞIKLAR: BÜTÜN HAYALİM BU GÖRÜNTÜYÜ SAĞLAMAKTI
Kutlama programında açılış konuşmasını Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar yaptı. "Silivri’de tiyatro geçmişi adına sizden özür diliyoruz. Olmaması büyük bir ayıp. Bu ayıptan kurtuluyoruz. Tiyatrosuz ve tiyatro sahnesiz bir Silivri düşünmüyorum” diyen Işıklar, şunları kaydetti: "Son birkaç yıldır Silivri’de tiyatro yapmaya bu kadar gönüllü, sizlerin tiyatro yapmasını sağlamak için de bu kadar niyetli bir iktidar, yönetim var. Tiyatro zor şeydir, emek ister. Günlerini, gecelerini, aylarını, yıllarını, hayallerini her şeyin ortaya konulmasını ister. Tiyatro hem akıl hem zekâ, birçok yetenek bir araya gelerek ortaya konulan bir sanat dalı. Yaşamın en önemli kısmı, o sosyal birikimi ileriye taşıma, kalıcılaştırma konusunda hepimizin çok kolay ve yıllarca okuyarak anlayamayacağı kesiti, bir saatlik tiyatro oyununda bize koskocaman bir kültürü verebilen bir anlayıştır.
Boran’a, Özcan’a, Ali’ye ve onlarla birlikte çalışan bütün arkadaşlarıma tiyatro, sanat, kültür adına teşekkür ediyorum. Silivri’de yapılması gerçekten güç olan bir şey yaptınız.

"SİLİVRİ TİYATROSUZ KALMAYI HAK ETMİYOR”
Yüzlerce tiyatro severini bir araya getiriyorsunuz. Bunları kalıcılaştırıyorsunuz, kurumlaştırma konusunda da bizim çabalarımız olacak. Bizden çok şey isteyebilirsiniz. Geçmiş adına söylüyorum; sizden özür diliyoruz. Olmaması büyük bir ayıp. Ama bu ayıptan kurtuluyoruz, kurtulacağız da. Çünkü hak etmiyor Silivri bunu. Tiyatrosuz, sahnesiz bir Silivri düşünmüyorum. 5 Nisan’da açılışını yapacağımız yer tarihi bir binanın devamı olacak. Orada tiyatro oynanacak. Etnografya değerlerimizi, bütün yaşamın izlerini, parçalarını müzede sergileyeceğiz. Silivri’nin gerçeklerini ortaya koyacağız. Geçmiş mirasının ne kadar güçlü olduğunu, sanatla kültürle yoğrulduğunu, demlenmiş geçmiş günlerin nasıl geleceğe taşınacağını tiyatro salonunda ve müze binasında göreceğiz. Bunlarla hemşeri, millet olacağız. Bunlarla bir kültürü yaşatacağız. Bizim kültürümüz dünyanın gıptayla baktığı, 3 coğrafyada yer almış, demlenip süzülmüş bugün de modernize edilerek kalıcılaşan geleceğe bir milli kültür olarak taşınması konusunda hepimizin çabası olacak. Farklı bakabiliriz.

"SANAT VE KÜLTÜRÜN ÖZGÜR BIRAKILMASINI SAĞLAYACAĞIZ”
İdeolojik, etnik, kültürel ve coğrafi farklılaştırmaların hepsini bir kenara bırakacağız. Özellikle bugünleri kastediyorum. Bugünlerde o tuzaklara asla gelmeyeceğiz. Biz, bu güzelim topraklarda barışın, kardeşliğin, özgürlüğün, eşitliğin, adaletin, sanatla, kültürle elini kolunu sallayarak gezmesini sağlayacağız. Bizim istediğimiz tek şey bu. Ve bunu Silivri’de sizler yapacaksınız. Hepinizin Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum. Tiyatroya emek veren hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.”

GÖKÇE: HAYALDİ, BAŞARMIŞIZ…
Işıklar’ın ardından Silivri Belediyesi Kültür Merkezi Tiyatro Eğitmeni Boran Gökçe, konuşmasını gerçekleştirdi. 4 yıl önce sunduğu projenin kabulüyle Silivri’de tiyatro icra edilmesi için emek veren Gökçe, SBT ile başlayan tiyatro süreci hakkında açıklamalar yaptı. Gökçe, şunları kaydetti: "Başkanımın çok güzel söylediği doneler var. Dario Fo, Dünya Evrensel Tiyatrolar Günü Bildirnamesi’nde neredeyse birebir aynılarını aynı cümleyle söylemiştir. Bu boyutta Başkanımızın, Dario Fo ve diğerleri gibi sanata ne kadar aydın bakabildiğinin de bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Silivri Belediye Tiyatrosu ve Silivri’nin örgütlü tiyatrosunu kurma fikrinden bahsetmek istiyorum. Bakıyorum da 4 yıl olmuş. 4 yılda başarmışız bir hayaldi. Bu noktada tekrar başta Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar olmak üzere tüm Kültür Merkezi ve belediye yetkililerine teşekkür ediyorum. 24 yaşında bir adamdım. Bir projeyle geldim, ben bile belki bana onların bu kadar inandığı gibi inanmıyordum. Bu bir hayal olmadı. Nitekim karşınızdayız ve görebiliyorum herkes gibi. Bunun mutluluğunu yaşamaktan daha değerli hiçbir şey görmüyorum.

"BİRÇOK EKİBİN CESARET EDEMEDİĞİ OYUNLARI OYNUYORUZ”
Hocalığım yönetmenliğimden gelir. Ben de isterdim; devlet şehir ya da ödenekli ciddi bir tiyatroda rahat bir yönetmen olayım. Oyunumun rejisini yapayım, iki müzik bulalım geçelim. Ama bizim gibi coğrafyalarda ne yazık ki örgütlü bir tiyatrosu olmayan yerlerde bu işi yapmaya başladığınızda iki büyük probleminiz vardır. Bir; oyuncu ve tiyatrocu yetiştirmek. İki; seyirciyi yetiştirmek. Başkanımızın da dediği gibi ne yazık ki ‘ Uzun süre tiyatrosuz bırakılmış’ bir Silivri vardı. Ve ben şu anda William Shakespeare çalışan bir belediye tiyatrosu yönetmeni olarak ilk geldiğim yılda Shakespeare çalışmak istiyor ve biliyordum. Ama bunu yapamazdık. Çünkü insanlara ulaşamazdık. O yüzden fars komedilerle, vodviller oynayarak başladık. Sonra mizah, kara mizah oynadık. Şimdi ise bir dram oynuyoruz. Çok önemli bir nokta var; bugün birçok büyük tiyatronun cesaret edilemediği oyunlar oynanıyor.

"SİLİVRİ’DE TİYATRAL KÜLTÜRE SAHİP SEYİRCİ YARATTIK”
Evet, bunlar Silivri’de yapılıyor. Bir tanesi epik bir eser olan Ali Ağabey ve sevgili dostlarımın çalıştıkları çalışma. Çok değerli bir eser ortaya koyuyorlar ve çok önemli bir şey yapıyorlar. Unutulmaya, unutturulmaya yüz tutmuş bir şeyi kafamıza vura vura bize anlatıyorlar. Bunun için çok teşekkür ederim. Epik iş yapmak çok zordur, ince bir çizgidir. Bu çizgiyi iyi tutturmadığında fena topa tutarlar. En iyi şekilde tutturduğun için de tebrik ediyorum. Biz bu sene ‘Venedik Taciri’ni çalışıyoruz. Shakespeare en değerli eserlerinden biridir. Yine söylüyorum birçok ekip tarafından cesaret dahi edilemez. Bütçelerinden kaynaklı değil. İnsanların bunu anlayıp- anlamayacağını, para edip-etmeyeceğini düşünürler. Biz belediye tiyatrosu olarak oyunlarımızı tamamen bedava oynarız. Gerçekten Silivri’de artık ‘Venedik Tacir’ini anlayacak, tiyatral kültüre sahip seyircide yarattığımızı düşünüyorum. Bunun içinde kıvanç duyuyorum.

"ZEYTİN AĞAÇLARININ HEPSİ DALLAR VERECEK”
Oyuncu ve tiyatro sanatçısı yetiştirmek kısmı en önemlisi. Ahenk Sanat Kulübü’nün her bir üyesinde hakkım olduğunu düşünüp, akıl almaz gurur duyuyorum sizlerle. Hepinizin yüreklerinizdeki bu tiyatro ateşinin başta Ali Hocamızla beraber daim olmasını diliyorum. Bu iş biraz böyledir. Kıbrıs Devlet Tiyatrolarının Kurucu Yönetmeni benden bir ‘zeytin ağacı’ yetiştirdiğini söylediğinde ne olduğunu anlamamıştım. Yıllar sonra ben bir zeytin ağacı olarak bir dal çıkardım. O dal bir zeytin ağacı oldu ve şimdi oradan dallar çıkıyor. Silivri tarihinde ilk kez konservatuarda bizden, belediye tiyatrosundan çıkan oyuncularımız var. Dizilerde oynayanları saymıyorum. Bütün bu zeytin ağaçlarının hepsi dallar verecek. Bölgesel tiyatrolarda yönetmen, hoca olmak böyle zor bir şeyi beraberinde getiriyordu. Bu yüzden çok mutlu ve haklı olarak gururlu olduğumu düşünüyorum.

"SBT İLE BAŞLAYAN SÜREÇ AHENK’LE VE NİCELERİYLE YOL ALIYOR”
Bunun için de hepinize teşekkür ediyorum. 4 yıl önce geldiğimde Kültür Evi’ne gittim. ‘Merhaba, Kıbrıs Devlet Tiyatroları oyuncusuyum. Ne yapıyorsunuz?’ dedim. ‘ Ya işte bir tane çocuk ekibimiz var. Ama hocası şu an burada değil’ dediler. Bugün artık bu şehirde; Silivri Belediye Tiyatrosu, Ahenk Sanat Kulübü Tiyatro Topluluğu, okullarda tiyatral çalışmalar var. Bugün Silivri’de aktif tiyatro yapılıyor. Ve bu kadar tiyatro gönüllüsü değil icracısı karşımızda. Ne kadar yol kat ettiğimizi göstermek ya da söylemek için başka söze ihtiyaç duymuyorum. Türkiye’ye döndüğümde devlet tiyatrolarından çok sevdiğim bir hocam şöyle demişti; ‘Biz var olduğumuz için varsınız. Ve işte o yüzden devlet tiyatroları var olmalı’. Bugün onun ne dediğini çok daha iyi anlıyorum. SBT ile başlayan süreç Ahenk’le, Ahenk’ten nicelerine kadar gidecek.

"SİZ YA DA BİZ YOK, HEPİMİZ TİYATRO YAPIYORUZ”
SBT’yi bu boyutta kurabilmemize yardımcı olduğu için Başkanımıza, Ali Hocama, SBT kurucu kadrolarına emeklerinden dolayı binlerce şükran sunuyorum. Ahenk’e söylüyorum; lütfen unutmayın, aynı gemideyiz ve aynı yere gidiyoruz. Bu ülkede sanat adına ucubeler yetişiyor. Tiyatrolar kapatılıyor. Siz ya da biz yok, hepimiz tiyatro yapıyoruz. Bir hale gelemeyiz biz zaten biriz. Umarım 27 Mart’ları kutlayabileceğimiz bir ülkede yaşarız.”

SOLMAZ: ATALARIMIZ BİLMEDEN TİYATRO YAPMIŞ
Gökçe’nin akabinde konuşan Ahenk Sanat Kulübü Tiyatro Eğitmeni Ali Solmaz, tiyatronun tarihi geçmişi hakkında bilgilendirdi. Solmaz, şunları aktardı: "Tiyatroyu seven bu kadar arkadaşımı karşımda görmek beni duygulandırdı. Dünya Tiyatrolar Günü’nüzü canı gönülden kutlarım. Tiyatronun geçmişinden bahsetmek istiyorum. Tiyatro insanlık tarihi var olduğu müddetçe günümüze kadar gelen bir sanattır. İlk insanlar yabani hayvanları avlayacağı zaman taştan mızrak yapıp hayvanı vurduğu zaman onun derisini yüzer, üzerine giyermiş. Sinsice sürüye yaklaşır onun hareketleriyle diğer hayvanları avlarmış. Biz buna tiyatroda ‘sözsüz oyun, pandomim’ diyoruz. Atalarımız aslında bilmeden tiyatro icra etmiş. İlk tiyatro ise M.Ö. 534 yılında Atina’da icra edilmiş.

"OYNADIĞIMIZ KARAKTERİ ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜREN DAHİLERİZ”
Tiyatroda sadece trajedi ve komedi varmış. Sahnede bayanlar, dekor ve kostüm yokmuş. Sadece ellerinde tuttukları gülen ve ağlayan yüz maskelerini seyircilere dönüp gösteriyorlarmış. Seyircide onun güldüğünü ya da hüzünlendiğini anlıyor. Dünyanın kabul gördüğü gülen, ağlayan yüz tiyatro logosu, mitolojik dönem tiyatrosunun günümüze yansımasıdır. Orta dönem tiyatrosuna Shakespeare damgasını vurmuştur. ‘Hayat sadece trajedi ve komediden ibaret değildir. Sadece gülmüyoruz, hüzünlenmiyoruz. İkisinin karşımız var’ deyip tiyatroya dram türünü kazandırmıştır. Son dönem tiyatroda 19. yüzyılın sonlarına doğru bilimsel tiyatro sistemini getirmiştir. Yani oyuncularına ‘oynayacağınız karakterin ta kendisi olun, onun gibi hissedin’ duyguları daha etkili verme tekniğini uygulamıştır. Bizim de Boran Hoca’nın da işlediği bilimsel tiyatrodur. Bizler oynadığımız karakteri ete-kemiğe, cana büründürüp onu sahnede yaratabilen dâhileriz. Bizler, büyücüleriz. 300 kişiyi aynı anda ağlatabilecek, güldürebilecek hiç kimse yoktur dünyada. Başta Belediye Başkanıma, Sanat Kulübümüzün Başkanına bizlere sahip çıktığı için teşekkür ederim. Hepinize teşekkür ederim. Dünya Tiyatrolar Günü kutlu olsun.”

PASTA KESİLDİ, KOKTEYL VERİLDİ
Evrensel tiyatro simgesi olan ağlayan ve gülen yüz maskesinin pastasını hazırlatan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, tiyatrocularla birlikte pasta kesti. Kutlama sonunda kokteyl verildi. Haber:
Haber:
Hazal BAŞARAN

YORUM YAP